Prof. Dr. Nüket Güz: “Biz Garanti Öğrenci Yetiştiriyoruz!”

Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Nüket Güz CRI TÜRK’te Doç.Dr. Michael Kuyucu’nun hazırlayıp sunduğu “AKADEMİK BAKIŞ”ta Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesini Anlattı

Prof. Dr. Nüket Güz: "Biz Garanti Öğrenci Yetiştiriyoruz!"

Beykoz Üniversitesi – Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nüket Güz, Michael Kuyucu’nun hazırlayıp sunduğu “Akademik Bakış” programına konuk oldu.

“En önemli bilim alanı iletişimdir” diyen Prof. Dr. Nüket Güz “Bir felsefeci, sosyolog ve Prof. Arkadaşım bana ‘Ne kadar önemli bir şey yaptığının farkında değilsin, çünkü dünyayı sarsan ve ilgilendiren üç tane alan vardır; biri tıp, biri hukuk, biri de iletişim. Üstelik iletişim bu ikisini de ilgilendirir ve o olmazsa olmazıdır yaşamın’ demişti. O yüzden yaptığım işle gurur duyuyorum” dedi.

Sıradan Bir Kimya Mühendisi Olmak Yerine “Communication” Eğitimi Almayı Tercih Ettim

Fransa’da bir kız lisesinde okuduğu için Fransızca öğrenme gereksinimi olmadığını dile getiren Prof.Dr. Nüket Güz, Michael Kuyucu’ya İletişim Bilimine giriş hikayesini şöyle anlattı: “İnanılmaz görkemli ve çok havalı hocalarımız vardı. Biri Mösyö Garti’ydi. Astronomi dersimizin hocasıydı. Ben de kimya mühendisi olmak istiyordum. Bana bir gün ‘Sen kimya mühendisi olma, communication yap. Sıradan bir kimya mühendisi olacağına communication yıldızı olursun’ dedi. Benim de communication yıldızı olmak hoşuma gitti; 65- 66 yılı gibiydi ve evde annemle görüştük. ‘Anne benim communication yapmam gerek’ dedim. Böyle başladım.” Dedi.

Durağan Bir Kurumda Duramayacağım İçin Vakıf Üniversitesine Geçiş Yaptım

İstanbul Üniversite İletişim Fakültesinde uzun yıllar hizmet veren ve oradan emekli olan Nüket Güz, Michael Kuyucu’ya : “Ömrümün büyük bir kısmını İstanbul Üniversitesi’nde geçirdim” dedi. 38 yaşında Profesör olan Nüket Güz, devlet üniversitesinden vakıf üniversitesine geçiş sebebini “Devlet üniversitesinden vakıf üniversitesine geçiş yaptım, çünkü durağan bir kurumda duramazdım. Yenilik neredeyse oraya eğilmem gerekiyordu. Yenilikler ve yeni açılımlar görmekti birincil amacım” diyerek anlattı.

Aslında M.Y.O.’lar Çok Önemlidir

Beykoz Üniversitesi’nin ilk logosunun seçiminde yer alan Prof. Dr. Nüket Güz, Beykoz Üniversitesi’yle gönül bağı olduğunu söyledi. Yaşamında birdenbire bir değişiklik olduğunu ve bir kamyonetin gelmesiyle birlikte, kitaplarıyla ve dosyalarıyla Beykoz Lojistik bölümüne taşındığını anlattı. MYO’na geçişine herkesin çok şaşırdığının altını çizen Güz, Michael Kuyucu’ya “Aslında MYO çok önemlidir, ara kadronun yetiştirilmesi özel ve önemli bir görevdir ve bu bir gururdur; ben de bu gururu yaşadım. Şimdi de Sanat ve Tasarım Fakültesi kurucu dekanı oldum. 3-4 yıl öncesinden şu anki rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Durman’la bölümleri beraber oluşturduk. Sonra Mütevelli Heyetimiz Ruhi Engin Özmen’de bize katıldı ve çalışmalara başladık” dedi.

Müzikoloji Bölümü Açacağız

“Dijital Oyun Tasarımı” – “Grafik Tasarımı” – “Gastronomi ve Mutfak Sanatları” – “İletişim Tasarımı” – “Halkla İlişkiler ve Reklamcılık” –  “İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı” olmak üzere 6 bölümden oluşan Beykoz Üniversitesi – Sanat ve Tasarım Fakültesi bölümlerini kurarken minimum ortaklıklarının neler olabileceğini düşündüklerini söyleyen Prof. Dr. Nüket Güz, bütün bölümlerin birbiriyle bağlantılı olduğunu, estetiğe çok önem verdiklerini ve bütün bölümlerde estetik olduğunu ve olması gerektiğini vurguladı. CRI TÜRK’te Michael Kuyucu’ya gelecekte “Müzikoloji” bölümü de açacaklarının bilgisini veren Prof. Dr. Nüket Güz: “Sahne gösteri sanatları içinde müzik düşünülüyordu. Rektörümüz ‘Müzikoloji’ bölümünün gerekli olduğunu söyledi. Biz oyun yapılıyor ama müziği nasıl olacak? fikriyle, ‘Müzikoloji’ bölümünün çok önemli olduğunu düşündük.” Ayrıca Nüket Güz, “Dijital Oyun Tasarımı” bölümünde sanatsal yönün ön plana çıktığını ve konuları mağaralardan başlayarak en ufak ayrıntısına kadar işlediklerini söyleyerek, çok detaylı bir eğitim verdiklerinin üzerinde durdu.    

Hoca Adını Bile Öğrenemediği Bir Öğrenciye Nasıl Katkıda Bulunabilir?

Michael Kuyucu’nun bazı vakıf üniversitelerin kalabalık sınıflarda eğitim verdiğini  söylemesi üzerine “Biz Beykoz Üniversitesi olarak kalabalık sınıflardan hoşlanmıyoruz” diyen Nüket Güz: “Ne eğlenmeyi, ne de öğrenmeyi kalabalık sınıflarda yapamıyoruz. Tartışamıyorsunuz bile kalabalık sınıflarda. Biz sınıfları da kendi aralarında bölüyoruz. Yalnızca sunum gibi konularda sınıfları birleştirebiliyoruz ama onun dışında bölüyoruz çünkü hoca adını bile öğrenemediği öğrenciye nasıl katkıda bulunabilir?”

Biz Garanti Öğrenci Yetiştiriyoruz!

Üniversitelerin öğrencilere yapmış olduğu vaatlere de değinen Nüket Güz CRI TÜRK’te Michael Kuyucu’ya : “Sırf öğrenci alabilmek için, öğrenciye iş garantisi vereceğinin söylenmesini doğru bulmuyorum. Yerleştirebilmek için öncelikle o öğrencinin oraya yerleşebilecek yeteneği olması lazım ve o yeteneği de verebilmeli üniversite. Biz vaatlerde bulunurken iyi yetişmiş bir öğrenciyi pazara sunma vaadinde bulunuyoruz. Biz sizi garanti işe sokuyoruz demiyoruz; biz sizi garanti yetiştiriyoruz diyoruz.” Sözü ile Beykoz Üniversitesinin diğer vakıf üniversitelerden farklı olduğunu söyledi.

En İyi Üniversite Diğerlerinden Sıyrılacaktır

Michael Kuyucu, Nüket Güz’e çok sayıda vakıf üniversitesinin kurulduğunun ve bunun yakında bir üniversite enflasyonu oluşturabileceğini söylemesi üzerine Prof. Dr. Nüket Güz: “Ne kadar çok üniversite olursa olsun, önemli olan en iyisi olabilmektedir” yorumunu yaptı.

Nüket Güz, “Tatlı bir rekabet ortamı yaratılırsa o sayıların bir önemi kalmaz. Aralarda rekabet olabilir fakat en iyi olan kazanır ve en iyi olanlar sıyrılacaklardır” diyerek rekabetin önemine değindi.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz