DOLAR 7,8185
EURO 9,2825
ALTIN 483,561
BIST 1211,51
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sağanak Yağışlı

Faytonların kaldırılması atlar özgürleşecek diyeydi, atlar gerçekten özgürleşti mi?

27.09.2020
A+
A-

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından ilgili kurum ve kuruluşlardan davetlilerin de katılımıyla Adalar’da Yönetin ve Planlama toplantısı gerçekleştirildi.

Faytonların kaldırılması atlar özgürleşecek diyeydi, atlar gerçekten özgürleşti mi

Toplantı, Adalar Belediyesi Başkanı Erdem Gül, Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Engin Çelik, İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün, İBB Şehir Planlama Müdürü Fatih Doğan,  resmi kurum temsilcileri, sivil oluşum temsilcileri ve ilgili vatandaşların katılımı ile gerçekleştirildi.

Toplantıda öncelikle İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün; Adalar’da çalışmaların klasik bir planlama anlayışı ile yürütülmediğini, yeni yerleştirmeye çalışılan katılımcı planlama yöntemini ile yürütüldüğünü ve Adalar için vizyon, strateji belgesi ve yaşayan bir nazım plan üretilmeye çalışıldığını vurguladı. Sivil toplumla birlikte çalışarak Adalar ve İstanbul için kıymetli bir çalışma olmasını umduğunu belirtti.

Toplantıya katılan katılımcılardan bazılarının görüşleri şöyle;

“Faytonların kaldırılmasıyla temizlik, düzen, ucuz ve kolay ulaşım sağlandı. Belki ilerde taşıma aracı değil ama gezinti aracı olarak faytona yer verilebilir ama bugün böyle olması gerekiyordu. Fakat bununla birlikte akülü araç ve bisiklet karmaşası yaşanmaya başlandı ve düzen bozuldu. Şehir merkezine bisiklet ve akülü araç girmemesi gerekir. Deprem çok ciddi bir problem ve bununla ilgili doğru dürüst bir çalışma maalesef yoktur. Tarihi mirası korumamız gerekir. Kültür ocağının kurulması faydalı olabilir.”

“Faytonların kaldırılması atlar özgürleşecek diyeydi, atlar gerçekten özgürleşti mi? Valilikten çıkan kararla, atlar yurda dağıtıldı ve gönderildikleri yerlerde yine çalıştırılıyorlar, pek çoğu bu süreçte öldü ve bazıları hala hapis. Faytonların satın alınmasına ayrılan milyonlarca liralık bütçe ile fayton düzenlenemez miydi? Argümanlardan biri de mafyalaşmaydı, faytonların gitmesiyle mafyalaşmadan kurtulduk mu, o kişiler cezalandırıldı mı yoksa duruyor ve başka yerlerde başka alanlarda mafyalaşmaya devam mı ediyorlar? Ayrıca sürdürülebilir ekonomi de kalkmış oldu, akülü araçlar her yerde ve faytoncular meslek kaybına uğradı. Bu bir kültürel mirastı, yok edildi. Fayton konusu ekoloji grubu altında bir alt grup olmasın, ayrı bir grup olsun. Elektrikli araçlar ve akülüler  de ekolojik değil, atık aküler ne olacak? Depremde elektrik ve enerji sistemleri ortadan kalkınca yine yaya kalacağız.  O yüzden ulaşım konusunda eskiye dönüş talebimiz var. Ayrıca şeffaflık istiyoruz, atları gidip göremiyoruz. Atların pisliğinden bahsediliyor, günübirlikçiler de pislik, atık bırakıyor, bu belediyenin sorumluluğudur.”

“Ekolojinin korunması için ormanın korunması lazım. Orman stres altında bırakılıyor. Ormanın korunması için belli parkurlar belirlenmeli ve diğer yerler kapanmalı. Ancak tel örgüyle değil, daha medeni bir yöntem kullanmalı. Belli parkurlarda atlar gezebilir. Terapi amaçlı atların kullanılması düşünülebilir. Orman ve şehrin iç içe olduğu alanlarda tepeden inme ve halkı hiçe sayan yönetimin törpülenmesi gerekiyor.”

“ İklim krizinden hiç bahsedilmedi. Burada yapılacak her plan iklimle alakalı gitmeli. Çünkü biliyorsunuz 1 metre sular yükselecek bu bir varsayım değil, bütün kıyı planlamaları buna göre yapılmalı. Kültürel peyzaj diyoruz, yaşayan tüm canlı varlıklarıyla, tarihiyle, bitkisiyle birlikte korunabilmesi çok kıymetli bir şey. Bunu belki planlamanın daha üstlerine taşımamız gerekiyor. Ekoloji ve iklim krizi ve kültürel peyzaj, belki üç bir arada değerlendirilmeli. Özellikle Büyükada’da denize açılan bütün yollar kapalı, halka ait olan bütün yollar kapalı. Duvarlar var, bildiğim kadarıyla belediyece tespit edilmiş bir yüksekliği var duvarların, o da 0.50 metre. Bütün duvarlar bunu aşmış durumda, 1.5 metre, 2 metre, üzerine bir de jilet döşenmiş. Burası çok özgür bir alan. Bu denetimsizlik devam ederse eğer, buradan çıkacak planlamadaki son derece faydalı yararlı işlerin hiçbir faydası olmaz. Aynen faytonların bir günde kaybolması gibi, alınan kararların hepsinin tepeden, bize hiç danışılmadan alınması, adalıları en çok üzen nokta budur. Ulaşım çalıştayından alınan sonuçlar göz ardı edildi. Size güveniyoruz ama sizin bağlı olduğunu kurumlarla ilgili soru işaretlerim var.  Planlama yapılıyor kültürel peyzajı bozan konulardan biri de günübirlik yapılan işler, otobüslerin getirilmesi, otobüsler korna çalıyor, taksiler 20 km hızı aşıyor, kazalar oluyor. Bunların planlamada başa dönerek yeniden yapılmasını istiyoruz. Yapılan park, peyzaj neye göre yapıldı, hiçbirimize sorulmadı. Yenilikçi şeyler istiyoruz.  Denetimsizlik en büyük sorun. En başa denetimi koymamız lazım. O meydandaki park neye göre yapıldı. Biz diğer 38 ilçenin planı gibi bir plan istemiyoruz.

“Sezdiğim şey olabilecek tehlikelere yönelik önlemler doğrultusunda önceliklerimizi belirliyoruz. Orman yangını, atık sular, çöpler vs. Bir tık ileri gidebilmek için bazı değerleri belirleyip, adanın kendi türlerini vs., kültürel peyzaj öğeler üzerinden ilerleyebilmemizi sağlayacak bir imkan doğması beni heyecanlandırıyor. Plan bunun için belki bir araç olacak ama planlama dönem dönem yapılır, uygulanmasının denetlenmesi sürekli bir iştir. Ekoloji biraz belirsiz bir kavram gibi görünüyor bana, onun için birçok şeyi ekoloji kutusuna koyabiliriz ama daha somut problemleri çözebilirsek yol katederiz.”

“Adalar’daki ekonomik yapıyla ilgili bir fikrim var. Doğa ve tarihi korumak için Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğünün adada bir şubesinin tesis edilmesinin gerektiğini düşünüyorum. Buna bağlı olarak taş, ahşap, metal eğitim atölyelerinin uzman ekiplerce kurulması ve bu vesileyle Adalar’da eğitilmiş istihdamın yaratılması faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Bir de her adada bir atölye olabilir, İtalya’da örnekleri var. Mesela Kınalıada’da bir cam atölyesi, Heybeliada’da bir halı atölyesi gibi. Turizm şirketleri bunu destekleyecektir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.