DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
ALTIN 484,933
BIST 1441,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Parçalı Bulutlu

Güle güle Mustafa Amca…

18.04.2021
A+
A-

Çocukluğumuzun efsane ismi Mustafa Karaduman aynı zamanda Büyükada’nın da görsel hafızasıydı, çektiği vesikalık ve diğer önemli fotoğraflarıyla uzun yıllar adalılara hizmet etti. Mustafa Amca, Kastamonu’da köyünden çok genç yaşlarda Büyükada’ya geldi. Orman işçiliği, Horoz Reis’in tayfası olarak Kumsal’da balıkçılık, büfecilik gibi birçok işte çalıştı.

Bir kış sabahında saat 05.00 gibi titreye titreye Kumsal’a işe giderken San Pasifiko Kilise’sinin önünde “Allahım daha güzel bir işe sahip olayım” diye dua etti. Ermeni vatandaşı Ebeyan’dan ilk fotoğrafçılık eğitimini alarak mesleğe adımını attı. Hayatının değiştirecek işi ise İskele Meydanı’nda Keldani vatandaşı Şükrü Soydan Bey’in iskele dükkanında yakaladı. Şükrü Bey, genç Mustafa Karaduman’a mesleğin püf noktalarını öğretmeyi pek istemiyordu. Meslek sırlarını saklıyordu. Mustafa Karduman Şükrü Bey’in yokluğunu bilerek karanlık odada banyo yaparak fotoğrafçılığını geliştirdi. Büyükada’da restoranlarında, İskele Meydanı’nda fotoğraflar çekmeye başladı. Çektiği filmleri Temenna Sokağı’nda iki odalı evin bir odasını karanlık oda haline getirerek orada siyah örtüler arasında banyo edip bastığı fotoğrafları tekrar müşterilerine yetiştirdi. 

Adada yaşan Rum vatandaşlarımızın Kilisede vaftiz ve düğün, ayrıca doğum günleri fotoğraflarını çekti. Rum vatandaşların büyük desteğini gördü meslek yaşamında.

6-7 EYLÜL BÜYÜKADA

1955 yılının 6-7 Eylül’ünde Mustafa Karaduman, Keldani vatandaşı Şükrü Soydan’ın dükkanında çalışıyordu. Bir grubun iskelede dükkanın önüne geldiğini gördü. Saldırgan grup dükkanın önünde toplanıp yağmaya hazırlanıyordu. Gözüpek delikanlı Mustafa Karaduman, Türk bayrağını kaptığı gibi dükkanı önüne çıktı. Bayrak törenindeymiş gibi Türk bayrağını karnına dayadı ve İstiklal Marşı’nı söylemeye başladı. Grubun öndekileri şaşırdı ve onlar da hazırola geçti ve İstiklal Marşı’nı dinledi. Marş bittiğinde Mustafa Karaduman “Burası benim ekmek teknem burayı yağmalamanıza müsaade etmem” diye bağırdı. Bu kararlı karşı çıkıştan sonra grup başka dükkanlara yöneldi.

FOTOĞRAFÇI MUSTAFALAR: DÜKKAN AÇIYOR

Büyükada’da İskele Meydanı’nda Baltaoğlu Süleyman anıtının karşısında kaldırımda iki şipşakçı fotoğrafçı vardı. Bu ikisinin de adı Mustafa’ydı. Yani adada iki şipsakçı bir seyyar üç fotoğrafçının adı Mustafaydı.

Anadolu Kulübü’nde seyyar fotoğrafçı olarak çalıştı. Hatta Taksim Meydanı’nda insanların fotoğraflarını çekmeye başladı. Sonra İskele Meydanı’nda Ankara Palas şimdiki adı Princes olan otelin altında ilk fotoğrafçı dükkanını açtı. 

Oğulları Rıdvan, Taylan ve Erkan Karaduman ile birlikte artık adanın önemli fotoğrafçısıydı. Üç oğlu ile beraber fotoğraf işini büyüttü. 

ARŞİV YOK OLDU!

Büyükada’nın efsane fotoğrafçısı Mustafa amcanın son zamanlarını oğlu Erkan Karaduman’dan uzun uzun hep dinlerdim. Yıllarını Büyükada’da geçirmiş ve birçok olaya şahit olmuş Karaduman, aynı zamanda adanın sözlü ve görsel tarihi için bulunmaz bir fırsattı. Fakat birçok kez Erkan’la beraber rötuş yaptığımız, birlikte vakit geçirip oyun haline getirdiğimiz fotoğrafhanesinin üst katı 1978 yılında bir gece yarısı çökünce Büyükada’nın önemli insanlarının yer aldığı değerli negatif arşivi yok oldu. Mustafa Karaduman girişimciliği sayesinde Büyükada Karakol’unun karşı sokağında adalılara başka bir hizmete girişti. Sokağı, Belediyeden kiralayan Mustafa amca uzaklardan vapurLa karşıya geçmek isteyenlerin bisikletlerini sokağın kaldırımında park ettiriyor. Adaya dönemeyenlerin bisikletini dükkanında koruyor, o zamana göre iyi de para kazanıyordu. Oğlu Erkan Karaduman da ve biz arkadaşları da bisiklet parkını oyun alanı haline getiriyoruz. Günümüzün büyük bölümünü bisiklet parkında geçiriyorduk. Mustafa amca, daha önce söylediğim gibi birçok çeşitli işler yaptı. Büfecilik, fotoğrafçılık son olarak oğullarının isimlerinin baş harflerinden meydan gelen TRE müzik evi. 

Bu müzik evin ve fotoğrafçı dükkanı çaldığı güzel müzikler sayesinde adalı gençlerin toplandığı buluşma yeriydi. Birçok adalı genç bu dükkan önünde müzik dinlerken tanıştı, arkadaş oldu, çıktı bazıları da bu arkadaşlıklarını evlilikle sonuçlandırdı.

Mustafa amcayla son yıllarda Erkan’la birlikte gerçekleştireceğimiz bir projemiz vardı. Maalesef hayata geçiremedik. Mustafa amcanın çocukluğumdaki yıllarına zaten şahittim, son zamanlarının birçok hatırasına da oğlu Erkan sayesinde sahibim. Büyükada’nın geçmişini, hatıralarını, yaşanmışlıklarını, pişmanlıklarını neler yapıp yapamadıklarını biliyorum. Acısı tatlısı ile 92 yılın anıları bunlar. Kimlerin fotoğrafını çekmedik ki, hangi anılara şahit olmadı ki, Mustafa amca Yunan işadamı Onasis’in yatının Büyükada’ya gelişinde, Menderes ile buluşmasını birçok ünlü kişi ve sporcuların Büyükada ziyaretlerinde izleyip fotoğraflarını çekti. Adanın birçok acılı, tatlı olaylarına şahit oldu ve onu belgeledi.

Mustafa amca dükkanın tam karşısında bulunan Bahariye lokantasına gelir dükkanını görebileceği bir masaya oturur, antrikotunu söyler, eti pişinceye kadar bir bira içer, oradan da dükkanını keserdi. Bir olumsuz durum veya bir müşteri geldi mi hemen dükkana koşar duruma müdahale ederdi. İşi bitince de tekrar antrikotunun ve birasının bulunduğu masaya konuşa konuşa gelirdi.

HELALLİK

Mustafa amca sert, ekmek parasını çıkarmak için uğraşan bir mücadele adamıydı. Biz o dükkanına gelir gelmez çocukken Erkan’ın yanından hemen toz olurduk. Korkardık ondan, genelde hep söylene söylene gelir, bir şeyler söyler yine giderdi. Yürümeyi çok severdi, adayı kim bilir kaç kez dolaşmıştır. Öğle yemeğine evine giderken Erkan’a “Yoğurt al yemeğe” diye sipariş verirdi. Son zamanlarında yaptığı hatalarıyla yüzleşti. Kırdığı, küstürdüğü kavga ettiği kişlerle, hayatta olmayanlarla ise mezarlıklarına giderek helallik istedi.

Büyükada’nın görsel tarihine sahip Mustafa Karaduman’ı artık oğulları anıları ile yaşatacak.

Mustafa amcaya rahmet, eşi Nejla teyzeye, Rıdvan, Taylan ve değerli kardeşim Erkan olmak üzere tüm Karaduman ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.

Adil Bali

Odatv.com

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.