Eski selefleri yanına alma mümkünse yanına yanaştırma!

Eski selefleri yanına alma mümkünse yanına yanaştırma!
Share

Adalar Belediye Başkanlığı devir teslim töreninde çekilen yukarıdaki resme bakıldığında ne güzel iki eski dönemin belediye başkanları, iki eski CHP İlçe Başkanı, ( onlardan biri Ercan Akpolat yeni atanan ilçe başkanı) yeni meclis üyeleri ile birlik beraberliği, dosta düşmana gösteren bir resim diyebilirsiniz.

İşte kenetlenmiş Adalar CHP İlçe Teşkilatı ve on senedir Adalara yön veren siyasi yerel iktidar sorumluları diyerek CHP’li seçmenlere verilen güzel bir mesaj diye de değerlendirebilirsiniz.

Gerçek öylemi?

Yok değil. Hani derler ya ‘çok güzel şeyler ancak filmlerde olur gerçek hayatta na mümkündür’ diye… İşte bu resimde öyle bir kare. Sadece resimlerde görebileceğiniz fantastik bir topluluk. Tabi bunlardan bihaber olan tek kişi ise Erdem GÜL. Ondan başka herkes her şeyi biliyor. En son evin direği kocalar öğrenir misali gibi bir durum anlayacağınız.

31 Mart 2019’dan beri izlediğimiz Adalar çiçeği burnunda Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül’e birkaç tavsiye vermek istiyoruz. Dinler dinlemez kendi bileceği iş.

Sayın Erdem GÜL, açık söyleyelim sizin hakkınızda oldukça uzun bir acaba listemiz vardı. Yani dışarıdan atama ile gelmeniz, Anadolu Kulüpte İstiklal Marşımıza eşlik etmeyişleriniz, Kılıçdaroğlu’na Genel Başkanımız demeyişiniz, CHP’liliğiniz, HDP’ye yakın olmanız, MİT tırlarından yargılanıyor olmanız, belediyecilikten hiç anlamıyor olmanız, küçük dokunuşlar ile mucizeler yaratmayı düşlemeniz, arkanızdaki bizce feci başarısız selef başkanlar falan her adalı gibi size kuşku ile bakmamızın sebepleriydi. Ama gelin görün ki, mazbatanızı aldığınızdan beridir Adalar’da kime nasıl minik küçük dokunuşlar yaptıysanız sizi öve öve bitirememeleri lehinize bir durum. Gazeteci kimliğinizin, sakinliğiniz, uzlaşmacı tavrınızın, kavgacı üsluptan uzak duruşunuzun, Adalar Belediye Başkan adayı olarak atandığınızdan beridir ağzınızdan düşürmediğiniz ancak Adalılar olarak pek anlam veremediğimiz Adalara barış, özgürlük, mutluluk söylemlerinizin etkisi ile, şu an için temas ettiğiniz Adalılar belediye başkanlığınızdan mutlu görünüyor. Tavsiyemiz, seçim vaatlerinizde söylemiş olup ta bizim anlamadığımız küçük dokunuşları Adalar’daki tüm yaşayanlara yapmanız. Tabi bizi ilgilendiren aynı zamanda yapacağınız icraatlarınızdaki dokunuşlar olacak. İnşallah hakkaniyetli, adil, halk yararına bir yönetim izlersiniz.

Ama bu arada, yukarıdaki resim karesi ile bir ikazımızı yapmayı görev görüyoruz. Hani arkanızda durupta sizi alkışlayan selef başkanlardan 2. selef diye adlandıracağımız M. Farsakoğlu, başkanlığı sırasında halefi olacak Atilla Aytaç’ın 2014 yılında başkanlığa aday olacağını anladığında, siyasi olarak önünü kesmek için, A. Aytaç’ın Martı sokağındaki kaçak çatı katı için Yapı Tatil tutanağı tutturup, yıkım kararı alıp, savcılığa şikâyet ettirmişti. Ardından CHP Genel Başkanı K. Kılıçdaroğlu A. Aytaç’ın kaçak yapılan çatı katlı evinde bayramda üç gün üç gece kalmış o eve M. Farsakoğlu CHP Genel Başkanı K. Kılıçdaroğlu ile bayramlaşmaya gitmişti.   

M. Farsakoğlu’nun korktuğu oldu 2014 deki yerel seçimlerde A. Aytaç CHP adalar adayı olarak açıklandı ve belediye başkanı oldu. Tabi intikam operasyonu başladı. A. Aytaç, ‘göze göz dişe diş’ diyerek ‘savcılık şikayetine şikâyet yaparım’ diyerek belediye avukatlarına M. Farsakoğlu’ nun zamanında yapılan işler için kamu zararı, nitelikli dolandırıcılık, edimin ifasına fesat, resmi evrakta sahtecilik iddiaları ile savcılık şikayetlerini yaptırdı. Kendince rövanşı M. Farsakoğlu’ndan aldı. Bu savcılık şikâyeti halen soruşturma aşamasında sürüyor.

A. Aytaç ise baktı ki bu işten kurtuluş yok ceza yiyecek kaçak çatı katını yaptığı gibi yıktı. Suçu ortadan kaldırdı. Gerçi komşu parsele tecavüz, Çin Seddi gibi duvar yapmış olması iddiaları da vardı ama tabi koskoca belediye başkanı olmuş A. Aytaç’ın duvar için işlem tutulacak değil ya ‘oncağız kusur başkana yakışır’ dendi herhalde iş kapandı gitti. Kalsaydı imar affına falan sokar bir katı daha olurdu. Her yerde Farsakoğlu bir kat daire borçlu bana dediğini söyleniyor sağda solda. 

Bu resim içindeki eski ve yeni atanan ilçe başkanlarının hepsi koltuk savaşından haberdar. Tabi size ne kadarını anlattılar anlatmadılar bilemeyiz ama resimdeki tezatlıklar bunlar. Haber başlığımızı da seleflerin şahit olduğumuz sıralı savcılık soruşturmalarına göre yaptık.   

Şimdi tabi ister istemez akıllara şu soru geliyor sizde selefiniz hakkında savcılık şikâyeti yapacak mısınız?

A. Aytaç zamanında yapılan işleri bir müfettişe incelettirseniz ya da İBB müfettişlerinin KAYYUM raporları okusanız savcılık şikayetleri için fazlasıyla yeterli argüman var.  Şikayet yapmak için illa akıllı bir gerekçede gerekli değil. Makam olunca makamın gücü yeterli gerekçe oluyor. Örnekleri seleflerinizin durumu.   

Yerel Gazete olarak her yeni başkanın mesleğinin belediyecilik olmadığı bilinci ile yaptığı icraatlardan yanlış bulduklarımızı dozunda eleştirir, doğru olması gerekeni yazılarımızla göstermeye çalışır, kıssadan hisse kapılıp yanlışlardan dönülmüşse sorumlulara hassasiyetleri için teşekkürlerimizi aynı köşemizden bildiririz. Ancak göz göre yanlışlara devam edilir yazılanlar için yerel gazeteden icazet mi alacağız deyip yanlışlara, kamu zararlarına, adam kayırmalara, sahil işgallerine göz yummalara, devam edilirse işte o vakit gazetemizi düşman olarak görebilirsiniz. Kamuoyunu aydınlatmak için yaptığımız haberlerimizi sizde daha önceki başkanlar gibi savcılıklara şikâyet edebilirsiniz ama asla bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Bu hususlar bizim kırmızı çizgimizdir. Gazeteci olarak bunu iyi bilirsiniz diye düşünüyoruz.

Seçimlerde söylemlerinizdeki vaatler içinde reel projeleriniz yok gibiydi. Nasıl olsun? Adaları hiç bilmiyorsunuz ama belediyenin bütçesinin kısıtlı olduğunu öğrenmişsiniz. Bu bütçe ile vaat verip yalancı çıkmak istememişsiniz. Şimdi sizin belediye içindeki birim amirlerini, başkan yardımcınızı seçip, Kaymakamlığa bildirip icraata başlama zamanınız. Gazetemizinde izleme zamanı.

İlk uyarımızı yapmak isteriz. Belediye içinde makam ve koltuk için aklınıza gelebilecek her entrikayı yapabilecek kişiler olduğunu herhalde ilk meclis toplantınızda fark ettiğinizi düşünüyoruz. Belediyenin borçlanması belediye başkanının yetkisinde olan siyasi, hukuki, cezai sorumluluğu bulunan çok önemli bir mevzudur.  Yanlışlık yapılma lüksü yoktur. Belediye başkanı olarak kendinizi meclisin ilk açılış toplantısında bir anda mecliste borç yetkisi ister durumla karşı karşıya bulurken, olayı organize edenlerin ise yurt dışında tatilde olması nasıl bir handikaptır. Belki de belediyelerde işler böyle yürüyor herhalde diye bile düşünmüş bile olabilirsiniz.  Tamam “ne güzel işte sağ olsunlar acemiliğimi hissettirmeden işleri bir güzel hallediyorlar da” demiş de olabilirsiniz. Zaten bu işi organize edenlerde sizin böyle düşünmenizi kendinizi onlara başından teslim etmenizi düşünmüşlerdir. Ama kazın ayağı hiç de öyle değil.  Neredeyse Mayıs ayına gelmiş hiç bir belediye borçlanma yapmaz. Emlak vergilerini toplama zamanı gelmişken borçlanma ile ne ödenecektir?  Personel ücretleri ve sabit faturalar mı?

Öyle olsa o kadar para için yetki istenir daha sonrada emlak vergileri toplama dönemi yetişir ve 3.900.000.-TL istemeye gerek kalmazdı. Kaldı ki yinede kredi çekilme yetkisi başkan talimatı ile hazırlanması gerekirdi. Demek ki bu kadar büyük tutar, personel ücretleri ve sabit faturalar için istenmemiştir. Peki ne için istenmiştir?

Proje karşılığı borçlanma istendiyse olay daha vahimdir.

Proje karşılığı ise, proje yeni başkanın inisiyatifine sunulmuş mudur?

Proje karşılığı borçlanılsa bile, yeni başkan projeyi rantabl bulacak mıdır?

Varsayalım ki proje karşılığı borçlanma istendi, projede rantabl ama seçim vaatlerindeki projesini gerçekleştirmek isteyecek yeni başkanı metazori olarak oldu bitti ile eski başkanın projesi karşılığı borçlandırmak doğru mudur, etik midir ?

Başkanın yetkisini ona sormadan kullanmak, kendini onun yerine koyarak karar vermek, hadsizlik değilse bile organize olduğu belli olan borçlandırma yetkisi ile acaba yeni başkana kötü bir başlangıç yapmasını sağlayıp meclis karşısında çaresiz bırakıp ‘sen bu işlerden anlamazsın, bu işler böyle yürür, evrakları okusan da anlamazsın, anlasan da ne yapılacağını bilemezsin, iyisi mi imzanı at gerisini biz hallederiz’ taktiği ile psikolojik baskıyla başkanı kendilerine bağlama taktiği midir? Belediyenin borçlu olduğu firmalardan yüksek alacaklı olan bir firmanın bakiyesinin kapatılması mı amaçlanmıştır?

Bu sorular uzar gider. Bu soruların cevaplarını gazeteci meslektaşımızın en kısa zamanda çözüp doğruları bulacağını, sorumluları cezalandıracağını ümit ediyoruz. Bunu yapmadığı takdirde her an benzer yeni tuzaklara hazır olması gerekecek.

Neticede anladığımız kadarıyla Erdem Gül’e karşı idari darbe teşebbüsü yapılmış görünüyor. Belediyede kendini başkandan önce gören, başkan yetkilerini kullanan kişileri işin başında halletmezse beş senelik yönetimi sırasında arkasında devamlı surette iş çeviren bu kişiler için her an tetikte durması gerektiğini daha 15. Gününü doldurmadan anladığını düşünüyoruz.

Adalar Belediyesine ait 2018 faaliyet raporunun 29. sayfasında,  Mali Hizmetler Müdürünün görev tanımları arasında, “Madde. l) Mali konularla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama yetkililerine gerekli bilgileri sağlamak ve danışmanlık yapmak.

Madde m) Ön mali kontrol faaliyetlerini yürütmek. n) İdarenin üstünlük ve zayıflıklarını tespit edip üst yöneticiye rapor etmek. “ Gibi görevler yüklendiği görülüyor. Aslında bu maddelerin açılımı ile niyet ortaya dökülmüş.

Mali Hizmetler Müdürünün hazırlayıp faaliyet raporuna yazmış olduğu maddeler ile sanki belediye başkanının danışmanı, özel müfettişi gibi bir görev tanımı da yaparak eski/yeni gelen belediye başkanı üzerinde de hakimiyet kurulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Mali Hizmetler Müdürü, sanki müfettiş gibi “İdarenin üstünlük ve zayıflıklarını tespit edip” üst yöneticiye rapor etmek gibi görevler ile kendisini donattığını, bu görevleri de hizmet yönetmeliğinin ilgili maddeleriymiş gibi faaliyet raporuna yazdırdığını, yetkilerini genişletmeye ve yasalarda ve yönetmeliklerde olmayan bu yetkilerle belediye başkanını istediği gibi yönlendirmeye çalıştığı anlaşılmaktadır.

İstanbul’daki diğer il/ilçe belediyelerinin faaliyet raporlarına bakıldığında Mali Hizmetler Müdürlüğünün görev tanımları arasında bulunmayan “ı” “ve “m” maddelerindeki kısaca danışman/müfettiş tanımlamaları sadece Adalar Belediyesi Faaliyet Raporunda mevcuttur. Belediye başkanının yetkisinde olması gereken borçlanma kararı bu cüretkâr yetki zihniyetinin dahlinde fütursuzca gerçekleştirildiği ortadadır.

Tespitler yapılmış tedaviye geçilmesi zaruridir. Mesela, Mali Hizmetler Müdürlüğü yapacak kişinin en az dört senelik yüksek okul  mezunu olması gerektiğinin tahkikinin de yapılması, belediyede 17 yaş altı memur yapılanların tespiti, mahkumiyet cezası alan memurun uzun süre çalıştırılması ve halende kamu zararına neden olan tutarın faizi ile birlikte kendisinden tahsil edilmemesi, belediyede çalışan memurların diplomaları ve kadro ile uyuşmazlıklarının olup olmadığının karşılaştırılmasının yapılması ile Adalar Belediyesi’nde bir beyaz sayfa açmak, gerçek hak sahibi memurlar ile çalışmak, minimum hata ve maksimum fayda sağlayacaktır diye düşünüyoruz.

Şükrü Abanoz

Aşağıda örnek olarak Zeytinburnu Belediyesinde Mali Hizmetler Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği sunulmuş olup Mali Hizmetler Müdürlüğünün çalışma şekli tarif edilmiş, Adalar Belediyesi Faaliyet raporundaki yetkiler ile ilgi alakası bulunmadığı görülmektedir.

13 yorum

  1. Belediye Başkanı iken onun yerine geçip karar verip sonrada yurt dışına tatile çıkmak ne anlama geldiğini elim yazmaya varmıyor. Gerekçesi ne olursa olsun borçlanma meclisten geçseydi artık bundan sonra meclis gündemini Yazı İşleri Müdürünüz yazar sizde altına imzanızı atar meclistede çoğunluğunuz var onaylanır yuvarlanır giderdiniz.gerçekçi de olmaz. Kredi verecek Bankalar bile kredi talebinize kuşku ile bakar. Düşünün Mayıs ayında para akarı olan Belediyeye para yetmiyor da kredi çekiyorsa o Belediye aldığı krediyi ne zaman, nasıl ödeyecektir. Bankalar nezdinde Mayıs ayında kredi çeken belediyeler İFLAS etmiş belediyelerdir. Onun içinde bu tip Belediyelerin sadece İller Bankasından gelen garanti payları karşılığı kredi verirler. O payı da ipotekle yen Belediyeler kelimenin tam manası ile İFLAS etmiş Belediyelerdir. Adaların % 85 eski eser olduğu için emlak vergilerinden muaf oluşu Belediyenin gelirlerinin haddinden fazla düşük olması sebebidir. En son çıkan kanunla geriye dönük eski eserlerde oynama yapan mülk sahiplerine karşı emlak vergi sorumluluğu doğması ile beraber Atilla AYTAÇ zamanında bayağı bir para toplandı

  2. Türkiyenin en büyük sorunu. Devlet dairelerinde rüşvet, irtikabı,yolsuzluğu kesemezseniz bu kanser hücreleri devleti yer bitirir. Genellikle rüşvet devlete iş yapanlar tarafından devletteki makam sahiplerine verirlirki rüşveti veren kayrılsın, ihalede biri iki yapsın, devletteki parasını diğerleri alamazken içerdeki tüm parsını alsın, memurlarının maaşlarından önce ihaleyi yapan mütahidin parası tümüyle verilmesi işte bu rüşvetle oluyor. Kime mi veriliyor. Musluğun başında kim olursa ona tabiî ki. Adam bankadan kredi çekip bankaya dünya para ödeyeceğine içerdeki musluğun başındakine indiriyor çil çil türkiş paraları olmadı amerikano dolarları onda bir kredi tutarına tüm parasını beklemeden alıyor. Sonramı ne oluyor ver elini Avrupa seyahatleri. Kim mi veriyor kolay isteyeceksin borçlu olduğun firmaların listesini, em büyük alacaklının iki ay önceki alacağı ile şimdiki alacağına bakacaksın adama büyük bir ödeme yapıldıysa Avrupa seyatini öder tabiî ki bukadar basit sonra ver elini Avrupaaaaaaa. Hemde sülaleceeeee

  3. Güzel yazmışında musluğun başındaki dediğin anladığım Mali Hizmetlerin başındaki Macer hanımı söylüyorsun. Kadın kadın değil şeytan arkadaş. Erdoya ıfonX aldırdı. Adam masasına oturur oturmaz buyurun başkanım yeni telefonunuz ve hattınız deyip adamın önüne koydu. Erdo gazteci değilmi. Bunun ne anlama geldiğini bilmiyormuda kabul etti. Etmiyecekti. Edene bir dikkatli baksa şeytanca baktığını anlardı ve kabul etmezdi. Ama gözünü IFON X’ den alamayınca kadının yüzünün şeytanlığını göremedi zaarr. Farkında değil koskoca Belediye Başkanı oldu gitti bir IFONX tav oldu. Diyemedi ki Macer hanım Adalar Belediyesi borçla yüzerken siz nasıl 15 bin TL’lik bir telefon aldırıp benim masama koyuyorsunuz. Size bu yetkiyi kim verdi? Bu telefonun satın almasını ve gerekçesini nasıl yaptınız. Gerekçesinde inşallah yeni başkana alınacak olan IFONX diye yazdırmamıssınızdır. Yoksa adımı bu şekilde satın almalara bile alet ettiyseniz vay halinize diyemedi. Birde bilse başkana telefon alıyorum diye iki adet aldırdığını. İkincisi ne mi oldu. İkincisinede macer kendi sim kartını takıp kullanmaya başladı. Belediye kasasından 30 bin TL para çıktı. KAMU ZARARINA bak. Sayın editör bunlar kesin bilgidir. Lütfen araştırın. Küçük dokunuşlarla IFON X kullanan başkanı bence hemen mercek altına alın. Sizin mercek 100 X büyütmelidir, her şeyi ortaya çıkartır. İyi biliyoruz. IFONX sizinkinin yanında solda sıfır kalır. Bir zahmet konuyu araştırın durum çok vahim. Gelir gelmez başladılar devleti yemeye. Sonrada bize her şeyi kanunlara uygun yapın diye fetva veriyor gazteci erdo

  4. Herkesin bir fiyatı vardır satın alınmak için denir olay budur. Müdürhanım uyanık kadın. Dul kadın. Fetbaz kadın. Yeni geleni kuyruğundan ıphone x ile yakalamış. Yakında başka şekilde ketenpereyede getirirse şaşmam valla. Bakmışki gelen çömez başkan taşralı gariban, köyden inmiş şehre havası var, ben ne yapar eder bunu kendime bağlar uydu yaparım demiş üzerine oturduğu kasanın ağzını açmış yapmış hemen bir doğrudan temin, attırmış imzayı emir eri madana aldırmış hemen ıphone x telefon, koymuş masasına adamın. Tabi taşralı olunca ağzı açık, döt tavana vurmuş ondan sonra masasına konan nekadar evrak varsa başlamış hepsini imzalamaya. Borçlanma yetkisine imzayıda o arada ıphone x sahip olmanın heyecanı ile anlamadan atmış taşralı çömez gariban. Sonramı eee avantadan aldığın her malın karşılığını ister veren. İyide verende cebinden vermiyorki. Oda devlet kasası. Ama o kasadan böyle harcamalar yapmak cesaret ister. Hemde deli cesareti. Sana sormazlarmı kardeşim yaptığın doğrudan teminin gerekçesi nedir. Belediyenin ne ihtiyacı vardı gidip en pahalı telefonu aldırıyorsun. Hadi başkana aldırdın Belediyeyi temsil ediyor diyelim sana ne oluyor. Ne hakla kendine de alıp kullanıyorsun. Bu kamu zararıdır zimmet çıkar diye. Devletimiz affetmez demedi demeyin.

  5. Rumuzlu yazılanlar doğruysa Belediye Başkanına tavsiyem, hemen kendisine verilen telefon için müfettişi çağırıp soruşturma açtırmasıdır. Doğrudan temin ile yada satın alma ile alındığı anlaşılan işlem dosyalarının incelenerek gerçekleştirme görevlisinden ödemeyi yapan harcama yetkilisine kadar satın almadan sorumlu kişileri soruşturma kapsamına aldırması şarttır. Mademki kendisi Adalarda adaleti sağlayacaktır buna mecburdur. Bakınız editörün yayınladığı Zeytinburnu Belediyesinin Mali Hizmetler Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde ne yazıyor. Sonrada Adalar Belediyesinin Faaliyet Raporundaki Mali Hizmetler Müdürlüğünün iş tanımlarına bakalım,kıyaslamasını yapalım farklarda yatan hinlikleri ortaya çıkartalım.
    Zeytinburnu-MADDE 9 – (1) Mali Hizmetler Müdürlüğü, yasalarda, yönetmeliklerde ve ilgili diğer mevzuatta belirtilen sorumluluklarının yanında görev ve yetkilerinin ifasında, belediye başkanına ve başkan yardımcısına karşı da sorumludur.diyor
    Adalar “Madde. l) Mali konularla ilgili diğer mevzuatın uygulanması konusunda üst yöneticiye ve harcama yetkililerine gerekli bilgileri sağlamak ve danışmanlık yapmak.
    Madde n) İdarenin üstünlük ve zayıflıklarını tespit edip üst yöneticiye rapor etmek.
    Adalardaki Mali Hizmetler Müdürlüğü kendini direk Belediye Başkanına karşı sorumlu göstermiş. Dememiş ki Başkan ve Başkan Yardımcısına karşı sorumludur diye. Mümkün olsa Başkan da kimmiş diye yazacak ama bu faaliyet raporunu İdari Başkan Yardımcısı okuyup ikaz etmez mi sen ne yazıyorsun diye. Bırak ikazı soruşturma açmaz mı idari yapıda yetkisiz yetkili gibi davranıp kendisini direk başkana bağladı diye. İşte burada otorite boşluğu olunca böyle at oynatırlar. Sonra bu hanfendi bakıyorki karşısındakiler ellerindeki yetkinin ne olduğunu bilmiyor bunları ben istediğim gibi oynatayım diyor ve yapmışta ses çıkmadığına göre. Anlamadığım muhalefettemi okumaz. AKP li meclis üyeleri bile itiraz etmemiş onaylamış 2018 Faaliyet Raporununa. Yazık. Demek ki herkes önüne geleni sayfasını çevirmeden imzalıyor. Faaliyet raporunun onaylanmaması halinde Belediye Başkanlığının düşeceğini bile bildiklerini sanmıyorum. Yazık bu meclis üyelerine. Tahsilleri ne acaba demeyeceğim. Ama bildiğim kadarı ile aralarında avukat olanda var. Ne avukatlığı yaptığını merak ediyorum. Çok yazık. Türkiye okumamış cahillerinden ayrı okumuş cahillerinden ayrı çekiyor. İşgal etmesinler o koltukları bari. İstifa etsinler gitsinler.
    Zeytinburnu-MADDE 13-p) Gelirlerin artırılması ve harcamaların azaltılması için müdürlükler ve birimler arası koordinasyonu sağlamak,
    Adalarda alınan 2 adet telefona verilen para yaklaşık 30.000.-TL ise Zeytinburnu ile tam tersi bir durum var demektir. Burada akıllara gelen soru şudur. Meclisten 3.900.000.-TL boçlanılma talep edildiğine göre acaba daha Mali Hizmetlerin ne gibi alımları varki bu tutardaki bir para hemde vergi toplama ayı olan Nisan ayında talep edilmiştir. Araştırılması gereken soru budur bence. Ama tabi Faaliyet Raporunun sayfasını açmadığı anlaşılan meclis üyelerinden kime söylüyorsunuz ki bunu. Geçelim onları.
    Belediye Başkanına gelirsek , KAMU MALÎ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU Kanun Numarası : 5018 ne diyor bir bakalım.
    Üst yöneticiler,
    Madde 11- Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. (Mülga ikinci cümle: 3/10/2016-KHK-676/69 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/55 md.) (Ek cümle: 2/7/2018-KHK-703/213 md.) Bakanlıklarda en üst yönetici Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.(4) Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.(4) Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler.
    “sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden” ne anlıyorlar. Benim Bilirkişi olarak anladığım şu. Amiyane deyimle bu ne perhiz bu ne lahana turşusu deyip tavsiyem,
    “SAKIN HALKTAN TOPLANAN VERGİLERDEN OLUŞAN BELEDİYENİN KAYNAKLARI İLE ŞAHSINIZA MÜNAZIR IPHONE X ALIP KULLANMAYIN ELE GÜNE REZİL OLMAYIN. HAKKINIZDA SORUŞTURMA AÇILIP KAMU ZARARINDAN YARGILANMAYIN” siz anladınız onu bunun sonu kötü.

  6. Ben böyle umursamazlık görmedim. Kadın resmen rüşvetle bağlamış başkanı kendine. Diyorki açık açık. Bak bukadar cesaretli memur bulamazsın. Kasadan her bir harcamayı gözümü kırpmadan korkmadan benden başka yapacak adam yok. Nolacak yargılanırsak berberce yargılanırız. En zatem yargıda topun ağzındasın. Nolcek ki bir fazla bir eksik. Sonra Ifon mesaj özelliğini karşılıklı şeederiz. Başka daha neler neler şedderiz görecez senin hal gidişine. Daha ne numaralar var bende der gibi. Tehlikeli uzak durmakta fayda var. Y<oksa daha yolun başında tekerin lastiği patlayacak.

