Kayyum Raporu sonrası Nihai Kayyum Raporu ve dahası suç duyurusu

Adalar Belediyesinin uygulamaları hakkında İçişleri Bakanlığı’na yapılan yazılı şikayet üzerine yapılan araştırmaların sonucunda Adalar Belediyesi hakkında suç duyuruları yapıldı.

Adalar Belediye Başkanlığı hakkında suç duyuruları !

‘BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU’ PAYLAŞIMINA VE MÜFETTİŞLERE GÖNDERİLMEYEN BELGELER İÇİN SUÇ DUYURUSU

Adalar Belediyesi, hakkında çıkan kayyum haberlerine karşı resmi WEB sitesinde “Basına ve kamuoyuna duyuru” adlı paylaşımı ve Adalar Belediyesi’nde teftişin sağlıklı yürütülebilmesi için istenilen belgelerin verilmemesi  İBB müfettişleri tarafından düzenlenen rapor yargıya taşınması talebiyle İstanbul Valiliğine teslim edildi. Raporu aşağıda okuyabilirsiniz.

Adalar İlçesi Belediye olduğundan beridir, hiçbir belediye başkanını zamanında olmayan, duymadığımız her türlü olayları maalesef Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç zamanında gördük, görüyoruz, görmeye de devam edeceğiz gibi.

Bir belediye başkanı için adının telaffuz edilmesi bile çirkin olan ihale mevzuatlarına, 4734, 3194 ve 2863 S.K ‘lara aykırı iş ve işlemler için İBB müfettişi Necati Özdemir’in yine gazetemizde yayınladığımız KAYYUM 1 haberi ile duyurmuş ve raporun sonucunda belediyenin düzeltilebilmesi için ancak KAYYUM gelmesi ile olacağını belirttiğinden bu raporu KAYYUM raporu diye adlandırmıştık.

Raporun tamamını yayınladık. Rapordaki ithamlar, tespitler, kanunsuzluklar, usulsüzlükler, ihaleye /edimin ifasına  fesat kanaatleri, FETÖ/PYD terör örgütüne finansal destek sağlanmasından tutun, belediyeler İmamı lakaplı firari Erkan Karaarslan’ın  dirsek temasında oldukları çözüm ortağı firmaları ile bizzat kendi firmalarıyla belediye personelini eğitip para aldığı tespit edilmiş, raporunu gereği için İstanbul Valiliğine sunulmuş ve Adalar Belediyesine söz konusu rapor geldiğinde ise belediye de deprem olmuştu. Bu rapor sonrasında Adalar Belediyesi derhal Resmi WEB sayfasından ‘Kamuoyuna Duyuru’ adı altında kimin hazırladığı belli olmayan bir duyuru ile raporu hazırlayan müfettişi nerede ise FETÖ’cü ilan etmiş ve belediye içinde yardakçıları gibi muğlak beyanlar ile belediyenin istihbarat örgütü vasfında olmadığından, Erkan Karaarslan’a iş vermiş olmalarını ve hatta belediye personelinin eğitilmesini sağlattırdıklarını unutup, en iyi savunma karşındakine saldırıdır diyen bir üslupla suç işleyecek şekilde açıklamalar yapmışlardı. Duyuruları aslında kendi içinde suçları barındırıyor, mazeret olarak beyanları olan ‘Kamuoyuna Duyuru’ aslında kendi suçlarını beyan ediyordu.

Duyuru da belediyenin içindeki personellerden bazılarını FETÖ cü olarak söylendiği görülmekteydi. Adalar Belediyesi veya başkanı tarafından yapıldığı anlaşılan bu duyuruda olduğu gibi, belediye personeli hakkında bazı şahısların FETÖ’cü olduğu bilinmektedir yada o anlama gelecek beyan yapamaz. Kamu kurum ve kuruluşlarında personel arasında teröre karışmış/yardakçılık/destek/yatakçılık ve hatta sempatizan varsa dahi kamu görevli kimliği olmasından önce, sade vatandaşın bile görevi o kişiyi hemen adli mercilere İHBAR etmesi gerekmektedir. Kamu görevlilerinde teröre karıştığını bilip de İHBAR etmeyenlerin, suça göz yummak/ortak olmak dahil suçlama ve ceza alması gerekir.

NECATİ ÖZDEMİR’DEN  2. KAYYUM RAPORU(NİHAİ)

Belediyenin KAMUOYUNA DUYURUSU arkasından bayağı bir zaman sonra İBB müfettişi N. Özdemir’den  2. KAYYUM RAPORU(NİHAİ)  sunulmuş ve daha geniş kapsamlı bir rapor yine İst. Valiliğine sunulmuştu.

Adalar Belediyesinde artçı deprem etkisi yaratan bu rapor sonrası suçlanan personeller ve belediye yöneticileri belediyedeki FETÖ’nün belediyeler imamını ağırlayanlar ve bu imama belediyenin personellerine eğitim verdirenler kendileri değilmiş gibi herkese PES artık dedirtecek şekilde çevresindeki has tayfasıyla hep bir ağızdan İBB müfettişini FETÖ’cü olmakla suçladıkları, basın duyurusu yaptıkları, sağda solda konuştukları  söylentileri Adalar’da çalkalanmaya başlamıştı.

Bu FETÖ nelere kadirmiş. Fetö’cü olduğu konusunda kuşku bulunmayan firari Erkan Karaarslan bile ortaya çıksa İBB müfettişini FETÖCÜDÜR suçlayabilecek. Amerika’da FETÖ iade edilse o bile kendini yargı karşısına dikenleri, FETÖCÜ diye suçlayabilir.

15 Temmuz kalkışmasının bugüne bıraktıkları komik sonuçları bunlar. Ya tutarsa mantığı ile Adalar Belediyesi’nde yapılanlar ortada değilmiş gibi belediye dönen dolapları ortaya dökenleri FETÖCÜLÜK ile suçlayabiliyorlar. Nedeni açığa çıkmaları. Bırakacaklardı palas pandıras yuvarlana yuvarlana kimse karışmadan belediyeyi yönetmek. Kanun yok, hesap vermek yok, kamu paralarının nereye harcandığını sormak yok, dedim oldu bitti mantığı ile kabile tarzı yönetime devam.

İşte 2 KAYYUM RAPORU(NİHAİ) sonrası artçı deprem aslında bu HANDİKAP için kaleme alınmış bir suç duyurusu gibi hazırlandığı anlaşılıyor. Gazetemizin ele geçirdiği aynı müfettişin raporu sırasında konusu farklı suçlar olan tespitlerini ve işlem yapılması içinde yine İstanbul Valiliğine gönderdiği anlaşılıyor. Aslında bu şekilde yapacağına direk savcılığa suç duyurusu yapsaydı bize göre daha doğru olurdu. Malum bürokrasi de Trabzonlular, Müfettiş derneklerinin etkin. Trabzonlu üyelerinin, üyeleri veya sıkı ahbapları için devreye girdikleri ve artık kurtuluşu yok dediğin kişileri adaletin elinden aldıkları iddiaları sıkça konuşulmaktadır.

İşte aşağıdaki rapor tam bu bakımdan çok önemlidir. Bugüne kadar hiçbir müfettişin yapmadığı bir uygulamadır ve olması gerekende tam olarak budur. Yani müfettiş araştırması sırasında konusu suç olan konuları da tespit ettiğinde bu suçları raporlamak ve ayrıca bunları daha derin araştırmak/soruşturmak/ön inceleme yapmak için kendisine yetki veren makamdan onay ister. Basit anlatımla bu suç duyurusudur. Müfettiş suçları tespit etmiştir ama yinede bana yetki verirseniz bunları da daha detaylı araştırıp bu tespit ettiklerimin yargılanmasını sağlarım demek gibi bir sonuçtur. Adalara gelen müfettişlerde ilke olarak göremediğimiz bir uygulamadır.

Bu suç duyurusu uygulamasını birde yine başka bir İBB Müfettişi olan A. Birkan’da görmüştük. Hatırlanırsa yine haber yaptığımız  Adalar Belediyesi 2010-2012 arası çöp dosyalarından eski alacaklı bir firmanın parasını ödemek için defalarca Başkan A.Aytaç ile buluşulmuş/görüşülmüş/rakı balık yenmiş firma ile aralarında ödeme protokolü yapılmış, firmanın protokolden vazgeçmesi halinde 1 milyon tazminat konmuş, belediyenin vazgeçmesi halinde hiçbir tazminatın olmadığı protokole tabili yine uymayan taraf belediye olmuş daha sonrada firma belediyeye fiili haciz yapmış, belediye başkanının makam odasına,  makam arabasına haciz yapılmış ve arkasından belediye başkanı intikam amaçlı firmanın 5-7 sene önce yapılan işlerinin  hak edişlerini araştırtmış, belediye müfettişine rapor tutturmuş, ne alakası varsa  mali müşavir firmalara para ödeyerek denetim yaptırıp iddialarını kuvvetlendirmeye çalışmış, sonrasında  firmaya kamu zararı var bu kadar parayı vezneye yatır diye yazı gönderince, firma bu işin arkasında imzası olan herkesi kendisine suç isnad ediyorlar yıllardır alamadığı alacağını organize tezgah ile yok etmeye çalışıyorlar diye savcılığa şikayet etmiş, arkasından belediye bakmış ki isnat ettikleri kamu zararı iddiası kendi ellerinde patlayacak mecburen firmadan sonrada olsa savcılığa şikayette bulunmuşlar ve sonuçta Ön İnceleme görevi verilen  İBB müfettişi A.Birkan dosyayı soruşturmaya başlayınca şaşırtıcı bir sonuç ortaya çıktığı görülmüştü.

Belediyenin iddia ettiği kamu zararı yerine firmanın bu işleri yaparken belediyenin menfaatine olacak şekilde işi bitirdiğini hem de menfaatin toplamda 4 milyonu bulduğunu, İBB Kesin Hesap bürosunun hesaplamaları ile net ortaya koymuş ve memurlara soruşturma izni vermemiş ama incelemeleri sırasında konusu suç olan tespitler içinde ayrıca suç duyurusunda bulunmuştu. Yaptığı bu suç duyurusunda kendisine yetki verilmemesi araya yine bir gücün girdiğini göstermişti. Resmi teemmüllere göre suçu tespit edene verilmesi gereken Ön İnceleme kapanması için olsa gerek İBB de Trabzonlu, Müfettişler Derneğine üye bir müfettişe verilmiş ve oda üzerine düşen görevi layıkı ile yaptığı ve dosyayı kapattığı söylenmektedir. Üzerine ne düştü ise artık Vatandaş olarak bahtımıza.

Gazetemiz, Müfettişler ve 4483 S.K mercek altına alınmış Kamu Kurum ve Kuruluşları ile bunlara bağlı belediyelerdeki işlenen suçların savcı karşısına gitmeden müfettişlerce nasıl kapatıldığı, savcıların isteseler bile İhaleye Fesat dışında bir şey yapamadıkları, gelen müfettişlerin Adalar’da nasıl ağırlanarak gözlerinin boyandığı, istedikleri raporları çıkartıp piri pak oldukları, 2009 yılından beri Adalar Belediyesine SAYIŞTAY iNCELEMESİ gelmemesinin nasıl sağlandığı, Adalar Belediyesinin bürokraside nasıl bu kadar etkili olabildikleri, soruşturmalardan nasıl kurtuldukları, 15 Temmuz kalkışmasında Adaların merkezi durumda nasıl olduğu, gazetemizin elbette ki araştıracağı konulardır.

İBB müfettişinin raporundan sonra Mülkiye Müfettişi Hasan Yılmaz  aylar süren araştırma sonrası ön inceleme yapmış ve 21 personele ilk dalga sarı zarf ile savunma istenmiş bu raporu da gazetemizde yayınlamıştık.  İlk dalga sarı zarflardan çoğu memura SORUŞTUMA İZNİ kanaati hasıl olunca,  Adalar Kaymakamlığı da memurların çoğuna, yargılanma başlanacak SORUŞTURMA İZNİ’ni verdi. Tabi memurlar bunu idari yargıda Kaymakamlık kararını bozdurmaya çalışsalar da itirazlarının red olacağını sonucun değişeceğini zannetmiyoruz.  İdari yargı adı üstünde İdareyi koruyacak ve memurların talebini reddedecek ve davalar açılacak düşüncesindeyiz.

İkinci dalga sarı zarflar ise, bu defa 32’ye yakın çalışan ve emekli olan ve hatta vefat eden memurların işlediği düşünülen suçları kapsamaktaydı. Bu sarı zarf gelen memurlardan en dikkat çekici kişiler ise eski yeni Adalar Belediye Başkanları ve Başkan Yardımcılarının da 32 kişinin arasında olmasıydı.

Yıllardır belediye başkanları 5393 S.K kapsamında belediye bütçelerini Mali Hizmetler Müdürleri vasıtasıyla kendileri hazırlamaktaydılar. Belediye bütçesinin hazırlanmasından, Belediye Başkanları, Mali Hizmetler Müdürleri ile beraber direk sorumludur. Ben hazırlamadım haberim yoktu demek şansları yoktur. Yönetecekleri belediyenin alacaklarını tahsil etmek iç- dış borçlarına göre bütçelerini DENK olarak tanzim öncelikle kendi sorumluluklarıdır.   Belediyenin bütçesinde, hata yapma lüksleri yoktur. Hata; Belediyeyi iş yapamaz, memur ve işçilerine maaşlarını ödeyemez, yapım ve hizmet işleri yüklenicilerine hak ediş tutarlarını karşılayamaz hale getirebileceği gibi Belediyelerini daha borçlu hale getirebilir.

Dolayısıyla Belediyede en önemli iş kısaca alacak verecek durumunu gösteren, personel maaşları ile ve hizmet işlerini yürütülmesi için ödenecek ihalelerin bütçedeki karşılıklarının planlanması ve denk bütçe oluşturulup hizmetlerin aksatılmadan yürütülmesi, organizasyonunu sağlayacak olan bütçenin hazırlanmasından, yasa koyucu, 5393 S.K ile direk Belediye Başkanını mesul tutmuştur.

Bu bütçeyi ister kendi hazırlar, isterde Mali hizmetler Müdürü aracılığı ile hazırlar kendine kalmıştır. Bütçede imzası olan her birim amiri hatalarından, yanlış beyanlarından, sanal bütçe hazırlanmasından elbette öncelikle belediye başkanları ile beraber sorumlu olacaklardır. Mesela yıllardır Sedef Adası’ndaki arsalar bütçeye satış yapılacak diye konulmaktaysa da, belediyenin arsaları satmak için bir teşebbüsü  yoktur. Her yılın bütçesinde mutlaka görülen arsa satışı bütçede var ama reel de satış yoktur. Olmayınca da bütçeyi sanal bütçeye dönüştürdüğü iddia edilmektedir.

Bilindiği kadarı ile bu arsalar ‘ŞARTLI BAĞIŞ’ yapılmıştır. Yani ŞARTLI BAĞIŞ’ın amacı dışı kullanımı da mümkün değildir. Böyleyken Adalar Belediyesi’nde kangren olmuş bir firmanın alacaklarını almak için belediyeye uygulamış olduğu hacizlerde Adalar Belediyesi ‘ŞARTLI BAĞIŞ’ yapılmış arsaları mal bildiriminde gösterdiği bilinmektedir. Alacaklı firma mal bildiriminde bulundunuz diye SATIŞ TALEBİ yapınca da, bu defada belediyenin tüm iş ve işlemleri bu arsalar üzerinden yürümektedir diye İcra dairesine itirazlar yapmaları tezatlıkları ortaya koymaktadır. Resmi kurumlar hem öyle hem böyle deyip yalan beyan yapmazlar. Devletin ciddiyetini küçük düşüremezler. Görünen o ki Adalar Belediyesi’ndeki uygulamalar iddiaları da haklı çıkartacak durumda.

Örneğin, personel giderlerinin bir önceki yılın gerçekleşen bütçesinin % 30’nu geçmesi halinde belediye başkanlarına çıkacak zimmet, belediyenin iç dış borç tutarının yine bir önceki gerçekleşen bütçesinden fazla olması halinde kredi kullanamaması gerekmekte.

Yasa koyucu bu şartı boşa koymamış. 5018 S.K 68-d mad. göre, meclise kredi kullanım izni için yetki alınırken sorumlu Mali Hizmetler Müdürü belediyenin iç- dış borç stokunun bütçeden fazla olup olmadığını göstermek zorundadır. Eğer ki, borç stoku yıllık gelirini aşıyor da gösterilmiyorsa işte bu  KASITLI GÖSTERMEMELERİ ile kullanılan krediler  KAMU ZARARI olarak krediyi alan, kullanan ve onay verenlere rücu ettirilmesi gerekir. Adalar Belediyesi zaten böyle BORÇ BATAĞINA saplanmıştır. Bu konular ile ilgili sarı soruşturma zarfları için şu an belediye personelinin büyük kısmı savunma hazırladıkları, 20/08/2018 Pazartesi gününe kadar vermek zorunda oldukları biliniyor.

Eski yeni belediye başkanlarına bütçe, kullanılan krediler, belediye personel giderlerinin gelirin %30’nu aşması ile ilgili konularda savunmalarının istendiği söylenmektedir. Peki Adalar neden böyle oldu. Niye belediyedeki her personel şu an soruşturmalar ile muhatap durumda. İşte burada adalıların da bir öz eleştiri yapması gerekiyor. Adaların başına kendilerini yönetecek kişileri siyasi parti ayrımı yapmadan iş başına getirmek zorundalar. Adaları, adalıları tanımayan, aslen adalı olmayan belediye başkan adayları olan partilere itibar etmemeleri gerekmekte olduklarını anlamalılar. Adalar’da iki dönem CHP’den başkan olan M.Farsakoğlu ve A.Aytaç ile bu kadar olabildi. M.Farsakoğlu üniversitede Kamu Yönetim dersi veren birisi olarak belediyeyi Kamu Kurumlarına, iş yapan müteahhitlere borçlu bırakıp gitti, yeni gelen yine CHP’li başkan A.Aytaç ise ondan aldığı borcu büyüttü. Adalar’da ne hizmet yapıldı diye bakarsanız yapılan hizmette yok. Borç çok. Kurtulmak için inkar et kamu zararı var deyip savcılıklara suç duyurusu yap buda etik değil, ahlaki hiç değil, sonucunda ise görevi bitip gitseler de iftira davaları olarak kendilerine geri döneceğini düşünmeden günü yaşamak, geçirmek sonrasında keşke başkanlığı yapmasaydım dedirtecek gibi.

Sonuç mu? Adalara Adaları, adalıları tanıyan dertlerini sorunlarını bilen, hizmet anlayışını ilke olarak benimseyen adalı başkan adaylarına parti gözetmeden oy vermek ve onları iş başına getirmek olmalı diyorum. Tabi bu kişinin tecrübesi varsa bir adalı olarak şimdiden oyum ona. Çözüm içimizden birisinin belediye başkanı olarak hizmet vermesi, dışarıdan gelenler ile bir türlü olmadı olmayacakta. Bir üçüncü dışarıdan gelecek adaya parti ayırmadan HAYIR.

Yakında İBB müfettişinin aşağıda yayınladığımız suç duyurusu için İst. Valiliğinin ayrı bir soruşturma başlatacağı bekleniyor. Bu defaki soruşturma direk A.AYTAÇ’ı hedef alacak gibi.

Şükrü Abanoz

ANKET

[poller_master poll_id=”3″ extra_class=””]

 

Adalar Belediye Başkanlığı hakkında suç duyuruları ! Adalar Belediye Başkanlığı hakkında suç duyuruları ! Adalar Belediye Başkanlığı hakkında suç duyuruları !

15 YORUMLAR

  1. Bütün ihaleler kasımın elinden geçtiği halde hepsinden soruşturma çıktı.Hani kasım ihale mevzuatını biliyordu.Biliyor da menfaatimi var.Yoksa kasım oraya memurların başını yakması için mi görevlendirildi. Kasım amacın nedir.Kime hizmet ediyorsun .Optimus firması sana mı ait.Atillayı bile kekledinmi bu konuda.Küçük küçük iş bitirmelerle kaç firma yarattın . Deva,Optimus sanamı ait.Yada gizli ortakmısın Cevap ver.

  2. sayın şükrü bey, önce 21 sarı zarf,ardından 32 sarı zarf,irili ufaklı 1 li ,2 li ,3 lü sarı zarf yağmuru gelmeye devam ediyor ve daha da edecek.Çünkü müfettiş hasan yılmaz da biliyorki Necati Beyin raporu CB nin masasında ve raporun sonuçlarını izliyor.Öyle tavsiye niteliğinde ifadelerle savsakladığı ön raporu başına iş açacak.Kayyum raporunda ki en ufak ayrıntıyı atlaması,uydurup maddelerden soruşturma açması,atillayı ve korudugu memurları ayıklaması dikkatlerden kaçmıyor.Herkes pür dikkat müfettişi ve raporu izliyor.Atilla Müfettişin istediğini eksik verdi ki bu uyduruk maddelerden soruşturma açıldı diye konuşuluyor.Bunu da burda belirtmekte fayda var. İZLENİYORSUNUZ. TAKİPTEYİZ.

  3. Bundan sonrasında belediyenin tamamına uyku haram. Bir kasım bütün memurları yaktı.Hani bütün ihale mevzuatını en iyi kasım biliyordu.Atilla sen bu kasımı bilerek o destek hizmetlerinde tutuyorsun.Kasım küçük iş bitirmelerle trabzondan firma üretsin.Sonra büyük ihaleleri versin.Her ihalede bir sürü eksikle dosya hazırladın.O dosyalarada memurlar imza atsın.Sonrada müfettiş memurlara soruşturma açsın.Kasımda hala o Destek Hizmetlerinde otursun.Atilla derhal Kasıma soruşturma açmalı.Bu kadar ihale yanlış olamaz.Bu işi bilmiyorsa görevden alınmalı.Kasım Destek hizmetlerinde müdür olark kaldığı sürece atilla da şaibelidir.Demekki bilerek göz yumuyor.Trabzonlu optimus kimdir.İstanbulda firma yokmudur ki trsbzondan teklif almıştır.Burdsn yeni kaymakam beye de sesleniyorum.Adalar belediyesine dikkat edin.Yazı işleri müdürünüz sevime dikkat edin.Kaymakamlıktaki belediyenin ajanı gibi çalışır.Herseyi belediye lehine değiştererek taraflı size aktarır.Giden kaymakam da belediyeyle birlik olduğu için Cumhurbaşkanına çok şikayet edildi.Sayın kaymakamım hakkınızda güzel şeyler duyuyoruz.İnşallah adalar sayenizde biraz da olsa toparlanır.

  4. Yazın yediğiniz hurmalar kıçın kıçını tırmalar derler ya bunlarınki o hesap.Kusuncaya hatta sıçıncaya kadar yediniz. Hala doymadınız. Tahsilatçı ne yaşar ne yaşamaz gitti. Yerine Hüsoyu koydun lavanta işlerine. Hüsonun bak bakalım kaç tane dairesi oldu adaya geldiğinden beri. Seninkilerin sayısını karıştırıyoruz artık matilla. Zehir zıkkkımmm olsun. Hastanelerde derdi olmayan hastalıklarına deva olmasın çalıp çırptıkların.

  5. Adalar savcılığı Belediyenin bu basın duyurusu hakkında mutlaka işlem başlatmıştır. Savcı Basın bildirisinin altında isim yazmıyorsa, Belediyeye gönderir bir yazı öğrenir.sonrada derki Belediyendeki FETÖCÜLER kimler,isimleri,FETÖCÜ olduklarına ait delillerini gönder der tahkikatı yapar, Belediyede çöreklenmiş vatan hainlerini,bide devleten maaş alanları, adalete teslim eder Memurluktan attırır. Üstelik 15 Temmuz kalkışmasında Büyükada Merkez olmuşken. Yapılacak işlem budur varmı başka işlem.

  6. Sayın kaymakamım belediye başkan yardımcısı mahmut yerlikayanın damadı özgüre de dikkat edin.kimlere ne ödeme yapmış bir inceletin.faturalara bir bakın.hep aynı kişiler mi.kişiler gerçekten ihtiyaç sahibi mi.yoksa yapılan ödemeler mahmut atilla ve giden kaymakamın istegiyle mi yapılmış.ödemeler de şaibe var.inceleme isteyin.kime ne ödendiğini azçok biliyoruz .Kamu kaynağını basıl kullanmışlar bir görün.

  7. Atilla başgan işletmeden haberin varmı.Dönen dolapları biliyorsunda mı ses etmiyorsun mehlikayı orda tutuyorsun.yoksa mahmut yerlikaya seni kandırıyormu.iş bitirme belgesi olmayan firmaya iş üreterek belge verip diğer işleri de almasını sağlladıklarını aymı firmalara rant sağladıgından haberin varmı. kasım mehlika mahmut üçgeninden haberin var mı.Yoksa hepsini zaten biliyorsun o yüzden mi bu kişileri bu kadar yanlış işler yapıp kamuyu zarara ugratmalarına yaptırım uygulamıyorsun.

  8. Ben daha ne yapayım demiş özetle müfettiş ama bence yine bir şey olmaz. Bunlar müfettişi bağlayamamışlar besbelli bu sefer başkasını bağlarlar yine kurtulurlar. Artık kim bağlanacaksa ne bilem yan iişte.Beklicez görecez.

  9. Ben anladımda bir tek Fen İşlerine gelmemiş sarı zarf görünüyor. İşletme,destek ,satın alma müdürlükleri bir G maddesidir gidiyor. Fen işlerinde ltaşıb aldığı ihalelerin hemen hepsi sakat. İhaleye fesattan tut edimin ifasına fesata kadar her şey var sarı zarf yok. Acaba Ataşehirden gelen müfettiş Ataşehirde Altaş la sıkı ilişilere girdide bir anda gözleri kör mü oldu. Para her kapıyı açar lafı Ataşehirde gerçekleşmişe benziyor.

  10. Ercan kimi görse bu dönem ben başkanım der durur. En haso adamıda ümsal ailesi. Mürit olmuş durumda karı koca . Bütün umutları ercanın başkan olması. Karısı ayrı bir çalışır, kocası ayrı bir çalışır, sonra beraberce çalışırlar,sonrada özel tüzel güzel ferdi çalışmaya devam ederler Atila başganda zannederki bu kadın uyanık bana çalışıyor. Uyan artık kış uykusundan diyecem. Birde sarı zarf savunmasını cırtlak kadıan yazdırmazmı. Atila Başgan bu kadın Ercana çalışıyor sence seni aradan çıkartması için ercanın ne yapması gerekiyor. Farsağın talebesi olan Ercan ne mi yapar. Hani senin kaçak kata rapor tutturmuştu da sonrada savcılığa şikayet edip senin adaylığını engellemeye çalışmıştı ya. Şimdi elindeki ağzından çıkan lafı ikiletmeyecek Sevgicana talimat verir senin savunman olur itiraf sonrasımı yıllarca mahkeme kapılarına gider gelirsin uyanık ol. Sana iyilik yaramazda yinede söyliyeyim dedim.Seni çok sevdiğimden değil haa bu riyakar kadını hiç sevmediğimden. Nedenmi mütahit cengizi yok etmek için memur arkadaşlarını bile savcılığa gönderen,müdür olmak için her şeyi yapabilecek bir musimet te ondan. Ama oynadığı oyun son buldu. İstinaf mahkemesinden de beraat çıktı. İftiralarınız ortaya döküldü. Şimdi beklemedeyiz. Seçimlerden sonra iftira davası açacağız şimdiden müjdesini verelim.

