DOLARIN ATEŞİ NEDEN DÜŞMÜYOR

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

DOLARIN ATEŞİ NEDEN DÜŞMÜYOR
2011 Yılı Nisan ayında dolar kuru 1,45 ile 1,55 arasında değişiyordu.28 Şubat 2011 günü 1.92 kur seviyesi ile tarihi rekor kırılmıştır.TL’nin altı aylık değer kaybı %25′i bulmuştur.
TL’nin değersizleşmesi fiyatı yükselen ithal malları kanalından maliyetleri artırarak enflasyona neden oldu. %5 beklenen 2011 yıl sonu enflasyonu %10′a yükseldi.
Kanuna göre Merkez Bankasının görevi fiyat istikrarı sağlamaktır. TC Merkez Bankasının para politikası fiyat istikrarını enflasyon yaratarak bozmuştur.
Merkez Bankamız dünyanın hiç bir ülkesinde görülmeyen FAİZ KORİDORU uygulamasını icat etti.Bankaların hazine bonolarını repo ederek haftalık kullandıkları likidite karşılığı ödedikleri faiz %5,75 ile %12 arasında değişiyor.Para politikası faiz oranı olarak mana taşıyan bu koridor yanlışlığın kaynağını oluşturdu.
Merkez Bankalarının en önemli görevi BELİRSİZLİĞİ azaltmaktır. Gelişmiş ülkelerdeki Merkez Bankalarının nasıl politika uygulayacağı önceden bilinir. Ekonomik birimler tedbirini ona göre alır.Belirsizlik azalır. Bizim Merkez Bankamız tam tersini yapıyor. Hiç kimse hangi faizin uygulanacağı hakkında bilgisi ve tahmini yok. Merkezin uygulayacağı faiz 5,75 ile 12 arasında değişiyor. Faiz koridoru denilen bu uygulama BELİRSİZLİK yaratıyor.
Merkez Bankaları Şeffaf olmak zorundadır. Faiz koridoru uygulaması şeffaflığı yok etti. Repo ihaleleri dışında hangi bankaya hangi faiz oranı uygulandığı bilinmiyor.
Piyasa faiz oranları ile MB politika faiz oranları birbirlerinden ayrıştı. Bankalar müşterilerine verdikleri kredilere belirsizliğe karşı risk primi eklediler ve piyasa faizleri yükseldi.
Bankalar mevduat faizlerini enflasyon oranının altında tutmaya ısrar edince Mevduat sahipleri altın ve döviz satın almaya yöneldiler. 2011 yılı Eylül ayında altın ithalatı zirve yaptı. Altın bedelleri döviz ile ödendiği için döviz talebi arttı. Kurlar daha da yükselmeye başladı.
Piyasa faizleri beklenen enflasyonun altında kaldığı için yabancı sermaye girişi durdu.Döviz arzı azaldı. Daha kötüsü Merkez Bankası para politikasına güven kayboldu.
TL’ nin değer kaybetmesine rağmen cari işlemler açığı azalmadı.Artan ithalat döviz talebini artırdı.
Döviz talebini karşılamak üzere MB on bir milyar dolar sattı ve fakat kurlardaki artışı durduramadı.Değerli döviz rezervleri eridi.
Reel ekonomi ile MB para politikası ayrışıyor.Piyasa enflasyon beklentisine göre daha yüksek faiz talep ediyor ve alıyor.%10 enflasyon olan bir ekonomide MB’nin %5,75 oranındaki faiz oranı komik kaldı.Bu politikada ısrar edilir ise Merkez Bankasının Para Politikası iş görmeyecek. 2001 yılı Mart ayında benzer sonuç yaşanmıştır. Gecelik faizler yüzde binlere çıkmış idi.
Merkez Bankası ,ülkeyi develüasyon-enflasyon- yüksek faiz sarmalına götürüyor. Siyasal otoritenin sıfır faiz talebine göre hareket eden Merkez Bankası ülke ekonomisini krize sokacak.
Merkez Bankası derhal faiz koridoru uygulamasını terk etmeli ve Politika Faiz oranını Piyasa Faiz oranının üstüne çıkarmalıdır. AKSİ TAKDİRDE DOLARIN ATEŞİ DÜŞMEZ.
2011 Yılı Nisan ayında dolar kuru 1,45 ile 1,55 arasında değişiyordu.28 Şubat 2011 günü 1.92 kur seviyesi ile tarihi rekor kırılmıştır.TL’nin altı aylık değer kaybı %25′i bulmuştur.
TL’nin değersizleşmesi fiyatı yükselen ithal malları kanalından maliyetleri artırarak enflasyona neden oldu. %5 beklenen 2011 yıl sonu enflasyonu %10′a yükseldi.
Kanuna göre Merkez Bankasının görevi fiyat istikrarı sağlamaktır. TC Merkez Bankasının para politikası fiyat istikrarını enflasyon yaratarak bozmuştur.
Merkez Bankamız dünyanın hiç bir ülkesinde görülmeyen FAİZ KORİDORU uygulamasını icat etti.Bankaların hazine bonolarını repo ederek haftalık kullandıkları likidite karşılığı ödedikleri faiz %5,75 ile %12 arasında değişiyor.Para politikası faiz oranı olarak mana taşıyan bu koridor yanlışlığın kaynağını oluşturdu.
Merkez Bankalarının en önemli görevi BELİRSİZLİĞİ azaltmaktır. Gelişmiş ülkelerdeki Merkez Bankalarının nasıl politika uygulayacağı önceden bilinir. Ekonomik birimler tedbirini ona göre alır.Belirsizlik azalır. Bizim Merkez Bankamız tam tersini yapıyor. Hiç kimse hangi faizin uygulanacağı hakkında bilgisi ve tahmini yok. Merkezin uygulayacağı faiz 5,75 ile 12 arasında değişiyor. Faiz koridoru denilen bu uygulama BELİRSİZLİK yaratıyor.
Merkez Bankaları Şeffaf olmak zorundadır. Faiz koridoru uygulaması şeffaflığı yok etti. Repo ihaleleri dışında hangi bankaya hangi faiz oranı uygulandığı bilinmiyor.
Piyasa faiz oranları ile MB politika faiz oranları birbirlerinden ayrıştı. Bankalar müşterilerine verdikleri kredilere belirsizliğe karşı risk primi eklediler ve piyasa faizleri yükseldi.
Bankalar mevduat faizlerini enflasyon oranının altında tutmaya ısrar edince Mevduat sahipleri altın ve döviz satın almaya yöneldiler. 2011 yılı Eylül ayında altın ithalatı zirve yaptı. Altın bedelleri döviz ile ödendiği için döviz talebi arttı. Kurlar daha da yükselmeye başladı.
Piyasa faizleri beklenen enflasyonun altında kaldığı için yabancı sermaye girişi durdu.Döviz arzı azaldı. Daha kötüsü Merkez Bankası para politikasına güven kayboldu.
TL’ nin değer kaybetmesine rağmen cari işlemler açığı azalmadı.Artan ithalat döviz talebini artırdı.
Döviz talebini karşılamak üzere MB on bir milyar dolar sattı ve fakat kurlardaki artışı durduramadı.Değerli döviz rezervleri eridi.
Reel ekonomi ile MB para politikası ayrışıyor.Piyasa enflasyon beklentisine göre daha yüksek faiz talep ediyor ve alıyor.%10 enflasyon olan bir ekonomide MB’nin %5,75 oranındaki faiz oranı komik kaldı.Bu politikada ısrar edilir ise Merkez Bankasının Para Politikası iş görmeyecek. 2001 yılı Mart ayında benzer sonuç yaşanmıştır. Gecelik faizler yüzde binlere çıkmış idi.
Merkez Bankası ,ülkeyi develüasyon-enflasyon- yüksek faiz sarmalına götürüyor. Siyasal otoritenin sıfır faiz talebine göre hareket eden Merkez Bankası ülke ekonomisini krize sokacak.
Merkez Bankası derhal faiz koridoru uygulamasını terk etmeli ve Politika Faiz oranını Piyasa Faiz oranının üstüne çıkarmalıdır. AKSİ TAKDİRDE DOLARIN ATEŞİ DÜŞMEZ.

Şinasi Kara

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

6 YORUMLAR

  1. Şinasi bey merkez bankası başkanı nın açıklamaları sizce bilerekmi yoksa acemilikten’mi?bu arada tüm yazılarınızı okuyorum,bizleri bilinçlendirdiğiniz ve bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim.

  2. bir taraftan borsa, bir taraftan altın düşerken, doların yükselmesinin, tamamıyla uluslararası konjonktürde ortaya çıkan gelişmeler den kaynaklanmaktadır…

  3. Döviz fiyatlarını ödemeler dengesinin aktif ve pasiflerinin yarattığı döviz arzı ve talebi tayin eder. Merkez Bankasının enflasyonun altında faiz veren Faiz Koridoru politikası Ülkeye sermaye girişini durduğu için döviz arzındaki azalma ve döviz talebindeki artış kurları yükseltmiştir. Politika faizleri %15 olduğu taktirde dolar kuru 1.60 TL ye haftasında düşer. %5.75 de ısrar ederse dolar 2.000 Lirayı geçer. Konjonktür bahanedir.

  4. Siyasal otorite 2011 Mayıs Ayında faizlerin düşmesini talep etti.Eski Başkan Durmuş Yılmaz direniyordu. Emekli olunca Kadro değişikliği siyasi talebe karşı koyamadı. Yeni kadro Politika faizini %6,25 den %5,75 e düşürdü. Niyet de anlaşıldığı için hızla altı milyar dolar civarında Türkiye’den sermaye çıkışı oldu. Amaç kurları 1600-1700 arasında tutmak idi.Başarılamadı.Sermaye girişi olmayınca on bir milyar dolar rezerv satarak talep karşılandı. Taşıma su ile değirmen dönmez. Döviz satarak kurlar kontrol edilemez. Tek çare politika faizlerini artırmak.

  5. 30 Aralık 2011 günü Merkez Bankası 3,5 milyar dolar sattı. Sadece kurlar üç kuruş düştü.Akşam üzeri tekrar 1.89 seviyesine yükseldi.
    Haziran ayından beri piyasaya döviz sürülerek doların ateşinin düşürülemeyeceğini iddia ediyorum. Keşke yanılsaydım. Nitekim yılın son resmi gününde satılan dolar miktarı tüm yılın üçte birine ulaştı. Sonuç alınamadı. Merkez Bankasının yaptığı Aspirin ile hastayı tedavi etmeye çalışmak. Çare belli, politika faizlerini artırmak, likiditeyi kısmak. Döviz satarak elde edilen likit TL %5,75 oranındaki düşük faiz ile bankalara geri döndüğü müddetçe bankalar ucuz TL ile döviz almaya devam ederler. doların ateşi düşmez. Yüksek faiz likiditeyi kısar. Dövize olan talebi azaltır.Kurlar düşer.Yüksek faiz uluslararası finans kapitali ülkeye çeker. Döviz arzını artırır. Doların ateşi düşer.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz