ERKON’dan “Ermeni Soykırımı” açıklaması

ERKON'dan "Ermeni Soykırımı" açıklaması
Share

Batı ülkeleri tarafından her yıl 24 Nisan`da ‘’Sözde Ermeni Soykırımı‘’ bahanesiyle asılsız iddialar gündeme getirilmekte ve tarihi gerçekler çarpıtılmaktadır.

1915 yılındaki olayları soykırım olarak tanıyan birçok batılı ülke kendi tarihiyle yüzleşme yerine coğrafi ve tarihi bağlarının olmadığı konuyu ele alarak kendi siyasi emelleri için Türkiye`yi ve Ermenistan`ı kullanmaktadırlar. Batı ülkeleri bu meseleden elini çekmeli, çıkarları için kullanmaktan vazgeçmeli ve bu konuyu daha fazla istismar etmemelidirler. Türkiye`nin yıllardır yaptığı çağrı dikkate alınmalıdır. Tarihçilerden oluşacak bir komisyonun ön yargısız, tarafız ve tarihi belgeler ışığında 1915 olaylarını uluslararası bir platformda görüşülmeli tarihi gerçekler ortaya çıkmalıdır. Türkiye`nin bu talebinin karşılık bulmaması sözde soykırım iddiasında bulunan devletlerin gerçek niyet ve tavırlarını ortaya koymaktadır.

Ermeniler Osmanlı tebaası olarak Türklerle bin yıl aynı coğrafyada Osmanlı Devleti`nin vatandaşı olarak yaşamışlardır. Osmanlı Devleti Ermeni vatandaşlarına devletin önemli kademelerinde hiç tereddüt etmeden görevler vermiştir. Sadece Osmanlı Devleti döneminde birçok küçük ve orta görevlerin dışında 29 paşa, 22 bakan, 33 milletvekili, 7 büyükelçi, 11 başkonsolos gibi çok sayıda Ermeni üst düzey devlet görevlerinde bulunmuşlardır. Hiçbir müdahale olmadan dillerini kullanıp ve dinlerini özgürce yaşama imkanı verilmiştir. Eğitim, sanat ve ticarette hiçbir engel konulmamış maddi refah içinde yaşamışlardır. Ermeni halkı Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde her türlü faaliyetlerini özgürce yapama hakkına sahip ‘’Millet-i Sadıka‘’ statüsünde özel bir imtiyaz ve hak sahibi olmuşlardır.

Irkçı Ermenilerin kurduğu Taşnak ve Hınçak gibi çete/komitelerinin öncülüğünde, Rusya`nın ve batılı devletlerin desteğiyle asırlarca  bir arada  yaşayan bu iki  milletin, huzuru bozulmuş, ayrılıkçı taleplerin isyana ihanete dönüşmesiyle bu iki millet karşı karşıya getirilmiştir. 24 Nisan bu iki milleti birbirine düşüren ve Ermenileri Osmanlı Devleti`ne isyana teşvik eden ve zorlayan bölücü faaliyetlerde bulunan çete/komita yöneticilerin tutuklandığı tarihtir. Diğer bir ifadeyle asırlarca her türlü imkan ve huzur içinde yaşayan Ermeni halkını devlete karşı ayaklanması için çalışan çete elebaşlarının denetim altına alındığı gündür.

Bu gün Diaspora ve Batılı ülkeler tarafından öne çıkarılması Osmanlı Devleti`ne karşı başlatılan isyan hazırlıklarının daha sonra cereyan eden hadiselerle besleyerek algı oluşturmak ve bu algı etrafında Diasporanın varlığını sürdürmek isteğinden kaynaklanmaktadır. Bu talep ve ısrar geçmişte olduğu gibi bu günde Ermeni ve Türk halkının asırlarca bir arada yaşamış bu iki milletin ortak tarihini, kültürünü, geçmişini yok etmek ve birbirine düşman etme girişimleridir.

Tüm bu gelişmelerden Irkçı olmayan Osmanlı  Devleti`ne bağlı vatandaş olarak huzurlu bir şekilde yaşayan Ermeni haklının herhangi bir sorumluğu yoktur. Bu günde Ermeni halkının bir takım yanlış bilgilere rağmen belli bir kesimi meseleye çete/komiteciler gibi bakmamaktadırlar. Irkçı ve çete mensupları bizim muhatabımız değildir. Zaten bu sorunun kaynağı ve müsebbibi de bunlardır. Batılı ülkeler bu güne kadar ortaya koydukları tavır ve çıkarcı yaklaşımlarından dolayı zaten taraftır bundan dolayı yaklaşımları yanlıştır faydadan çok zarar vermektedir. Bizim esas muhatabımız Ermeni halkıdır. Asırlarca bir arada yaşamış ortak türküleri, kültürleri ve adetleri olan, ayni coğrafyada komşu ülke olarak yaşayan bu halkla bizim aramıza kimsenin girmesini uygun görmüyoruz.

Tarihte yaşanan acı olayları günlük siyasi hesaplara malzeme yapılması Ermenistan`a da Türkiye`ye de zarar vermekte ve tarihi gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemektedir. 1915 olaylarının yaşandığı coğrafyanın halkını temsilen ERZURUM KONFEDERASYONU olarak, tarihi gerçekleri inkâr ederek Türkiye`yi dünya kamuoyunda zora sokmak amacıyla maksatlı olarak istismar edilen ‘’Sözde Soykırım‘’ iddiasını reddediyoruz. 1915’de yaşanan trajik olayların gerçek mağduru ecdadın torunları olarak bu olayların en yoğun yaşandığı Erzurum`u ve Erzurumluları temsilen tüm bu haksız ve asılsız ithamları kabul etmiyoruz.

Bizim talebimiz; Bu mesele Ermenistan ve Türkiye arasında olan bir husustur. Hiçbir ülkenin bu hususta taraf olmaması bu iki halkın kendi aralarında bu konuyu değerlendirip görüşmesi, tarafsız ve objektif olarak uluslararası bir platformunda tarihçiler tarafından, tarihi belgeler ışığında, tarih kurumlarının, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının gerekli çalışmaları yapmasıdır. Bu çalışmalar neticesinde tüm dünyaya nihai bir belge, karar olarak açıklanmasını tüm taraf ve ülkelerinde bunu tanımasını istiyoruz.

ERKON

Erzurum Konfederasyonu

26.04.2019

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*