DOLAR 8,1163
EURO 9,7791
ALTIN 463,648
BIST 1365,27
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 16°C
Gök Gürültülü

Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Pervin Buldan’a siyaset yasağı

18.03.2021
A+
A-

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’ye açılan kapatma davasındaki 604 sayfalık iddianamesinde, HDP’nin devletin bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği belirtildi.

580 şüphelinin eylemleriyle yer aldığı iddianamede aralarında Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Pervin Buldan’ın da olduğu bazı isimlere siyaset yasağı, HDP’nin ödenecek hazine yardımlarından tamamen yoksun bırakılması istendi.


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin tarafından Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması istemiyle hazırlanan 609 sayfalık iddianamede, partinin, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği belirtildi.

Başsavcılığın iddianamesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzur ve güveni için HDP’nin temelli kapatılmasının hukuksal zorunluluk olduğu kaydedilerek, partinin temelli kapatılması ve hazine yardımlarından tamamen yoksun bırakılması istendi.
HDP üyeleri hakkında çeşitli mahkemelerdeki iddianameler ve mahkeme kararları, “6-8 Ekim Olayları”, “çukur eylemleri” ile tüm dosya kapsamında ortaya konulan delillerden, HDP’nin daha önce Anayasa Mahkemesince kapatılan partiler gibi tamamen PKK/KCK’nın güdümünde bulunduğu ve PKK’nın legal görünümlü bir yan kuruluşu olduğunun ortaya konulduğu ifade edildi.

İddianamede, davalı partinin teşkilat kongreleri ve büyük kongreleri ile tüm gösteri ve toplantılarının, Anayasa ve yasalara göre kurulmuş bir siyasi partinin olması gereken parti kongreleri ve toplantıları gibi değil, bölücü terör örgütü PKK ve elebaşı Abdullah Öcalan lehine sloganlar atılan alanlar haline getirildiği kaydedildi.
Kongre salonlarının, örgüt kampları gibi terörist fotoğrafları ve sözde terör örgütü bayrakları ile donatıldığı anlatılan iddianamede, “Davalı partinin kongrelerinin bir siyasi partinin kongresinden ziyade terör örgütünün propagandasının yapıldığı, ölen teröristlere saygı duruşlarında bulunulduğu, Anayasal düzenimize ve üniter devlet yapımıza yönelik açıkça düşmanlığın sergilendiği adeta ‘PKK kongreleri’ şeklinde cereyan etmiştir.” denildi.


İddianamede, bunun son örneğinin, 23 Şubat 2020 tarihli partinin 4. Olağan Büyük Kongresi olduğu, bu kongreyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü hatırlatıldı.
İddianamede, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Davalı HDP, terör örgütü PKK-KCK’yı açıkça desteklemekten öteye geçerek onun bir organı gibi faaliyette bulunmuştur. Aslında HDP ile PKK/KCK arasında bir fark yoktur. HDP silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın emir ve talimatları doğrultusunda faaliyet yürüten, yaptıkları veya yapmadıkları bakımından halka değil terör örgütü PKK/KCK’ya hesap veren, terör örgütünün siyasi görünümlü bir uzantısı, organıdır. Başka bir deyimle HDP, PKK’nın partisidir. Partinin Eş Genel Başkanlığını yapmış Pervin Buldan ve Selahattin Demirtaş HDP’nin terör örgütü lideri Öcalan’ın projesi olduğunu, Öcalan’ın HDP fikriyatında büyük emeği olduğunu belirterek bunu açıkça söylemekten çekinmemişlerdir. Bu hususu örgüt elebaşı da kabul etmektedir. Örnek olarak yer verilen eylemler ile iddianamenin tamamında yer alan diğer eylemleri gerçekleştirenler sıradan kişiler değil, partide genel başkanlık, milletvekilliği, MKYK üyeliği, MYK üyeliği, MDK üyeliği, belediye başkanlığı, teşkilat kademelerinde yönetici gibi davalı partide üst düzey görev almış kişiler olduğundan Türkiye Cumhuriyeti devletinin bağımsızlığı, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün ne kadar büyük bir tehdit altında olduğu daha iyi anlaşılacaktır.”


İddianamede, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzur ve güveni için HDP’nin temelli kapatılmasının hukuksal zorunluluk olduğu kaydedildi.  İddianamede, PKK/KCK silahlı terör örgütüne eleman temin etmekte HDP’nin aktif rol oynadığı belirtildi.  604 sayfalık iddianamede, HDP’nin ödenecek hazine yardımlarından tamamen yoksun bırakılması istendi.  

HDP iddianamesinde çok sayıda isim için 5 yıl süreyle siyaset yasağı talep edildi. O isimler arasında Selahattin Demirtaş, Pervin Buldan, Mithat Sancar, Sezai Temelli, Sırrı Süreyya Öner, Sebahat Tuncel, Figen Yüksekdağ da bulunuyor. İddianamede 580 şüpheli hakkında açılan davalar ve suçlamalara yer verildi.  


İşte iddianamede yer alan ifadeler:
“Aslında HDP ile PKK/KCK arasında bir fark yoktur. HDP silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın siyasi görünümlü bir uzantısıdır.
Davalı parti hiçbir milli meselede Türkiye’nin yanında yer almamış, karşısında kim varsa onların safında yer almayı tercih etmiştir.
HDP kongreleri örgütün propagandasının yapıldığı, teröristlere saygı duruşunda bulunulduğu ‘PKK kongreleri’ şeklinde cereyan etmiştir.
HDP, terör örgütü PKK/KCK’yı açıkça desteklemekten öteye geçerek onun bir organı gibi faaliyette bulunmuştur.
Seçimlere terör örgütünün dikte ettiği adaylarla girdi.
HDP, PKK’ya ‘terör örgütü’, PKK’lılara ‘terörist’ diyemedi.
HDP, TSK’nın operasyonlarını işgal girişimi gibi gösterdi.
Türkiye’nin bütünlüğü için HDP’nin kapatılması zorunluluk.
HDP binaları şüphelilerin buluşma noktası oldu.
PKK’ya yakın duran ailelerden para temin edildi, toplanan paralarla PKK terör örgütü üyeliğinden tutuklu bulunanların ailelerine yardım edildi.
Belediye çalışanlarından örgüte yardım için para toplandı. ” (Hürriyet)

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüleyin