DOLAR 8,1894
EURO 9,7423
ALTIN 458,278
BIST 1416,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Çok Bulutlu

MHP lideri Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu

03.01.2017
A+
A-

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmış olduğu konuşmasında “Umut ve heyecan içinde karşıladığımız 2017’de terör bir kez daha zalim yüzünü gösterdi” dedi.

MHP lideri Bahçeli TBMM Grup Toplantısında konuştu

2017 yılına girerken yaşanan terör saldırılarına değinen Bahçeli, “Yeni bir yılın içindeyiz. Ne var ki yine hüzünlü, yine acı doluyuz. Umut ve heyecan içinde karşıladığımız 2017’de terör bir kez daha zalim yüzünü gösterdi. Türkiye asimetrik bir saldırının, barbar bir akının, vicdansız bir operasyonun odağı ve hedefindedir. Türk milleti tarihte eşine az rastlanır bir husumet kapanındadır. Her insanımız, her vatandaşımız kaygılıdır. Milli vicdan Türkiye’nin böyle gidemeyeceğini, gitse bile huzur ve güvenliğe ulaşamayacağını ittifak ve infial içinde teyit etmektedir.

 
Ne olmuştur da, ülkemiz ateş çemberine düşmüş veya düşürülmüştür? Yanlış nerede, ihmal ve iradesizliğin failleri kimlerdir? Aziz vatana teröristler nasıl yuvalanmış, hangi kaynak ve ilişki ağlarından beslenmiş, arkalarına kim ya da kimleri almışlardır? Türkiye’den yeni bir Suriye çıkarma arayışı hızla sürerken gafletle geçireceğimiz bir saniyemiz bile kalmamıştır. Kaos imalatçıları işbaşındadır. Kargaşa ve kriz heveslileri devrededir. Ne yazık ki huzurumuza darbe üstüne darbe vurulmaktadır. Güvenliğimiz budanmakta, geleceğimiz buharlaşmaktadır. Milli bekamız kirli ve karanlık ellerce boğulmaktadır. Milletçe dayanacak hal ve takatimiz kalmamıştır. Sabrımız sınıra dayanmıştır”dedi.

 
Terörün bir insanlık suçu olduğunu söyleyen bahçeli, “Hiç şüphesiz 2016 yılı, terörün hain saldırı ve suikastlarına kurban gitmiştir.İnsanlığın defolu yüzleri, yeryüzünün en aşağılık türleri 2016’da ölüm ve şiddet saçmışlardır. 2016’da Türklük ve Türkiye düşmanları sivrilmiş, silah ve bombalarıyla her değer ve emanetimize saldırmışlardır. Terör bir insanlık suçudur. Bunda her insaf ve merhamet sahibi insanımız hemfikirdir. Bu suçu taammüden işleyen kiralık katiller sürüsü 2016 yılını zindana çevirmişlerdir. Teröristler kimi zaman bombalı araçlarla, kimi zaman bedenlerine bomba sararak, kimi zaman da uzun namlulu silahlarla masumları ve güvenlik görevlilerimizi katletmişlerdir.

 
Hedef esasen Türkiye’dir. Hedef milli birlik ve kardeşliğimizdir. Türk milletinin tarihsel varlığından rahatsız olan düşman çevreler FETÖ’yü, IŞİD’i, PKK’yı, PYD-YPG’yi ve DHKP-C’yi infaz ve yıkım için görevlendirmişlerdir.

 
Terör örgütlerinin kökünü kurutmak önemli olduğu kadar, bunları destekleyen, elinden tutan, besleyip palazlandıran asıl suçlularla yüzleşmek, daha da ötesi hesaplaşmak mecburi hal almıştır.

 
Teröristler kanalıyla Türkiye’ye verilen mesaj nedir? İstenen, dayatılan, amaçlanan nelerdir?

 
Varılması planlanan yer neresidir? Mutlaka bu soruların cevaplarını stratejik bir konsept ve milli bakış çerçevesinde bulmak zorundayız. Meydan okumalarla hainler uslanmıyor, geri adım atmıyor. Yoğun lanetleme ve kınama açıklamaları bir işe yaramıyor. Bildik yöntemlerle, şablon politikalarla, klasikleşmiş uygulamalarla terör örgütleri durmuyor, durdurulamıyor. Bu durum karşısında terörizmi döktüğü kanda boğmak, teröristleri tümden imha etmek için ya bir yol bulmalıyız, ya da bulamıyorsak yeni bir yol yapmalıyız.

 
Türkiye hainlerin kanlı eylemlerine mahkûm değildir. Ödediğimiz bedeller çok ağırdır. Karşı karşıya olduğumuz zincirleme suikast dehşet vericidir. Bu darboğazdan çıkmalıyız. Bu oyunu hep birlikte bozmak durumundayız. Biliniz ki, terörizmi yok etmek dışında ikinci bir seçeneğimiz, bir başka şansımız yoktur. Ve bu, ancak ve ancak yeni bir Milli Mücadele ruhuyla başarılabilecektir. Aksi halde terörizm Türkiye’yi yutacaktır.

 
20 Temmuz 2015’den bu tarafa kanımız akıyor, canımız yanıyor, devamlı kara toprağa düşüyoruz. Şimdi hepinizi şu kahredici ve ibretlik terör bilançosu üzerine düşünmeye davet ediyorum: 20 Temmuz 2015’den bugüne kadar; aralarında 600 askerimizin, 382 polis ve bekçimizin, 63 korucumuzun, 35 sivil memurumuzun olduğu bin 80 evladımız şehit olmuş, 663 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Yaklaşık 2 bin 105 askerimiz, bin 564 polisimiz, 74 korucumuz, 4 bin 277 vatandaşımız yaralanmıştır. Yalnızca 2016 yılında toplam şehit sayımız 839’dur. Sorarım sizlere, bu tablo milli bir yıkım değildir de nedir? Analar ağlamayacaktı, değil mi? Terör bitiyor, ülkemize bahar havası geliyordu, değil mi?

Bir Başbakan Yardımcısı; “vatandaşlarımız tedbirli olsunlar, ama korkmasınlar” diyor. Hiçbir millet evladı elbette korkmayacak, hiçbir alçak da korkutamayacaktır. Ancak gerekli tedbirleri alacak olan vatandaşlarımız mı yoksa bu devleti yönetenler midir? İnsanımızın can ve mal emniyetini sağlayacak sorumlu ve görevliler kimlerdir? Eğer her insanımız kendi güvenlik önlemini alacak idiyse, iktidara ne gerek duyulacak, yürürlükteki hukuk neye yarayacaktır? dedi.

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin