Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), İstanbul’da İsrail konsolosluğu önünde protesto gösterisi düzenledi.

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP),İstanbul’da İsrail konsolosluğu önünde İsrail’in Filistin Halkına karşı vahşice saldırması sonucunda ölen 60 Filistinli için protesto gösterisi düzenledi.

HKP üyeleri, dün saat 19.30’da Levent metro durağından konsolosluk önüne bir yürüyüş gerçekleştirdi.Yürüyüş sırasında “Filistin Halkı Yalnız Değildir!”,”Katil ABD Katil İsrail”, “Katil AB-D Ortadoğu’dan Defol!”,”Kudüs Filistin Halkınındır” şeklinde slogan attı.

HKP MYK Üyesi ve İstanbul İl Sekreteri Razaman Kap basın açıklamasını gerçekleştirdi. Kap açıklamasında “Tarih kesince ispat etmiştir ki, böyle kanlı diktatörler, zalim devletler, kan içiciler hep devrilip Tarihin lanetli sayfaları arasına yuvarlanıp gitmişlerdir”dedi.

Yapılan o açıklama:

Kahrolsun Emperyalist ve Siyonist İşbirlikçileri! 

 

Yüreklerimiz kan ağlayarak öğrendik ki, ABD Emperyalist Haydudunun Ortadoğu’daki Çakal Petrol Bekçisi ve İleri Karakolu olan İsrail, bugün Gazze’de ABD ve İsrail’in Kudüs’ü ilhak etmesine tepki olarak yapılan sivil protesto gösterisini kana, acıya ve gözyaşına boğmuş.

5 ay önce, ABD Haydut Devletinin Başı, faşist bunak, manyak Trump; “Kudüs’ü İsrail’in başşehri olarak tanıyoruz ve Büyükelçiliğimizi oraya taşıyoruz.”, dedi. Tabiî Siyonist Devlet hemen atladı buna. Büyük bir sevinçle alkışladı, faşist bunağın bu kararını.

Katil Amerika Kudüs’te Büyükelçilik binası oluşturdu ve burayı donattı. Bugün de Siyonist Devlet temsilcileriyle birlikte açılışını yaptılar, Kudüs’teki Büyükelçiliklerinin.

Bu hukuk dışı, vicdan dışı saldırganlık ve ilhaka karşı masum Filistin Halkının göstermiş olduğu sivil bir tepkiye, yani protesto yürüyüşüne en acımasız biçimde, ağır silahlarla saldırdı, İsrail. An itibarıyla 60 Filistinli masum sivil gösterici, vatanını ve İslam Aleminin ikinci Mekke ve Medine’den sonraki Üçüncü kutsal Şehrini savunmaya çalışırken hayatını kaybetmiştir. Endişe ederiz ki hayatını kaybeden Filistinli masumların sayısı artacaktır. 1700 masum Filistinli kardeşimiz de yaralanmıştır, Siyonist insanlık düşmanı devletin saldırısı sonucunda.

Hatırlanacağı gibi, bu Siyonist cellatların saldırıları tâ Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı yıllarından bu yana devam edip gelmektedir. Özellikle de 1948’den itibaren nitelik değiştirerek farklı bir boyuta taşınmış ve genç yaşlı, kadın çocuk demeden çok daha vahim kitlesel katliamlara dönüştürülmüştür.

Köyler, kasabalar; insanları tümden katledilerek Müslümanlardan arındırılmış, sonrasında da Yahudi Yerleşim Yerleri haline getirilmiştir.

1967 Haziran Savaşı ya da Altı Gün Savaşı sonrasındaysa, Filistinliler açısından çok daha ağır şartlar oluşturan bir durum ortaya çıkmıştır. Ve İsrail katliamları artık hemen her gün gerçekleştirilen olaylar haline gelmiştir.

1991’den itibaren Sovyetler Birliği ve Sosyalist Kamp’ın çöküşü, ABD ve Ortadoğu’daki Bekçi Köpeği İsrail’in kan içme iştahını daha da artırmış, o insan soyunun baş belası canileri daha da pervasızlaştırıp azgınlaştırmış ve kuduzlaştırmıştır.

Tüm bu yaşananlar şu gerçeği matematiksel bir kesinlikte ortaya çıkarmıştır ki; ABD Emperyalist Haydudu, onun Ortadoğu’daki İleri Karakolu Siyonist İsrail ve AB Emperyalistleri, insanlığın baş belası olmuştur.

İnsan soyunun baş düşmanı bunlardır…

Ve bunlar iflah olmaz. Bunlar değişmez. Bunlar dönüşmez. Bunların emperyalist devletler olma hali değişmedikçe, yani buralarda bir sosyalist devrim gerçekleşmedikçe, bunlar savaşmaya, kan dökmeye, saldırı, işgal ve ilhaklarda bulunmaya, insanlığa acılar çektirmeye; özetçe her türden ahlâki, vicdani ve insani değerleri, evrensel hukukun genel ilkelerini hiçe saymaya devam edeceklerdir.

Bu konuda hiçbir tereddüt söz konusu olmamalıdır…

Bu arada; her kim ki bunlarla ekonomik, siyasi, askeri ilişkiler kuruyor ve onlarla müttefiklik ediyorsa, onlar da tartışmasız biçimde bunların suç ortaklarını oluşturmaktadır.

Filistinli masum insanların kanı, bu işbirlikçilerin ellerine de bulaşmış olmaktadır. Dolayısıyla da bu işbirlikçiler de hukuki, ahlâki, vicdani ve insani değerlerden kerte kerte, adım adım uzaklaşmakta ve insanlıktan çıkış sürecine hızla ilerlemektedirler.

Tarih kesince ispat etmiştir ki, böyle kanlı diktatörler, zalim devletler, kan içiciler hep devrilip Tarihin lanetli sayfaları arasına yuvarlanıp gitmişler ve oralarda kendilerine layık bir yer bulup yerleşmişlerdir.

İnsanlık onları hep tiksintiyle, nefretle hatırlamakta ve anmaktadır…

Bunların da sonu aynısı olacaktır…

 

Kahrolsun İnsanlık Düşmanı ABD-AB Emperyalist Haydutları!

Kahrolsun Onların Ortadoğu’daki Baş Celladı Siyonist İsrail!

Kahrolsun Emperyalist ve Siyonist İşbirlikçileri!

Yaşasın Masum ve Mazlum Filistin Halkının Haklı Mücadelesi!

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz