DOLAR 8,6566
EURO 10,1543
ALTIN 493,696
BIST 1390,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Kedi İstif Evleri Büyükada’da ölüm saçıyor

09.09.2021
A+
A-

Hayvanlar üzerinde ölümcül sonuç doğuran istif evleri konusunda Hayvanlara Adalet Derneği ile yapılan röportajı haber içeriğimizden okuyabilirsiniz.

Kedi İstif Evleri Büyükada’da ölüm saçıyor

1-    İstif evi nedir?

İstif evi kavramı en basit hâliyle, insanların uygun olmayan alanlara çok fazla hayvanı toplaması olarak tanımlanabilir. Bunu yapan insanlar, bazı durumlarda hayvanları koruduğunu, onlar için iyi bir şey yaptığını zannederek bu işe girişiyor ve hayvanların sağlık durumlarının bozulduğunun, açlıktan birbirlerini yemeye başladıklarının farkına bile varmıyor. Bazı insanlar ise tamamen kötü niyetle çok fazla hayvanı bir araya toplayıp, hayvanlara yardım etme bahanesiyle para toplamak amacıyla bu işe girişiyor. Niyetler farklı da olsa ortaya çıkan sonuç her ikisinde de aynı oluyor. Buzdolabında ölü hayvanlar bulunan, kokudan şikayetle gidilen, üst üste yatmaktan felç kalmış, açlıktan birbirlerini yemeye başlamış hayvanlarla dolu evler.

İstifçi tabir edilen kişiler zaman içinde hayvanları sadece kendilerinin koruyabildiği, ölürse de kendi yanında ölmesinin daha uygun olduğu konusunda patolojik bir fikre kapılıyor. Eleştirilince, sokak ölümlerini ve dışarıdaki felaketleri öne sürüyorlar. Hayvanlar için ölümlerden ölüm beğen demektir istif evi.

2-    Adalar’da da var mı?

Adalar ilçesinde Büyükada’da haberimiz olan ve konuyla ilgili hukuki süreç yürüttüğümüz bir örnek var. Nuri Metin Türkmenoğlu isimli bir kişi, evine çok fazla kedi toplamış ve bu durum, komşuların kokudan şikayetiyle gündeme gelmişti. Bu örnekte, maalesef, durumun kötülüğü biraz daha ileri boyutta. Bu kişi, çok fazla kediyi bir araya toplamasının yanı sıra, onlara cerrahi müdahalede bulunmaya başlamıştı. Belediyenin yaptığı bir baskında, evinden cerrahi malzemeler çıkmıştı. Komşuları komşuluk hukukunun kendilerine verdiği imkanlarla adli ve idari süreçler başlatmışlardı ama olumlu bir netice alınamamıştı. Konu, bu noktadan sonra bize ulaştı. Biz, hayvanların yaşam hakkına odaklanarak hem adli hem idari başvurularımızı yaptık; her iki süreç de devam ediyor. Bu süreçlerin başlaması ile Nuri Metin Türkmenoğlu, o evi boşalttı ama durmadı, devam ediyor. Burada yaşadığımız en büyük sıkıntı, hayvanlara yapılan bu ve benzeri şiddet fiillerinde, hayvanın tarafında olan bir Hayvanları Koruma Kanunu’nun olmaması ve yapılan bu kötülüğün, yapanın yanına kâr kalması. Bu işi durduramamamızın en önemli sebeplerinden bir diğeri de; hayvanseverlerin bu durumdan haberdar olmayıp, bu kişiye güvenerek ona bizzat kedi götürmeleri ya da maddi destekte bulunmaları. O yüzden, hayvana karşı bilinçli ya da bilinçsiz şekilde uygulanan şiddet bilgilerini olabildiğince yaygınlaştırmalı ve bu ve benzeri kişilerin, kedilerden uzak durması için elimizden geleni yapmalıyız.

3-    Büyükada’daki bu istif evine girdiğinizde nasıl bir manzara ile karşılaştınız?

Kapı kilitli olduğu için bizim içeri girme şansımız olmadı. Ama kokudan eve yaklaşmak bile mümkün değildi. Bu bile tek başına durumun kötülüğünü ortaya koyuyor. Elimizde belediyenin daha önce yaptığı baskından kalma birkaç fotoğraf var. Bu fotoğraflar da ortamın sağlıksızlığını net bir şekilde gösteriyor.

4-    Hukuken ne tür başvurularınız oldu? Ne aşamadalar?

Konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduk, suç duyurumuz neticesinde dava açıldı ve dava süreci hâlâ devam ediyor. Nuri Metin Türkmenoğlu, bu olay geçen sene yaşandığı için hayvanlara yaptığı kötülükle ilgili bir suçtan yargılanamıyor; sadece, veteriner hekim olmamasına rağmen hayvanlar üzerinde cerrahi müdahalede bulunduğu için yargılanıyor. Devam eden eylemleri ile ilgili de suç duyurusunda bulunacağız. 14 Temmuz’dan beri, hayvana yapılan bu kötü muamele, suç kapsamına alındı; failin cezaevine girmesini sağlamayacak ama en azından siciline işleyecek bir ceza almasını sağlayacak bir düzenleme artık mevcut. Ama bu sefer de bizim suç duyurusunda bulunma hakkımız yok. Suç duyurusunda bulunması için Tarım ve Orman Bakanlığı’nı ikna etmemiz gerekiyor. Bu vesileyle, kanun koyucunun, hayvana şiddete karşı hak aramayı nasıl zorlaştıran bir kanun yaptığını; hayvanları ve onlar için adım atmaya çalışan bizleri nasıl zor bir duruma soktuğunu görmüş oluyoruz.

Hayvanlar İçin Adalet Derneği

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.