  11. Nedir bu çektiğimiz. Sevgican mıdır nedir tekniker belediyeyi mahvetti. Mengo zamanı zırnık alamayınca düşman oldular maile adama. Kocasınında eski kankasıydı hesapta. Adamda iyi yaptı cumhurbaşkanına kadar şikayet etti, halada ediyor bildiğim bunları bir bir. Gelen sarı zarflar hep onun şikayeti bence. Biliyorum yani böyle oldu. Yani büyük ihtimalle. Ama bizim ne suçumuz vardıki. Hepimizi niye şikayet ettiki?

  12. Ne gol attı Atilaya be.Adamın ekmeğini ye suyunu iç, beraber meferoğlu Mahriyi sıraya giri söğüşle sonra adama kalede kaleci yok ken penaltı at. Dokuzkardeş ne anlar yazıdan çiziden garibim. Komisyona koymuşlar dokuzkardeşi, bide raportör yapmışlar oda Kıl Avukatı bişi zanneder ya vermiş şuna bişiler karala verelim. İyide karalayacakta ne karalayacak kıl avukatta sanki onun bilgisi var bu işlerden,Belediyecilikten bi haber. Oda gitmiş avukatlığını yaptığı çöp mütahiti Mengize üstat şuna bir şeyler karalada Atilayı şıkıştırayım. Takip ettiğim iki üç dosya var her tarafı oynar durur . Oynayamaz hale getir. Oda peki demiş avukatı ya aynı zamanda. Adam Belediyeciliği yemiş yutmuş. Bilmezmi nerde ne var ne yamuk ne doğrudur yanlıştır. Raportör dokuzkardeş ağzından belediyeye 29 maddelik bir dilekçe vermiş ki ne dilekçe ama. Dilekçeye cevap vermeleri na mümkünmüş. Başkan,yardımcıları,müdürler bakmışki yazılanlara cevap verseler, Belediyede işlenmiş bütün suçları itiraf etmiş olacaklar. Kıvırıp cevap vermemişler tabii. Ama dilekçe sonu cevap verilmezse savcılığa verilecektir falan diye tehdit te var. Kıl avukat sonra bu dilekçeyi kullanarak bak bunu savcılığa veririm diye Matildayı önce tehdit ile istediklerini yaptırtmış daha sonra aynı dili kullandıklarını anlayınca rant ortaklığına başlamışlar el ele güle oynaya, yuvarlana. Adaya yatırım için gelenleri inşaat sırasında kuruldan tut ruhsata iskana kadar yolmaya sırasıyla halletmeye.. Bu arada Meferoğlu Mahri ninde Kıl avukat ile Matildan ayrı ayrı sonra beraberce sonra bida ayrı ayrı öpülmüş. Onu bunu şunu şöle böle yapacaz diye çok parasını yemiş ama aracı kıl avukat ya o daha bi iç etmiş verilecek paylaşılacak paralardan.. Bir ara Matilda bunu fark edince Kıl Avukatla araları açılsada sonra tekrar barışmışlar. Ama şimdi döndü dolaştı müfettiş dokuzkardeşin yazısına neden cevap vermediniz diye sorguya var ortalıkta.. Dönemin md meşim mener valla ben cevap verecektim ama başkan boşver verme dediği için vermedim demiş. Matildada ben ne anlarım onlar vereckti demiş. Sonunda efenim mecliste dokuzkardeşin yazılı talebi varken bunlar ne dese beğenirsin. Tabi kabul görürmü bilinmez. Efenim mecliste dokuzkardeşe verdiğiniz yazı ile söyleyecek bir şeyiniz varmı diye sormuşlar oda bişi demediği için cevap yazısı yazmamışlar. Savunmaya gel. Adam sana yazılı yazı yazdıysa sen ona sözlümü cevap verecen yada sen ne demek istedinmi diye soracan. Daha ne desin yazmış vermiş cevap verseniz ya. Hani dilekçe kanunu,boş geç adam o yazmasada altındaki imza onun ve meclis üyesi. Cevap vermemek her yönü ile suç. Yokkkk ama ne cevap verecekler.Cevapları yok çünkii. Ama şimdi müfettiş birden bu dilekçeyi binlerce evrak içinden bir anda buluyor. Güldürmeyin beni. Nasıl çıktı o dilekçe biliyonuzmu? Kıl avukat artık seçimler geldi diye bu dokuzkardeşin dilekçesini özel olarak müfettişe gönderdi. Artık matildayla fazla işi kalmadı ya AKP vitrinlerine oynayacak. Seçimde yine meclis üyeliğini garantilemek için bakın ben belediyeyi nasıl sıkıştırdım diyecek ya. 4 sene dokukardeşin yazısı ile matildayı dokuzkere doğurt her istediğini yap son olarakta kendin bu yazıyı müfetişe göndert matildanın, meşimin ipini çek. AKP li Mözlemede bak ben olmasan bunların ipi çekilmezdi diye kulisler yap. Mözlem bunu yerse yuh ona. İl yönetimine söylemesi lazım kılın her tarafı oynuyor diye. Meclis üyesi olamayacak ya şimdiden garantilemek için matildayı sattı kıl. Bakalım müfettişten kurtulabieleceklermi. Müfettişin , AKP li meclis üyelerine 29 madde suç tespit etinizde neden savcılığa vermediniz ? tehdit aracı olarak mı kullandınızda şimdi 4 sene sonra mı gizli ihbar yapıyorsunuz demesi lazım. AKP li meclis üyelerinin her vatandaş gibi suç olduğunu görmeniz halinde hemen bildirme sorumluluğunuz vardı niye dilekçede savcılığa bilidireceğinizi yazmanıza rağmen bilidirmediniz diye suça iştirakten kılı diğerlerine soruşturma açması gerkirdi. Ama nerdeeeee. Yok ya beklide böyle yapar. Hadi bakalım müfettiş bey şunlara cezasını ver ama AKP li meclis üyelerini atlama asıl hinlik onlarda .

  13. Adalar Belediyesindes sayıştay Eylül ayında başlayacakmış incelemelerine. Kürşat Yasin OĞUZHAN efendi bey Mahmut Yerlikaya ile öğlen yemeklerinde boy göstermeye başalamış. Adam Belediyeyi araştırmaya geliyor Başkan Yardımcısı ona yemek ısmarlamakla hoş geldin diyor. Sayıştaya sormak lazım. Yemek harcırahı bu adamın cebine para olarak konuyorsa, Belediyenin parasını ödediği lokantadan yemek yemeye başladığında KAMU ZARARI olurmu olmazmı diye. Sayıştaydan da umut yok ilk günden telsi etmiş kendini. Yazıkk. Bu devlette müfettişler ve Sayıştay incelemelerinin önemini sokaktan geçen cahil vatandaşımız anladı bu makamdakiler devletten bu iş için maaş alan efendiler anlamdı. Bir yemeğe tenezzül edip lokantalara gidersen değerini/ederini belli edersin sonrasımı …………………… ……….. ………. işte Türkiye bundan düzelmez.

  14. Eski çöpçünün şikayetlerinin tamamı sarı zarfta sorgu olarak geliyormuş. Bütçeden, 10 kere Haceri,Farsağı, Atilayı ettiğine ben şahit oldum. Başımıza kim bela etti çöpçüyü.Farsak Atil. Herkesin parasını ödediler adamın ödemeyince kuduz köpek gibi hertafa saldırdırmş.. İç İşleri Bakanlığa,Başbakanlığa,Cumhurbaşkanına hep şikayet eder dururmuş. Çöpçüye dikkat.

  15. Savcı Belediyeden Fetöcüleri bildir dese dahi belediyeden ses çıkmaz. Müfettiş nedir peki? Valiliğin görevlendirdiği müfettiş biliyomusunuz bilmem ama vali adına soruşturma yapar. Yani Valinin tüm yekilerini haizdir. Cesaret ister İstanbul valisine kafa tutmak. Cesaret bile tek başına yetmez çok sağlam bir arka lazım. Geniş bağaj hacmi ister. Kimden cesaret alıyor orasını bilmem ama Atilla Başkan müfettişe yazılı istediği belgeleri istemesine rağmen vermemiş. Okumuyormusunuz raporları,suç duyurusunu. Atila müfettişin gıyabında koskaoca İSTANBUL VALİSİNİ takmamış. Var ya Savcı istesin gönderirse arap olayım. Hatta Belediyede pisko bir kunta kinte varya onun gibi olayım. Yok ya Allah etmesin onun gibi olmayayım işte olmaz yani onu diyim. Savcının geniş kapsamlı soruşturmasında ne suçlar çıkar sana söliyeyim cehaletin gitsin. Bidefa Belediye savcıya cevap veremez. Dokuzkardeşin dilekçesine benzer bu iş bence. Cevap verseler kendi isimlerini vermeleri gerekir çünkü. Erkan KARASLAN’a pazarlık ihalesi ile gel bizim personeli eğit diye ihale verenler bunlar değilmi? Fetöcü ismi verecklerse bu ihaledeki imzaların hepsi fetöcüdür al işte. Sonra biliyorsunda niye ihbar etmiyorsun al bi suç daha . Bunların her şeyi suçta bakalım görüntü ne olacak beklicez artık.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz