Hammamizade

Hammamizade

Hammamizade

Büyük Türk bestecisi

(1778-1846).

Yine bir Gülnihal aldı bu gönlümü

Sim ten gonca fem bibedel ol güzel

Ateşin ruhleri yaktı bu gönlümü
Pür eda pür cefa pek küçük pek güzel

Allah rahmet eylesin bu şarkıyı annemle babam çok severlerdi. Annemin sesi çok güzeldi. Okurdu. Türk sanat Müziğine olan ailecek sevdamız annemden ve babamdan bizlere geçmiştir. Çocuk yaşımda bile hangi beste kime aittir hangi makamdadır bilirdim. Kardeşlerimde bilirdi. Suzan müzik aşkını hiç terk etmedi, sesinin güzelliğine bestekârlığını da ilave etti. Türk Sanat musikisi benim ve ailem için bir hayli önemli.

 

TÜRK Sanat Musikisi denilince olmazsa olmazların başında Hammamizade İsmail Dede Efendi gelmektedir.

Onun ölümsüz eserleri ile Türk Sanat Müziğine katkılarından, yaşamından, bestelerinden, öğrencilerinden, yaşadığı dönemde üç padişaha verdiği hizmetlerden uzun uzadıya değinmek gerek ama ben kısaca onu hatırlayalım istedim.

 

Türk Musikisinin en büyük bestekârlarından biri belki de en önemlisi… Türk müziğine eserler hediye etmiş, büyük katkılarda bulunmuş. İsmi sadece Türk müziğine sevdalı olanlar tarafından bilinmez, birçok türde müzik sevenlerinde bildiği takdir ettiği büyük bir bestekârdır.

Onun zamanında da besteleri dillerdeymiş ama ondan sonra eserlerini öğrencilerinden Mutafzade Ahmet Efendi sonraki kuşaklara aktarmış.

Bilenen eserlerinin çok azının bu günlere geldiği, yüzlerce eserinin kaybolduğu sanılıyormuş.

Eserlerinden:

 

Saba, neva, bestenigâr v.b. makamlarda çeşitli Mevlevi Ayinleri;
saba buselik, hüzzam ve ferahfeza makamında Ayini Şerifler;

Rast semai şarkı: 

Yine bir gülnihal aldı bu gönlümü.

Bestenigâr curcuna şarkı: 

Ben seni sevdim seveli kaynayıp coştum.

Hicaz köçekçe: 

Şu karşıki dağda bir yeşil çadır

Hicaz Yürük Semai: 

Yine neş’e-i Muhabbet etti dil-ü canım etti şeyda


Hicaz Semai: 

Ey büt-i nev-edâ olmuşum müptelâ

 

 

Neyzenliği ve hanendeliği ile de bir hayli ünlüymüş.

Muhteşem bestelere imza atmış. Düşünebiliyor musunuz beste çeşitliliğini?

 

Her çeşit üslupta eserler yapmış. Halk zevkinden de besteler yapmış, saray zevkinde de…

Birçok makamları da Türk Musikisine ilave etmiş.

Sultaniyegâh, neveser, saba buselik, hicaz buselik, araban kürdi v.b.

 

Eserleri Klasik Türk Müziği ustalarını çok etkilemiş.

Tabi bunların yanı sıra çok da iyi bir öğretmenmiş. Çok öğrenci yetiştirmiş. Türk müziğine hizmet etmiş çok ustalar onun eğitimi ile müthiş eserlere imzalar atmışlar.

Dellâlzade İsmail Efendi, Mutafzade Ahmet Efendi, Haşim Bey, Mehmet Bey, Zekâi Dede, Arif Bey, Nikoğos Ağa

 

Dede Efendinin babası hamamcı olduğu için ona Hamamızade İsmail Dede Efendi denilmiş.

O çok farklı bir bestekâr. Onun gibi biri daha var mı bilmiyorum.

Ona yirmi iki yaşındayken dede denmiş. dede denmesinin nedeni; 1001 gün süren Mevlevi çilesini tamamlamasındanmış.

 

Onun müzik eğitiminden söz etmeye başladığımızda da şaşırıyoruz.

Küçük yaşta Yenikapı Mevlevihanesi’nde müzik öğrenimine başlamış.

Büyük ustalardan dersler almış. Türk müziğinin yanı sıra din müziği eğitimi de görmüş. Ney çalmasını öğrenmiş.

Bundan sonra yaptıkları kelimenin tam anlamıyla dillere şayan!

Beste yapmaya on altı, on yedi yaşlarında iken başlamış. Yaptığı bestelerle adı duyulmaya başlanmış. Padişahın kulağına ünü gitmiş. Üçüncü Selim’de bestekâr olduğundan merak etmiş. Onu saraya davet etmiş. Musahip ve baş müezzin tayin etmiş.

 

Hammamizade İsmail Dede Efendi, üçüncü Selim’den sonra ikinci Mahmut ve Padişah Abdülmecit zamanlarında da bu görevini sürdürmüş. Üç padişaha hizmet etmiş.

 

Allah rahmet eylesin…

 

Müzik, sanat, sanatçı

 

Şimdilerde nasıl?

O zamanlar nasılmış?

 

Nazan şara şatana

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz