DOLAR 6,7457
EURO 7,5803
ALTIN 368,152
BIST 109111,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Gök Gürültülü

Faytoncularda RUAM Feryadı!!!

06.01.2020
A+
A-

2019 yılının son günleri olan  30/12/2019 tarihindeAdalarda Ruam gerçeği! Suçlu kim?  yazımızda, Prens Adaları olarak bilinen Adalarımızdaki faytonları koşan atlarımızda görülen Ruam hastalığını haber yapmış ve Suçlu Kim? diye başlık atmıştık.

Her ne kadar Adalar Kaymakamlığı suçlu olarak Ruamlı at sahiplerini görmüş ve savcılığa şikayet etmiş olsa da, gazetemize gelen ihbarlar sonucunda, yaptığımız birebir araştırma ile ortaya çıkan gerçek bizleri gerçekten ürkütmüştü.

Adalar Belediyesinin, asli görevi olan temizlik hizmetlerini gereği gibi yapmadığı,  atların toplu bekleşme yerleri olan fayton duraklarının,  yıllardır yıkanmadığı, dezenfekte edilmediği, Adalar’da yağmurdan yağmura ancak hava şartları ile doğanın kendi kendine temizlik yapması anlamına gelen bir temizliğin söz konusu olduğu, hastalıklı hayvanların birbirine mikrobu bulaştırma yerinin sadece fayton duraklarında olabileceği, hastalığın başka türlü salgın şekline dönüşmesinin imkan dahilinde olmadığı gerçeği ortaya  çıktı.

Yıllarca ahır sorununa çare bulmayan Adalar Belediyesi, kaçak yapılan ahırlara ses çıkartmayıp göz yummakla faytonculara ayrıcalık sağladıklarını, oylarına bu şekilde ipotek koyduklarını, sizi bizden başka kimse idare etmez bakın oyunuzu bize verin dercesine onları bu çıkmaz sarmalına sokup çaresiz kalmalarına sebebiyet verdiklerini, öte yandan hayvan sağlık kontrollerinin yapılmasının takipçisi olmadıklarını, atların Adalara geldikten sonra üst üste olumsuz şartlardan dolayı hayatlarını çok kısa sürede kaybetmelerine sebebiyet verildiğini, bu duruma çare, proje üretmeyen yalnızca illegal işlemlere göz yuman Adalar Belediyesinin Ruam salgınında birinci derece sorumlu olduğunu, keza İBB’nin de 9 ayı geçen sürede seçimden önce sürekli gündemde olan fayton meselesine ilgisiz kalarak üzerlerine düşen vazifeyi layıkı ile yapmadıkları, tüm bu olumsuzluklar ortada iken birde kendilerinin suçlu gibi savcılığa şikayet edilmiş olmalarının büyük haksızlık olduğunu beyan etmektedirler.

Gazetemiz ahırları, fayton duraklarını gezmiş, faytoncular ve esnaf ile röportajlarda bulunmuş olayın mağduru iken suçlusu konumuna gelmiş olan faytonculara haksızlık yapıldığını tespit etmiştir. Gerçek suçluların kim olduğunu 30/12/2019 tarihinde “Adaların Ruam gerçeği! Suçlu kim?” yazımızda geniş incelemesini yaptığımız için bu yazımızda bu konuya değinmeyeceğiz.

Şu an Adalar’da Ruam salgını kadar acil halledilmesi gereken çok önemli bir mesele vardır. Oda her ne kadar içlerinde kötü niyetliler olsa da faytonlarda çalışan emekçi faytoncuların geçim durumu. Bilindiği üzere Ruam salgını sonrası, Adalar 3 aylık karantinaya alınmış olup, sonrasında bu sürenin 3 aylık periyotlar halinde, birkaç kez uzaması da kuvvetle muhtemeldir. Dahada ileri gidersek bize göre artık faytonların Adalar’da çalışmayacak olması…

Peki Faytoncular bu süreler içinde nasıl geçinecekler, evlerine ne şekilde ekmek götürecekler, çocuklarını hangi şartlarda okula gönderebilecekler, her şeyden önemlisi hayatlarını nasıl idame ettirebileceklerdir?

Bu hayati meseleyi Adalar Belediyesinin ve İBB’nin düşündüğünü hiç zannetmiyoruz. Büyükada’ya Çevik Kuvvet Polisleri ve TOMA gelip saat meydanında faytonculara müdahale etmeye başladığında, Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül meydanda gözükmemesi, sorunun kendisini hiç ilgilendirmediğinin göstergesiydi.

Bir an için fayton sorunun kendi sorumluluk sahasında olmadığını ve sorumluluk doğmadığını kabul etsek bile, seçimlerde bu faytoncu ailelerinin kapısını çalıp oylarına talip olup olmadığını düşünmelerini isteriz. Oylarını isterken şirin gözüküp sorun çıktığında “bizim sorunumuz değil, siz işinizi İBB ile halledin, biz tabiî ki sizin hep arkanızdayız merak etmeyin sizlerde iyi biliyorsunuz işte bakın atlarınızı bile bakanlık karantinasını bile delip belediyenin çıkartmasına doldurup adaya getiriyoruz, kaçak ahırlarınıza işlem yapmıyor ve sizleri idare ediyoruz, işte daha ne yapalım” mı diyeceksiniz? Yada buna benzer söylemlerinizin hepsi ayrı bir suç barındıracağının farkında mısınız?

Yukarıda sayılan konular hakkında işlem yapmayan yetkililer ile karantinayı delenlerin, çıkartma gemisi ile atları kaçak adalara sokan sorumluların ve kaçak ahırlara göz yumanların, savcılığa suç duyurusunda bulunmayan mıntıka sorumluları, imar müdürleri, temizlikten sorumlu olan Fen İşleri Müdürleri ve sorumlu Belediye Başkanı dahil suçludur.

Gazetemizdeki ilgili fotoğraflar iddia edilen suçların varlığını ortaya koymuştur. Konu hakkında daha fazla bir şey demeye gerek kalmamıştır. Suçlular belli gereği ifa edilmeli ama her şeyden önemlisi Adalar’daki faytoncu ailelerinin durumu ne olacak o derhal çözüme kavuşturmak için acil eylem planı hazırlanmalıdır.

Adalar Belediyesinin böylesi bir planı hazırlama kapasitelerinin olduğunu zannetmiyoruz. İBB desen iş başına geldiklerinden beri 9 ay geçmiş 2019 senesini devretmiş yeni yıla girmiş tık ses yok. Sorarsan projeler hazır elektrikli araçlar ile İSPAK devreye girecek İBB eliyle taşımacılık yapılacak fayton sahiplerine plaka başı 100-300 bin arası para verilip faytonlar lav edilecek, atlar kurtulacak ve atlar olmayınca ne ruam olacak ne sorun.

Böyle düşünenler kafalarına at gözlüğü takmışlar demektir.

Soru şu ?

FAYTONCU EMEKTARLARIN VE AİLELERİNİN DURUMU NE OLACAK ?

Bilindiği gibi fayton sahipleriyle İBB bir süredir anlaşmaya çalışıyor. Gelen bilgi henüz bir anlaşma sağlanamamış olduğu yönünde. Anlaşma ise at sahipleriyle yapılacak. Yani çalışanlar ile değil. İşte bu emekçilerin işi ne olacak? İçlerinde bir çok adalı aile var.

Cevapta yok, düşünende. İyide 2000 adet doğu kökenli Adalı faytoncu vatandaşlarımızın oylarına talipken böyle söylemiyordunuz. Aileleri ile beraber Adalar nüfusunun neredeyse yarısından bahsediyoruz. Seçim zamanı ziyaret ettiğiniz hanenin yaşlılarının ellerini öpüp şirinlikler yapıyordunuz. Çocuklarına, torunlarına belediyede iş bulabileceğinizi vaat ediyordunuz.

Hani Kardeştik. Hani komşu açken bizler tok kalamazdık. Hani sen ben yok biz vardık. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce ”3B (Barışacağız, büyüyeceğiz, adil bölüşeceğiz),  Her aileye bir ev, her eve bir maaş, öğretmenlere her 24 Kasım’da bir maaş ek ödeme, üniversite öğrencilerine de 19 Mayıs ve 29 Ekim’lerde 500’er TL, Hayvanlara yönelik suçlar kabahat olmaktan çıkarılıp ceza kanunu kapsamına alınarak cezalandırılacak, gençlik ve Cumhuriyet bursu  verilecek”, diyordu,

İBB Başkanı Ekrem İMAMOĞLU ise “ihtiyacı olan ailelere 6-13 bin TL arasında yardım yapacağız, hiç geliri olmayan yada açlık sınırında yaşamaya mahkum edilen her aileye ekmekte verecez, sütünüde verecez, içme suyunuda verecez, verecez vatandaşımızın yanında duracaz, halkçı Belediye anlayışının gereğidir, şu bahsettiğim yardımlar İstanbul Belediyesinin bütçesinin yalnızca ve yalnızca %1,9 tekabül ettiğini, kolaylıkla verebileceğini,nereye baksa umut ve kendisine inanan insanları gördüğünü,hiçbir yöneticinin tek bir vatandaşa bile  parmağını gösterip haddini bildiremez, vatandaş yöneticiye had bildirir” vaatlerinde bulunmuştu.

Manifestosunu açıklarken bonkör olan E.İMAMOĞLU Adalar faytoncularına manifesto harici yaklaşmasını tepkili karşılayan faytoncu esnafı, ortadaki duruma bakılırsa faili olmadıkları bir suçla suçlanıp, yapmadıkları hadsizliklerine rağmen kendilerine had bildirildiğini, ellerinden atları alınarak infaz edildiğini,  atsız, işsiz, aşsız bırakıldıklarını ve halende akıbetlerinin muamması içinde kahve köşelerinde yarın ne olacağını bilemeden kaderlerinin yönlendirecek açıklamaların gelmesini beklediklerini ifade etmektedirler.

Konuştuğumuz faytoncular şimdiden umutsuzluğa kapılmışlardır. Karantinanın haftası dolmadan ceplerinde okula giden çocuklarına verecek harçlığın kalmadığını, iki üç hafta sonra evlerine ekmek bile götüremeyeceklerini, bir iki ay sonra ise kiralarını ödeyemediklerinden ev sahipleri tarafından kapıya konulmak zorunda kalacaklarını, ne Adalar Belediyesi’nden nede İBB den karantina süreci içerisinde siz nasıl geçineceksiniz şeklinde bir çalışma yapılmadığını, hatta bu konuyu hiç düşünmediklerini beyan etmekteler.

Ruam salgını ile yüzden fazla atın itlafı hakikaten üzücüdür. Kesinlikle çare bulunmalıdır. Tamamda işsiz kalan faytoncular içinde hemen çare üretilmeli derhal çözümler üretilmelidir. Ruam salgınından birinci derecede sorumlu olan Adalar Belediyesi, faytoncuların işsizliği üzerinde ne yapabileceğini araştırmalı, kendisi üstesinden gelemiyorsa, İBB den yardım istemeli ve kendilerini Adalar’da iktidara taşıyan faytonculara yardım elini uzatmalıdır. Faytonculara yardım elini uzatmaları, HDP’li oylarına talip oldukları ailelere olan  boyunlarının borcudur.

Peki ne yapılabilinir?

Yerel gazete olarak belediyenin her türlü girdisini, çıktısını, personel durumundan, idari işlemlerinden, ihaleli işlemlerine kadar mercek altına aldığımız için naçizane önerimiz olacaktır.

Belediyedeki işçi statüsünde çalışan işçilerin izinlerine bakılacak olursa, kullanılmayan izin süresinin 1 ila 2 yıl arasında olan işçilerinin pek çok olduğu bilinmektedir.

Bu Adalar personellerinin işçileri için geçerli ise muhakkak İBB içinde aynı pozisyonda olan işçilerinin olduğu varsayılabilinir. İşçilerin senelerce mazeret izinleri dahil olmak üzere hiçbir izin kullanmamaları olası değildir. Muhtemelen her bir işçi, izin kullanmış ancak kafa izni denilen başlarındaki idarecilerin kullanılan izinleri, resmi kayıtlara işlememeleri nedeniyle izin kullanmamış göründüklerini iddia edilmektedir.

Yani aslında bu mevzu ile esaslı kamu zararı yapılmıştır ama gel de ispatla. Ama reel hal böyle ise, izin kullanılmış ama kağıt üzerinde kullanılmamış görünmekte ve emekli olduklarında çok büyük izin paraları alacaklarıdır.

Öyle ise İBB ve Adalar Belediyesi’nde bu durumdaki personellerin tespit edilip bir yada daha uzun süreler izinleri bitinceye kadar da olabilir, izne ayrılmalarını sağlayıp onların yerine mevsimlik işçi statüsünde  9 ay 29 güne kadar çalışabilecek şekilde faytoncuların temizlik hizmetlerine alınması ve temizlik hizmetlerinin karantina  süresi içerisinde işsiz kalan faytoncular vasıtasıyla gördürülmesi olayı çözüme kavuşturacak ve bu geçiş dönemimde faytoncuların evlerine ekmek götürülmesi sağlanabilecektir.

Tabi İBB Başkanı Ekrem İMAMOĞLU’nun her eve ekmek, süt, içecek su, 6-13 bin TL yardımı üzerine eklenirse, faytoncu aileleri Sayın İMAMOĞLU’na minnettar kalacak vaatlerinin de çoğu siyasetçi gibi  boş olup olmadığı da ortaya çıkacaktır.

Bizim aklımıza gelen çözümden daha mükemmellerinin üretileceğinden şüphemiz yoksa da (gerçi bu konuda şüpheliyiz) çorbada azcık tuzumuz olsun ve de belki de faytoncuların 2 ay sonra başlatabilecekleri açlık grevlerine varacak eylemlerinden önce yetkilileri şimdiden bıçak kemiğe dayanmadan önlemlerini almalarını istedik.

Faytoncular karantina süresi ve uzaması halindeki geçen süreler içerisinde, komşularında borç alma kredilerini tüketecekleri, başka geliri olmayan ev sahiplerinin de tahammüllerini zorlayacakları için evden atılma baskı ve stresi ile karşı karşıya gelecekleri, Adalar’da yaşayan halkın ve esnaflarında sıkıntıdan dolaylı etkilenecekleri gibi ilerleyen safhalarda faytoncular açlık grevini zaten doğal olarak yapacaklardır. Çünkü yiyecek lokma bulamayacakları için çoluk çocuk hep beraber aç olacaklardır.

Şimdiden Faytoncular için olay açlık sınırına gelmeden acele önlem alınması şarttır. Gücü ve vaatleri itibarı ile birinci sıraya koyduğumuz İBB ile faytonculara olan iktidar borçları gereği Adalar Belediye Başkanlığını, yerel basın olarak yüklendiğimiz Kamu görevimiz gereği gecikmeden önlem almaları konusunda uyarıyoruz.

Şükrü Abanoz

ETİKETLER: ,
YORUMLAR
  1. Şebboyun tarihçesi dedi ki:

    Daha önceki CHP’li Belediye Başkanı olan Dr. M.Farsakoğlu zamanında, çöp firmasında süpürgeci olarak çalışıyor gösterilip, Farsakoğlu’nun yanında sağ kolu gibi çalışan, taşeron elemanı olan Ş.KIRTEKE, için müfettiş raporlarında geçen ifadeler nelermiş bakın öğrenin.
    Adalar Belediyesine yapılan bir şikayet için gelip, 04/04/2017 tarihinde Araştırma Raporu tanzim eden İBB müfettişi N.ÖZDEMİR’in,(İstanbul Valiliği’nin 10.02.2017 tarihli, 91101911129-663.07/11279 sayılı yazısı ve Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 14.02.2017 tarihli, 91101922-663.08/138 sayılı yazısı gereği) yaptığı araştırma raporunda,
    “Şebnem Uztürk KIRTEKE : Kadrolu düz memur “Eğitmen” olarak Belediyede görev aldığı, Açık Öğretim İletişim Fakültesinin, Basın-Yayın Bölümünden mezun olup, Pedagojik eğitmenlik formasyonu kazandıran lisans bölümünden mezun olmadığı halde, önceki dönem Belediye Başkanlığınca(Dr.M.FARSAKOĞLU), sözleşmeli memur olarak işe alındığı, müteakiben 657 Devlet Memurluğuna atanmıştır. Adı geçen personel uzun süre tedviren Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünü yürüttüğü görülmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi, bu birimin kadrolu müdürü, Feza GÜZEL isimli personeldir. Şebnem UZTÜRK KIRTEKE ’nin “EĞİTMEN” lik vasfı ve formasyonu olmadığı halde, 5393/49. maddeye göre “SÖZLEŞMELİ” memur olarak atanması kanuna aykırıdır. Adı geçen hakkında, 675/98.maddesinin uygulanması icabeder. Belediye İdaresi bu işlemi yerine getirmemekle, görevin ihmal ile kamu görevini kötüye kullanmaktadır.” Demiş.
    23/03/2018 tarihinde İstanbul Valiliğine verilmiş nihai raporda “5393/49. maddeye göre “EĞİTMEN” olarak sözleşmeli alınmış Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Basın-Yayın bölümünden mezundur. Eğitmen yetiştiren herhangi bir okuldan mezun değildir.Sözleşmeli alınışı yasaya aykırıdır. Önceki dönem Belediye Başkanı(M.FArsakoğlu) tarafından sözleşmeli alınmıştır.
    Bilahare Devlet Memurluğuna geçiş yapılmıştır. Şaibeli olduğu görülen sözleşmeli memurluktan sonra Kadrolu memur yapılması ile KPSS sınavlarına giren milyonlarca kişiden birinin memurluk hakkının önüne geçtiği, bu meyanda sebepsiz zenginleşme sağladığı kanaatindeyiz.
    Fetöden tutuklu Erkan KARAARSLAN’ın firmalarına usulsüz verilen ihalelere ait dosyalarda imzaları bulunmaktadır. Harcama Yetkilisi olarak usulsüz düzenlenmiş evrak imzaladığı görülmektedir. İmzaladığı evrakı ilgilendiren konular hakkında yeterli bilgi birikimi olmadığı anlaşılmaktadır. 657 sayılı yasaya tabi memuriyeti şaibelidir. Denmiş.
    Müdürlük yaptığı Basın Yayın Birimindeki yıllık ödenek tutarının nerde ise tamamını açık ihale ile yapılmasını sağlamadan, rekabetsiz doğrudan temin usulü ile harcanmasına sebebiyet verdiği bununda ödeneğin ancak %10 kadar doğrudan temin yapılma şartını ihlal ettiği ve KAMU ZARARI verdiği düşünülmektedir.
    Adı geçenin akçalı iş ve işlemleri ve 657 sayılı yasaya tabi memuriyeti yeniden incelenmelidir,incelemeye alınması kanaatindeyiz.” Denmiş.
    Şebnem KIRTEKE için eğitmen kadrosundan Belediyeye sözleşmeli personelden memur alınma şartlarını taşımadığını dolayısıyla memurluğunun şaibeli olduğuna, Fetöden tutuklu Erkan KARAARSLAN’ın firmalarına usulsüz verilen ihalelere ait dosyalarda imzaları bulunduğu,Harcama Yetkilisi olarak usulsüz düzenlenmiş evrak imzaladığı, Müdürlük yaptığı Basın Yayın Birimindeki yıllık ödenek tutarının nerde ise tamamını rekabet ortamı sağlanan açık ihale ile yapılmasını sağlamadan, doğrudan temin usulü ile harcanmasına sebebiyet verdiği, ödeneğin ancak %10 kadar doğrudan temin yapılma şartını ihlal ettiği ve KAMU ZARARI verdiği dair Araştırma Raporunda kanaatlerini sıralamış.
    Sözleşmeli personel pozisyonundan memur olan Ş.KIRTEKE daha sonra Atilla AYTAÇ zamanında aynı görevde devam ettirildiği, AYTAÇ zamanında yıldızı daha da parladığı söylenmiş. Öyle ki Atilla Aytaç’ın Belediye yönetimini ona devrettiği, Belediyede, EŞ BAŞKAN gibi davrandığı, Başkan Yardımcılarının bile ona sormadan karar vermediklerini, Taşerondaki personelin Kadroya alınması için kurulan heyete, Başkan yapıldığı ve şu an evleneceği kişi olarak söz edilen, Belediyede Taşeronda çalışan, Destan ÖZGİT isimli çalışanı, kadroya dahil ettiği ancak bu şahısın güvenlik soruşturmasının olumsuz gelmesi nedeniyle, kadroya geçmesinin mümkün olmamasına rağmen, sahte evrak düzenleyip yada düzenlenen sahte evraka göz yumduğu ve kadroya aldığı konuları incelenmelidir. Kim inceleyecek Erdem mi ? Hadi canımmm. Kredi kartlarını ödeyecek gözü kara memurmu var. İçki paraları için her ay düzenli doğrudan temini başka kim yapar. Hedef daha çok para için daha çok ruhsat. Ruhsata hücum.

  2. e.k dedi ki:

    erdem geliyoruz.yukleniyor….farsak aytaç dürüst ol kalıcı ol