DOLAR 8,4767
EURO 10,0902
ALTIN 499,235
BIST 1392,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 34°C
Az Bulutlu

Pirinç deposuna zehir bulaşıyor

Cihat Aslan – Marmara Denizi’ndeki kirliliğin ana aktörleri olan dereler, çaylar ve akarsuları takibimizde Güney Marmara Bölümü’nün büyük …

19.07.2021
A+
A-

Cihat Aslan –  Marmara Denizi’ndeki kirliliğin ana aktörleri olan dereler, çaylar ve akarsuları takibimizde Güney Marmara Bölümü’nün büyük akarsuyu olan Gönen Çayı’na geçtik. Kazdağlarından doğan Gönen Çayı 100 kilometrenin üzerinde uzunluğa sahip. Çayın üzerinde sulama, enerji ve taşkın kontrolü amacıyla Gönen Barajı ve Hidroelektrik Santrali var. Balıkesir’in Gönen ve Bandırma ilçeleri sınırları içerisinde bulunan Gönen Çayı, Kalkım ve Pazarköy çevresindeki küçük dereleri bünyesine aldıktan sonra büyüyor ve Gönen Ovası’na iniyor. Ayvalıdere boğazından geçen Gönen Çayı, Tahirovasına ulaştıktan sonra Misakça’nın batısından Marmara Denizi’ne dökülüyor. Gönen Havzası’nın ana akarsuyu olan Gönen Çayı’nın Çakıroba Çayı, Keçidere, Değirmendere, Ekşidere, Handeresi, Obaköy Deresi, Keçeler Deresi ve Keten Deresi gibi yan kolları olan küçük dereler var.

‘Toprağımız ölüyor’

Gönen Çayı’nın doğduğu Kazdağları’na en yakın nokta olan Kalkım Bölgesi’nden yola çıktığımızda çayın geçtiği bu bölgede suyun temizliği ve berraklığı dikkat çekiyor. Dağlardan geldiği gibi köylerden geçerken herhangi bir atığın bulaşmadığı Gönen Çayı, bölgedeki köylülere göre içme suyu derecesinde. Çayın geçtiği bölgelerden olan Kayapınar’da hâlâ temizliğini koruyan Gönen Çayı’nın kıyısında vatandaşlar piknik yapıyor ve balık tutuyor. Elinde oltası ile ailesiyle birlikte balık tutan Özden Us, Bandırma’daki kirlilik nedeniyle burayı seçtiklerini söylüyor. Merkezle bulunduğumuz bölge arasında çayın temizliği açısından çok fazla fark olduğunu belirten Us, Gönen’deki kirlilik ilçe merkezdeki tabakhanelerden kaynaklandığını belirtiyor. “Bir de Gönen’in üst taraflarında hayvan damları var. Pisliği arıtma tesisi olmadan çaya atıyorlar” diyen Us, “İnsanlar burada piknik yapıyor, merkezde ve köylerde kokudan durulmuyor. Tarım alanında çay suyuyla birlikte verilen ilaçlar toprağımızı da öldürüyor. Bandırma’da geçtiğimiz atıklar yüzünden kapatılan fabrika 2-3 ay sonra açıldı. İşçi arkadaşlarımız atık suyu yine denize boşalttıklarını söylüyor. Toplum olarak derelerimizi kirletiyoruz” diyor.

Kayapınar’dan çıktıktan sonra Gönen Çayı’nın en kirli olduğu ilçe merkezine geldik. Yaşam alanlarının içinde bulunduğu Gönen ilçesinde deri tabakhaneneleri ve fabrikaların olduğu bölgede, Gönen Çayı’nın rengi aniden değişiyor. Akçapınar Tahliye Kanalı’ndan şehrin içine gelen bir kanalizasyon ve çayın etrafındaki fabrikaların suyunun buluştuğu noktada kirlilik gün yüzüne çıkıyor. Doğduğu yerlerden geldiği berraklığından eser kalmayan, merkezdeki deri fabrikalarının suyunu boşalttığı Gönen’in rengi siyaha dönüyor. Kötü koku da yayan çay, köylere doğru akıyor. Çayın her iki tarafındaki fabrikalardan ne olduğu bilinmeyen bazen beyaz, bazen de siyah renkte su akıyor. Özellikle siyah renge dönüşen çaydaki deniz kaplumbağaları ise yaşam alanlarından oluyor.

Çinko, fosfat, bor…

Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği Şube Başkanı Gültekin Mutlu, Milliyet’e yaptığı açıklamada, 2017’de valiliğin başkanlığında Gönen Çayı ve Deltası’nın korunması ve kurtarılması ile ilgili toplantılar yapıldığını anımsatarak, “O toplantıda Gönen Çayı’na onlarca sanayi kuruluşunun atıklarını arıtmadan boşalttığını gördük. Sadece deri değil bölgedeki diğer sanayi kuruluşları da atıklarını boşaltıyor. 4 yıldır çayın kurtarılması eylem planı ile ilgili yetkililerden bir hareket gelmedi” dedi. Kirliliğin devam ettiğini söyleyen Mutlu, şunları dedi:

“Çaya çinko, fosfat, bor, kurşun, demir gibi ağır metaller boşaltılıyor. Çeltik, mısır, buğday, ay çiçeği, nohut, fasulye gibi hububatlar bu kirli sularla sulanıyor. Ve bunları yemek zorunda kalıyoruz. Bu zehirli suları biz bir şekilde tüketiyoruz. Bölgemizdeki kanser hastalığı vakalarında da giderek artıyor. Gönen’e atık veren sanayi kuruluşlarından kaçının arıtma tesisi var, kaçı çalıştırılıyor, kaç denetim yapıldı cevap alamıyoruz. Bu kirli atıklar dere ve çaylarımızdan Marmara’ya akıyor. Çay ve derelerdeki su değil, başka bir şey. Marmara Denizi en son kustu, müsilaj çıktı.”

Çeltik, mısır, buğday, ay çiçeği, nohut, fasulye gibi hububatlar, sanayi kuruluşlarının atıklarıyla kirlenen Gönen Çayı suyuyla sulanıyor.

‘Rengi kötü ama yıllardır suluyoruz’

Gönen Çayı’nın en son Marmara Denizi ile buluşmadan önce geçtiği köylerde de bazı çiftçiler bu siyah renkteki suyu tarımda kullanmak zorunda kalıyor. Pompalar aracılığıyla çaydan çekilen su çeltik tarlalarının sulamasında kullanılıyor. Gönen Çayı’nın birçok köyden geçerek Marmara Denizi’ne çıkış noktası olan Misakça’da da aynı renkte. Misakça’da 2000 dönümlük çeltik tarlasında sulama işlerinden sorumlu olan Mahmut Amca, “Pompalar aracılığıyla çaydan su alınıyor ve kanalın içine alıyoruz. Suyun rengi kötü ama bu su yıllardan beri kullanılıyor” diyor. Misakça’nın içerisinde delta oluşturan Gönen Çayı merkezden aldığı kirliliği Marmara Denizi’ne siyah bir şekilde taşıyor.

‘Müsilajın sebebi bunlar’

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Gönen Çayı’ndan denize sürekli zehir ve atık yükü taşındığına dikkat çekerek, şu tespitlerde bulundu:

“Organize Sanayi ve çayın etrafındaki bazı fabrikalar, bir taraftan bölgenin evsel atıkları ve tarımsal atıklar karışıyor. Gönen Çayı, bu üçlü atık sisteminin hepsini içeriyor. Denize sürekli olarak zehir, atık yükü taşıyoruz. Müsilaj neden oluşuyor? Cevabı açık ve net değil mi? Nereden kirleniyor, böyle kirleniyor. Bu kirliliğin sadece denize yok zararı. Soluduğumuz havaya kadar zararı var. Doğduğu yerlerde içme suyu kalitesinde olan Gönen Çayı, bu bölgelerde kirlenince son hali bu oluyor. Çok boyutlu etkileri var. Çeltiğe, buğdaya, domates, salatalığa o bölgede her ne yapılıyorsa hepsinden bir parça katkı ne yazık ki ortaya çıkıyor. Fabrikaların ruhsat şartı atık arıtma tesisi olması. Bir kısmı ‘Arıtma tesisini kurduk, çalışıyoruz’ dediler ve ruhsat aldılar. Cayır cayır çalışıyorlar ama o atıkları akarsulara atmaya devam ediyorlar.”

Doğduğu dağlardan geldiği gibi köylerden geçerken de herhangi bir atığın bulaşmadığı Gönen Çayı, bölgedeki köylülere göre tertemiz. Mis gibi çay kenarında piknik yapanlar, balık tutan vatandaşlar bile var.

 

 

 

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.