DOLAR 9,5378
EURO 11,0712
ALTIN 547,508
BIST 1507,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Rüzgarlı

“Denizin dibi yüzeyden çok daha fena durumda”

Marmara Denizi’nde ortaya çıkan ve kısa bir sürede Ege’ye ilerleyen müsilaj, deniz canlıları için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Müsilaj, yoğun …

23.06.2021
A+
A-

Marmara Denizi’nde ortaya çıkan ve kısa bir sürede Ege’ye ilerleyen müsilaj, deniz canlıları için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Müsilaj, yoğun etkisini Marmara’da sürdürürken Kuzey Ege’ye kadar ulaştığı bildiriliyor.

Sualtı Görüntü Yönetmeni Özgür Gedikoğlu, deniz dibindeki müsilaj gözlemlerini ve bu durumun deniz canlılarının ekolojik yaşamı üzerindeki tehditini Gazete Kolektif’ten Deniz Ogan’a anlattı.

Gedikoğlu, deniz yüzeyindeki müsilaj temizleme çalışmalarının asgari düzeyde bir fayda sağlaması dışında herhangi bir etkisi olacağını düşünmediğini dile getirdi. Gedikoğlu, “Deniz yüzeyinde gördüklerimiz, su yüzeyinin altında gördüklerimizin belki onda biri bile değil. Denizlerimize olan oldu. Bundan Türkiye’de yaşayan herkes eşit düzeyde sorumlu. Arıtma sistemlerimizi güncelleyip denizlerimizi nadasa bırakmalıyız bence. Doğayı kendini toparlayacaktır” dedi.

Sualtı Görüntü Yönetmeni Özgür Gedikoğlu

“ÇAMUR VE HAFRİYAT DENİZ TABANINA DÖKÜLDÜ”

Deniz yüzeyinden müsilaj toplama çalışmaları devam ederken denizin dibinde de yoğun bir şekilde deniz salyası olduğu görülüyor. Deniz canlılarını tehdit eden bu durum hakkında Gedikoğlu, “Deniz dibi yüzeyden çok daha fena durumda. Kendi gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki, özellikle deniz tabanına bağımlı ve sabit yaşayan deniz kalemleri, gorgon ve mercan, yosunlar gibi omurgasız canlılar çok büyük tehlike altında ve önemli kısmı çoktan yok oldu. Aslında bu yok oluş, Kurbağalıdere “ıslahı” ve Yassıada’nın imarı esnasında büyük ölçüde başlamıştı. Çıkan bütün çamur ve hafriyatı deniz tabanına bağımlı yaşayan hayvanların üzerine dökmüştük. Şimdi müsilaj sorunu ile birlikte son noktayı da koymuş olduk. Ruhuna el fatiha…” dedi.

“‘Marmara Denizi Koruma Eylem Planı’ şu an için yeterli mi?” soru üzerine Gedikoğlu, “Eylem planının içeriğine bakıldığında, sanki yapılması gereken her şey yazılmış gibi. Ancak uygulamada görmek gerekli ve bu konuda pek ümidim yok” ifadelerini kullandı.

NADAS TEK ÇÖZÜM

Gedikoğlu, deniz tabanın müsilaj temizliğinin söz konusu olmadığını söylerken tek çözümün Marmara Denizi’nin atık yönetimi ve balıkçılık açısından nadasa bırakılması gerektiğini dile getirdi.

Deniz patlıcanlarının avı müsilaj sorununu artıyor mu?

Gedikoğlu sözlerine şöyle devam etti:

Deniz patlıcanları, deniz tabanında önemli ölçüde organik temizlik yapan hayvanlar. Dolayısı ile aşırı avlanmaları çok ciddi bir problem teşkil ediyor. Ancak unutmamamız gerekir ki, müsilajın içinde önemli miktarda kimyasal atık olduğu İstanbul Üniversitesinin çalışmaları sonucunda ortaya çıktı. Dolayısı ile deniz patlıcanlarının deniz tabanını müsilajdan temizleyeceği iddiası bana bilimsel temelden uzak geliyor.

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.