DOLAR 7,7042
EURO 8,9991
ALTIN 462,17
BIST 1102,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

İdlib’de ateşkes ilan edildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki ilk yüz yüze görüşmeden ateşkes kararı çıktı

06.03.2020
A+
A-

İdlib’de 34 şehit verdiğimiz 27 Şubat gecesi tırmanan gerginliğin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasındaki ilk yüz yüze temas Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleşti. İki liderin 2 saat 40 dakika süren baş başa görüşmesinden sonra heyetler bir araya geldi. Toplantıların ardından ortak basın toplantısında Putin, şunları söyledi: “Şahsi yakın temasımız ikili sorunlara çözüm bulma imkânı sağlıyor. Bugün Suriye’nin İdlib bölgesinde gergin durumu ele aldık. Orada faaliyet gösteren terör unsurları aktivitelerini ciddi bir biçimde arttırdı. Türk askerleri arasında kayıplar yaşanmıştır. Bu vesileyle taziye dileklerimi yinelemek istiyorum.

Türk partnerlerimizle görüş ayrılıkları oluyor ama kritik durumlarda her zaman elde edilen mutabakatlara dayanarak uzlaşabilmeyi başarabiliyorduk, çözümler üretiyorduk, bugün de öyle oldu. Bugün ülkelerimizin Astana formatı çerçevesinde çalışmaları devam ettirme niyetleri olduğunu teyit ettiriyoruz. Suriye’nin egemenliğinden ve toprak bütünlüğünden yanayız. Uluslararası terör örgütleriyle mücadelede kararlıyız. Bugün 6 saatlik görüşme sonucu ortak belge hazırladık. Ortak belgenin İdlib bölgesinde ateşkese vesile olacağına inanıyoruz. Ben Sayın Cumhurbaşkanına Moskova’ya geldiği için teşekkür ediyorum.”

Erdoğan da alınan ateşkes kararını açıklarken özetle şunları söyledi: “Öncelikle Sayın Putin’e nazik daveti için teşekkür ediyorum. Tesis ettiğimiz samimi diyalog kapsamında benzer veya farklı düşündüğümüz tüm konuları müzakere ettik. Rejimin geçen mayıs ayından itibaren yoğunlaşan saldırıları İdlib’deki sükuneti bozmuştur. İdlib mutabakatının bozulmasına yol açan gelişmelerin birinci derecede sorumlusu, saldırganlığı ile bölge istikrarını hedef alan rejimdir. Bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın tamamının terörist olarak ilan edilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Rejimin esas amacının İdlib’i belirli bir kesim açısından insansız hale getirmek ve oluşturduğu göç baskısı ile Türkiye’yi zora sokmak olduğu açıktır. Türkiye elbette böyle bir tehdit karşısında eli kolu bağlı kalacak değildir. Gözlem noktaları sahadaki noktaları kontrol etme değil, ateşkesi takip etmekle yükümlüdür.

Bir süre önce, bölgede Rusya ile tesisi konusunda uzlaştığımız istikrarı sağlamak üzere İdlib’e ilave askeri birlikler gönderdik. Hem rejimin saldırılarının önüne geçmek hem de aşırı gruplarla mücadele için sahada aktif bir şekilde yer aldık. Rus güçleri ile koordinasyonu sıkı tutmaya özen gösterdik. Rejimin askerlerimizi hedef alan saldırganlığı sonrası İdlib’de yeni bir statünün oluşturulması kaçınılmazdır. Rusya’nın rejimin işbirliğimizi zedeleyecek saldırılarına göz yummayacağını umuyorum. En kısa sürede ateşkesi gerçekleştirecek, ardından diğer adımları süratle atacağız. 00.01’de ateşkes yürürlüğe girecektir. Suriye krizine, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği temelinde bir çözüm bulunana kadar Türkiye, bölgedeki inisiyatiflerini sürdürecektir.”

3 MADDEDE MUTABAKAT

1. ATEŞKES: İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00.01’den itibaren durdurulacaktır.

2. GÜVENLİ KORİDOR: M4 karayolunun kuzeyinde 6 km ve güneyinde 6 km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecektir. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacaktır.