  7. Faaliyet raporu
    5393 MADDE 56. — Belediye başkanı, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 41 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen biçimde; stratejik plân ve performans programına göre yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş performans ölçütlerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerini ve belediye borçlarının durumunu açıklayan faaliyet raporunu hazırlar. Faaliyet raporunda, bağlı kuruluş ve işletmeler ile belediye ortaklıklarına ilişkin söz konusu bilgi ve değerlendirmelere de yer verilir. Diyorda faaliyet raporuna baktım belediyenin borçlarını göremedim. Erdem GÜL başkan Belediyeyi nekadar borçla devr aldığını biliyormu. Sanmıyorum. Bir şeyden haberi var gibi değil ama çabada göstermiyor. Üstelik bu telefon skandalı olacak iş değil ya. Onu hemen iade ettirsin. Müdürede soruşturma açtırsın. Bu kadın onu daha işin başında rezil rüsva edecek. Adamı ne biçim kullanmış. Kendisinede telefon almak için başkanı bahane etmiş. Bence görevinden almayı bırak Belediyeden göndermesi lazım.

  8. Benim mi soyadım saf, Erdem GÜL ün mü. Bukadar saflık olupta balıklama atlanılırmı. Bir telefon için düştüğü duruma bak. Farkında da değil herhalde. Dakka bir gol iki. Önceki borçlanmaydı bakalım daha neler çıkacak altından.

  9. Macer hanımla Meşim Hanım Avrupa seyatine kim gönderdi Zannediyorsunuz. Almanya Hollanda size neyi hatırlatıyor. Almanya vakıf ve dernekleri Adalarda yaygın. Ne mi yapıyorlar. Bilmem. Azcık karıştırın anlarsınız. Devletimizi ve Emniyet Müdürlüğümüzü arştırma yapmaya davet ediyorum. Burda organize plan dahilinde bu zıt kutuplar olan kişiler buluşup buralara gittiler. Bu organize seyahat Başkanın bilgisinde gerçekleşti. Dernekler ile bağlantı için görevlendirildiler. Yoksa macerin yaptıkları için gelir gelmez görevden alması gerekirdi. Aldımı yok. Neden İşte bundan. macer CHP li geçinirde teyyare seyyare gibidir. Meşimse kocası AKP yöneticisi kendisi baıörtülü ayrı zıt bir karakter. Bunlar çoluk çocuğu alıp hep beraber maile Almanyaya hollandaya gidecekler hadi canım sende. Resmen iritibat için gittiler. Bu zıt karakter ve şahsiyetlerin benzerlerinin birleşmesini bir de FETÖ yapılanması içinde görebilirsiniz. FETÖ de bakıyorsun solcusu var, Akp lisi var, koministi var, sermayeder olanı var, bürokraside olanlar çok çok bol var yani anlayacağınız FETÖ-PYD-PKK yapılanmasındaki tüm zıt kutuplar gibi Macer ile Meşim ailece Almanyadalar . Geziymiş haa. Hadi canım sende. Bunlar Fetöcümü, Dernekçimi Emniyet illa çözer. Devletimize güveniyoruz bunlar ortaya çıkacak yakında. 15 mayısı bekliyoruz üstünede bunlar ilave olunca bayağı ağır olacak.

  10. Adalar Belediyesinde Meclisten geçen yönetmeliğe göre idari işlemlerde emir komuta silsilesi nasıl BİLİYORMUSUNUZ.
    “Yazışmalarda, Belediye Başkanı veya müdürlüğün bağlı bulunduğu Başkan Yardımcısının denetim ve gözetiminde, Adalar Belediye Başkanlığı İmza Yetkileri Yönergesi ve Yazışma Kuralları ile ilgili yönetmelik hükümlerine göre hareket edilir.
    Son Hükümler Yönetmelikte Yer Almayan Hususlar MADDE 22 – (1) Bu yönetmelikte yer almayan hususlarda yürürlükteki ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Yürürlük MADDE 23 – (1) Bu yönetmelik, Adalar Belediye Meclisi tarafından kabulü ve Adalar Belediyesi’nin internet sitesinde ilanı ile yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 24 – (1) Bu yönetmelik hükümlerini Adalar Belediye Başkanı yürütür.”
    Şimdi sorarım sana Hacer hm sen Başkan yardımcısı nedir bilirmisin? bilirsen takarmısın ? Boşgeç Başkanı takarmısın?

  11. İnsan ne çekerse bir tutamadığı ağzından bir de aklından çekermiş. Ağzına hakim olmak kişinin elinde de aklına hakim olmak için önce Allah akıl verecek. Tamam akıl vermemişsede izleyici olacak. Hemde iyisinden. Madem akıl yok akıllı adamları izleyecek. Olayları izleyecek. Ders çıkartacak. Şimdi çömez başkanımız 15 mayısta yargı karşısına çıkıyor. Başına bir işler gelmiş. Doğru yanlış Adalet karara bağlayacak. Detayları bilmeyiz. Allah kurtarsın diyecem ama yaptığı bu olaydan sonra aman kurtarmasın başımızdan alsın diye dua ederim gari. Sonra Müdürhanımada kızmam. Kadın uyanık. Yerinde kalmak istiyor. Yeni eleman seçiminde hak ettiği yer olan en fazla şeflik kadrosuna dönmek istemiyor. Napıyor ediyor bakıyor adamın üstünden düşenler bile döküntü yaptırıyor satın alma bir koşu elemanı şadanı koşturuyor telefoncuya aldırıyor iki tane ipon 10 s en iyisinden ödetiyor parasını bir güzel belediyeye bu arada göz payınıda atlamıyor tabi. İkinci telefonuda cebine koyuyor. İşte burada akıl değil ama gazetelerde yazanlar hafızaya gelmeli düşünmeli başı mahkeme ile dertte olan bir insan. Demekki bu telefonu ben kendi cebimden almam, alamam, ammaaa diye azcık orda düşünmeli. Bunu alırsam ve ortaya çıkarsa beni ne ederler diye. Sonra boş ver ne ederlerse etsinler gözüm kamaştı ben bunu alacam dedidin ammmaaaa dur azcık düşün yine. Ya bu telefona casusu program yüklendiyse senin tüm konukmaların mesajların boş ver eşinle mahrem konuşmaların bile dinlenirse veya BYLOK denilen program yüklenip konduysa ne yaparsın. Ben aldığımda varmış desen inanan olmaz. Senin yükleyip yüklemediğini ispat etmen zorda zor. Ya tamam anladık akıl tutulması yaşıyorsun ama gazetecisin be ağabeyciğim hiç mi bilmezsin yada annen sana küçükkende mi söylemedi tanımadığın kimselerden bir şey alma, şeker falan uzatırlarsa peşlerinden gitme, dul kadından sabun bile alınmaz amannn bu tip kadınlardan uzak dur demedimi, alacaksan telefonu alma şekeri al daha iyi diye. Şu devirde kardeşin telefon hediye etse ambalajını sen açsanda o telefona güvenilmez. Telefon altından olsa alınmazzzz. Ne diyeyim. Meraktayım acaba sen başkanlığını tamamlayabilecenmiiii.

  12. Adalarda Chp li Erdem Gül başkan oldu.İlk önceleri Erdem Gül hakkında söylenen olumsuzluklar nedeniyle bir önyargımız vardı.Ancak gerek seçim sürecinde gerek makama oturduktan sonraki sakin tavrı nezaketi ile hakkındaki fikirlerimiz olumluya döndü.
    Ancak bu sefer de ortaya negatif itici bir meclis üyesi profili çizen meclis üyesi Engin Çelik çıktı.
    Diğer meclis üyeleri gerektiği zaman gerektiği kadar belediyeye geldiği halde Engin Çelik belediyeden çıkmaz oldu.Sanırsın belediye başkanı kendisi.Her toplantıda her görüşmede her an her dakika belediye başkanının odasında.Nerdeyse utanmasa kaptırıp makam koltuğuna oturacak.İnsan bir haddini bilir kardeşim.Başkan Erdem Gül kibar ve beyefendi biri oldugu için nezaketinden sana birşey demiyor.Ama bir rahat bırak da adam da başkanlığını yapsın.Fikrine yardımına ihtiyaç duydugunda tabi ki sana da sorar.Ama kendine bir misyon edinmişsin işi gücü bırakmışsın belediyeden çıkmıyormuşsun.Başkanı ziyaret edenlere kim vardı başkanın odasında dediğimizde duydugumuz tek isim Engin Çelik.
    Yeter ya.Bir sen meclis üyesi değilsin.Diğerlerinden rol çalma.Personel zaten işini yapar,devletin işi yürür.Senin ekstra katacağın iş öğreteceğin bir durum söz konusu olamaz.Yasa ve kanunlar var.Bunu da personel bilir.Ayrıca kimsenin sana belediyeden ayrılma dediğini de sanmıyoruz.Belediye Başkan Yardımcısı koltuğunu kapmak için bunu yapıyorsan da haberin olsun.Ancak itici antipatik oluyorsun.Koltuk kapmak böyle olmaz.Diğer meclis üyeleri gibi efendi efendi bekle.Görev verirlerse ne ala.Senin hiçbirinden bir üstünlüğün ve ayrıcalığın yok.
    Ha birde herseyi öğrenmek istiyorsun anladık da personel maaşlarının işçi maaşlarının sana neden fazla geldiğini de anlamadık.Başka işin yokmu senin.Parsonel maaşları seni ne ilgilendiriyor.Git dükkanına ekmeğine bak.Umarız seni başkan yardımcısı yapıp da Erdem Gül başına bela almaz.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*