Padişah iftar kazanlarının başında dururmuş

Padişah iftar kazanlarının başında dururmuş

İle paylaş:


Padişah iftar kazanlarının başında dururmuş

Ramazan geldi hoş geldi sefalar getirdi.

Allah’a hamdolsun ben ve ailem ramazanı büyük bir mutluluk içinde karşılaştık. Ne mutlu bizlere ki bir Ramazan’a daha kavuştuk.

Elbette Ramazan’da sadece oruç tutmayacağız, kendimizi de ayıklayacağız. Diğer zamanlara göre daha dikkatli olacağız. Bir çeşit arınma içine gireceğiz. Kendimize ve çevremize saygı duyacağız. Bütün bunların yanı sıra gönlümüze talimat vereceğiz.

Kalbim iyi, kötülük olmayacak, sen ne yaparsan yap?”

Kime diyeceğiz herkese. Biz kendimizi ayıklayacağız ya kötü olmaktan, yanlış düşünmekten, kırıcı konuşmaktan, kalp kırmaktan.

Kalbimizin de kırılmasına izin vermeyeceğiz. Rabbim böyle bir ayı nasip ettiğine göre bunun tadını çıkartacağız.

Ramazan güzel yurdumuzun her şehrinde çok güzel ve özel oluyor ama İstanbul sanki bir başka. Geçen sene ramazanda Antalya’daydım.

Eyüp Sultan Hazretlerine gidememiştim. Sultanahmet’e de gidememiştim. Bu sene Allah nasip ederse oralara gideceğim, o coşkuyu hissedeceğim. İftarda oralar başka bir hale bürünüyorlar. Her tarafta büyük piknik yapılıyormuş gibi, yere serilen örtülerin üzerinde iftarlıklarla iftarını açanlar. Ezan sesi geldiğinde;

Bismillahirrahmanirrahim” diye içilen su, yenilen hurma.

Allah Kabul Etsin” Kalabalığın söylediği güzel sözler. Tamamen ruhani bir hava… Açlıktan sonra karınlar doyurulmuş, oruç tutmanın hazzı ile rehavet içine girilmiş, etrafa sevgiyle bakmaya başlanmış.

Ramazan hoş gelmiş, sefalar getirmiş. On bir ay beklenen sevgili gibi…

Sultanahmet denilince haliyle aklımıza Osmanlı döneminde oralarda ne oluyordu, sarayda nasıldı, ne yapılırdı? Soruları geliyor.

Okuduklarımdan çok hoşuma gidenler var, onlardan kısa da olsa söz etmek isterim.

Bu mübarek ay sarayda da saray dışında da güzel yaşanırmış.

Yer sofraları kurulurmuş, üstelik bu sofralarda sen zenginsin şöyle otur yâda bunları ye sen fakirsin kenara çekil denilmez tam tersine zengin fakir ayırt edilmezmiş. Bu sofralara Kuran-ı Kerim’den sure isimleri verilirmiş. Çok güzel bir de adet varmış. Bu ayet ismi olan sofralara oturacakları ev sahibi kapıda karşılarmış. Ev sahibinin elinde bir sepet olurmuş, sepetin içinde kaşıklar ve kaşıkların sapında da sofranın ismi yazılı olurmuş. Misafirde kaşığını alır hangi sofra ise o sofraya otururmuş. Daha bitmedi.

Misafirler yemeklerini yiyip giderken ev sahibi elinde bir kese ile kapıda bekler;

Bu akşam sizi soframızda yedirdik, içirdik dişinizi eskittik, buyurun bu da diş kiranız” derler, avcuna para koyarlarmış.

İkinci âdetin de güzelliğine bakınız lütfen. Zengin fakir ayırt edilmeden yapıldığından diş kirası kimseyi kırmıyor tam tersi yüreklendiriyormuş.

Bu arada meydanlarda da kazanlarda yemekler yapılırmış. Uzun yer sofraları kurulurmuş. Burada bir ayrıcalıkta şöyle olurmuş; bu yemekleri yani kazan başlarında duranlar arasında Padişahta olurmuş, üst devlet kademesindekilerde.

Bir başka adette yine çok güzel…

Çeşmelerden ve sebillerden su yerine şerbetler akarmış meydanlarda.

Ramazanda toplu yemeklerin haricinde zengini de fakiri de bütçelerine göre misafir ağırlarlarmış.

Mübarek Ramazan’ın gelişi o zamanda şimdi de hayatımızı canlandırıyor, sevindiriyor, huzur veriyor.

Ramazan geldi hoş geldi, sefalar getirdi.

Nazan Şara Şatana hakkında 219 makale
Nazan Şara Şatana:Türk yazar Eğitim hayatından sonra Günaydın Gazetesi’nde gazeteci olarak iş hayatına başlayan Şatana,Adliye,Meclis,TRT,Magazin,Adliye,Merhaba ve Haftanın Sesi gazetelerinde ve bir çok ajansta muhabir olarak görev yaptı.1989 yılında Turizm sektörüne geçti.1989-1990 yıllarında “Ayışı tesislerinde (Kemer,Antalya)müdür yardımcısı ve kontrol amirliği görevinde bulundu.1990-1991 yıllarında “Bela Kara Elmas Hotel’de(“Side”Antalya)Genel Müdür yardımcılığı yaptı.1991-2001 yıllarında “Majesty Hotels & Resorts Clup Tuana Park’da”(Fethiye) Odalar Bölümü Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı olarak 9 yıl görevini sürdürdü.2002-2006 yılları arasında ise “Majesty Hotels & Resorts Kemer Beach Hotel’de”(Göynük/Kemer) Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 2007 yılında “Nisos Hotel Varuna”(“Belek”/Antalya) Genel Müdür olarak görev yaptı.2008 yılında “Bilem Higt Class Hotel’in (Antalya) Genel Müdürlüğünü yaptı.Ürgüp-Bodrum-Marmaris’de otel açılışlarında görevli olarak bulundu.Almanya’da sık ve uzun süreler bulundu.”Adriyatik”ve “Cote d’Azur”sahil otellerinde,Avrupa’nın bir çok ülkesinde ve Amerika’da otel ve araştırma gezilerinde bulundu.Dünya’nın bir çok ülkesinde,turizm-tarih mitoloji kitapları için araştırmalar yaptı.Turizm Bakanlığı Yöneticilerinin Yöneticisi seminer (toplu çalışma)sertifika belgesi aldı.TGRT’de yayınlanan Evlat TV Filmi ve yine bir çok kanalda yayınlanmış kısa TV filmleri yaptı. Yurt içinde ve yurt dışında bir çok gazetede köşe yazarlığı,haber,ropörtaj dallarında çalışmalarını sürdürmekte.Bir çok internet sitesinde köşe yazılarını yazmaya devam etmektedir.Yazarlığının yanında şiir de yazmakta olup 1000 nin üzerinde eseri vardır.Ayrıca profesyonel olarak yağlı boya resim çalışmaları da mevcut olup birçok turizm hizmeti veren firmaların duvarlarında eserleri yer almaktadır. 2013 Avrupa kalite yılın yazarı ödülünü aldı. KİTAPLARI: Asar Şamil ve Rus Terzi(2006) Havada Kekik Kokusu Vardı(2007) Otek I,Uzun Bir Gece(2007) Şarkın Modern Gelini Şehribahar(2008) Zeus’un Aşkları(2009) Hekim Ali Süavi Efendi(2009) Herkül-Herakles’in kadınları Otel II,Kapadokya-Beyaz Atlar Ülkesi(2009) Belkıs-Yağmur Şimdi Yağacak(2011) Esir Türk Kızları-Osmanlı Perisi(2011)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

İle bağlantı:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*