Dünyaca ünlü üniversitelerin tarih öğrencileri İstanbul Şehir Üniversitesi’nde buluştu

Aralarında Oxford, Stanford,  Columbia, New York ve Sorbonne gibi dünyaca ünlü çok sayıda üniversitenin bulunduğu 13 ülkenin tarih öğrencilerinin katıldığı Küresel Tarih Öğrenci Konferansı İstanbul 2018, İstanbul Şehir Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşti.

Dünyaca ünlü üniversitelerin tarih öğrencileri İstanbul Şehir Üniversitesi’nde buluştu“Küresel Tarih Öğrenci Konferansı İstanbul 2018” İstanbul Şehir Üniversitesi Dragos Kampüsü’nde gerçekleştirildi. İstanbul Şehir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğrencileri tarafından düzenlenen konferansa Amerika, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, Fransa, Malezya, İtalya, Avusturya, Macaristan, Pakistan, Rusya, Yunanistan ve Türkiye’den tarih öğrencileri katıldı. Oxford, Stanford, Columbia, New York ve Sorbonne gibi dünyaca ünlü üniversitelerinden öğrencilerin katılarak, küresel tarih kapsamındaki çalışmalarını sunduğu konferans iki gün sürdü.

Açılış konuşmalarını İstanbul Şehir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülhamit Kırmızı, Yale Üniversitesi’nden Dr. Daniel Steinmetz Jenkins ve Hawai’i Pacific Üniversitesi’nden (HPU) Prof. Dr. Jon Davidann’in yaptığı konferans kapsamında 5 panel ve 22 sunum gerçekleştirildi.

“Sosyal bilimler etnik merkezli ve Avrupa merkezli yaklaşımları eleştiriyor”

Küresel tarihin akademik tarih yazımındaki yerine dair değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Abdülhamit Kırmızı, tarihin bir disiplin olarak gelişmesi ile ulus-devlet ve milliyetçilik akımlarının gelişmesi arasındaki yakın ilişkiye değindi. Tarihin devlet açısından kullanışlılığının çoğu zaman politikadan bile daha siyasi bir hal almasına yol açtığına dikkat çeken Kırmızı, günümüz küresel dünyasında artık sosyal bilimlerin giderek artan bir biçimde etnik merkezli ve Avrupa merkezli yaklaşımları eleştirmeye başladığını ve ulus kavramının ötesine geçecek bir bakış açısına ulaşmaya çalıştığını belirtti. Prof. Dr. Abdülhamit Kırmızı, “Bu durumun en önemli göstergesi ise özellikle son on yılda tarih alanında basılan kitapların başlıklarında ya da konferans çağrılarında gittikçe artan bir biçimde kullanılan global ve ulus ötesi kelimelerdir. Bu bağlamda küresel tarihi, tarihsel süreçleri Avrupa merkezli ve ulusal görüşlerin karşısında bir duyarlılıkla karşılıklı ilişki ve bağlılıkları, benzerlikleri, dolaşımları ve temas alanlarını vurgulayan bir yaklaşım biçimi olarak tanımlayabiliriz” dedi.

Çalışma küresel entelektüel tarihe bir örnek teşkil ediyor

Yale Üniversitesi’nden Daniel Steinmetz Jenkins üzerinde çalıştığı The Rise and Fall of Global Secularism Since the Cold War ( Soğuk Savaş’tan Beri Küresel Sekülarizmin Yükselişi ve Düşüşü) kitabından bir bölümü sunarak, seküler devlet yapısının handikaplarına dikkat çekti. Çalışmasının küresel entelektüel tarihe bir örnek olabileceğini ifade eden Daniel Steinmetz Jenkins, seküler devlet anlayışına yön veren dini özgürlükler meselesinin nedenini ve nasılını anlayabilmek için transatlantik bir tarih anlayışıyla Avrupa ve Kuzey Amerika’daki İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan ortak kabulleri incelediğini söyledi.

Daniel Steinmetz Jenkins’in konuşmasının ardından oturum başkanlığını İstanbul Şehir Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tufan Buzpınar, İstanbul Şehir Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Kasım Kopuz ve 29 Mayıs Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan’ın yaptığı üç panelde Bremen, Columbia, Oxford, Stanford, Sorbonne, St. Petersburg, Humboldt, Central European ve Boğaziçi üniversitelerinden öğrenciler çalışmalarını sunarak, fikir alışverişinde bulundular.

Tarih araştırmalarında iddialar farklı açılardan incelenmeli

Konferansın ikinci günü açılış konuşmasını ise Hawai’i Pacific Üniversitesi (HPU) Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Jon Davidann yaptı. Konuşmasında yakın zamanda yayınlanacak olan The Limits of Westernization adlı kitabını sunan Davidann, araştırmasında Japon modernleşmesini inceleyerek 20. yüzyıldaki modernleşmenin çerçevesini çizmeye çalıştığına dikkat çekti. Prof. Dr. Jon Davidann, Avrupa merkezli tarih yazımının ne kadar eleştirilse de hala yerinde durduğunu, bunun üstesinden gelmenin yolunun ise tarihi yerlilerin gözünden yazmaktan geçtiğini ifade etti.

İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Mehmet Ali Doğan ve İstanbul Şehir Üniversitesi Tasarım ve Mimarlık bölümünden Nicole Kançal-Ferrari’nin başkanlığını yaptığı ikinci gün oturumlarına da ilgi büyük oldu. Almanya, İngiltere, Malezya, İtalya ve Girit’ten öğrencilerin yanı sıra Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden de bir öğrenci çalışmasını sundu. İkinci günün sonunda katılımcılarla yapılan yuvarlak masa toplantısında iki günlük konferansın değerlendirmesi yapıldı, öneri ve eleştiriler dinlendi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz