logo

üsküdar evden eve nakliyat sex izle seks izle

Peru İnka Kalesindeki taş blokların sırrı!


Nazan Şara Şatana
nazansarasatana@hotmail.com

Peru İnka Kalesindeki taş blokların sırrı!Peru İnka Kalesindeki taş blokların sırrı!

PERU’DA CUSCO İNKA KALESİNDEKİ

TAŞ BLOKLARIN SIRRI?

Bir gün Peru’ya gideceğim Allah nasip ederse.

Ne kadar bilmediklerim var orada. Hoş gidince bilecek miyim? Belki bilmeyeceğim ama göreceğim.

 arasında kendilerini gösterdiklerinden, bende bilme adına araştırma, öğrenme adına okuma, sizlere de bilgi aktarma adına da yazma haline geçiyorum.

Yine böyle bir gündeyim.

Cusco İnka Kalesi’ni öğrenelim bu yazımda da…

Aklımın almadıklarını sıralamak istiyorum.

Peru’nun Cusco bölgesindeki bu İnka Kalesinin;

Etrafını 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metre yüksekliğindeki setlerin olduğu,

Bu setlerin yapımında, tanesi 300 tona varan kireçtaşı blokların olduğunu görünce,

Üstelik harçsız yapılmış ama taş aralarından hava bile sızamıyor deniliyorsa!

Gelinde merak etmeyin.

Bilirkişiler;

Şaşırtıcı olan İnka’ların alfabesi yoktu, dahası yazıyı bilmiyorlardı.

Eeee o zaman matematik hesaplarını nasıl yapıyorlardı?

Bu arada yine tarihçiler onların at ve tekerlek kullanmadıklarını da söylüyorlarmış.

Dahası;

Matematik hesaplarını iplere düğüm atarak yaptıklarını varsayıyorlarmış.

Biz yine de olabilir diyelim sadece aklın almadığı bir diğer nokta;

300 tonluk taşı, çıkardıkları taş ocağından, kaleyi yaptıkları yere kadar nasıl taşımış olabilecekleri?

Yine bilirkişiler diyorlar ki;

Tekerleği bilselerdi,

Makarayı bilselerdi,

Palanga gibi kaldıraçları bilselerdi biraz daha taşıyabilecekleri konusunda ikna olunurdu.

Bu şartlarda, bu kocaman blokları nasıl kaldırmış olabilirler?

Taşları nasıl bu kadar doğru işleyebilmişler?

Yine onları nasıl doğru olarak yerleştirebilmişler?

Onlar taşların açılarını nasıl ölçmüş olabilirler?

Aklın durduğu yerlerden biri de burası.

Ben buralarla ilgili birçok yazı yazdım. Bilebildim mi? Bilemedim, meraktayım. Böyle bilinmeyenlerin ne olduğunu bilmek isteyenlerdenim.

Nazan Şara Şatana

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Akülü araç kullanmayı hak edelim

    22 Ağustos 2017 Burgazadası, Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, köşe yazarları, Manşet, Sedefadası

    Her beldede olduğu gibi Prens Adalarında da rahat ve huzurlu yaşayabilmeniz için verilen kurallara uyum sağlamamız yine bizim lehimize olacaktır. Son yıllarda hep konuşulan, hep tartışılan, yerel basında işlenen konulardan birisi de son yılların git gide artan ve insana fayda sağlamak yerine zarara uğratan akülü araçlardır. Bu araçlar, yaşlılar, hastalar, emekliler, marketlerin sipariş dağıtımı gibi işlerinde gereklidir. Diğer adalarda da sorunlar yaşandığını duyuyorum fakat ben yaşadığım Kınalıadanın sorununu dile getirmek istiyorum....
  • GÜVENDEN İKAMETE

    14 Temmuz 2017 köşe yazarları, Manşet

    Son Belediye seçimleri esnasında, hatta çok daha önceden, okuyucularımın hatırladıkları gibi, her yazımda ve her fırsatta adamızın yazlıkçılarını yazılarımla hatta şifahen de ikametlerini adaya almaları için ikaz etmiştim. O yıllarda, Prens Adalarının sağlık sorunları insanları bu konuda cidden engelliyordu. Bildiğiniz üzere, bu çok önemli konuda artık gelişmeler oldu. Gönül ister ki Adalarımızda tam teşekküllü bir hastanemiz olsun ve emek verenler ile çaba gösterenlerin önü kesilmesin. Tüm Prens Adalarının ve Kınalıadamızın sorunları artık ...
  • VATAN HAİNLERİ

    08 Temmuz 2017 köşe yazarları

    Dökülmeden tek tek; Gökteki yıldızlar. Kimse susturamayacak, Yankılanacak ezanlar.   Sura üflemeden İsrafil, Yandıkça gökteki kandil, Hainler hesap verecek, Ateş yağdıracak Ebabil.   Gölgesi var oldukça vatanın, Ahde vefası var, ulu Osmanlının. Kim ki ihanet ederse; Bağrı yansın, gözlerinden kan aksın.   Plevne'de kahraman Osman Paşa, Tuna nehri şahittir bu savaşa, Hainler tek millet olsa da; Mücadele farzdır, iman dolu her başa.   Hilafet sancağı emanetimizdir, ...
  • Deniz Seki

    06 Haziran 2017 köşe yazarları

    Sanatçı demek aydın kişi demektir. Sadece eserleriyle değil; hal, hareket ve davranışlarıyla da topluma yön veren kişidir. Şimdi bir sanatçı düşünün; Uyuşturucudan hüküm giymiş, İki buçuk sene içerde yatmış, Sonra da haliyle cezası bitince salıverilmiş. Buraya kadar olan her şey rutin birer gelişmeden ibaret, Olması gereken de bu zaten… Kimsenin kimseyi tekrardan yargılayıp ötekileştirmesine hakkı yok, gerek de yok. Kimsenin haddi de değil. Fakat buradaki durum biraz farklılık arz ediyor. Biz olaya eğitim açısından bakacağız. Oluştu...