İSTANBUL İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ BİNASI VE ARAZİSİ DE ÖZELLEŞTİRİLECEK Mİ?

İSTANBUL İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ BİNASI VE ARAZİSİ DE ÖZELLEŞTİRİLECEK Mİ?,Bisiklet yolları niye kaldırıldı?,Sınav soruları sızdırıldı iddiası TBMM gündeminde,TRT PERSONELİNE SORUŞTURMA BAŞLATMIŞ MIDIR?GSS KAPSAMI DIŞINDA KALACAK HİZMETLER HANGİLERİ?Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı 24. Dönem 4. Yasama Yılı 8. Birleşim 23/Ekim /2013 Çarşamba KADİR GÖKMEN ÖĞÜT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul'un Maltepe ilçesinde yaşanan sorunlar ve özellikle Gülsuyu ve Gülensu'da meydana gelen olaylar ile ilgili söz almış bulunmaktayım. Maltepe ilçemizin yüzlerce sorunundan en önemli bir ikisine değinmek istiyorum. Maltepe uzun yıllardan beri trafik sorunuyla mücadele etmektedir. Maltepeliler diğer ilçelere yapılan yatırımların kendilerine yapılmadığını, belediyeden hak ettikleri hizmeti alamadıklarını dile getirmektedirler. Sayın Kadir Topbaş 2009 yerel seçiminden birkaç gün önce Maltepe Meydanı'nda yaptığı mitingde merkez araç trafiğini yer altına alma, Bağdat Caddesi'ni -Maltepe merkezde Beyoğlu gibi- yayalara tahsis etme vaadinde bulunmuştur. Aradan dört yıl geçmesine rağmen verilen söz yerine getirilememiş, 12 yerde yapılması planlanan zemin altı otopark projesi hayata geçirilememiştir. İktidarın Maltepe'de oluşan bu trafik yoğunluğunu da Gezi ruhuna bağlaması şaşırtıcı olmayacaktır. Maltepe sahilinde, yine, bütün Maltepelilerin, sivil toplum örgütlerinin, belediyenin itirazına rağmen, ÇED raporları olmamasına rağmen, imar plan ve projesi yine olmamasına rağmen bir dolgu alanı yapılmıştır. Dolgu alanları özellikle sahil kenarında büyük bir ekolojik yıkıma yol açmaktadır. Değerli milletvekilleri, 2009 tarihinden itibaren sorunları gün yüzüne çıkan Gülsuyu Mahallesi'ndeki olaylar ise son günlerde çok ileri boyutlara öyle ki uzun süredir devam eden yaralamalar, darplar, tehditler, tacizler, ölüm olaylarının yaşanmasına kadar varmıştır. Maltepe Gülsuyu Mahallesi'nde üç hafta önce uyuşturucu çetelerine yönelik protestolarda Hasan Ferit Gedik'in başından üç kurşunla vurularak ölmesi ve 1'i ağır 4 kişinin yaralanmasıyla neticelenen olaylar günlerce gündemin ilk sıralarında yer almıştır. Hemen akabinde ölen gencimiz ile ilgili yapılan yürüyüşe ait afiş asmak isteyen 2 kişi, 3 kişinin saldırısına uğramış, darp sonucu yüzleri tanınmaz hâle gelmiştir. Yaralama olayının ardından mahallede arabayla dolaşan çetenin "Katliam yapacağız." dediği mahalle sakinlerinin ifadelerinde yer almaktadır. Bunca sıkıntılı süreçte tek olumlu gelişme yaklaşık bir aydır tedavi gören Gökhan Aktaş'ın yoğun bakımdan çıkarılması ve sağlık durumunun iyiye gitmesi olmuştur. Hasan Ferit'e de buradan bir kez daha rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Değerli milletvekilleri, muhtarlar, dernek temsilcileri ve belediye meclis üyeleriyle bire bir yaptığım görüşmelerde büyükşehir belediyesinin imar ve mülkiyet sorununu çözememiş olmasının sıkıntılarını anlatmışlardır. Önlerinde, en büyük sıkıntının bu mülkiyet sorununun, imar sorununun ana kent tarafından çözülememesi özellikle dile getirilmiştir. Anlatılanlar, ortada dolaşan iddialar hele ki hukuk devleti olduğunu iddia eden bir ülkede oldukça vahimdir. Bu haberler, birkaç gün manşetlerde kalıp sonra unutulacak türden değildir. Mağdurlar ve yakınları, şikâyetçi oldukları takdirde can güvenliklerinin tehlikeye gireceğinden endişe ettiklerini tarafıma iletmişlerdir. Daha önceki gün 23.00'ten sonra minibüslerin bile yukarı çıkması polis tarafından engellenmeye başlanmış, Olağanüstü Hal Yasası yarı resmî olarak devam etmiştir. Bu polis ablukasına rağmen plakasının sahte olduğu tahmin edilen bir aracın içindekiler mahalle arasında sloganlar atarak ortam germişlerdir ve buna polis maalesef seyirci kalmıştır. Esnafın önünün büyük polis araçları tarafından kapatıldığı söylenmekte, alışveriş sekteye uğratılmaktadır. Mahalledeki tedirginlik esnafın işlerini bozmaktadır. Değerli milletvekilleri, bakınız buradaki olaylar sadece uyuşturucu meselesi değildir, mahallede kadınlar evlerinde dahi taciz edilmekte, fuhuş ve çocuk pornosu pazarı yaratılmaya çalışılmaktadır. Çetelere karşı direnen onlarca genç gözaltına alınırken Hasan Ferit Gedik'in ölümü sonrası gözaltına alınan zanlıların birçoğunun serbest bırakılmasının gerekçesi nedir? Ağustos'ta CHP'li 3 vekilin hazırladığı raporun dikkate alınmamasının ve araştırma önergemizin reddedilmesinin sebebi nedir? İHD'nin açıklamış olduğu rapor ve çözüm önerileri ciddiye alınacak mıdır? MOBESE'lerin her ne hikmetse saldırı anında çalışmamasının gerekçesi nedir? Sosyal medyada en ufak eleştirileri dahi suç unsuru sayarak insanları gözaltına alanlar, evlere baskın düzenleyenler, Hasan Ferit Gedik'in ölümünün ardından yayınlanan sosyal medya fotoğraflarını ve hayli ilginç isim ve bağlantıları neden araştırma gereği dahi duymamaktadırlar? Değerli milletvekilleri, bu gerginlikler yeni ve önüne geçilemeyecek olaylara gebedir, sorumluluk iktidarındır. Polis birilerini korumayı kesip halkı korumalı ve olayların bir an önce önüne geçmelidir. Zorbalık yoluyla bölgenin terk ettirilmesinin mümkün olmadığını rant için ağızlarının suyu akarak bekleyenler de dâhil herkesin bilmesi gerekmektedir. Saygılarımla. ,HEYBELİADA'YI AYAĞA KALDIRAN SAĞLIK SKANDALI TBMM GÜNDEMİNDE,CHP'Lİ ÖĞÜTTEN İÇİŞLERİ BAKANINA KRİTİK SORU,Kurnaköy 'ÖZEL PROJE ALANI' mı İlan edildi?,TCDD TESİSLERİ YENİ BİR RANT KAPISI MI OLACAK?,CHP'Lİ ÖĞÜT BAKAN ÇELİK'E TAŞERON İŞÇİLERİ SORDU,1+1'E YASAK TARTIŞMALARI MECLİS GÜNDEMİNDE,BAZI OKULLARDA LYS SEBEBİYLE AD

İle paylaş:


CHP’Lİ ÖĞÜT:  İSTANBUL İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ BİNASI VE ARAZİSİ DE ÖZELLEŞTİRİLECEK Mİ?

 

Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun İstanbul’da arasında doğal sit, arkeolojik alan, dere yatakları, yollar, belediye hizmet alanı, yeşil alan, askeri bölge, tarımsal üretim teknolojileri geliştirme parkı ve dini tesislerin de bulunduğu 71 taşınmazı özelleştireceği haberlerini hazırladığı önergeyle geçtiğimiz hafta Meclis gündemine taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, bu kez de kamuoyuna yansıyan haberler üzerine İstanbul İl Tarım Müdürlüğü hizmet binasının da bulunduğu Erenköy’deki arazinin özelleştirme kapsamına dahil edilip edilmediğini sordu.

 

Söz konusu arazinin Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından bağcılığı geliştirmek için vakfedilen ve parsel tapu kaydında da “bağ” olarak tescilli durumda bulunan İstanbul İl Tarım Müdürlüğü binası ve arazisinin olduğunu ifade eden Öğüt, daha önceleri de araziyi imara açmak adına atılan adımların meslek odalarının açtığı davalar sonucu engellendiğini belirtti.

 

Söz konusu iddianın doğru olup olmadığını soran CHP’li Öğüt, ” Arazinin özelleştirme kapsamına alındığı doğru ise, arazinin üzerine konut ve ticari büro yapılmak üzere 23 Ağustos 2004 tarihinde kat karşılığı arsa ihalesine çıkarıldığı ancak meslek odalarının ihalenin iptali için açtığı dava neticesinde arazinin kat karşılığı satılmasının kabul edilemez olduğu belirtilmiş ve ihalenin yürütmesini durdurulmuşken yine 2003’te meslek odalarının başvurusuyla Kadıköy 2. Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın yürütmesinin durdurulması istemiyle mahkemeye başvurması neticesinde plan iptal edilmişken arazinin tüm bu mahkeme kararlarına rağmen özelleştirme kapsamına alınmasının gerekçesi ve hukuki dayanağı nedir?” sorusunu yöneltti.

 

Öğüt önergesinde ayrıca arazinin olası bir depremde tek toplanma yeri olduğunu vurgulayarak özelleştirilmesinde ısrar edilip edilmeyeceğini sordu.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

 

 

 

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

 

 

 

 

Kadir Gökmen ÖĞÜT

İstanbul Milletvekili

 

Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun , İstanbul’da 2 bin dönümlük 71 taşınmazı özelleştireceği, özelleştirilecek yerler arasında doğal sit, arkeolojik alan, dere yatakları, yollar, belediye hizmet alanı, yeşil alan, askeri bölge, tarımsal üretim teknolojileri geliştirme parkı ve dini tesislerin de bulunduğu kamuoyuna yansımıştır. Bu taşınmazlardan birinin de Erenköy’de bulunan  Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından bağcılığı geliştirmek için vakfedilen ve parsel tapu kaydında da “bağ” olarak tescilli durumda bulunan İstanbul İl Tarım Müdürlüğü binası ve arazisinin olduğu belirtilmektedir. Daha önceleri de araziyi imara açmak adına atılan adımlar meslek odalarının açtığı davalar sonucu engellenmesine rağmen, arazinin bir kez daha özelleştirme kapsamına alınarak tehtid altında olduğu dile getirilmektedir.

 

Bu bağlamda;

 

 

1) Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun tarafından özelleştirme kapsamı dahiline alınan taşınmazlar arasında İstanbul İl Tarım Müdürlüğü hizmet binasının da bulunduğu Kadıköy Bağdat Caddesi’ndeki arazinin de olduğu doğru mudur?

 

2) Arazinin özelleştirme kapsamına alındığı doğru ise, arazinin üzerine konut ve ticari büro yapılmak üzere 23 Ağustos 2004 tarihinde kat karşılığı arsa ihalesine çıkarıldığı ancak meslek odalarının ihalenin iptali için açtığı dava neticesinde arazinin kat karşılığı satılmasının kabul edilemez olduğu belirtilmiş ve ihalenin yürütmesini durdurulmuşken yine 2003’te meslek odalarının başvurusuyla Kadıköy 2. Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın yürütmesinin durdurulması istemiyle mahkemeye başvurması neticesinde plan iptal edilmişken arazinin tüm bu mahkeme kararlarına rağmen özelleştirme kapsamına alınmasının gerekçesi ve hukuki dayanağı nedir?

3) Yukarıdaki gerekçelere rağmen( geçmiş mahkeme kararları) ve bölgenin olası depremde tek toplanma yeri olduğu göz önünde bulundurulduğunda arazinin özelleştirilmesinde ısrar edilecek midir?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

İle bağlantı:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*