Kadrolaşmalardaki gizli ve tehlikeli süreç

Kadrolaşmalardaki gizli ve tehlikeli süreç,2014 TEOG YERLEŞTİRME İŞLEMLERİ ÖZET BİLGİLER

Kadrolaşmalardaki gizli ve tehlikeli süreç

 

          Demokrat Eğitimciler Sendikası İstanbul İl Başkanı Selçuk TÜTAK, son dönemlerde gündemi fazlasıyla meşgul eden atamalar ve kadrolaşmalar ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunarak, uyarılarda bulundu.

 

Tütak, dünyanın neresinde olunursa olunsun, hangi parti iktidarda olursa olsun, farkında olunsun veya olunmasın kadrolaşmalar meydana gelecektir. Bu olmaması gereken bir durum fakat insanoğlunun fıtratı değişmediği müddetçe bu yapı da değişmeyecektir. Kimisi bunu yardımlaşma olarak görecek, kimisi vefa borcu diyecek, kimisi verdiği sözleri yerine getirmeye çalışacak, kimisi daha önce başkaları yaptı şimdi sıra bizde diyecek, kimisi ise ayetlerle yaptıklarını destekleyeceklerdir, diyerek şöyle devam etti.

 

Bir cihan devleti olan kadim Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün elbette ki birçok nedeni vardı. Bu nedenlerden gizli buzlanma niteliğinde olan ve tarihçilerin de artık vurgulamasını düşündüğüm ve istediğim bir konu var. Bağnaz yapı ve kadrolaşmalar…O zamanlar belki bunun adı kadrolaşma değildi. Gayrı Müslimlerin devlet dairelerine alınmaması bağnazlığıydı. Hatta bu durum uydurma hadislerle destekleniyordu. Örneğin ‘ Yoldan geçen bir Hristiyan gördüğünüzde onu kenara sıkıştırın’ uydurma hadisleri gibi…Fakat hiç hesapta olmayan durumları kimse fark etmemişti. Gayr-ı müslimler devlet kapısından kovulunca ticareti ele geçirdiler ve güçlenmeye söz sahibi olmaya başladılar. Etkileri artmaya başladı ve misyonerlik faailiyetleri ile desteklendi. Bu da koca bir ülkenin yıkım sebeplerinden oldu.

 

Peki mezkur durumu günümüze uyarlarsak, aynı sıkıntıların yaşanabileceğini söyleyebiliriz. Hristiyanlar yerine,  ‘’farklı düşünen’’ veya ‘’muhalefet’’ durumundaki insanları koyarsak durumu günümüze uyarlamış oluruz. ‘Bu bizden’ ise olur, şu bizden değil işe yaramaz gibi… Bazı il ve ilçelerde belgeleri ile ortaya çıkan bir durum söz konusu hatırlarsanız.

 

Sosyal yaşamda, kamu düzeninde ve huzurunda, hayatın her alanında (ekonomi, eğitim, siyaset, ) olduğu gibi kritik eşik değerleri vardır. Bu eşik değerleri aşılırsa çok büyük sıkıntılar meydana gelecektir. Oluşabilecek sıkıntıları tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yoktur. Aklının mantık süzgecini kullanan herkes bu tehlikenin farkına varacaktır. Yanlış anlaşılmasın bu açıklamalarımla kimseyi zan altında bırakmak niyetinde değilim, tehlikenin boyutlarını vurgulamak ve önlem alınması amacındayım. Eğer bu kadrolaşmalar devam ederse:

 

  • Kamu düzeni ve huzuru bozulacak,
  • Sosyal düzen zedelenecek,
  • Güvensizlik ortamı oluşacak,
  • Denetimler azalacak, kimse kimseyi denetleyemeyecek duruma gelecek,
  • Ast ve üst ilişkisindeki resmiyet ortadan kalkacak,
  • Her an görevden alınma korkusu başlayacak, motivasyon olumsuz etkilenerek başarı oranı düşecek,
  • Astlardan üstlerine karşı yağcılık artacak, ikiyüzlülük baş gösterecektir,
  • Çalışkan ve başarılı fakat yandaş olmayan çalışanlar haklarının yendiğini düşünecek ve köşelerine çekileceklerdir,
  • Üretime yönelik yapı bozulacak, an’ı kurtarma düşüncesi ve isteği hakim olacak
  • Mobbing olayları artacak.

 

Tütak, bu sıkıntıların ortadan kaldırmak için öyle adaletli, objektif, kavi bir sistem oluşturulmalı ki hem itiraza mahal vermesin, hem de A partisi de gelse B partisi de gelse Ahmet de gelse Mehmet de gelse o adaletli yapıya ayak uydurup bir uygulayıcısı konumunda olsun. Yoksa her gelen sistemi reforme etmeyip, kökten değiştirmeye kalkarsa, kendi hayat felsefesine göre şekillendirmeye kalkarsa her dönemde birileri mağdur olacaktır, diyerek sözlerine temennileriyle son verdi.

 

2015 yılı umarım ülkemize ve milletimize hayır getirir. Başarı ve mutluluk getirir. Hiç kimsenin mağdur ve mazlum olmayacağı bir kamu düzeni oluşur.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz