logo

rokettube ts3 satın al sex izle

MGK: “Türkiye’nin sınırlarının hemen yanı başında bir terörist ordusu kurulmasına izin verilmeyek”

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının ardından yayımlanan bildiride Türkiye’nin sınırlarının hemen yanı başında bir terörist ordusu kurulmasına izin vermeyeceği ve hükümete Olağanüstü Hal’in uzatılması tavsiyesinde bulunulmasının kararlaştırıldığı belirtildi. 

MGK: "Türkiye’nin sınırlarının hemen yanı başında bir terörist ordusu kurulmasına izin verilmeyek"

Açıklamada ABD kastedilmesine rağmen adının geçmemesi dikkat çekti. Bildiride ABD şu ifadelerle tanımlandı: NATO çatısı altında ve ikili ilişkilerimizde müttefikimiz olan bir devlet.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen MGK toplantısının ardından bildiri yayımlandı. Türkiye’nin asayiş ve güvenliğini etkileyen iç ve dış gelişmeler ile Türkiye’yi yakından ilgilendiren uluslararası konuların gözden geçirilip, terörle mücadele çalışmalarının tüm boyutlarıyla ele alındığının aktarıldığı bildiride, “Terör örgütlerinin faaliyetleri başta olmak üzere ülkemizin milli güvenliğine yönelik tehditlere karşı hukuk çerçevesinde alınan ve kurulumuzca önerilen tedbirler gözden geçirilmiş; terörün sonlandırılması için yurt içinde ve yurt dışında azim ve kararlılıkla sürdürülen mücadele kapsamlı şekilde değerlendirilmiştir” denildi.

Bildiride, 2017 yılı içinde meydana gelen hadiseler ile 2018 yılına dair muhtemel gelişmelerin milli güvenlik siyaseti çerçevesinde müzakere edildiği aktarıldı. Bildiride şu ifadelere yer verildi:

“Terör örgütlerinin ülkemize yönelik açık tehdidi söz konusu iken NATO çatısı altında ve ikili ilişkilerimizde müttefikimiz olan bir devletin güvenliğimizi dikkate almadan teröristleri ortak ilan edip silahlandırması üzüntüyle karşılanmıştır. Suriye’de DEAŞ ile fiili mücadelenin büyük ölçüde tamamlanmış olması sebebiyle PKK/PYD/YPG terör örgütüne verilen silah, araç ve gereçlerin gecikmeksizin toplanması gerektiği kuvvetle vurgulanmıştır.

Türkiye’nin sınırlarının hemen yanı başında bir terör koridoru oluşturulmasına ve bir terörist ordusu kurulmasına izin vermeyeceği, bu konuda gereken her türlü tedbirin alınacağı belirtilmiştir. Sınır emniyetimizi tahkim etmenin yanı sıra vatandaşlarımız ile bölge halkının can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla ilk aşamada Suriye’nin batısından ülkemize yöneltilen tehditlerin bertaraf edilmesi için gereken adımların derhal ve kararlılıkla atılacağı vurgulanmıştır.”

Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası örgütlerden ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan sorumluluklarını terörle mücadele dâhil yerine getirmek suretiyle bölge ve dünya barışına önemli katkılar sağladığının altı çizilen bildiride, müttefiklerden de aynı ilkeli tutumun beklendiği ifade edildi.

İslam İşbirliği Teşkilatının İstanbul’da yapılan toplantısında sergilenen “Doğu Kudüs’ün Filistin Devleti’nin başkenti olduğu” yönündeki irade ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda alınan Kudüs’ün statüsünün korunmasına ve Filistin’e destek kararının bölgede istikrarın ve kalıcı barışın sağlanmasına hizmet edeceği tekraren teyit edildi.

Terör örgütleriyle mücadele kapsamında yurt bütününde uygulanan olağanüstü hâlin değerlendirildiği bildirilerek, “Demokrasimizin hukuk devleti ilkesinin ve vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin devamlılığını sağlamak üzere hükümete Olağanüstü Hâl’in uzatılması tavsiyesinde bulunulması kararlaştırılmıştır” ifadeleri yer aldı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu sonrası açıklama yaptı.

“Türk milleti ve devletinin bekası olduğu zaman riskleri ortadan kaldırmak, tehditleri yok etmelidir. Türkiye’nin bekası için daha büyük riskleri göze almak gerekebilir.” diyen Bozdağ, “Türkiye sabrının son noktasına gelmiştir. Kimse Türkiye’nin daha fazla sabır göstermesini beklemesin. Türkiye atılacak adımlarda kararlıdır.” diye konuştu.

Bozdağ’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Olayla ilgili hem adli hem de idari tahkikat başlatılmıştır.

19 Ocak 2018 tarihinden geçerli olmak üzere olağanüstü halin 3 ay daha uzatılması benimsenmiştir.

Türkiye sınır güvenliği bakımından tarihinin en kritik döneminden geçiyor. Çok önemli tehdit ve risklerle karşı karşıya. Suriye’deki hadiseler, Türkiye’nin sınır güvenliği ve insanların mal ve can güvenliği bakımından önemli gelişmeler. Burada olup bitenlerin Türkiye’yi tehdit ettiğini görüyoruz. Özellikle son günlerde ‘Suriye sınır güvenliği görev gücü’ adında terörist bir ordu çabaları çok net bir şekilde gözüküyor. Bölgede terör koridoru oluşturulması ve sınır güvenliği adı altında ordunun oluşturulması ve desteklenmesi Türkiye’nin toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, can ve mal güvenliği bakımından tartışmasız bir tehdittir. Bunu herkesin böyle görmesi lazımdır. Türk milleti ve devletinin bekası olduğu zaman riskleri ortadan kaldırmak, tehditleri yok etmelidir. Türkiye’nin bekası için daha büyük riskleri göze almak gerekebilir.

Böyle bir adımın çok yanlış olduğu vurgulandık. Bize hep söyledikleri ayrı oldu, ortaya çıkan sonuçlar söylediklerini yalanladı. Türkiye sabrının son noktasına gelmiştir. Kimse Türkiye’nin daha fazla sabır göstermesini beklemesin. Türkiye atılacak adımlarda kararlıdır.

ABD, PYD’ye verdiği desteği derhal sonlandırmalı.

ABD’nin arazide yaptıklarının müttefiklikle bir alakası yok. Verilen sözlerle arazide yapılanlar arasında çok çelişki var.

Öyle bir söz var: Sütten ağzımız yandı yoğurdu üfleyerek yiyeceğiz.

Türkiye’nin kimseden icazet almaya ihtiyacı yoktur.

DEAŞ terör örgütü ile en etkili, en kararlı mücadele eden tek ülke vardır o da Türkiye.

DEAŞ bahane edilmek suretiyle bölgede siyasal çalışmalar yapılıyor. İzaha gerek yok, her şey ortada. Şuanda DEAŞ terör örgütü diye bir örgüt neredeyse kalmadı. DEAŞ’ı yok etmek maksadıyla ABD bölgede bulunuyorsa ABD bu silahları nereye veriyor. DEAŞ sadece bu işbirliğinin kılıfıdır.

Afrin’de ve diğer yerlerde Türkiye’nin söylediklerinin gerçekleşmemesi taktirde kendi hukukumuzu korumak için kararlı bir şekilde adımlarımızı atacağız. Atacağımız adımları başkaları ne der demeden atacağız. Bu ne zaman olacak? Ansızın. Sayın Cumhurbaşkanımız da ‘Bir gece ansızın’ dedi. Şu dakikada, şu saatte olacak diye bir açıklama yapmamız uygun değil. Ne zaman başlayacak, ne kadar sürecek? Tabi bunu ilgililer bunu değerlendiriyorlar. Bununla ilgili adım atma konusu gerektiği zaman bu takvim çerçevesinde yapılacaktır. Hükümet Sözcüsü’nün ilanıyla bu olmaz.

Ana muhalefet partisi iktidar alternatifidir. CHP il kongresini yaptı. Bir il başkanı seçti. CHP gibi Türkiye’nin en eski partisinin İstanbul gibi bir ilinin başkanlığını devletine seri katil diyen yaklaşımlar ortaya koyan, milli değerler ile kavgası olan, sokak eylemcisi, marjinal zihniyete sahip birisini il başkanı seçilmiş olması çok manidardır.

CHP, devletine ‘seri katil’diyen birini il başkanı yapamaz. CHP bunun bedelini sandıkta ödeyecektir.

CHP’ye tavsiyem… Bu hesabı Bağdat’a göndermesin. Sandığa kadar buna izin vermemeleri kendi menfaatlerine olur. Ama Türkiye’de ilk defa böyle bir il başkanı oldu. Biz de tepkimizi tavrımızı ortaya koyduk. Bundan sonrası onların bileceği iş.

 

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?