3. ORTAK DEVRİYE: Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 km batısı) Ain-Al-Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacaktır.

SİYASİ ÇÖZÜM VURGUSU

* Mutabakat metninde, “Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne kuvvetli taahhütler” yinelendi.

* Terörizmin tüm tezahürleriyle mücadele ile BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan tüm grupların ortadan kaldırılması yönündeki kararlılıklar da tekrar edildi. “Sivillerin hedef alınmasının hiçbir şekilde mazur görülemeyeceği” belirtildi.

* “Suriye ihtilafının askeri çözümünün olamayacağının ve Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, Birleşmiş Milletler’in kolaylaştırıcılığında, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğinin” altı çizildi.

* İnsani krizin daha da kötüleşmesinin önlenmesi, sivillerin korunması, göç edenlerin geri dönüşünün kolaylaştırılması istendi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le ateşkes kararı alınan 6 saatlik İdlib zirvesinde anlaşma olmaması halinde Türkiye’nin rejim unsurlarını İdlib’den kendi imkânlarıyla temizleme hususunda kararlı olduğunu ortaya koydu.
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre iki liderin görüşmesi olumlu bir ortamda geçti. Putin’in taziye açıklaması olumlu karşılanırken, Erdoğan, anlaşma olmaması halinde Türkiye’nin rejim unsurlarını İdlib’den kendi imkânlarıyla temizleme hususunda kararlı olduğunu ortaya koydu. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından görüşmenin sonucuna ilişkin şu değerlendirmeler yapıldı:

“Türkiye’nin ulusal çıkarları doğrultusunda izlediği bağımsız dış politika yeni bir başarı elde etmiştir. Aynı gün hem Rusya’yla liderler düzeyinde müzakereler yürütüldü hem de ABD Başkanı’nın özel temsilcisi İstanbul’da ağırlandı. Bir yandan Suriye’den gelebilecek yeni bir düzensiz göç dalgasını engelleyerek ulusal çıkarlarımızı koruduk, diğer yandan ABD başta olmak üzere Batı’yı bize destek vermek durumunda bıraktık.

Türkiye, kendi öz kaynaklarıyla Esed rejimine ağır bir bedel ödeterek, Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olma kararlılığını ortaya koymuştur. Artık Türk askerine yönelik herhangi bir saldırının yanıtsız kalmayacağı açıkça anlaşılmıştır. Türkiye, aynı zamanda Batılı devletlerin İdlib sahasındaki koşulları dikte etmesine izin vermeyeceğini ortaya koydu. Kendi göbeğimizi kendimiz keserek, bölgede kimsenin maşası olmayacağımızı gösterdik. Türk savunma sanayii, İdlib krizinde rüştünü ispat etmiştir. Bu alana yapılan yatırımların ne kadar isabetli olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Türkiye-Rusya mutabakatı, ABD ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye destek olmasına engel değildir. Hava savunma sisteminin konuşlandırılması ve istihbarat paylaşımı gibi güven artırıcı adımlar atılmalıdır.

İdlib’de hâlâ 3 milyondan fazla sivilin küçük bir alanda sıkıştığını unutmamalıyız. Bölgeden kaynaklanan düzensiz göç tehlikesi devam etmektedir. Avrupa ülkeleri, Rusya’ya göçmenleri Avrupa demokrasilerine karşı silah olarak kullanma şansı tanımamalıdır. Türkiye-Rusya mutabakatı, Türkiye’nin mülteci politikasına yaptığı değişiklikleri geri almasını gerektirmez. Avrupa Birliği’nin 2016 anlaşması kapsamında Türkiye’ye verdiği sözleri tutmadığı gerçeğini değiştirmez.

Bugün ortaya çıkan mutabakat, lider diplomasisinin sonuç vermeye devam ettiğini göstermiştir. Rusya, çok boyutlu ilişkilerimizi rejimin hırs ve kaprislerine kurban etmemek için anlaşma yoluna gitmiştir.”

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.