Deniz Baykal Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

Deniz Baykal Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

Deniz Baykal Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü

Baykal Erdoğan’ın ardından Kılıçdaroğlu ile buluştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal daha sonra CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü.

Sürpriz bir şekilde bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Dışişleri Konutu’ndan ayrıldıktan hemen sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile buluştu.

Kılıçdaroğlu ve Baykal’ın görüşmesi 16:00’da sona erdi. Baykal ‘Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na bilgi verdim’ dedi.

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin, “Bir an önce Türkiye’de istikrarın sağlanması, çözümün bulunması gerektiği konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğumuzu gördüm. Ben de bir an önce Türkiye bu belirsizlik dönemini aşmalıdır anlayışındayım, Sayın Cumhurbaşkanının da böyle olduğunu gördüm” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Dışişleri Konutu’nda kabul edilen Deniz Baykal, görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Yeni TBMM’nin açılışından önce Meclis’e geçici başkanlık yapacak kişi sıfatıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir değerlendirme çerçevesinde bugünkü görüşmenin gerçekleştiğini ifade eden Baykal, görüşme talebinin Cumhurbaşkanlığından geldiğini bildirdi.

Deniz Baykal, görüşmenin sabah şekillendiğini ve aniden gerçekleştiğini belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıntılı, kapsamlı tahmin edeceğiniz şekilde önümüzdeki siyaset döneminde TBMM’nin gündemi, çalışma konuları, Türkiye’nin önündeki sorunlar ayrı ayrı kapsamlı bir şekilde konuşuldu. Geniş, verimli ve güzel bir çalışma oldu” dedi.

Bir gazetecinin koalisyon ve erken seçim tartışmalarının gündeme gelip gelmediğini sorması üzerine de Baykal, şu yanıtı verdi:

“Burada benim bir koalisyon görüşmesi yapma konumum yok, olamaz. Ben bir milletvekiliyim. Partiler var, partilerin genel başkanları var, yetkili organları var, onlar bu konuda çeşitli hazırlıklar, çalışmalar yapıyorlardır, umarım, tahmin ederim. Benim o çalışmaların herhangi birisiyle ilgili bir somut girişimim söz konusu olamaz. Elbette Türkiye’de ne yapmak lazım, nasıl yapmak lazım, ne olur bu konularda bir genel parlamentoda uzun süre görev yapmış milletvekili ve şimdi de geçici Meclis başkanı olacak kişi sıfatıyla Sayın Cumhurbaşkanı ile bir karşılıklı değerlendirmeler yaptık.”

Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gelen görüşme talebinin ardından, konuyu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da ilettiğini ve Kılıçdaroğlu’nun yanına giderek, kendisine daha kapsamlı bilgi sunacağını kaydetti.

Görüşmenin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda değil de Erdoğan’ın ikametgah olarak kullandığı Dışişleri Konutu’nda gerçekleşmesinin özel bir anlamı bulunmadığını vurgulayan Baykal, kendisi ve Erdoğan’ın programı için buranın daha uygun olduğunu belirtti.

Baykal, görüşmenin süresine ilişkin bir soruya da “Görüşme 2 saati geçti. 12.15’te başladık, Sayın Cumhurbaşkanının takvimi uygundu. Uzun süredir birikmiş bir sürü sohbet gerektiren konular vardı. Görüşmenin özel bir nedeni yok, ciddi bir çalışma yapılmış, müzakere gerçekleştirilmiş gibi bir izlenim almamanız gerekir, böyle bir şey yok çünkü. Bunun amacı da o değildi, öyle bir şey de olmadı” cevabını verdi.

“Her türlü koalisyon çözümüne açık”

Bir gazetecinin “Sayın Cumhurbaşkanının özel bir talebi oldu mu” sorusu üzerine de Deniz Baykal, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hayır özel bir talebi yok. Ben bazı tespitler yaptım. Tabi bir an önce Türkiye’de istikrarın sağlanması, çözümün bulunması gerektiği konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğumuzu gördüm. Ben de bir an önce Türkiye bu belirsizlik dönemini aşmalıdır anlayışındayım, Sayın Cumhurbaşkanının da böyle olduğunu gördüm. Her türlü koalisyon çözümüne açık bir anlayış içinde olduğunu gördüm. Muhalefetin kendi arasında bir koalisyon oluşturmasına hiçbir itirazı olmadığını memnuniyetle gördüm. Sayın Cumhurbaşkanının bir an önce hükümetin oluşması anlayışı içinde olduğunu, olası bütün modelleri değerlendirmeye olumlu yaklaşacağı izlenimini aldım.”

Baykal, görüşmede seçim sonuçlarının tartışılmadığını, Meclis geçici başkanlığın daimi süreye dönüşmesi için de bir temas olmadığını kaydetti.

“Gündemde erken seçim söz konusu değil”

“Genel, siyasi bir sohbet oldu. Türkiye’deki temel büyük projelerden tutunuz, ülkenin iç ve dış sorunları hepsiyle ilgili bir genel görüş teatisi gerçekleşti” ifadesini kullanan Baykal, bir gazetecinin “Muhalefetin genel talebi var, cumhurbaşkanının bir adım geride durması yönünde, bu konu gündeme geldi mi? Koalisyon ve erken seçim konuları gündeme geldi mi” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Koalisyonu kurması gereken siyasi partilerdir. Siyasi partiler kendi aralarında uzlaşmayı gerçekleştirdikleri takdirde bunun cumhurbaşkanlığından engellenmesi gibi bir şey söz konusu olmaz, olması için bir neden yok. Koalisyon oluşturma konusunda Sayın Cumhurbaşkanının da bir özel çaba içinde olduğuna dair izlenim almadım. Benim de zaten öyle bir yetkim, sorumluluğum yok. Yani koalisyon oluşturmak partilerin işidir. Partiler bunu oluştururlar ve gereği yapılır.

Erken seçim tercih edilen bir çözüm değil, bu herkes için böyle. Yani Türkiye bir seçimden yeni çıktı, seçimde millet iradesini ortaya koydu şimdi o irade çerçevesi içinde bir çözüm oluşturma ihtiyacı var. Herkes bu ihtiyacın farkında, şimdi bu ihtiyacın gereğini yerine getirmek lazım. Bu deneniyor, o bakımdan şu anda gündemde erken seçim söz konusu değil. Şu anda gündemde koalisyon oluşturulması söz konusu olmalıdır ve sanıyorum da öyledir. Bu konuda çalışmalar yapılıyor, işte çeşitli seçenekler…”

Antalya Milletvekili Deniz Baykal, olası AK Parti-CHP koalisyonuna ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine ise şu açıklamalarda bulundu:

“Ben bu görüşleri ifade etme konusunda özel sorumluluk, yetki taşıyan bir insan değilim. Bu konuda yetkili arkadaşlarımız var. Birazdan Genel Başkana düşüncelerimi, izlenimlerimi de aktaracağım. Cumhuriyet Halk Partisi adına bu konuda yetkili organlar gerekli açıklamaları yapıyorlar, yapacaklar. Benim ‘şu model olsun, bu model olsun’ bunları tartışmam söz konusu olamaz.”

Erdoğan ile Baykal arasındaki görüşmeye ilk tepki HDP’den

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Milletvekili Deniz Baykal’ın 12 yıl aradan sonra yaptığı görüşmeye ilk tepki HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’den geldi. Baluken “Sayın Baykal’ın açıklamaları inandırıcı gelmedi” dedi.

İşte Baluken’in konuşmasından satırbaşları:

Bana çok inandırıcı gelmedi Sayın Baykal’ın açıklamaları. Baykal seçilmiş bir meclis başkanı değil, sadece Meclis’ in ilk oturumunu yönetme durumu söz konusu. Böylesi bir pozisyon için, cumhurbaşkanının görüşmesi gibi bir teamül tanık olduğumuz şey değil.

Belli ki AKP ve CHP koalisyonunun yolunun döşenmesi açısından bazı kilit taşları yerleştirilmek isteniyor. Burada cumhurbaşkanının pozisyonu tabi son derece tartışmalı. CHP yönetiminin böyle bir pozisyona düşmesi büyük bir talihsizlik olmuştur. Cumhurbaşkanı AKP Genel Başkanı gibi koalisyon çalışmalarıyla ilgili aktif rol alıyor. Açık şekilde anayasayı ihlal etmeye devam ediyor. Kendisinin koalisyon formülleriyle ilgili herhangi bir yetkisi yok.

“ANAYASAYA AYKIRI”

2,5 saate yakın yapılmış olan toplantının kendisi anayasaya aykırıdır. Baykal, bütün izlenimlerimi hemen gidip genel başkana aktaracağım demesi de söz konusu. Belli, yani Sayın Baykal daha önce CHP Genel Başkanlığı’nı yapmış da bir siyasetçi. Belli ki bir aracı pozisyonunda, gayri resmi boyutta ilk görüşmeyi yapmış bulunuyor. İlk görüşmeyi Cumhurbaşkanı ile yapmış olması çok büyük siyasi hata olarak değerlendiriyorum.

AK PARTİ İLE KOALİSYON

Biz AKP’nin Çözüm Süreci’ni rafa kaldıran, partimizi hedefleştiren, son dönemde de Türk siyasi tarihinde görülmemiş saldırılarla karşı karşıya bırakan anlayışıyla bu saatten sonra koalisyon içinde yer alamayız. Diğer formasyonlara da baktığımızda çok fazla mantıklı görünmüyor. MHP’nin dahil olduğu bir hükümette, çözüm süreci karşıtlığını göz önünde bulundurduğumuzda, HDP’nin pozisyonu ana muhalefet işlevi gören, bir pozisyon içinde olacağını tahmin ediyorum. Parti yetkili organlarımız da bu konuda önemli tartışmayı yürütüyorlar.

YALÇIN AKDOĞAN’IN PKK’YA SİLAH BIRAKTIRSINLAR SÖZÜ

Dikkat ederseniz Yalçın Akdoğan ve Çözüm Süreci heyetinde bulunan Efkan Ala, ne zaman konuşmaya başlasa, hemen silahlarla ilgili toplumsal hafıza canlandırıyor. Hemen sonrasında da silahlarla provokasyon düzenlenmeye başlanıyor. Akdoğan’ın açıklamalarından sonra Diyarbakır’da kanlı bir gün yaşandı.

Aslında seçim öncesinde de bunun işaretlerini vermişlerdi. HDP’ye oy vermenin kaosa oy vermek olduğunu, demokrasi için tehlike doğuracağını, B ve C planının açık olduğunu söyleyenler, Ağrı’da Mersin’de Diyarbakır’da pervasız şekilde silahlar ve bombalar patlatmışlardı.

Dün de Diyarbakır’da silahları patlattılar. Bunların tamamının sorumluluğu AKP hükümetidir. Şüphelerin yoğunlaştığı kişiler de Yalçın akdoğan başta olmak üzere, heyetin üyelerinde ve Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nda olduğunu ifade etmek istiyorum.

Resmi müzakerelere geçişle ilgili AKP’nin karar vermesi gereken süreçte, AKP HDP’yi tehdit eden bir pozisyona hızla savruldu. Ya resmi müzakerelere geçilip silahların devreden çıkarıldığı aşamaya gelecekti, yada AKP farklı yolları arayacaktı. Ortaya çıkıyor ki, resmi müzakerelerden kaçış çok bilinçli bir politika şeklinde ortaya konmuş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz