Kırmızı rujumu sürdün mü hazırım demektir!

Kırmızı rujumu sürdün mü hazırım demektir!

İle paylaş:


Kadınlarımız makyaj yapmayı sevmez mi? Sever. Makyaj yapmadan dışarı çıkmayız. Bakımlı olmak zorundayız. Bunu kendimiz için, eşimiz için, çocuklarımız için en çokta çevremiz için yaparız. Derler ki kadınlar en çok diğer kadınlar için süslenirlermiş. Sebep olarak ‘ben daha güzelim, ben şöyleyim, ben böyleyim’ demek içinmiş.

Yani bir böbürlenme hali.

Makyaj denilince akla ruj gelir çoğunlukla.

Benim aklıma göz kalemimle rimelim gelir ama genelleme yaparsak makyajın aslı ruj ile başlar.

Ruj denilince de akla kırmızı gelir.

Kırmızı ruj!

Muhteşem.

Elifimin can dostu Uğurumun yeğeni Begüm’ü tanıyınca kırmızı ruj sürmemek ne demek gibi oluyorsunuz. Kırmızı ruj birine ancak bu kadar yakışır ve onu tamamlar. Elifimle ikisi kırmızı ruj kardeşliği diyorlar ve kendileri gibi kırmızı ruj sevenlerle bir araya geliyorlar. Deli bu gençlik.

Gerçi kırmızı rujda pek güzel oluyor efendim.

 

Peki, nedir bu kırmızı rujun güzelliğinin, cazibesinin, vazgeçilmezliğinin nedeni?

 

Biraz tarihe bakalım isterseniz?

Mezopotamyalı kadınlar ve hatta erkekler dudaklarına ezdikleri kıymetli taşları sürer yâda yapıştırırlarmış.

 

Şaşırtıcı ama tarih diyor ki,

Cleopatra, kırmızı ton için böcek ve karıncaları ezermiş onları sürermiş.

 

Mısır’lı kadınlar ruj olarak esmer deniz algi, iyot ve bromdan oluşan zararlı karışım yapar onu dudaklarına sürerlermiş. Hatta bir deyim de varmış. ‘Ölüm Öpücüğü’ tabi bu ruju süreni öpersin ölüm öpücüğüne de kavuşmuş olursun.

 

Sonralarında yani 16. yüzyılda 1. Kraliçe Elizabeth insafa gelmiş. Kadınlar için kozmetiği popüler hale getirmiş.

Yaşasın.

O ne yapıyormuş?

Balmumu ve bitkilerden bir karışım yaptırıyor onu ruj olarak kullanıyormuş.

 

Bundan sonra olanlar karma karışık. İyi kadınlar makyaj yapmaz, kozmetik kullanan kadınla evlenilmez ya da boşanılır. Kozmetiği sadece fahişeler kullanır gibi yasalar da çıkmış. Tabi bu İngiliz Parlamentosunun çıkardığı yasalarmış. Fransa’da böyle değilmiş.

Kozmetik üst sınıf kadınlarının kullanımına açıkmış.
Geçen zamanla bazı yerlerde yasaklanmış, bazı yerler daha bir hoşgörülü bakmış olaya.

Kadın elbette süslenecek.

Kadın elbette ruj sürecek.

Kadınlar makyaj yapmayı şimdide seviyor eskilerde de seviyorlarmış.

 

Sonra daha bir yaygın hale gelmeye başlamış. Bazı ülkelerdeki artistler ruj sürmeye başlamışlar.

dahasında ilk reklam yapılmaya başlanmış.

Kırmızı ruj reklamı.

Amerika’da ilk ruj reklamı 1890’larda Sears Roebuck Kataloğu’nda yer almış.

 

  1. yüzyılda mucize buluş.

1915 tarihinde Maurice Levy ilk metal ruj tüpünü keşfetmiş.

Bundan sonraki gelişmeler hızlanmış.

Kozmetik kadınların dünyasına bir girmiş pir girmiş.

 

Bence kadınla erkeği birbirinden ayıran en belirleyici olayda makyaj. Kadınların gözleri sürmeli, dudakları rujlu olmalı. Sadelik erkek için daha bir doğru. Kadın kozmetik kullanmalı derken elbette abartmadan hakkıyla yapmalı da diyorum.

 

Bakımlı olmak, topluma bir çeşit saygılı olmak gibi geliyor bana.

Kendini daha iyi hissetme, daha bir kendinden emin olma durumu ve daha özgüveni yüksek olmayla birlikte huzurlu olma hali…

Nazan Şara Şatana hakkında 219 makale
Nazan Şara Şatana:Türk yazar Eğitim hayatından sonra Günaydın Gazetesi’nde gazeteci olarak iş hayatına başlayan Şatana,Adliye,Meclis,TRT,Magazin,Adliye,Merhaba ve Haftanın Sesi gazetelerinde ve bir çok ajansta muhabir olarak görev yaptı.1989 yılında Turizm sektörüne geçti.1989-1990 yıllarında “Ayışı tesislerinde (Kemer,Antalya)müdür yardımcısı ve kontrol amirliği görevinde bulundu.1990-1991 yıllarında “Bela Kara Elmas Hotel’de(“Side”Antalya)Genel Müdür yardımcılığı yaptı.1991-2001 yıllarında “Majesty Hotels & Resorts Clup Tuana Park’da”(Fethiye) Odalar Bölümü Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı olarak 9 yıl görevini sürdürdü.2002-2006 yılları arasında ise “Majesty Hotels & Resorts Kemer Beach Hotel’de”(Göynük/Kemer) Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 2007 yılında “Nisos Hotel Varuna”(“Belek”/Antalya) Genel Müdür olarak görev yaptı.2008 yılında “Bilem Higt Class Hotel’in (Antalya) Genel Müdürlüğünü yaptı.Ürgüp-Bodrum-Marmaris’de otel açılışlarında görevli olarak bulundu.Almanya’da sık ve uzun süreler bulundu.”Adriyatik”ve “Cote d’Azur”sahil otellerinde,Avrupa’nın bir çok ülkesinde ve Amerika’da otel ve araştırma gezilerinde bulundu.Dünya’nın bir çok ülkesinde,turizm-tarih mitoloji kitapları için araştırmalar yaptı.Turizm Bakanlığı Yöneticilerinin Yöneticisi seminer (toplu çalışma)sertifika belgesi aldı.TGRT’de yayınlanan Evlat TV Filmi ve yine bir çok kanalda yayınlanmış kısa TV filmleri yaptı. Yurt içinde ve yurt dışında bir çok gazetede köşe yazarlığı,haber,ropörtaj dallarında çalışmalarını sürdürmekte.Bir çok internet sitesinde köşe yazılarını yazmaya devam etmektedir.Yazarlığının yanında şiir de yazmakta olup 1000 nin üzerinde eseri vardır.Ayrıca profesyonel olarak yağlı boya resim çalışmaları da mevcut olup birçok turizm hizmeti veren firmaların duvarlarında eserleri yer almaktadır. 2013 Avrupa kalite yılın yazarı ödülünü aldı. KİTAPLARI: Asar Şamil ve Rus Terzi(2006) Havada Kekik Kokusu Vardı(2007) Otek I,Uzun Bir Gece(2007) Şarkın Modern Gelini Şehribahar(2008) Zeus’un Aşkları(2009) Hekim Ali Süavi Efendi(2009) Herkül-Herakles’in kadınları Otel II,Kapadokya-Beyaz Atlar Ülkesi(2009) Belkıs-Yağmur Şimdi Yağacak(2011) Esir Türk Kızları-Osmanlı Perisi(2011)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

İle bağlantı:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*