DOLAR 7,6241
EURO 8,907
ALTIN 457,292
BIST 1119,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu

Medya Sektörüne Rekabet Çerçevesinden Bakış

28.01.2020
A+
A-

Gazeteci, Yazar Regiman Deniz Ekmekci, Yüksek Lisans Tezi olan “Türkiye’de Medya Sektöründe Rekabet” isimli çalışmasından esinlenerek hazırladığı, “Kalemden Eğlence Sepetine Rekabet” isimli kitabında, günümüz medya sektöründe yaşanan rekabetin panoramasını çiziyor.

Medya Sektörüne Rekabet Çerçevesinden Bakış

Rekabet kavramının somutlaşmasını, Merkantilizmden Klasik İktisat’a, Avusturya Okulu’ndan Keynesyen İktisat’a Marksizmden Michael Porter’ın Rekabet Stratejileri’ne kadar geniş bir perspektifte ele alan Deniz, medya sektörünün günümüzdeki yansımasını ise söz konusu kuramsal çerçevede ele alıyor.

Deniz kitabında, dünyada internetin ve nesnelerin interneti kavramının  yaygınlaşmasıyla birlikte mobil, video ve kablosuz teknolojilerindeki ilerlemelerin de etkisiyle, medya otonom araçları, OTT ve internet kanalları gibi yeni sektörlerin ortaya çıktığını vurguluyor. Deniz, sanal ve artırılmış gerçeklikleri de kullanan medyanın; yayınların çeşitlenmesi ve bununla doğru orantılı olarak içerik ve hikaye anlatıcılığının gelişmesi ile kapsamını büyüterek tüm insanlara hitap eden bir düzeye ulaştığının altını çizerek, “İletişim teknolojilerindeki gelişmeler de yayın çeşitliliğini etkiliyor. Bu özelliklerin gelişmesi, yayın kanallarını artırırken aynı zamanda, pazarda TV satışlarında da artışa neden oluyor. Teknolojilerin gelişimi yayın kanallarını çeşitlendirirken sunduğu kitle iletişim araç çeşitliliği ile de mevcut piyasaları etkiliyor” saptamasında bulunuyor.

Söz konusu gelişmelerin, dünya ekonomisinde yüzde 2.5’lik paya sahip bulunan medya ve eğlence sektörünün doğuşuna yol açtığını ifade eden Deniz, bu durumun medya ve eğlence sektöründe, olağanüstü bir rekabet ortamını oluşturduğunu şöyle aktarıyor: “Ülkeler bazına indirgediğimizde dünya ekonomisinin en büyük dört ülkesi olan ABD, Çin, Japonya ve Almanya’nın toplamda yüzde 58’lik oranla, dünya ve eğlence sektörünü baskılamakta olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle, ekonomisi en güçlü olan bu 4 ülke, aynı zamanda, en büyük medya ve eğlence sektörüne sahip bulunuyor. Bu yönüyle, ülkeler bazında, dünya medya ve eğlence sektöründe oligopol bir piyasa yapısının oluştuğuna tanık oluyoruz. Bununla birlikte, medya ve eğlence endüstrisinin tüm dünyada ekonomisi güçlü olan ülkelerin konusu olduğunu gözlemliyoruz.”

Kitabında, Türkiye medya sektöründe yaşanan rekabet ortamını, Cumhuriyet Dönemi boyunca, siyasal, sosyal ve ekonomik kuramsal arka planıyla inceleyerek ortaya koyan Deniz, uygulamalı olarak yazılı ve görsel basının günümüzdeki rekabet tablosunu okuyucuya sunuyor. 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.