Cumhurbaşkanı Erdoğan:”Biz Cumhur İttifakı’nı masada değil, 15 Temmuz’da birlikte mücadele ederken kurduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan:"Biz Cumhur İttifakı'nı masada değil, 15 Temmuz'da birlikte mücadele ederken kurduk"

İle paylaş:


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı tarafından İzmir’de düzenlenen mitingde “Biz Cumhur İttifakı’nı masada değil, 15 Temmuz’da birlikte mücadele ederken kurduk” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erdoğan, “İzmir için dişe dokunur tek bir hizmeti olmayanlar, yıllarca bu şehri belli değerler ve korkular üzerinden istismar ettiler.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının satır başları şöyle;

Asırlardır yolunu kaybedene yol, yurdunu kaybedene yurt, ailesini kaybedene kardeş olan İzmir. Nice Balkan şehrinin acısını dindiren İzmir. Ülkemizin tüm zenginliklerini kendinde toplayan İzmir. Gavuru denize döken, garibi bağrına basan İzmir. Anadolu’daki tüm medeniyetlerin, ticaret yollarının, kültür kuşaklarının beşiği olan İzmir. Sizleri yürekten selamlıyorum İzmir.

Bugün son bir yılda dördüncü defadır İzmirli kardeşlerimle hasret gideriyorum. Yine de İzmir’e doyamadık. İnşallah seçimden sonra zaferi sizlerle kutlamak için tekrar geleceğiz. Bugün Cumhur İttifakı’nda birlikte olduğumuz MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile birlikte huzurlarınızda olduk. Dikkat edin bizimki bir Cumhur İttifakı’dır. Sayın Bahçeli ile ilk ortak mitingimizi buraya önem verdiğimiz için İzmir’de yapıyoruz


Biz Cumhur İttifakı’nı masabaşında değil 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı birlikte mücadele ederken sokaklarda meydanlarda kurduk. İnşallah bizim bu birlikteliğimiz pazara kadar değil mezara kadar sürer. Türk siyasetinin son yıllardaki en dirayetli siyasetçisi olarak gördüğüm sayın Bahçeli ile birlikte ülkemizin önüne kurulan tuzakları birer birer bozarak yolumuza devam ediyoruz.

Bu vesileyle sayın Bahçeli’ye ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne gönül vermiş tüm kardeşlerimize bugüne kadar sergiledikleri asil duruş için şahsim, partim ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. İzmir, Gazi Mustafa Kemal’in, Menderes’in, Özal’ın gözde şehriydi. Bizde İzmir’i hasbi bir muhabbetle seviyoruz.

İzmir için dişe dokunur tek bir hizmeti olmayanlar, yıllarca bu şehri belli değerler ve korkular üzerinden istismar ettiler. Şimdi gösterdikleri aday da böyle bir aday. Onun üzerinde birleştiler, onlardan buraya inanın hiçbir fayda gelmez. Bugüne kadar bir eserleri var mı? Şu İzmir’in körfezine bakın kokudan geçiliyor mu? Bunca zamandır buradalar bu kokuyu yok edebildiler mi? Bu İzmir’e layık mı? Bu kardeşiniz 1994’te İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Haliç aynen böyleydi. Biz Haliç’i tertemiz hale getirdik şimdi o Haliç’te balık da var aynı zamanda yüzüyorlar. İşte belediyecilik bizim işimiz. 

“Yıllardır Atatürk’ü istismar ettiler”

İşte biz burada Nihat Zeybekci kardeşimle İzmir’i şanına yakışır bir hale getirmekte kararlıyız. AK Parti 17 yıldır iktidarda. Soruyorum size, bunların dile getirdiği korkulardan hangisi doğru çıktı? Biz insanımızın giyimine mi karıştık? Yediğine içtiğine mi karıştık? Herkes istediği gibi giyiniyor. Yıllardır Atatürk’ü istismar ettiler, peki bunların Atatürk’ün Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkartma vasiyetine tırnak ucu kadar katkıları olduğunu gördünüz mü?

“Kılıçdaroğlu İzmir’e sadece rant anlayışıyla yaklaşıyor”

Yunanın burayı işgal ettiğinde cesaret edip yapamadığını malesef bunlar gerçekleştirdiler. Yıllardır yönettikleri bu şehirde hiçbir sorunu çözemedikleri gibi hükümet tarafından yapılan yatırımları da doğru dürüst değerlendiremediler. İzmir’e büyükşehir belediye başkanı adayı gösterdiler. Tunç Soyer, bu aday CHP’nin adayı değildir. Bu adaya tüm CHP karşıydı. Bu kişi bizzati Kılıçdaroğlu’nun adayıdır. Adaylık icazetini de İzmir’den değil Kandil’den almıştır. Bu adayın İzmir’e hizmet etmek yatırım getirmek gibi bir derdi de yok. Öyle bir kalitesi de yok zaten. CHP’nin Buca adayını son anda değiştirmesinin sebebi de Kılıçdaroğlu’nun İzmir’e sadece rant anlayışıyla yaklaşıyor olmasıdır. Amaçları belediye yönetimini CHP görünümü altında bölücü örgüte teslim etmektir. Aynı durum diğer şehirlerde de yaşanıyor. 

Benim ülkemde Kürdistan diye bir bölge yok. Ey Sezai, sen Kürdistan’da yaşamak istiyorsan Irak’ın kuzeyinde var, defol git oraya, orada yaşa.

“31 Mart bir beka mücadelesinin adıdır”

Partileri proje, kendileri de proje dolayısıyla 31 Mart bir beka mücadelesinin adıdır. Bu beka mücadelesini biz kazanacağız inşallah. İzmir’de aynı oyun oynanıyor, CHP’nin belediye meclis üyeleri listelerinde bölücü terör kontenjanından çok isim var. Söyleseniz bunu da inkar ederler. Peki geçmişte İzmir’deki her seçimde büyükşehirde ve ilçelerde aday gösteren bu parti 31 Mart’ta neden listelerde görünmüyor? Çünkü bu seçimde kendi adıyla değil CHP adına yarışıyorlar. Aynı şekilde adı iyi kendi karışık partinin büyükşehirde ve ilçelerin birkaçı dışında adayı var mı? Çünkü onlarda kendileri için değil CHP ve bölücü terör örgütünün emrindeki parti için çalışıyorlar. 

İzmir’de büyükşehir adayımız, ilçe adaylarımız belli. Milletimizden gizlediğimiz, sakladığımız hiçbir şey yok. Söyleyeceklerimizi kuş diliyle, suflörler aracılığıyla değil açıkça ifade ediyoruz. Buna karşılık öteki tarafta neyin ne olduğu belli değil. İzmir’de ve diğer pek çok yerde olduğu gibi ‘kimin kimi desteklediği belli olmayan’ bir ittifaktan ülkeye hayır gelir mi? Keleşleri bize çevireceklerini söylüyorlar, sizin her yeriniz keleş olsa ne yazar.

İzmir’in coşkusu bugün bir başka İzmir kararını vermiş. Artık ibreyi İzmir tersine çevirecek. Sizlerden bu maskeli baloyu, bu matruşka oyununu 31 Mart’ta sona erdirmenizi bekliyorum. İzmirlinin iradesini babalarının tapulu malı gibi görenlere ağzının payını sandıkta vereceğinize inanıyorum.

“Son 17 yılda İzmir’e 67 katrilyon lira yatırım yaptık”

Biz İzmir’i kuru kuruya sevmekle kalmadık aynı zamanda Cumhuriyet tarihinde görülmemiş hizmetlerle tanıştırdık. Son 17 yılda İzmir’e 67 katrilyon lira yatırım yaptık. Eğitimde 2 katrilyon liralık yatırım yaptık. 9 bin 687 adet yeni derslik yaptık. İzmir’e 3 yeni devlet üniversitesi kazandırdık. Önümüzdeki birkaç yıl içinde İzmir, Urla ve Tire’ye toplam 8 adet daha yüksek öğrenim yurdu açıyoruz. Biz eserlerimizle varız ve bunu ispatladık. İzmir’de nerede çarpık yapılaşma varsa biz varız buraları bir düzene sokacağız. 

“İzmir’in sokaklarını da körfezini de biz kurtaracağız”

Lağım sularının doğrudan akıtıldığı İzmir Körfezi tıpkı 1994 öncesi Haliç’i gibi kokmayı sürdürüyor. Bunu işte ancak biz çözeriz. Şehrin sokakları da her yağmurda göle dönüyor. İzmir’in sokaklarını da körfezini de biz kurtaracağız. CHP ne demektir; çöp, çukur, çamur. Bir de Nihat bey buna çarpık yapılaşmayı ilave etti. İzmir’in çöp sorununu modern depolama tesisi kurarak çözeceğiz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplamda 4,6 katrilyon liralık sosyal yardım yaptık. Sağlıkta yatak kapasitesi 2 bin 253’ü bulan toplam 109 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. İzmir, Bayraklı Şehir hastanemizi önümüzdeki yılın ikinci yarısında hizmete sunuyoruz.

“31 Mart, CHP’ye gönül veren kardeşlerimizi de Bay Kemal’den kurtarma seçimidir”

31 Mart, CHP’ye gönül veren kardeşlerimizi de Bay Kemal’den kurtarma seçimidir. CHP’li kardeşlerim, gelin, siz delege sisteminde bu adamdan kurtulamazsınız ama demokratik olarak sandıkta bundan kurtulursunuz. Verin burada Cumhur İttifakı’na oyları.

“İstanbul-İzmir Otoyolu projemizi bu yıl bitiriyoruz”

Bugüne kadar sağlıkta yaptığımız bu hizmetlerle, eğitimde yaptığımız bu hizmetlerle 18 bin toplu konut yaptık. İmar Barışı ile 793 İzmirli kardeşimizin sorununu çözdük. 79 senede 425 kilometre bölünmüş yol yaptılar toplam bölünmüş yol uzunluğunu ise biz 823 kilometreye ulaştırdık. İstanbul-İzmir arasını 8 saatten 3,5 saate indirecek İstanbul-İzmir Otoyolu projemizi bu yıl bitiriyoruz. İzmir-Ankara arasını 3,5 saate düşürecek yüksek hızlı tren hattı için çalışmalarımız devam ediyor.

İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nı baştan aşağı yeniledik. İzmir’in turizm potansiyelini artırmak için birçok proje yürütüyoruz. 

“İzmir’in en önemli problemini biz çözdük”

İzmir’e 28 baraj ve 8 gölet inşa ettik 14 baraj daha inşa ediyoruz. Büyükşehirlerde suyu büyükşehir belediyesi temin etmesi gerekir. İstanbul’un susuzluğunu bu kardeşiniz giderdi. Ama İzmir susuzdu. Biz İzmir’i susuz bırakamazdık. CHP’li belediye demedik sayın Veysel beye dedim ki hemen DSİ’yi devreye sok burayı halledelim. 100 kilometre uzunluğundaki isale hattıyla İzmir’e içme suyu temin ederek şehrin en önemli problemini biz çözdük. İzmirli çiftçilerimize şu ana kadar toplamda 3,8 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. 

“Hristiyan terörist diyemiyorlar”

Dünyanın öteki ucundaki bir cani cuma namazı için toplanan müslümanları katlettiği silahın üzerine ülkemizi ve milletimizi hedef alan semboller çiziyor. Bu kişinin saldırısını tüm uluslararası örgütler İslama ve Müslümanlara bir saldırı olarak değerlendiriyor. Ancak bunun adını koymuyorlar bu bir Hristiyan terörist diyemiyorlar. Ama bir Müslüman olsa İslami terör diyorlar. Niye bunu söyleyemiyor sunuz? Burada bir şey daha var. Bir tek Kılıçdaroğlu ve Yeni Zelanda’daki sapkın bir siyasetçi, bu saldırının sorumluluğunu İslam’a ve Müslümanlara yüklemeye kalkıyor.

Bay Kemal’in söylediğine bakın; ‘İslam dünyasından kaynaklanan terör’ diyor. Sen ne menem bir adamsın. Yüzde 99’u Müslüman olan bu ülkede ana muhalefetin başındaki bir zat olarak bu ifadeyi nasıl kullanırsın?

“Onlar gelip bizi oradan sürecekmiş senin atan bizi süremedi”

Şimdi ben diyorum ki CHP’ye gönül veren kardeşlerim bu adama 31 Mart’ta haddini bildirmeyecek misiniz? Ben inanıyorum ki 31 Mart’ta benim milletim bu aziz millet Allah’ın izniyle Kandil’dekilere de, HDP’ye de, bay Kemal’e de dersini en iyi şekilde verecektir. Yeni Zelanda’daki katliamı yapan terörist, Anadolu yakasında yaşayabilirsiniz Avrupa yakasına geçemezsiniz diyor. Onlar gelip bizi oradan sürecekmiş. Senin atan bizi süremedi. Bu ülke artık eski Türkiye değil. Ah şöyle bir gelmeye teşebbüs etseniz. Geleceğiniz varsa göreceğiniz de var.

“Biz darbe bitene kadar meydandaydık, bay Kemal sen neredeydin?”

Zaten bu bay Kemal 15 Temmuz gecesi 23.15 Atatürk Havalimanı’na indi. 01.15 ben indim, 23.15’te oraya gelen bay Kemal FETÖ’cülerle beraber dayanışma içinde olduğundan onu tankların arasından aldılar Bakırköy belediyesine gitti. 01.15’te de ben, eşim, damadım, torunlarımla birlikte Atatürk Havalimanı’na indim ve orada görüşmelerimizi yaptık. Bana dediler ki 2 saat önce bay Kemal geldi. Tankların arasından Bakırköy belediyesine geçti. Meğer orada kahvesini yudumlayarak bizi izliyormuş. Biz darbeyi bitirene kadar havalimanındaydık. Şu anda Kara Kuvvetleri Komutanı olan kardeşimizle birlikte on binler oradaydık. Ne diyordu darbe olursa önce tankın üzerine ben çıkarım diyordu. Sen korkaksın senden birşey olmaz. Biz yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan diyerek yetiştik. O gece yüzbinler yürüdü, milyonlar yürüdü. Ama sen korkaksın senden birşey olmaz. Ve İzmir’e de böyle bir korkak ve onun adamı yakışmaz. Çünkü İzmir’den mertler, yiğitler çıkar.  

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

İle bağlantı:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*