ŞEB-İ ARUS’TA YİNE YOKUM!

ŞEB-İ ARUS’TA YİNE YOKUM!,Mevlana anıldı
ŞEB-İ ARUS’TA YİNE YOKUM!,Mevlana anıldı
Share

ŞEB-İ ARUS’TA YİNE YOKUM!,Mevlana benim yol rehberim,İki Dirhem Bir Çekirdek nedir?,nazanGökyüzünde, yıldızlar arasında parlak ay nasıl görünürse aşık da yüzlerce kişi arasında öyle görünür,o göründümü herkesin parlaklığı söner.

 

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

 

 

 

Çok istemek gerekli bir şeylerin olması için diyorlar, ben çok istemedim mi acaba? Belkide onu sık düşündüğümden, okuduğumdan, yazdığımdan, andığımdan, her fırsatta ondan söz edip anlattığımdan mı?

Onun düğün gecem dediği öldüğü geceyi unutmuş olabilir miyim?

 

Nasıl olmuştur bilmiyorum!

Görmek istediğim halde,

gitmek istediğim halde,

Yollar mı uzak mı oluyor,

Kısmetmi değil.

Anlayamadım…

 

Mevlana Celaleddin-i Rumi dediki:

“Bu canım var oldukça ben Kur’an’a tutsağım
Muhammed Mustafa’nın yolundaki toprağım
Benden başkaca bir söz nakledenler olursa
Hem onu söyleyenden hem o sözden uzağım”

 

Aslında onu sayfalarla anlatmaya gerek varmıdır?

Hangi Müslüman onu bilmez, onu sevmez ki…

Onun yüreği, onun sözleri, bir banamı ışık tutmuştur. Asla! Onu anlayana, onu anlamak isteyene, onu dinleyene her zaman bir ışıktır Hazreti Mevlana.

Benim yol ışığımdır, gönül ferahlığımdır, içimi aydınlatan bir ışıktır, kasvetimi dağıtır, ruhumu zenginleştirir.

Ben onun çocukluğumdan beri tiryakisiyim.

Ben onun sevdalısıyım.

 

17 Aralık tarihine denk gelen haftalarda:

Vuslat Yıldönümü Uluslar arası anma törenleri’nde ne yazıkki bu senede yokum. Kısmet… Ne diyebilirimki…

Şeb-i Arus Şenliklerinde olmak, o havayı teneffüs etmek çok büyük isteğimdir.

Bu yaz Mevlana Hazretlerini ziyarete gitmiştim. Mevlana Celaleddin Rumi, vefat ettiği geceyi, Rabb’ine, sevgiliye kavuşma gecesi olarak düşündüğü Düğün Gecesi olarak adlandırır.

“Ölüm günüm, düğün günümdür”

Ben bu düğünde de olamadım.

Ben onun için müzikal yazdım. Ben yıllarca onun için yazmalıyım dedim, dünyada en çok onun hakkında kitaplar okunuyor, yabancılar onu iyi biliyorlar. Onun sözlerini ezberlemişler. Ben turizmciyim o kadar çok Alman, Hollanda’lı, genel olarak Avrupa’lı onu seviyor, biliyorki…

 

Şeb-i Arus’a geliyorlar. Bu yılda gelecekler. Çokça gelecekler. Ne mutlu onlara…

Hazreti Mevlana demişki:

“Hamdım, piştim, yandım” yaşamını böyle özetlemiş. O mukaddes ömrünü böyle anlatmış. Onun felsefesini anlamak ne kadar kolay, onun sözlerini anlamamak ne mümkün!

Hazreti Mevlana’yı anlamak için onu okumısınız. Onun etrafa saçtığı ışığı görmelisiniz, onun enerjisini hissetmelisiniz. Bütün bunlar için ona inanmalısınız. O diyorki:

GEL, GEL, NE OLURSAN OL YİNE GEL,
İSTER KAFİR, İSTER MECUSİ,
İSTER PUTA TAPAN OL YİNE GEL,
BİZİM DERGAHIMIZ, ÜMİTSİZLİK DERGAHI DEĞİLDİR,
YÜZ KERE TÖVBENİ BOZMUŞ OLSAN DA YİNE GEL…

 

Böyle bir davete kim hayır diyebilir.

Böyle bir düşünceden kim uzak kalabilir.

Kim onun gölgesi altına girmez, soluklanmaz, serinlenmez, kim?

 

Bir gün mevlana ve Şems müzikalim olacak, buna inanıyorum.

Çoook uzun yıllardır çalıştım, onu anlatmak istiyorum, onu görmelerini, anlamalarını istiyorum. İnşallah…

 

Elbette ki olamayız,

Elbetteki mümkün değil.

En azından deneriz.

İnsan olmak için, vicdanımızın varlığından haberdar olmak için…

Onu okur anlamaya çalışırız…

 

 

NAZAN ŞARA ŞATANA

 

 

Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun Etme

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için…
Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

Âşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.
Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme

 

 

ŞEB-İ ARUS’TA YİNE YOKUM!,Mevlana anıldı
ŞEB-İ ARUS’TA YİNE YOKUM!,Mevlana anıldı

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

 

Nazan Şara Şatana hakkında 219 makale
Nazan Şara Şatana:Türk yazar Eğitim hayatından sonra Günaydın Gazetesi’nde gazeteci olarak iş hayatına başlayan Şatana,Adliye,Meclis,TRT,Magazin,Adliye,Merhaba ve Haftanın Sesi gazetelerinde ve bir çok ajansta muhabir olarak görev yaptı.1989 yılında Turizm sektörüne geçti.1989-1990 yıllarında “Ayışı tesislerinde (Kemer,Antalya)müdür yardımcısı ve kontrol amirliği görevinde bulundu.1990-1991 yıllarında “Bela Kara Elmas Hotel’de(“Side”Antalya)Genel Müdür yardımcılığı yaptı.1991-2001 yıllarında “Majesty Hotels & Resorts Clup Tuana Park’da”(Fethiye) Odalar Bölümü Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı olarak 9 yıl görevini sürdürdü.2002-2006 yılları arasında ise “Majesty Hotels & Resorts Kemer Beach Hotel’de”(Göynük/Kemer) Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 2007 yılında “Nisos Hotel Varuna”(“Belek”/Antalya) Genel Müdür olarak görev yaptı.2008 yılında “Bilem Higt Class Hotel’in (Antalya) Genel Müdürlüğünü yaptı.Ürgüp-Bodrum-Marmaris’de otel açılışlarında görevli olarak bulundu.Almanya’da sık ve uzun süreler bulundu.”Adriyatik”ve “Cote d’Azur”sahil otellerinde,Avrupa’nın bir çok ülkesinde ve Amerika’da otel ve araştırma gezilerinde bulundu.Dünya’nın bir çok ülkesinde,turizm-tarih mitoloji kitapları için araştırmalar yaptı.Turizm Bakanlığı Yöneticilerinin Yöneticisi seminer (toplu çalışma)sertifika belgesi aldı.TGRT’de yayınlanan Evlat TV Filmi ve yine bir çok kanalda yayınlanmış kısa TV filmleri yaptı. Yurt içinde ve yurt dışında bir çok gazetede köşe yazarlığı,haber,ropörtaj dallarında çalışmalarını sürdürmekte.Bir çok internet sitesinde köşe yazılarını yazmaya devam etmektedir.Yazarlığının yanında şiir de yazmakta olup 1000 nin üzerinde eseri vardır.Ayrıca profesyonel olarak yağlı boya resim çalışmaları da mevcut olup birçok turizm hizmeti veren firmaların duvarlarında eserleri yer almaktadır. 2013 Avrupa kalite yılın yazarı ödülünü aldı. KİTAPLARI: Asar Şamil ve Rus Terzi(2006) Havada Kekik Kokusu Vardı(2007) Otek I,Uzun Bir Gece(2007) Şarkın Modern Gelini Şehribahar(2008) Zeus’un Aşkları(2009) Hekim Ali Süavi Efendi(2009) Herkül-Herakles’in kadınları Otel II,Kapadokya-Beyaz Atlar Ülkesi(2009) Belkıs-Yağmur Şimdi Yağacak(2011) Esir Türk Kızları-Osmanlı Perisi(2011)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*