Son Dakika

logo

16 Nisan 2018

Müfettişler ile baş başa yenen yemek iddialarının anlamı nedir!

Bilindiği üzere yürürlükte , 4483 sayılı bir kanun var. Kanunun adı “MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI  HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN”. Bu kanunu, bizi yönetenlerin bir lüzum üzerine çıkarttığı muhakkak. Ama Kanun Koyucunun lüzum gördüğü bu kanun var ya,  Adalar Belediyesi  için yargıdan kurtuluşlarının yolu oldu.

Müfettişler ile baş başa yenen yemek iddialarının anlamı nedir!

Senelerdir Adalar Belediyesi’nde olan usulsüzlük iddiaları içeriden memurların dışarıdan mağdur yerel halkın tüm haklı gerekçeli belgeli ve hatta ıslak imzalı belgeli, delilli şikayetleri  bile maalesef  bu kanun sayesinde birçoğu sonuca ulaşamamaktadır.

Yasalara aykırı imar işleri yapanlar, kıyı kanununu hiçe sayarak otel yapanlar, iskan/işletme ruhsatlarını almış ve çalışmaya başlamışlardır. Bu işletmelerin imara aykırı eklentileri yüzünden artık yerel yönetimin daimi kasaları haline getirildiği ve belediyenin örtülü harcamalarının gelir kapısı oldukları iddia edilmektedir.

Belediyenin ihaleli işlerinin de çok vahim olduğu, yayınladığımız İBB müfettiş raporları ile şaibeli/usulsüz/ihaleye fesat karıştırıldığına dair kuvvetli şüphe vardır. Bunlar artık iddia/şüphe sınırını geçmiş olan İBB Müfettişi N. ÖZDEMİR’in bire bir madde madde tespitleridir. Ciddi şekilde araştırılması ve üzerine gidilip meydana getirilen kamu zararlarının ve sorumlularının ortaya çıkartılması gerekirken ‘ayran su kaldırır’ misali daha mülkiye müfettişlerinin soruşturmalarına başlamadan iş sulandırılmıştır.

Adalar Belediyesini soruşturmaya gelen Mülkiye Müfettişi Hasan Yılmaz, Adalara gelmeden her ne hikmetse konforu, rahatı, nerede yatacağı ne yeyip ne içeceği akşamları zamanının nasıl değerlendireceği düşünülmüş, Anadolu Kulübü’nde müstakil odası ayrılmış ve bu iddiaları gazetemiz haber yapılmıştı. Devlet tarafından görevlendirilen müfettişlerin görev harcırahları kendilerine verilmektedir. O harcırah da müfettişin beş yıldızlı Anadolu Kulübü’nde konaklamasına yetmez.

Adalar Belediyesini soruşturmaya gelen müfettişlerin, belediye başkanı ile illa yemeğe çıkmaları iddiaları da geleneksel olmuş durumda. Masumane yemek teklifi sonrasında ön inceleme dosyaları başkanın istediği şekilde yazılmasını veya yumuşatılmasını sağlatıyorsa müfettişinde şekli belediye başkanı ile beraberce yemekten geçiyor sonucunu ortaya çıkarıyor. Eğer bu iddialar doğruysa artık o yemekte belediye başkanı bire bir müfettiş ile ne konuşuyor da sonrasında başkanın istediği şekilde rapor çıkıyorsa orası bizim içinde karanlık…! Adalar Kamuoyu içinde haklı olarak şaibeyle karşılanıyor. Başkan ya çok ikna edici bilgiler veriyor ya vaatler yada başka her ne ise ama etkili olduğu muhakkak. Çünkü istediği şekilde rapor çıkarttırdığı iddia ediliyor. İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda 39 tane müfettiş 3 başkan yardımcısı ve birde Mustafa TAHMAZ Teftiş Kurulu Başkanı olmak üzere 43 kişi mevcut olduğu bilinmektedir.

ADALAR BELEDİYESİNİ İNCELEMEYE GELEN MÜFETTİŞLER TRABZON/OFLU İDDASI

Adalar Belediyesi’nden gelen dosyalar her ne hikmet ise devamlı surette Trabzonlu ve Of’lu müfettişlere verilmesi tesadüfü müdür? Hele İBB teftiş Kurulundaki bazı müfettişler nerede ise Adalar Belediyesinin kadrolu müfettişi gibi oldukları adalılar arasında konuşulmakta…

Memurların yargılanması ile sonuçlanan müfettiş raporu, Naciye KAYA tarafından hazırlanmış daha sonrasında İBB teftiş kuruluna gönderilmiş olup Osman TAŞDAN isimli Atilla AYTAÇ’ın hemşehrisi olduğu iddia edilen Trabzon/Of lu bir müfettiş tarafından Belediye Müfettişi Naciye KAYA’nın raporunu iddiaya göre kes/kopyala/yapıştır gibi yapıp aynı rapor hazırlamış sonucunda  memurlara soruşturma izni vermiş ve memurlar yargılanmıştı. Ancak 2014/97 nolu dosya ile yargılama sonucu alınan bilirkişi raporları, belediye ile İBB Müfettişlerinin hazırladığı raporların tam tersi çıkmış ve yargılanan memurlara beraat kararı verilmişti. Peki Belediyenin ve İBB’nin Müfettişleri rapor mu hazırlamayı bilmiyorlar da, mahkemenin tayin ettiği bilirkişilerinin hazırladığı raporlar ile hakim memurları beraat ettiriyor.

Hayır; müfettişler rapor hazırlamayı en az bilirkişiler kadar iyi hatta kendi belediye mevzuatı olduğu için daha iyi biliyorlar ama iddiaya göre birilerinin talimatıyla olmayan bir suçu var gibi gösterip ısmarlama suç raporu hazırlama çabalarına girilince İBB Müfettişi de ne oluyorsa yanlış hesabın düzeltilmesi ya da daha açık ifade ile yapılan yanlışlar adli makamlardan tabi ki geri dönüyor.

Suç duyurusu raporu hazırlayarak memurları yargıya gönderilmesine sebep olan Belediye Müfettişi Naciye KAYA ve ardından ne olduysa soruşturma izni veren iddiaya göre kopyala /yapıştırcı Trabzon-Of lu  İBB Müfettişi Osman TAŞDAN’ın verdikleri yanlış rapordan sorumluluklarının olmaması büyük handikap. Müfettişlerin bağlı bulundukları amirleri tarafından verdikleri rapora karşın mahkemenin kesinleşen kararları önlerine konup hesap sorulmaması da ita amirlerini de İBB  Teftiş Kurulu Başkanlığını da  oyuna ortak ediyor sonucunu ortaya çıkarıyor. Adalar Belediye Müfettişi, hangi akla uyup bu yanlışa girdi bilemeyiz ama ondan hesap soracak kişinin bir nevi azmettirici gibi olmasından dolayı hesap sorulmayacağı ortada ancak İBB Teftiş Kurulu Başkanı Mustafa TAHMAZ tarafından Osman TAŞDAN’a hesap sorulmaması “raporunu niye iyice incelemeden memurların soruşturulmasına kanaat getirdin” denmemesi kafalarda soru işaretlerine sebebiyet veriyor.

MÜFETTİŞ NACİYE KAYA’NIN BİLGİSAYARINDAKİ BİLGİLER BİRİLERİNE Mİ SERVİS EDİLDİ?

İddiaya göre Belediye Müfettişi Naciye KAYA, Bilgisayar İşletmeni Selim TÜRKMEN’e  bilgisayarını format atması ve işletim programlarını yüklemesi için veriyor. Selim TÜRKMEN, bilgisayara format atmadan önce Atilla AYTAÇ’ın has adamı olan Şebnem KIRTEKE’ye bilgisayar içindeki tüm bilgileri veriyor. Bunu bir şekilde öğrenen Naciye KAYA’da, her ikisini de savcılığa şikâyet ediyor. Başkan Atilla AYTAÇ, müfettişe olayın peşini bırakmasını, şikayetini geri almasını söylediği iddia ediliyor. Eğer bu iddialar doğru ise bunu söylediyse  kendisinin de durumdan haberi var ve hatta belki de kendisinin talimatıyla yapılmışta olabilir ki müfettişine olayın peşini bırak diyor. Belediye Müfettişi başkanının sözünü dinlemiyor, şikayetinde ısrarcı oluyor. Başkan ise şikayetin kapatılmasında kararlı. Dosya 4483 S.K kapsamında İBB müfettişi Bahadır ERDOĞAN’a gidiyor. İBB müfettişi   Bahadır ERDOĞAN, İBB’de Trabzonlu/Of’lu bir müfettiş olduğu söylentiler arasında… Dosyanın hemşehrisine gittiğini öğrenen (yada ona gönderttiren) Atilla AYTAÇ iddiaya göre yine telefona sarılıp hemşehrisini akşam yemeğine balık, içki sefasına çağırıyor. Büyükada da başkan birisi ile yemeğe gidecek de adalı memurlar bunu bilmeyecek…! Yemek olayı belediye müfettişinin kulağına gidince daha önceki işleyişi iyi bilen Naciye KAYA, başkanın olayı kapatmak için dosyaya bakan müfettişi kendi tarafına çekmeye çalıştığını anlıyor, oda karşı hamle olarak 12/04/2018 tarihinde İBB Teftiş Kurulu Başkanlığına gidip dost/meslektaş ziyareti bahanesi ile Bahadır ERDOĞAN’ı makamında ziyarete gidip durumun başkanın yemekte müfettişe empoze ettiği gibi olmadığını bu personellerin müfettişin gizliliğini deşifre etmeye yönelik davranışlar içinde özel hayatın gizliliğinden gizli yazışmalara kadar yasa dışı ele geçirmeleri ve ifşa etmelerinin  suç olduğunu meslektaşı İBB Müfettişine vurguluyor. Memurlar hakkında soruşturma izni vermesini telkin ettiği söyleniyor. Tabi bunlar kulağımıza gelen iddialar.

İBB Müfettişi Bahadır Erdoğan daha öncede belediyede çalışan Fulya ERKAN isimli memurun ortaokul diploması ve 18 yaşını doldurmadan belediyede memur yapılmasını soruşturduğu bilinmektedir. Yine  burada da Atilla AYTAÇ devreye girdiği isteği doğrultusunda raporlama yaptırdığı ve Fulya ERKAN’ın sahte diploma ile memur olması nedeniyle kamu zararı kesinleşmiş olan mahkeme kararını İBB Müfettişi daha temyizden dönmediği gerekçesi ile Atilla AYTAÇ’ın isteği doğrultusunda kapattığı iddia edilmektedir. Daha sonra Fulya ERKAN kendisine çıkan zimmet ile birlikte memurluktan çıkarılmış ama bu şekilde raporlama yapan İBB Müfettişi ile bilgisi olduğu halde belediyede araştırma yapmayan Belediye Müfettişi hakkında hiçbir işlem yapılmamıştır. Belediye müfettişi Naciye KAYA suçu bildiği halde soruşturma yapmamış savcılığa bildirmemiştir. İBB Müfettişi Bahadır ERDOĞAN ise suçu görmezden gelmiştir…!  Bu iddialar kapsamında görünen bu…

Bu olayda ortaya çıkan müfettişlerin inceledikleri dosyanın taraflarıyla dirsek temasında olması, yemekler yemesi, belediye müfettişinin mesai saatlerinde işini gücünü bırakıp İBB Teftiş Kuruluna gelip dosyaya bakan müfettiş ile kulis yapması, memurlar için soruşturma izni verilmesi gerektiği yönde İBB müfettişinin sürdürdüğü soruşturmaya etki yapmaya, yönlendirmeye çalışması, baştan aşağı yanlış, etik dışı hatta yürütülmekte olan soruşturmanın seyrini etkilemeye çalışılacak davranış olması nedeniyle suç oluşturan diyaloglar olmaktadır.

Müfettişler tarafsız davranması gereken aynen bilirkişiler gibi hareket eden, savcılar gibi tahkikat yapan, dosyalarında taraf olan kişiler ile ifade alma dışında yakın temaslarda  bulunmaktan kaçınan kişiler olması gerekirken böyle iddialar maalesef bu mesleği şüpheli duruma getirmektedir.  Yine de İBB Müfettişlerinin hepsi aynı lakaytsızlığı göstermemeleri sevindiricidir.

Mesela, aynı kurgu ile başka bir dosyada Atilla AYTAÇ ve müfettişi Naciye KAYA nasıl sahne almışlar?Atilla AYTAÇ’ın emri ile belediyenin birikmiş borçlarından kurtulmak için Belediye Müfettişi Naciye KAYA’ın 2010-2011-2012 yıllarında çöp toplama işi yapan firmanın sözde kamu zararlı raporunu hazırlamış ve suç duyurusunu hem savcılığa hem de valiliğe göndermişlerdi.  Akabinde İBB Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda bir başka Trabzonlu/Oflu müfettiş olan A. BİRKAN’a ön inceleme görevi verilmişti.

Mutlaka ki Trabzonlu/Oflu müfettişe iddiaya göre aynı tarifeden telefon ile yemeğe davet edildiği ancak müfettişin bunu kabul etmeyip görevine baktığı, dosyanın teknik hususları kapsaması nedeni ile İBB Kesin Hesap Bürosuna gönderip incelettirdiği ve kesin hesap bürosunun verdiği teknik rapor sonrası raporunu sonuçlandırarak belediye müfettişinin tam aksi bir sonuç tespiti yaparak ‘2,5 milyon kamu zararı yerine 4 milyon kamu menfaati ile çöp toplama işleri tamamlanmıştır’ tespitini yaparak memurların soruşturulmaması kararını vermiştir. (önceki haberlerimizde söz konusu raporların tümünü yayınlamıştık)

A.BİRKAN’da Trabzonlu/Oflu bir müfettiştir. Ancak raporunu yazarken hemşehricilik / başkan güdümünde karar verme / yemekli ikna görüşmeleri /vb yapmadan direk işine bakmış ve teknik konuları da bu işin uzmanı kesin hesap bürosuna göndererek raporunu eksiksiz hazırlamış ve sonuçlandırmıştır. Diğer Trabzonlu/Oflu müfettişler gibi belediye müfettişinin raporunu kopyala/yapıştır ile raporunu tanzim etmemiştir..

A.BİRKAN yaptığı ön incelemede konusu suç olan tespitler olunca makamdan ayrı bir yetki oluru istemiş ama yetki oluru suçları tespit eden A. BİRKAN’a değil, başka bir Trabzonlu/Oflu müfettiş olan Nuri Sait YILDIRIM’a verilmiştir.

Atilla AYTAÇ’ın yemek davetini bu defa başka bir hemşehrisi olan Trabzonlu/Oflu müfettiş olan Nuri Sait YILDIRIM’a yaptığı daveti memnuniyet ile kabul eden Nuri Sait YILDIRIM’ın Büyükada’ya yemek yemeye gittiği ve Atilla AYTAÇ ile Nuri Sait YILDIRIM’ın baş başa yemek yediği sonrasında özel motor ile müfettişin karşı yakaya gönderildiği iddia edilmektedir.

Adalar Belediyesi’nde 2013 yılından 2017 yılı sonuna kadar çöp ihalelerinin hak edişlerinde oluşan kamu zararlarının üstü örtülemeyecek kadar bariz olduğu anlaşılmaktadır. (Bu raporda gazetemizde yayınlanmıştı.)

Adalar Kamuoyunun merak ettiği bir konuda İst. Valilik Makamından/İl Mahalli İdare Müdürlüğü’nden İBB Teftiş Kurulu’na müfettiş görevlendirilmesi talimatı gelmesi üzerine kurumun  başkanı Mustafa TAHMAZ hep mi Adalar Belediyesine o kadar müfettiş arasından sadece Trabzonluları üstelik Ofluları  39 müfettiş arasından seçer de görevlendirme yapar diye konuşulmaktadır. Aslında merak etmemek mümkün değil. Teftiş kurulunda kaç tane Trabzonlu müfettiş vardır. Biz mi acaba kuruntu ediyoruz. Müfettişlerin hepsi Trabzonlu mu? Yoksa sadece adaya gelenler mi Trabzonlu? Bir cevap gelirse seviniriz.

CHP’ li Adalar Belediyesi, İBB Kadir TOPBAŞ ile arasının iyi olduğunu bilmeyen yok. İstanbul’daki İlçe CHP’li Belediyelerden alamadığı yardımı, Atilla AYTAÇ’ın Kadir TOPBAŞ’a bir telefonu ile yapıldığı biliniyor. Hatta o kadar ki;  Adalar’daki park, bahçe, yol artıkları, top sahası gibi atıl duran imarsız arsaların tümünü, 15-20 milyon arası bir bedelle, İBB’ye satılacağı ve AKP’li İBB tarafından, CHP’li Adalar Belediyesine dolaylı para aktarımı yapılacağı bunun içinde satış protokolünün imzalandığı bilinmektedir. Bu protokolün yürümemesinin nedeni ise belediyedeki alacağını 7 senedir alamayan çöp toplama firmasının İBB’ye 89/1 Haciz Bildirgesi yollaması olmuş. Bunun üzerine İBB Adalar Belediyesine arsa bedellerini gönderememişti. Firmanın haciz bildirisi kalkmadan da göndermesi hukuken mümkün değilmiş. Yoksa şimdiye kadar satış işlemi yapılmış yaklaşık 15-20 milyon TL Adalar Belediyesine kaynak girişi sağlanmış olacağı yetkililerce ifade edilmektedir.

Peki AKP’li İBB’nin CHP’li Adalar Belediyesine yardımları bu kadar mıydı?.. Hayır; Adalar Belediyesinin tüm deniz nakli iletişimini sağlayan çıkartma gemileri, hizmet teknelerinin bakım, onarım ihalesi İBB bütçesinden yapılıyordu. İBB AKP’li ilçe belediyelerine ne yardım yapıyorsa aynısını Adalar Belediyesinin CHP’li olmasına bakmadan ayırt etmeden yapıyordu. Lodos fırtınası oldu. Tüm Adaların sahillerine zarar verdi. İBB devredeydi tüm sahilleri CHP’li Adalar Belediyesi adına yeniledi. Heybeliada da 40 yıldır bekleyen sahil şeridinin yenilenmesi ve granit taşlarla döşenmesi yine CHP’li Atilla AYTAÇ zamanına rastlaması tesadüf müdür­? İBB’den talep edilen Park Bahçe ve spor aletlerinin yenilenmesi İBB tarafından bir telefonla yaptırttığını CHP’li Atilla AYTAÇ’ın övünerek anlattığı konulardır. Kadir Topbaş döneminde AKP’li İBB ile CHP’li Adalar Belediyesinin ortak noktası nedir de adeta AKP’li bir İlçe belediyesi gibi yardım görmektedir!

İşin sırrı İBB’den Kadir TOPBAŞ’ın görevden istifaya zorlanmasının sebebinin  FETÖ terör örgüt lideri Fetullah GÜLEN’e yakın olması olduğu iddiaları vardır. Ulusal basın da da haberleri çıkmıştı. Adalar Belediyesinin de FETÖ/PYD Terör Örgütüne Finansal Yardım ettiği iddiaları ile soruşturmanın hem Adalar Adliyesi’nde hem de İstanbul Terör Savcılığı’nda sürdürüldüğü düşünülürse ortak paydalarının ne olduğunu tahmin etmek zor olmamaktadır. Tabi bunlar şu an için hep iddia konumundadır. Bu iddiaları yakından takip etmekteysek de ispat edilene kadar şimdilik ihtimal harici tutarak iddiaları gündeme getirmeye devam edelim.

Adalar Belediyesi darbenin merkezi konumunda olan bir ilçenin belediyesi. Adliyesinde FETÖ/PYD terör örgütüne üye olmaktan tutuklu hakim ve savcıları var. İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden 10-15 kadar polisin aynı şekilde tutuklandığı biliniyor. Belediyeden Satın Alma Müdürünün By-Look kullandığı gerekçesi ile gözaltına alındığı ancak bir süre sonra ne şekilde olduğu anlaşılamadıysa da (suçsuz yada itirafçı) serbest bırakılmıştır. Ama belediyenin içine bakıldığında FETÖ/PYD terör örgütüne finansal destek sağladığı ve belediyeler İmamı olduğu söylenen ve şuan  firari olup hakkında yakalama kararı olan Erkan KARAARSLAN’ın ve çözüm ortağı olduğu iddia edilen firmalarına Adalar Belediyesi’nden direk iş verme yöntemi olan pazarlık ihaleleri verildiği İBB müfettiş raporlarında bahsedilmektedir.

Müfettişler araştırmaya geldikleri Kurumlar/şahıslar ile bu şekilde dirsek temaslarında bulunmaları, yemekler yiyip içkiler içmeleri etik olmadığı gibi, daha soruşturma başlamadan, soruşturmanın sonucunun ne olacağını da belli etmektedirler.  Örneğin, Mülkiye Müfettişi Hasan YILMAZ’ın Adalar Belediyesi için vereceği rapor, Adalar Belediye Başkanının ipini çekebilecek özelliği olan bir rapordu. İBB Müfettişi Necati ÖZDEMİR Adalar Belediyesi’nde yürütülen iş ve işlemlerin ancak yönetimde bulunan başkan dahil tüm birim amirlerinin ve usulsüzlüklerde imzaları olan personelin tümüyle görevden alınması/işten el çektirilmesi ile düzelebileceğini, Adalar Belediyesine KAYYUM atanması gerektiği kanaatiyle raporlamasını yapmış ve arkasından gelen Mülkiye Müfettişi Hasan YILMAZ ise Kamuoyunda KAYYUM raporu olarak bilinen raporu olabildiğince yumuşatarak, neredeyse tavsiye niteliğinde tespitler ile geçiştirdiği bilgileri gazetemize gelmektedir.

Hasan YILMAZ’ın,  araştırmasına konu olan usulsüzlükleri madde madde incelediği ve sonucunda “bundan böyle …..Belediye Başkanlığının bu şekilde tasarrufta bulunulmamasının sağlanması veya bundan sonra …… Belediyenin mülkiyetinde olmayan taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunulmamalıdır” şeklinde tavsiye niteliğinde gayet yumuşak bir rapor verdiği ve Atilla AYTAÇ’ı, Belediyeye  KAYYUM atanmasından kurtardığı anlaşılmaktadır.

Hasan YILMAZ’ın yapması gereken iki yol vardı.

Birincisi; Mevcut KAYYUM raporu çerçevesinde incelemesini genişleterek tahkikat yapması ve konusu yasalara aykırı iş ve işlemler içinde sorumluların yargıya sevk edilmesi için ön inceleme yetki oluru istemekti.

İkincisi; KAYYUM raporu düzmece/iftira ise N.Özdemir hakkında İBB Teftiş Kurulu Başkanlığına suç duyurusunda bulunmaktı.

Gazetemizin takip ettiği kadarı ile her ikisi de yapılmamıştır.

Kamu çalışanları 4483 S.K kapsamında iken, görevde çalışmaları sırasında işledikleri suçlardan dolayı ceza/mahkûmiyet alıp almamaları, onları incelemeye gelen müfettişlerin elinde olmaktadır. Yasalara karşı gelmeleri suç işlemiş olmaları kesin olsa bile müfettişlerin kamu çalışanlarını koruma refleksi yada iddia edildiği gibi veya başka bir sebeple  haklarında soruşturma izni vermemeleri ve onları suçsuz ilan etmeleri bu suçların işleyenlerin cezasız kalmasına neden olabilmektedir.

Yine çarpıcı bir örnek verilmesi gerekirse Adalar ilçesinde imara aykırı işlem yaptığı için 3194 S.İmar Kanunun 32. Ve 42. Maddeleri işletilerek 184 de göre savcılıklara suç duyurusu yapılmış olup da ceza alan pek çok adalı vatandaş varken bunlara göz yuman memurlardan bir tanesinin mahkumiyet kararının olduğu gazetemize hiç yansımamıştır.

Yapana ceza varda devlet gücünü temsil edenlerin göz yummasına ceza yok mudur? Yasada yapan, yaptıran, göz yuman aynı şekilde sorumludur derken müfettişin tüm bu olaylara göz yummasına ceza takdir etmemesi müfettişleri de suçu işleyen belediye sorumluları gibi cesaretlendirmekte ve suçlarına ortak olmalarına ve adaletin sağlanmasının önüne geçecek raporlar hazırlamalarına sebebiyet vermesinin önü açılabilmektedir.

Mesela, Adalar Belediyesine teftişe, araştırmaya, soruşturmaya gelen müfettişler, en son teftiş veya denetimden geldikleri güne kadar geçen zaman zarfında  imar dosyalarından 184. Md göre belediyenin kaç tane savcılık şikayeti yapıldığına bakıp ta  binalardaki aykırılıkların yada binanın tamamen yapılması aşamasında belediyenin tuttuğu Yapı Tatil Tutanaklarına rağmen inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığına yada tutulan tutanaktan sonra inşaatın yüzde kaçının tamamlanıp bitirildiğine veya inşaatın yarım kaldığına bakmışlar mıdır? Adalar Belediyesi olası müfettiş teftişine karşı Adalar’da yapılan imara aykırı  inşaatlara karşın illa yapı tatil tutanağı tutsalar da inşaatların devam etmesine müsaade edildiği bariz bellidir.

DAHA TEMİZ BİR TÜRKİYE İÇİN MÜFETTİŞLERİMİZE ÇOK İŞ DÜŞÜYOR

Elbetteki beş parmak bir değilse İBB deki 40 yakın müfettişten, önlerindeki raporlar için ideolojik davrananlar, ahbap/çavuş ilişkisi içinde olanlar, hemşehricilik yapanlar, bir kazanım elde edip rapor düzenleyenler olacağı gibi dürüst, kul hakkı yemeyen, işlerini titizlikle gereği gibi yapan müfettişlerin halen var olması umudumuzu yitirmemizin önüne geçmektedir.

İBB Teftiş Kurulu Başkanına düşen görev mahkemeye yansıyan müfettiş raporlarının sonuçlarına göre, müfettişlerinden hesap sorması ve mahkeme kararı ile ters rapor veren müfettişe el çektirmeli ve başka iş vermemelidir. Müfettişlerinden bu hesabı sormadığı takdirde kendisi de töhmet altında kalacak ve hiç alakası olmadığı ve hak etmediği iddialar karşı karşıya kalacaktır.

Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç

1- Yukarıdaki iddialar doğru mudur?

2- Sizi teftişe gelen müfettişlerle yemeğe çıkıp işlerini sağlıklı yapmalarını engellediniz mi?

3- Adalar Belediyesine sizi teftişe gelen müfettişler Trabzon/Oflu mudur?

4- Hemşehri münasebetinizi müfettişler üzerinde kendi lehinize çevirip olası yapılmış suçların üzerini      kapattınız mı?

5- Adalar Belediyesini teftişe gelen müfettişlerden herhangi birini Anadolu Kulübü’nde ağırladınız mı?

6- Müfettiş Naciye Kaya’nın bilgisayarının birilerine servis edildiği ve olayın savcılığı intikal ettiği doğru mudur? Eğer bu iddia doğru ise memurların birbirine güveninin olmadığı bir yerde halk size nasıl güvenecek?

Tarafımıza bir cevap gelirse bu sayfadan yayınlayacağız…

Şükrü ABANOZ

 

İLGİLİ LİNK:

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Facebook Yorumlar

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?
#

Müfettişler ile baş başa yenen yemek iddialarının anlamı nedir!” için 11 Yorum

  1. Halkın dilinde bir müfettiş borsası var. Oda TV gündeme getirmişti. Peki nedir bu bu müfettiş borsası? Öğrendiğimize göre Müfettişlerin vereceği rapor Belediye Başkanını veya çalışanlarını yargı karşısına gönderilebilecek yada sübuta ermemiştir diyerek aleni suçsuz ilan edecekse gerçek dışı rapor hazırlanmasının rayiç bedeli söz konusu borsayı oluşturuyor. Bir bakanın oğlu yakalanmıştı hangisi şimdi hatırlayamadım.

  2. Sedat : diyor ki:

    Borsada İddialar ne kadar ciddi ve ekindeki resmi belgeler/ihale dokümanları/usulsüz ruhsat/iskanlar/işletme ruhsatları vb deliller ne kadar kuvvetli ise müfettiş borsasında bu raporların usturuplu hazırlanarak suçlardan ari hale getirilmesinin bedelinin binlerce hatta milyonlarca dolara mal olduğu söyleniyor. Oda Tv’de 06/10/2017 yayınlanan bir habere göre de, bakan oğlunun arabasının yolda durdurularak, yunus polislerince arandığı ve bu arada Bakan olan babasının, İstanbul İl Emniyet Md’nü aramasına rağmen Bakanın telefonlarına çıkmadığı ve operasyonun ara verilmeden tamamlandığı haberleri, müfettiş Borsası yüzünden olduğu iddia edilmekteydi.(Bakırköy Belediyesinde soruşturma yürüten müfettiş raporlarından soruşturma izni çıkmaması için, Belediye Başkanı tarafından milyonlarca doların bakan oğluna verildiği ihbarı iddia edilmekteydi, doğrudur yanlıştır bilinmez)

  3. Hasan Ak : diyor ki:

    Kamu çalışanları 4483 S.K kapsamında iken, görevde çalışmaları sırasında işledikleri suçlardan dolayı ceza, mahkûmiyet alıp almamaları onları incelemeye gelen Müfettişlerin elinde olmaktadır. Yasalara karşı gelmeleri suç işlemiş olmaları kesin olsa bile Müfettişlerin Kamu Çalışanlarını koruma refleksi yâda bedeli mukabili müfettiş borsası ile işlem yapıp haklarında soruşturma izni vermemeleri ve onları suçsuz ilan etmeleri bu suçların işleyenlerin cezasız kalmasına neden olmaktadır. Müfettiş borsası ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında işlenen suçların cezası kalacağını memurların kendi aralarında bu işleri sorunsuz kapatacakları dürüst müfettişlerin raporlarının ve suç duyurularının müfettiş borsasına tabi başka müfettişlerce bundan böyle….., bundan sonra…..,bundan şundan….., ondan bundan….. ifadeleriyle, bedeli mukabili ustalıkla ört bas edilip dosyayı kapatacaklardır. Müfettişlerin tespit edemeyeceği suç yokken, aleni olan suçu tespit edemiyorsa ve suç barındıran iddialar için temiz rapor tutuyorsa o müfettişin temizliğinden söz edilemez

  4. Atilla : diyor ki:

    AKP’li İBB kendi parti Belediyelerine yaptığı yardımın aynısının Adalar Belediyesine yapmakta oluşu ile Adaları AKP li olarak görmesinden mi kaynaklandığı anlamıyorsam da, AKP ilçe Başkanı İsmail D.’nin Orman Bakanlığından Büyükada Dil Burnunda … yıllığına mesire yeri kiraladığı ve içine büfe tarzı kulübeler yaptığı ve çalıştırdığı söyleniyor. Adaların SİT alanı olması nedeni ile yapamayacağı büfeleri yapması da Adalar Belediyesinin göz yumması ile olduğu muhakkak. Belediye ”ben senin illegal işletmene göz yumuyorsam sende bana karşı ne mecliste, nede il’de muhalefet yapma, yoksa bunları yaptığını bir anda görür ve başına yıkarım, buraları kiraladığınla kalırsın çalıştıramazsın” demiş gibi oldu. Yani bir tür al gülüm ver gülüm yapıldığı, Adalar Belediyesi ile ilgili İBB müfettişlerinin KAYYUM raporları çıkmasına rağmen bu yönde muhalefet yapmayan Başkanın bugün için AKP ilçe Başkanlığından biletinin kesilmesine sebep olduğu net. Kaldı ki Adalar AKP İlçe Teşkilatı Adalarda iyi bir muhalefet yapsa Adalardaki CHP’li ve tarafsız seçmenin fikrini değiştirecek ortam, 15 Temmuz kalkışmasından sonra mevcut.

  5. Hakkı : diyor ki:

    AKP İlçe Teşkilatı tüm bu olumsuzlukları Adalar halkı ile paylaşsa “sizin oy verdikleriniz işte budur” diye muhalefet yapsa, yaklaşan seçimlerde CHP’nin Adalarda kaybetmesi kesindir.Tabi AKP ilçe Başkanlığı yapan kişinin, Adalarda Belediye Başkanının uygulayacağı ticari ambargonun esiri olmazsa. Yoksa İsmail D. tarzı sinsi siyaset izlemek ile AKP Adalarda asla Belediyeyi kazanamaz.

  6. Kenan : diyor ki:

    Adaletin yandaş veya Fetöcü firmalara pazarlık yöntemi ile direk iş verilmesinin, ihale dosyalarında usulsüzlüklerin müfettiş raporları ile tespit edilmesine rağmen daha sonraki müfettişlerce bu usulsüzlüklerin üstünün ustaca örtülmesinin, iş ve işlem yapan,yasa dışı ruhsat,iskan verenler korunuyor
    Nasıl mı?
    MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN gereği, Kamu Görevlilerin işlediği suçlar tespiti halinde veya Kaymakamlığa/Cumhuriyet başsavcılığına yapılan şikayetler/ihbarlar, öncelikle Müfettiş incelemesine göndermek zorunda kalıyorlar. Devlet memurlarını direk yargı karşısına çıkartmıyor. İta amirinin soruşturma izni vermesi için müfettiş incelemesini şart koşmuş. Müfettiş yaptığı araştırma veya ön inceleme sonucunda soruşturma izni verilmesi uygundur görüşünü raporladığı takdirde Mahalin İTA Amiri olan Kaymakamlık soruşturma izni veriyor veya aksine bir raporlama olması halinde soruşturma izni vermiyor.
    Tabi bu karar İdari bir işlem olduğunda dolayı menfi/müspet kararın itiraz mercide İdari Mahkemeleri oluyor. İdari mahkemeleri de adı üstünde İdari işlemler olduğundan dolayı İdarenin aleyhine bir karar olması halinde ve idarenin itirazında nerdeyse dosya içeriğine bakmadan, tıpkı İşçi Mahkemelerinin işçileri koruması gibi refleks içinde, İdareyi kollayıcı kararını verip mahkemelerde aklanılsın deyip İdareleri koruma refleksi gösterdikleri biliniyor.
    Yani suçu işleyen İdarelerin içinde bulunuyorsa ortaya çıkartıp yargılatmak her bakımdan zor bir durum haline getirilmiş olunması Türkiyemin aşması gereken en önemli hukuksal sorunlarından beklide birincisi “MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN” ‘nun acilen yürürlükten kaldırılması olduğunu düşünüyorum. Bu kanun Kamu içinde suç işleyenlere koruma kalkanı görevi yapıyor. Buda Anayasanın eşitlik ilkesine ters düşüyor. Halkın içinde kasıtlı suç işleyenler hariç kanunları bilmediklerinden dolayı (bilmemek mazeret sayılmıyor)suç işleyenler için en ufak müsamaha gösterilmezken, her şeyi detaylı bilen memurların yaptıkları kasıtlı suçlar bile öncelikle müfettiş incelemesine tabi olması ve gelen müfettişlerin 5 yıldızlı otellerde ağırlanması ile bir anda yargı karşısında çıkmaktan kurtulmalarını Kamu Vicdanı kabul edemiyor. Halka haklı olarak batsın böyle adalet dedirtiyor
    Her şeyden önemlisi Kamuda çalışıp suç işleyenlerin cezasız kalması, halkın adalet duygularının sarsılmasına ve Adalete olan güvenlerinin kalmamasına neden oluyor ki acilen bu kanunun ciddi bir revizyon görmesi yada kaldırılması gerektiğini düşünüyorum.
    Bakınız küçücük Adalar ilçesinde Belediye Başkanının Belediyesinde istemediği memurları yargı karşısına dikmesi veya kendi ekibi içerisinde gördüğü ve işledikleri suç iddiaları nedeni ile hakikaten yargılanması gereken memurların ise yargılanmalarının önüne geçilmesinin ne kadar basit olduğunu böyle haberleri okuyumca insan “bu kadarda olmaz ki” deyip bu kanunun kalkmasını istiyor

  7. Yılmaz : diyor ki:

    Devlet tarafından görevlendirilen Müfettişlerin görev harcırahları kendilerine verilmektedir. Başkan ise kendilerini soruşturmaya gelen müfettişe harcırahınız cebinizde kalsın zaten harcırahınız rezervasyon yaptırdığımız kulübün parasını ödemeye de yetmez harcırahınızı kendinize harçlık yaparsınız deyip rüşvet verir gibi sözde müfettişin rahatlığını sağlamalarının amacının niye olduğu da bellidir.

  8. Karkas : diyor ki:

    Belediye her zamanki gibi gündemi değiştirip el altından başka işleri bitirmek üzere,ne de olsa bu konuda çok maharetlilerdir.İnsanları müfettiş haberine,araba meydanı girişi kulubenin İBB tarafından yaptırıldığını söyleyerek hedef saptırmaktadırlar.Sahile ve yola işgalli yalı parselde çok değerli Vatikan lojistikçisi Karkas’a yaptığı kaçak ve aykırı imalatlarına ve Belediyeye olan değerli katkılarına teşekkür mahiyetinde bugün yeni inşai faaliyet izni verilmiştir.Bu korumama kurulu hakkında da bir şeyler yazın artık.

  9. cevat : diyor ki:

    Belediye Başkanının kendi Müfettişinin bu davranışı için soruşturma açtırması halinde ne olacaktır? Belediye Müfettişi de sende İBB müfettişlerini alıp dosyalarda nasıl yazacaklarını içkili yemeklerde onlara empoze ediyorsun, oda suç olmuyor mu ? diyecek büyük ihtimalle.

  10. Hasan : diyor ki:

    Eğer yemek teme iddiaları doğru ise İBB müfettişi Nuri Sait YILDIRIM’ın raporu şaibeli hale gelmiştir. Meslektaşı ve aynı kurumda çalışan Müfettiş arkadaşının suç oluru istediği konulara yaklaşımını elbet birileri takip ediyordur. Müfettişler araştırmaya geldikleri Kurumlar/şahıslar ile bu şekilde dirsek temaslarında bulunmaları, yemekler yiyip içkiler içmeleri etik olmadığı gibi, daha soruşturma başlamadan, soruşturmanın sonucunun ne olacağını da belli etmektedirler.

  11. Omen : diyor ki:

    Bir beddua da bu habere benden…”Kim devletin milletin tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyorsa allah belalarını versin… yedikleri haramlar zehir zıkkım olsun…çoluk çocuklarından çıksın… mezarlarında yatamasınlar…. cehennem ateşinde yansınlar… hastanelerden dışarı çıkmasınlar”