DOLAR 9,5407
EURO 11,0667
ALTIN 548,987
BIST 1509,2
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Rüzgarlı

Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu’nda konuştu:

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Marmara Denizi’ni ve kıyılarını denizden ve havadan, 7 gün 24 saat anlık takip ettiklerini belirterek …

30.06.2021
A+
A-

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Marmara Denizi‘ni ve kıyılarını denizden ve havadan, 7 gün 24 saat anlık takip ettiklerini belirterek bugün itibarıyla 500 bölgede yapılan çalışmalar neticesinde toplam 8 bin 405 metreküp müsilaj toplandığını bildirdi.

TBMM Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu’nda sunum yapan Kurum, Türkiye’nin çevreci üretimde, yeşil yatırımlarda, yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmada Avrupa’nın en başarılı ülkelerinden biri olduğunu söyledi.

Türkiye’nin, benzer başarıyı çevre politikaları üretme ve mevzuat geliştirme açısından da gösterdiğini ifade eden Kurum, 2007 yılında Avrupa Birliği ile başlatılan çevre müzakereleriyle kanunları, 55’in üzerinde yönetmeliği AB ile uyumlu hale getirdiklerini, çevre konularını içeren 27’nci başlığı kapatma noktasında son aşamaya geldiklerini kaydetti.

Uluslararası her platformda, bütün müzakerelerde, ikili görüşmelerde Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi EK-1 listesinden çıkarılması hususundaki haklı talebini gündeme getirdiklerini anlatan Kurum, “En son 26. Taraflar Konferansı Başkanı Alok Sharma’nın Türkiye ziyaretinde de bu talebimizi kendisine bizzat illettik ve desteğini de aldık.” diye konuştu.

Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı 22 Nisan 2016’da imzaladığını ve anlaşmaya taraf olmaya ilişkin müzakerelerin devam ettiğini anlatan Kurum, “Biz, iklim değişikliğiyle mücadelede Türkiye’nin adil ve eşit fırsatlara sahip olmasını istiyoruz. Özellikle finans, teknoloji mekanizmaları, kapasite geliştirme konularında uluslararası fonlardan yararlanmak istiyoruz. Türkiye’nin emisyon azaltımı noktasında çok ciddi bir potansiyeli var. İşte bu fonlardan faydalanarak iklim değişikliği mücadele çalışmalarımızı arttırmak istiyoruz. İklim değişikliğiyle çok daha etkin ve güçlü bir şekilde mücadele etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“1 milyar 920 milyon ton sera gazı emisyonu azaltımı hedefini de başaracağız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı insan hakları eylem planında, iklim değişikliğiyle mücadeleye özel bir yer ayrıldığına dikkati çeken Kurum, “Ülkemizin tarihi bir sorumluluğu olmasa da iklim değişikliği konusunda üzerimize düşen vazifeyi fazlasıyla yerine getirmektedir. Bu mücadeleyi insani bir ödev, uyumu ise insani bir hak olarak görüyoruz.” dedi.

Murat Kurum, sera gazı emisyonlarını, 2030 yılında yüzde 21’e kadar artıştan azaltma hedeflerinin olduğunu dile getirerek 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3’lük bir azaltımı başardıklarını, 2012-2030 yıllarında toplam 1 milyar 920 milyon ton sera gazı emisyonu azaltımı hedefini de başaracaklarını vurguladı.

“Avrupa Yeşil Mutabakatı’na odaklanmış durumdayız”

Avrupa Birliği’nin 2019’da Yeşil Mutabakat ile ilgili kendi hedeflerini belirlediğini ve 2050 yılında karbon nötr bir kıta olacağını ve bu yolda Paris Anlaşması’nı da olmazsa olmaz bir şart olarak gördüğünü, kendilerine mal satan ülkelere sınırda karbon vergisi uygulayacağını açıkladıklarını hatırlatan Kurum, “Avrupa Birliği ortaya koyduğu bu yeni hedefle; sadece karbon nötr bir Avrupa oluşturmayacak. Bu mücadeleyi sadece kendi coğrafyasıyla sınırlı tutmayacak. Konuyu küresel ölçekte bir eylem haline dönüştürecek. Biz de Bakanlık olarak Avrupa Yeşil Mutabakatı’na odaklanmış durumdayız. Ticaret Bakanlığımız koordinasyonunda kurulan Çalışma Grubu’nun üyesiyiz ekibimizle. Ülkemizin menfaatleri doğrultusunda bu süreci yakından takip ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

İklim Değişikliğiyle Mücadele Sonuç Bildirgesi’ni açıkladıklarını belirten Kurum, sonuç bildirgesiyle, Türkiye Ulusal İklim Değişikliği Stratejisi ve Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planını 2050 hedefi ile güncellediklerini, çalışmaların 2022 yılında tamamlanacağını ve yerelde uygulamaya alınacağını açıkladı.

Kurum, 2023 yılına kadar binalarda kullanılan fosil yakıtları yüzde 25 azaltacaklarını, 2030 yılına kadar tüm binaların enerji kimlik belgesine sahip olacağını belirterek “Elektrik üretiminin yüzde 52’sini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlıyoruz. 2030 yılına kadar elektrik üretimimizi güneş enerjisinden 10 gigavat, rüzgar enerjisinden 16 gigavat kapasitesine çıkarıyoruz. Bu kapsamda da Avrupa’nın 6’ncı, dünyanın 12’nci ülkesi konumundayız.” dedi.

Bakanlığın çalışmaları ve Meclis’in atacağı adımların, İklim Kanunu’nun altyapısını oluşturacağını dile getiren Kurum, Komisyonun yapacağı çalışmaların da ciddi bir hazırlık olacağını ifade etti.

Dünya Bankası ile İklim Kanunu ile ilgili bir proje yürüttüklerini anlatan Bakan Kurum, “Dünyadaki tüm iklim kanunlarını inceledik. Yasal ve kurumsal altyapımızı hazırlıyoruz. Yaptığımız bu çalışma, Meclisimizin çıkaracağı kanun için çok faydalı olacak. Çalışmalarımızı tamamladıktan sonra hazırladığımız raporu ve taslak metnimizi Meclis’imize sunacağız.” diye konuştu.

Marmara Denizi’ndeki müsilajla mücadele

Kurum, iklim değişikliği nedeniyle denizde artan sıcaklığın, Marmara’da müsilajın daha yoğun görülmesine sebep olduğunu ifade etti.

“Marmara Denizi’nin durgunluk nedeniyle göl gibi davranmaya başladığını” belirten Kurum, “Bu iki faktöre kirlilik de eklenince ne yazık ki; bugünkü manzarayla karşı karşıya kaldık. Bu kirliliğin yüzde 70’ini de karasal kökenli kirleticiler oluşturmakta.” dedi.

Müsilaja yol açan sıcaklığın artması, kirlilik ve deniz durağanlığı faktörlerinden biri ortadan kalktığı zaman bu olumsuz görüntünün de ortadan kalkacağını söyleyen Kurum, bunun, tek bir ülkenin yapabileceği bir şey olmadığını, tüm ülkelerin mücadele vermek zorunda olduğunu vurguladı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Marmara Denizi Eylem Planı hazırladıklarını anımsatarak şunları kaydetti:

“Marmara Denizi’ni ve kıyılarımızı denizden, havadan 7 gün 24 saat yürüttüğümüz çalışmalarla anlık takip ediyoruz. Bugün itibarıyla 500 bölgede yapılan çalışmalar neticesinde toplam 8 bin 405 metreküp müsilaj topladık. Marmara Denizi’ndeki kirliliği kontrol altına almak üzere de yönetmeliklerimizde değişiklikler yapıyoruz. 7 ilde toplamda bugüne kadar 7 bin 293 denetim gerçekleştirdik. Denetimler neticesinde 112 tesise yaklaşık 15 milyon lira idari para cezası uyguladık. Yalova’da 3, Balıkesir’de 5, Tekirdağ’da 12, Kocaeli’nde 1, İstanbul’da 5 olmak üzere 26 işletmenin faaliyetini durduk. Korunan alan ilan edeceğimiz Marmara Denizi için yürüttüğümüz bilimsel çalışmaları temmuz ayının sonuna kadar tamamlayacağız. Alacağımız kararla birlikte denizdeki biyoçeşitliliği koruma altına alıyoruz.”

“Eski haline kavuşturacağız”

Marmara Denizi Koruma Alanı’nın Türkiye’nin en büyük denizel koruma alanı, yine dünyada sayılı büyüklükte ve etrafında 7 şehrin olduğu ilk koruma alanı olacağını dile getiren Kurum, çalışmalarda takvime uyulmadığı takdirde gerekeni Bakanlık olarak resen yapmaya ilişkin düzenlemeyi Meclis’e sunacaklarını belirtti.

Tüm Anadolu’daki ekipleri Marmara’ya yönlendirdiklerini dile getiren Kurum, yoğun bir denetim faaliyeti yürüttüklerini, 90 olan izleme noktasını 150’ye çıkardıklarını, 7 gün 24 saat anlık izlenecek sistemleri hayata geçirdiklerini söyledi.

Bugün Marmara Denizi’nin 10 gün öncesinden daha temiz durumda olduğunu dile getiren Kurum, atılacak adımlarla Marmara Denizi’ni eski haline kavuşturacaklarını vurguladı.

“Türkiye hiçbir zaman çöp ithalatı yapmamıştır”

Murat Kurum, 2023 sonuna kadar tüm şehirlerde Sıfır Atık uygulamasına geçmek istediklerini ifade ederek “Yapılan düzenlemelerle, ülkemizdeki plastik poşet kullanımını yüzde 75 oranında azalttık. Böylece poşet kaynaklı 290 bin ton plastik atığın oluşumunu ve 12 bin ton sera gazı salımını engelledik.” dedi.

Sıfır Atık Hareketi’yle 97 bin kamu kurum ve kuruluş binasında sıfır atık sistemini kurduklarını kaydeden Kurum, yayımladıkları yönetmelik uyarınca yıl sonuna kadar OSB’ler, havalimanları, limanlar, terminaller, akaryakıt istasyonları, AVM ve zincir marketlerin tamamının sıfır atık sistemi kuracağını aktardı.

Kurum, yüzde 13 olan geri kazanım oranını yüzde 22,4’e çıkardıklarını; hedeflerinin 2035 yılında yüzde 60’a ulaşmak olduğunu belirterek “Toplam 24 milyon ton atığı ekonomiye kazandırdık. Dünyada sayılı ülkenin ulaştığı bir oranla 3 milyon ton sera gazı salımını önledik. Ülkemize 30 milyar liralık ekonomik kazanç sağladık. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir doğa koruma seferberliği başlattık ve 265 milyon ağacımızı kurtardık.” diye konuştu.

(Bitti)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Aynur Ekiz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.