DOLAR 6,5679
EURO 7,2189
ALTIN 340,63
BIST 89.850
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Çok Bulutlu

İstifaya Davet, Hüseyin Işık’ın paylaşımı, Aslı’nın boşanma davası Başkanda şok etkisi yaptı!

26.03.2020
A+
A-
istifaya-davet,-huseyin-isik'in-paylasimi,-asli'nin-bosanma-davasi-baskanda-sok-etkisi-yapti!

Merhaba arkadaşlar,

Benim için uzun sayılabilecek bir süre bir paylaşımda bulunmadım. Ve ne olacak, ” istifaya davet” yazısı nasıl bir etki ve tepki ile karşılanılacak diye izlemeye geçtim. Hiç tanımadığım kişilerden destek gördüm.

Selamlaştım.Konuştum.

Bugünkü paylaşımım biraz dolambaçlı olacak. Hani sağ kulağını sol eliyle göstermek gibi…

Biraz gerilere gideyim. Ben İstanbul Atatürk Liseliyim. Oradan üniversiteye önemli bir grupla birlikte geçiş yaptık. Ancak sınıfımızın en çalışkan talebesi sıra arkadaşım Kemal sınavı ilk listelerde kazanamadı. Şaşırdık. Sınav sisteminin bir azizliği diyerek teselli etmeye çalıştık. Olmadı. Bizler .dört buçuktan beş alacak kadar çalışıp fakültelere girerken her dersten yüksek notlar alan kendisinin fakülteye girememesi ağır travma yarattı.
Nihayet yıl ortasında ,Mecidiyeköy’de Ali Sami Yen Stadının açıldığı günlerde Hukuk Fakültesine son yayınlanan listeden girdi. Açılış GS ile bir Avrupa takımı arasındaki maç ile olmuştu.

Babası Tahir amca maça götürmüş Kemali.

Ertesi gün Bir Nolu Amfinin kara tahtasında adımı gördüm . Dışarıda bekleniyordum. Altında Tahir amcanın adı yazılı idi. Çıktım. Sarıldık. Ağlıyordu. Kemali Bakırköy Hastanesine yatırmış. Hastane o zaman bu günkü donanımda değil. Adı bile akıl hastanesi.

Olay şu; Kemal ,bu maç benim fakülteye girişimin şerefine oynanıyor demeye başlamış. Daha sonra neler gelişti ise tanıdık bir doktor tavsiyesi ile hastaneye götürülmüş ve gerekli muayene vs den sonra yatmasına karar verilmiş.

Ulaşabildiğim arkadaşlarla birlikte hemen hastaneye gittik. Ağır bir vaka olmadığı için bahçeye çıktık. Anlattı. “Neden inanmıyorsunuz Benim için Oynandı !” deyip duruyordu. Doktoru tanınmış ruh sağlıkçı Kıriton Hocaydı. Konuştum. Bir sürü psikolojik terime boğmadan durumunu anlattı ve bir süre kalıp tedavi olması gerektiğini söyledi. Siz de ziyaretine gelmeyi ihmal etmeyin,yalnız bırakmayın dedi.

Bize verilen takvime göre arkadaşımızı ziyaret etmeye devam ettik. Gözle görülen bir iyileşme gözlemlemeye başlamıştık. Zaten fiziki bir araz yoktu. Bildiğimiz etrafımızdaki liseli kızların laf attığı yakışıklı Kemaldi işte. Konduramıyorduk hastalığı. Çıkması gerekir diye düşünüyorduk. Kıriton hoca ile görüştüm. Arkadaşımızı ihmal etmemiş olmamız ,dayanışmamız onu da etkilemişti. Ama “Hala benim için oynandı” deyip duruyor demeyi de ihmal etmedi.

Kemale durumu anlattık. Deme bu lafı hoca seni taburcu edecek dedik.Dedim ya konduramıyorduk. O da bu ortamda bulunmaktan bıkmış olmalı ki Hoca ile konuşmuş olmalı ki taburcu oldu.

Fakülte birinci sınıfta idik henüz,o zaman kitap sıkıntısı vs vardı. Önemli olan derste tuttuğumuz notlardı. Kemale bunları verdik. Derslerden geri kalmasın diye.

Sonra bir gün toplanıp Emirgan korusunda piknik yapmaya gittik. Güldük eğlendik. Galiba biraz şarap da içtik.

Ertesi gün ders arasında o mahut kara tahtada dışarda beklendiğim yazısını okudum.

Tahir Amca ağlıyor ben ağlıyordum. Kemal ölmüştü.
Neler neler oldu bilmiyorum Ama gene hastaneye yatırılmış. Ve şok tedavisi uygulanmış ve Kemal kurtarılamamıştı.

Kemalin cansız bedenini Kasımpaşa’daki evlerinde bir divan üstünde yatırılmış halde gördüm. Başının iki tarafı, kulak üstü bölge simsiyahtı. Şoka dayanamamış yada şokun şiddeti ayarlanamamış ağır gelmişti.
Bilirsiniz öğrenci arkadaşlığı,asker arkadaşlığı bir de bizim gibilerin hapishane arkadaşlıkları önemlidir. Aradan elli yıl da geçse bunlar unutulmaz.

Peki ben bunları sizlerle neden paylaştım. Bazen aynı anlamda ve konumda olmasa da doğru kullanılırsa şok önemli bir tedavi biçimidir.

“İstifaya Davet” paylaşımımın ve ardından arkadaşım Hüseyin Işık’ın paylaşımının ve de Aslı’nın karşılık olarak boşanma davası açmasının Başkanda şok etkisi yaptığından, Aslı’ya pek de ayık olmadığı belli olan gece yarılarında gönderdiği mesajlardan ve malum kadının Aslı’ya gönderdiği mesajlardan haberliydim.

Ta seçimin kazanıldığı ilk günlerde bazılarının ve Heybeli adadan meclis üyeliğine seçilen kişinin ağlayarak herkese ;”Ama bu adam hep içkili !” demesinin tanığıydım.

Mecbur edilmez isem ayrıntıya girmeyeceğim demiştim ya ayrıntının bir parçası budur.

Bazen şok, şoka uğrayan kişiyi kendisine getirir, bazen de öldürür. Kendine gelmeyen de perişan hallere düşer ve saçmalar. Dağarcığındaki kötülükleri etrafa yaymaya başlar.

Kötü söz acizliğin,yakalanmışlığın, seviye tespitinin delilidir.
Benim sorunum kişisel değildir.

Anlayana.

Mustafa Lütfi Kıyıcı

YORUMLAR

  1. andrea dorya dedi ki:

    Acaba Kılıçdaroğlu ve kişisel menfaatleri uğruna bu adamı kucaklayan gerçek (!) chp’liler de şokta mı?