Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, memurlarına MADRABAZLIK-1

Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, memurlarına MADRABAZLIK-1
Share

Halef Selef CHP’li Belediye Başkanlarının, çalışan memurlarına yaptıkları MADRABAZLIKLAR, saymakla bitmiyor. 

Gazetemiz CHP’li Belediye Başkan Adayı Erdem Gül’ün belediyedeki çalışan memurların evlerine ziyarete gidip, partisi için oy istediği bilgisi gelince, bu haberi yapma zaruriyeti ortaya çıktı. Memurlarına karşı bu kadar madrabazlıktan, zulümden ve suçsuz yere senelerce yargılattıktan sonra evlerine kadar gidip kendilerini desteklemelerini istemeleri karşısında, bu kadar da pişkinlik pes dedik.

Hiçbir Kamu Kurumunda, hatta bırakın Kamu Kurumlarını şimdiye kadar Türkiye’deki hiçbir il, ilçe belediyesinde, borçlu oldukları bir firmanın alacaklarını şaibeli hale getirip borçlarından kurtulmak için güdümlü Belediye Müfettişine verdikleri talimatla iftira iddiaları ile firmanın hak edişlerine imza atan memurlarına karşı suçlama yapılmaz. Bunu ilk yapan selef CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu olmuş.

Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Belediyenin beraat eden memurlarına karşı istinaf mahkemesine başvurusunda memurlarının beraatine itirazı şekli düşündürücüdür. Üstelik bu memurların çoğu aktif müdür, müdür yardımcısı görevlerinde bulunan memurlar oluşu halen de ihaleleri hazırlayan müdürlerin bulunması garip bir çelişki değil midir?

Ardından gelen halef CHP’li Belediye Başkanı Atilla Aytaç ’da mazbatasını aldığı 31/Mart 2014 tarihinden yaklaşık iki sene sonra dava devam ederken davaya müdahil olunması için avukatlarına talimat verdiği ve belediyede çalışan memurlarının ceza alması için yoğun çaba sarf ettiği memurlar tarafından kızgınlıkla söyleniyordu.

Nihayetin de 2018 senesinde yaklaşık dört sene süren dava sonuçlanmış ve yargılanan memurlar beraat etmişlerdi ama memurların kızgınlıkları bitmemişti. Demeleri o ki bir kurumda memurun yargılanması halinde kurumun avukatının memurun yanında yer alması gerekirken Adalar Belediyesi’nde tam tersi olmuş ve belediyenin avukatı memurların ceza alabilmesi için mahkemenin tayin ettiği bilirkişileri dahi itiraz edip değiştirmiş, yerel mahkemenin kendileri hakkında verdiği beraat kararına itiraz edip, İstinaf Mahkemesine götürmüşler, itirazları ret olunca temyize kadar işi götürmüşler ama beraat onaylanınca yapacak bir şeyleri kalmamış.

Bunun üzerine  yargılanan memurlar ile konuştuğumuz zaman işin boyutunun çok farklı olduğunu, ortada bir kamu zararı veya edimin ifasına fesat diye bir şey olmamasına ve eski yeni belediye başkanlarının bunu çok iyi bilmemelerine rağmen firmaya para ödememek ve firma sahibini mahkum ettirmek için kendilerinin feda edildiğini, “Filler tepişir otlar ezilir” misali kendilerinin suçlanarak ceza almalarının sağlanmasına çalışıldığını, böylece firmanın da sorumlu tutulması hedeflendiğini beyan etmişlerdir.

Öyleyse Adalar Belediyesi’nde kendi memurlarına karşı yaptıkları büyük bir madrabazlık söz konusu demektir. Her ne olursa olsun bir kurumun kendi memurlarını bu tür hesaplaşmalara onların hayatlarını karartacak şekilde, alet ediyor olması inanılır senaryo değildir.

Dokuz memur ile iki işçinin yargılandığı davda mahkemenin yanlış karar vermesi halinde memurlar ceza alıp mahkûmiyet yaşama ihtimallerine rağmen, olsun firma sahibide dolaylı cezalandırılabileceği fikri sağlıklı bir kişinin aklından çıkmış olamaz.  Daha doğrusu böyle bir düşünce sahibi olan kişi, vicdanını kenara koymuş aşırı hırs, kıskançlık, bilgisizlik, makam ve mevkilerin insanda hissettirdiği sınırsız güç duygusu ile bu davanın açılması için gerekli tezgâhı düzenlettirmiş, aleni madrabazlık işlerine girmiş demektir.

Belediye başkanlıkları gelip geçici mevkilerdir. Başkan olmak içinde illaki bir liyakat sahibi olmanın gerekli olmadığını CHP’nin şu anki belediye başkan adayından, Adalılarda çok iyi anlamış oldu. Yani partili olup olmadığına, o ilçede yaşayıp yaşamadığına ve hatta o ilçenin kayıtlı seçmeni olup olmadığına kendisine bile oy veremeyecek durumda olup olmamasına önemli olmadığını Erdem Gül sayesinde öğrenmiş olduk.

Keza mevcut CHP’li Belediye Başkanı Atilla Aytaç’ın belediye başkanı olması da CHP genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bayramda Atilla Aytaç’ın kaçak İmarlı evinde üç gün tatil yapması neticesinde gelmişti.

Şu anda da Giresunlu Erdem Gül’ün Adalara belediye başkan adaylığını fazla sorgulamaya gerek görmüyoruz, demek ki belediyeye başkanı olmak zor bir olay değilmiş. Zor olan başkanlık dönemin boyunca neler yaptığın, çalıştığın memurlar ve halk ile iletişimin ve geride bıraktığın eserlerdir. Torpille de gelse de hep sevgiyle, saygıyla ve de eserleriyle anılıyorsa işte o insanlar büyük, önemli ve değerli insanlardır.  O zaman genel başkana derler ki; “Tepeden inme adamı getirdi başımıza koydu ne iyide etmiş helal olsun” Ama gelin görün ki CHP’nin iki dönemdir belediye başkanları için anket yapılsa memnuniyet eksilerde yerlerde sürünüyor çıkar.

Şu an CHP’nin tek stratejisi ülkenin ekonomik durumuna iktidarın çözüm bulamamış olmasıdır. Hoş kendilerinin çözümü var mı diye sorarsanız oda yok ya. Adalar için CHP Genel Merkezinin dışarıdan atamasını yaptığı Erdem Gül’ün ağzından tek bir proje duymadık. Hatta vaat bile duyamadık. Tek güvendikleri domates, biber, patlıcan fiyatlarından yakınanların oylarını alma umutları. İşte o yüzden de kaç yıldır muhalefetteler. Çözüm yok, öneri yok, proje, plan yok, vaatleri bile bir ileri iki geri vites şeklinde net değil.

Erdem Gül’ün ağzından duyduğumuzda “Burayı bir özgürlük, barış ve mutluluk adası haline getireceğiz” demesiydi.   Yani proje yok ama boş lafa safsata çok. Ne demektir bu beyanları ne anlama gelir ne anlatmak ister anlayan beri gelsin. Şirinlik mi yapıyor, demagojimi bellide değil.  Birde canlı yayında küçük dokunuşlar ile her şeyi düzelteceğini adaların gelirini dahi arttıracağını bayan ediyor. Haliyle şaşırıyoruz. Dokunuşu yaparken sihirli değnek mi kullanacakta her şey düzelecekmiş anlatsa da anlasak. Proje zaten hak getire. CHP’nin başkan adayı Adaların durumundan hakikaten bihaber. Yeni İlçe Başkanı olan Ercan Akpolat deneyimli eski siyasetçilerden aynı zamanda belediye başkan adaylığını da koymuş doğma büyüme adalı olan çekirdek CHP’lidir. Adaları, adalıları çok iyi tanır ama odamı söylemez yahu Erdem Bey böyle konuşma komik oluyorsun diye. Tabi Erdem Gül’ün komik olmasını istiyorsa başka ama yanında korumalık yapar gibi dolaşıp elinden tutup mendil gibi Erdem Gül’ün elini sallayacağına Adalar’da seçimin kazanılması için azcık öğüt verse iyi olurdu.

En kötüsü de kendisi gazeteci ama gündemi bile takip etmemiş. Belediyecilikle ilgili haberlerden de habersiz. Yani iyi gazeteciliğine bile şüphemiz oluştu. Hani oldu ya küçük dokunuşları mucize yarattı Adaların gelirini 100 katına çıkardı. Belediyeler için çıkan kanundandamı haberin yok. Gazeteler çarşaf çarşaf belediyeler Ankara’nın müdürlüğü oldu benzetmesi ile haber yapmıştı. Hatta 17/03/2019 saat 14.08 de Binali Yıldırım Beyoğlu’nda ihracatçılarla bir araya gelip rakibi Ekrem İmamoğlu’nun Ankara’yı bu işlere karıştırmayacağım sözlerine “Bir ay bütçeniz gelmez ise maaş veremezsiniz” şeklindeki cevabını damı takip etmemiş.

Özetle bahse konu kanunda, belediyelerde toplanan tüm gelir akşamı hazinenin hesap numarasına yatmak zorunda. Aylık harcamaları içinde detaylı bütçe yapıp Ankara’dan istemek ve geldiğinde aylık giderlerini ödemek durumundalar. Yani Erdem Gül belediyenin gelirini 100 kat değil 1000 kat arttırsa ne olur, arttırmasa ne olur, bunları bilse hiç değil konuştuğunun farkında olur, komik komik küçük dokunuşlar benzetmesi yapmazdı.

Yani gazeteciyim ben adaların sorunlarını bilmek zorundayım diyen Erdem Gül anladığımız kadarıyla gündemi bile takip edemeyen bir gazeteci olduğu ortaya çıkmış oldu.

Kazanırda eğer başkan olursa belki memurlarına karşı kumpaslar içine girmezse hiç değil oradan puan alır yoksa şu ana kadar olan beyanatları ve gazetelerde çıkan haberleri takip bile etmemiş olması ile bizden kötü puan aldı. Meslektaşımıza hayırlısı olsun diyor ve “Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanları tarafından belediyeyi sırtlayan, emir kulu olan, emekçi memurlara karşı yapılan MADRABAZLIĞI bir kez daha kınıyoruz.

Şükrü Abanoz

Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1
Selef/Halef CHP’li Belediye Başkanlarından, Memurlarına MADRABAZLIK-1

20 yorum

  1. Memurların beraat ettikleri davada, Belediyeden alacaklı firma yargılanan taraf da değilmiş. Ortada bir suç da olmadığı Yargı ile tescillendiğine göre memurların bu halde senelerce yargılanmasına sebep olan organize yapıyı deşifre edip şikayetçi olmak gerekir. Bu olayları Belediye içinde herkes biliyordu. Firmayı eksik adam çalışırdı diyen taş olur. Eksik iş yaptı diyende taş olur. O yıllarda bırak eksik işçi çalıştırmasını Farsakoğlu’nun kalem müdürü Nilgün Hanım belediyedeki gönüllü adı altında çalışanların listesini verirdi. Onlara bile hariçten aylıklarını Simge inş verirdi.
    Belediye içinde/dışında, yapılan resmi/gayriresmi pazarlıklar sonrasında anlaşmaya çalışmış ama aklından geçen rakama yada aklından Müfettiş Naciye tetikçiydi. Farsak kim için dese kadın yok haksız yere soruşturma açamam demezdi. Kendi araştırma raporunda her ay en az 1000 yövmiye fazla 3-4 araç fazla çalışmış diye rapor tut sonrada eksik çalışma yapmıştır diyede sonucu bağla. Tam tetikçi musubet kadındı. Bütün kızılca kıyamet Simge inş son ihaleye ben girmeyecem deyince kopmuş. Farsak hemen emir eri Naciyeye talimat sonrası memurlar yargıya. Sonrası daha feci. Atila geldikten sonra firma ile flört ediyordu. Arası bir iyiydi okadar yani. Sona ne olduysa aralarında ne geçtiyse ona firmayı istediğine razı ettiremeyince Selefinin izinden gitmiş.Firma ile İpleri kopartncada, firma hacizlere başlamış, Atilla AYTAÇ’ın makamına ve makam arabasına yaptığı hacizler yapınca, Atilla AYTAÇ’da misilleme olarak 2014 yılından beri Memurların yargılandığı Selefi Farsakoğlu’nun açtırdığı davaya, iki sene sonra Müdahil olarak katılım yaptırmıştı.
    Amaç memurların yargılandığı 2014/97 dosyasında, firmanın hak edişlerini imzalayan memurlarına ceza alınmasının sağlanması halinde, firmanın da hak edişlerinin şaibeli hale geleceğini düşünmeleriymiş. Yani firmanın alacağının yok edilmesi için kendi çalışan memurlarına edimin eksik yapılması suçlaması ile yani Edimin İfasına Fesat suçlaması ile yargılattırıp en azı üç yıl ile yedi yıl arasında bir ceza almaları Belediyenin firmaya karşı elini kuvvetlendirecekmiş. Bunun içinde Yerel Mahkemenin bilirkişi raporlarına itiraz ettiler, yeni bilirkişi tayin ettirdiler o bilirkişi raporunda memurlar lehine gelince ona da itiraz ettiler başka bilirkişi raporu yapılmasını istediler. Nerdeyse memurlar aleyhine rapor gelinceye kadar Bilirkişi değiştirilmesini talep edeceklerdi ama Yerel Mahkeme eşeğin şeyine şey kaçırmayın deyip taleplerini reddedip memurlara beraat kararına verince bu seferde beraat kararı için İstinaf Mahkemesine itiraz ettiler, İstinaf Mahkemesi de itirazlarını reddedince, Temyize başvurdular ama ne yaptılarsa olmadı, nihayetinde kesin olan Temyiz kararı ile bütün umutları söndü gitti.
    Ama aslında giden eski/yeni,selef/halef CHP’li Başkanlarının umutları ve ikinci defa aday gösterilmemeleri de değil di, Adalar Belediyesinin,kamunun, devletin itibarı, gitmişti.

  2. Bir Kamu Kurumunun nüfusunu kullanarak, borçlu olduğu firmaya karşı kullanmak üzere, kendi çalışanlarını, iftira iddialar ile yargıya göndermesi gazetenizin yazdığı gibi tam bir MADRABAZLIK tır. Halkın gözünde, Kamu Kurumlarının güvenilirliğini kimse küçük düşüremez. Borçlarından kurtulmak için çalışan Memurlarına iftira atamaz. İki dönemdir CHP’li Belediye Başkanlarının izlediği yol budur. Benda araya çok girmeye çalıştım ama Maytaç firmaya kitlenmiş. Demesi oki firma sahibi eskiden Belediyede başkandan çok forsu varmış. Herkes, maaşa bağlamışmış. Hatta kendisi bile onla irtibata geçip Martı sokaktaki kaçak binası için aracı oldurmaya çalışmış. Cangız git işine deyip Matıldaya birde fırça kaymış. Oda bu yüzden ona kızar durur bunun acısını kan parası gibi talep eder dururmuş. Cangızda elinden geleni ardına koymazsan şerefsizsin demiş. Oda bunun üzerine her türlü şikayeti cangız için yapar dururmuş.

  3. Aldığımız duyumlara göre Adaları tanımayan,bilmeyen, Belediye eli ile memurların gördüğü zulümden haberi olmayan, CHP’li Adalar Belediye Başkan adayı Erdem GÜL lay lay lom Belediye Memurlarının evlerine ziyaretler yapıp onların oyuna talip olması, yargılanmış memurların içten içe gülmelerine, dünyanın şu haline bak şimdi sıra bizde demelerine neden oluyormuş. Gece yarıları bu ziyaretleri yapan Erdoya baykuş lakabını takmış adalılar.

  4. Eyyy Adalar Belediye Başkanı Atilla AYTAÇ!!!
    Belediyence İhale edilmiş 2012 yılı Adalar Sokaklarının Temizlenmesi hizmet alım işinin ifası sırasında, Belediye Müfettişinin 18/03/2013 tarihli Araştırma Raporunun sözde tespitleri ile Edimin ifasına Fesat ve Kamu Zararı iddiaları ile 16/07/2014 tarihinde başlayan mahkemeye müdahil olmak için 27/04/2016 tarihine kadar neden yaklaşık iki yıl beklediniz? (Cevabı yok tabi. Ne cevap verebilirsinki.)

  5. Bu aradan geçen iki yıl içerisinde Firma ile anlaşsaydın, böylesine ciddi iddialı, yargılanan memurları üç ila yedi yıl arası ceza alabilecekleri konusu edimin ifasına fesat ve kamu zararı olan mahkemeye, herhalde müdahil olmayacaktınız. Çünkü hem firma ile anlaşıp para öderken, hemde davaya müdahil olup, Mahkemenin tayin ettiği Bilirkişi Raporuna 3/10/2016 tarihli 1196 sayılı yazınız ile 7 sayfalık itiraz beyan dilekçenizin 3. Sayfasının C. Maddesinde belirtiğiniz gibi “Bilirkişi Raporunda sadece 4734 S.K 21. Md incelenip davaya konu ihalede maddi kazanç sağlayan firmaya dair bulgulara yer verilmeyişi,raporun sübjektif şekilde kaleme alındığı izlenimini uyandırmaktadır ” yazamayacaktınız.
    İki sene içinde firma ile defalarca Belediye içinde ve dışında resmi/gayriresmi görüşmelerden sonra ne oldu da anlaşamadınız da M.FARSAKOĞLU’nun çamur at izi kalsın, kalmazsa da mahkeme sonuçlanana kadar elinde haklı bir gerekçen olur taktiği peşinden gidip mahkemeye müdahil oldunuz? (Mıçtın yine cevap yok)

  6. Atilla nın avukatları Memurlar lehine gelen tüm Bilirkişi raporlarına itiraz edip sonuçta Mahkemenin verdiği BERAAT kararı içinde, İstinaf Mahkemesine verdikleri dilekçede Beraat kararının kendileri açısından kabulünün mümkün olmadığını ve bozulması gerektiği gerekçelerini sıralamışlar. İstinaf mahkemesinin kararında da, Belediyenin İtirazlarını reddedilmesi üzerine, Temyiz’e başvurmaları ve İst. Bölge Mahkemesi 13. Caza Mahkemeside 13/07/2018’de 2018/1597 karar no ile reddetmesi üzerine, çalışan aktif olarak memurlarına karşı saldırılarına, Hukuk “ARTIK YETER DUR” demişti.
    Yerel Mahkemenin Beraat kararını İstinafa taşıma gerekçeleri, kararın kendileri için kabul edilemez boyutta olduğu beyanını yaparken suçladıkları memurlardan Belediye Başkan Yardımcılığı, Destek Hizmetleri Müdürlüğü, (eski) Zabıta Müdürlüğü/Amirliği, (eski) Fen İşleri Müdürlüğü, Müdürlük yapıyor, bazılarının da aktif görevde çalışıyor olmaları çok enteresandır.
    Mademki suçlu olduklarına bukadar inanırsınız, Yerel Mahkemenin beraat kararına tarafımızca kabulü mümkün değil dersiniz, neden hala görevlerinde yıllarca tutarsınız.
    Eski yeni CHP’li Belediye Başkanlarının hesapları daha başka olduğunu artıkın söylememde bir mahsur yok. Nede olsa öküz öldü ortaklık bitti değilmi Başkan. Memurlarını yakma pahasına Türkiyede bir ilk olmanızamı, bu suçlamalarının etik olup olmadığına bakmadan adeta Hukuku ve kamu Kurumu olma avantajlarını kullanarak saldırı şeklinde Mahkemelere Müdahil olmanızamı. mesnetsiz itirazları nihayetinde yine Mahkeme kararı ile sonuçsuz kalmasınamı ve iddialarınızın tümü İftiradan öteye gidememesinemi kızıp duracağına bunların hepsini ben sana bir şey çıkmaz dediğimde beni dinleyecektin. Ama ne yaptın ortağın olarak beni dinleyeceğine oğlunun sana çaktığı keltoş avukatı dinledin. Onun arkasında kim var. Sana posta koyan Hacer var. Hacerin lafı sevginin gazı ile memurlara saldırdın, Cengize saldırdın ne oldu işte bu oldu. Şimdi ne mi olacak bir sonraki yorumu bekle.

  7. Adagazetesi sayesinde herkesin bildiği üzere Adalar Belediyesince 2012 yılında ihaleye çıkartılıp Simge İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti’ne. yaptırılan Adalar Sokaklarının El ve Makine ile Temizliğinin yapılması ihalesi sonrası firma hak ediş paralarını alamamış ve Belediyeye icra takibi yapmıştı. Dönemin Belediye Başkanı Mustafa FARSAKOĞLU’da hukukçu kimliği olan ve Kaymakamlık ve Vali yardımcılığı yapan, devlet kurumlarındaki gücü en üst düzeyde kullanan birisi olarak bu durumu firmanın Belediyeye yapmış olduğu icra takibini reddetmemiş, kabul etmiş ve icra kesinleşmiş ama bu hareketi kendisine bir savaş ilanı gibi değerlendirmiş ve hemen karşılık olarak Kamu gücünü kullanmış, Belediye müfettişi Naciye Kaya’ya talimat vererek, firmanın 2012 senesinde yapmış olduğu işe karşı düzmece bahane ile Araştırma Raporu hazırlatmış ve İBB müfettişine aynı raporu virgülüne kadar onaylattırıp edimin eksik yapıldığı gerekçesi ile yani Edimin İfasına Fesat suçlamasıyla memurlarını yargının karşısına dikmişti. Buraya kadar iyide sonrası döndü şimdi sana. Neden çünkü altlığı doldurulmamış iddia ile beraat kararı kesin çıkacaktı çıktı.
    Anlatmaya devam edeyimde sende anla herkeste anlasın tezgahın ne olduğunu. 2012 yılında Hizmet alım işini gerçekleştirip, kesin hesap ve kabulleri yapılıp, idarece teslim alınan işe ait firmanın hakedilmiş parasının ödenmemesi üzerine, firma alacağını tahsil edebilmek için, icra takibi yapmış Belediye tarafından icra takibine itiraz edilmemiş ve alacağı kesinleşmişti. Ancak Bel. Bşk. M.FARSAKOĞ’lu firmanın icra takibini kendisine yapılmış savaş olarak görmüş, Belediye Müfettişi Naciye KAYA’ya, firmanın 2012 yılındaki Kesin kabulü bile yapılmış hizmet alım işindeki, edimin yerine getirilmediği, kamu zararı meydana getirildiği, iddiasını ileri sürerek araştırma raporu düzenlettirmiş, şahsımın da aralarında bulunduğu dokuz memur ile iki işçinin seneler süren yargılanmasına sebep olmuştur. Devam edeceğim…

  8. Üstelik iddia ettikleri eksik edimin kabulünü yapan Kesin Kabul Komisyonunda görev yapan memurları bu suçlamalardan hariç tutarak. Yani kendisine yakın memurları ayıklayarak, suç isnadını yaptırmıştır. Ardından 31/03/2014 tarihinde Adalar Belediye Başkanı olan Atilla AYTAÇ göreve başlayınca icra takibini yapan firma ile anlaşmak sulh yoluyla Belediye borçlarını ödemek için firma ile pek çok yazışma yazışma yapmış, Belediyede ve Belediye dışında firma sahibi ile yemekli toplantılar yaptıktan sonra aralarında bir ödeme protokolü imzalanmış ancak Belediyenin o protokoldeki paraları da ödeyememesi üzerine, protokol fseh edilmiş firma alacağını tahsil için Belediye başkanının makam odasına ve makam arabasına hacizler yapmış ve bu olay yerel ve ulusal basında geniş çapta yer bulmuştu. Hatta bu hacizlerin, Belediye Başkanı A.AYTAÇ’ı itibarsızlaştırdığını ve 2. Dönem CHP’den Belediye Başkan Adaylığından ettiği ve 31 Mart 2019 daki Yerel Seçimlerde CHP’den Belediye Başkan adayı gösterilmediği söylenmektedir. Bunun üzerine Atilla AYTAÇ’da 31 Mart 2014’de teslim aldığı Belediyede 27/04/2016 tarihinde Belediyenin Belediyenin zarara uğradığı/uğratıldığı ihtimaline karşı davaya müdahil olmak için dilekçe vermişlerdir. Oysaki 16/07/2014 tarihinde 2014/79 dosya nolu, 2014/80 iddianame no ile kovuşturmaya başlanmıştı.
    Mahkemeye konu olan iddialar ile olayların seyri tarihleri herkesin aklına kuşkulu soruları getirirken, Adalar Belediyesinin bir mizansen sıralaması içinde art niyetli planları olduğu barındırdığını saf çocuklar bile anlar tabi. Bir madrabazlığın olduğu kesin olunca ak sakallı dede sana şöyle sorarsa ne cevap vereceksin.

  9. Eyyy Adalar Belediye Başkanı Atilla AYTAÇ!!!
    Belediyence İhale edilmiş 2012 yılı Adalar Sokaklarının Temizlenmesi hizmet alım işinin ifası sırasında, Belediye Müfettişinin 18/03/2013 tarihli Araştırma Raporunun sözde tespitleri ile Edimin ifasına Fesat ve Kamu Zararı iddiaları ile 16/07/2014 tarihinde başlayan mahkemeye müdahil olmak için 27/04/2016 tarihine kadar neden yaklaşık iki yıl beklediniz? (Cevabı yok tabi. Ne cevap verebilirsinki.)

  10. 14/08/2014 tarihinde Belediye Başkanı olarak Avukatınla beraber firmaya ödeme protokolü yapmıştınız. Daha sonra firma protokol şartlarına uymadığınız gerekçesi ile 8 ay sonra yapılan protokolü fesh etmişti. Eğer ki konu protokol geçerli olsaydı, Mahkemeye sunduğunuz bilirkişi itiraz dilekçenizin 3. Sayfasının C.md. ikinci paragrafında ”Görüldüğü üzere olayımızda basit bir ihale tanımı yapılmaması/hatalı işlem yapılması vakasından öteye ihaleyi usulsüz şekilde alan firmanın(olayımızda Simge İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.) haksız kazanç sağladığı ifade edilmektedir.Bu halde yapılması gereken ihalenin adı geçen firma açısından da irdelenmesi,firmayı ihaleyi düzenleyen memurlarla olan inorganik bağının araştırılması ve neticesinde firmanın bu işten gayri hukuki şekilde elde etmiş olduğu ayni/nakdi menfaatin tespit edilmesidir.Lakin ne yazık ki, 31 Mayıs 2016 tarihli Bilirkişi Raporunda bu konuya ait tek bir cümle dahi yoktur” diye itiraz edebilecek miydiniz? (…. …. …. yine cevap yok)

  11. Ya da daha sonra 2015 yılında Fenerbahçe Sosyal Tesislerinde Firmanın alacakları karşılığı altı milyonu Belediyeden taksitler halinde ödenmek, beş milyonu da Büyükada da otel yapan bir firmadan alınmak üzere firmaya toplamda onbir milyon bulan rakamınızı kabul etmiş olsaydı ve bunuda resmi bir protokole bağlanmış olsaydı, Mahkemeye sunduğunuz bilirkişi itiraz dilekçenizin 5. Sayfasının son paragrafında, “Yukarıda sıralanan tespitlerde göz önünde tutulduğunda, Simge İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.’nin bu davamızda yargılanan olaya dahilinin bulunduğu anlaşılacaktır. Buna dair ilerleyen celselerde ayrıntılı bilgi, belge ve doküman Sayın Mahkemeye ayrıca sunulacaktır” diyebilecek miydiniz? (hadi hadi yiyorsa cevap ver, belgeli haber yapmıştı adagazetesi hatırladınmı. Senin kaleme aldığın belgeyi )
    Adalar Belediyesi olarak 18/03/2013 tarihli Araştırma Raporu sonucu, İBB Müfettişi Osman TAŞDAN da aynı raporu vermiş neticede 16/07/2014 tarihinde başlayan mahkemenin aslında bir mizansen ürünü olduğunu ve er geç mahkemenin durumu ortaya çıkartıp olayı netleştireceğini biliyordunuz. Selefiniz eski CHP’li Mustafa FARSAKOĞLU ile durumu detaylı görüştüğünüz, davayı organize yürüttüğünüz anlaşılıyor. Anlaşılamayan Belediye Müfettişi tamam size bağlı bir personel tamam dediğinize doğru yanlış bakmadan emir komuta zinciri içinde yerine getirdi düzmece Araştırma Raporu ile kendi memurlarınızı yedi yıl mahkumiyet alabilecekleri bir suçlamayla İBB müfettişine Ön İnceleme yaprırttınız. İBB müfettişide konuyu araştırmadan nasıl aynı raporu kopyala yapıştır yapıp sonuçlandırıp Kaymakamlıktan memurlara soruşturma izni çıkarttırdınız. Yani bu kadar kolaymıdır, bir firmanın parasını ödememek için kendinize haklı gerekçe yaratmak uğruna memurlarınızı karalamak, iftira atıp yargının karşısına çıkartıp senelerce yargılatmak ?
    Peki, Firma sizin teklif ettiğiniz 11 milyonu kabul etseydi, mahkemeye iki sene sonra bırakın Müdahil olma talebinizi, Memurlara verilen beraat kararını İstinaf mahkemesine, sonrasında Temyiz Mahkemesine götürecek miydiniz ? (…. …. …. Sıkıysa cevap ver)

  12. Yada adanın ileri gelen esnafını ve Belediye Meclis üyelerini arabuluculuk yapması için göndermiş olduğunuz firma ile belli bir rakamda ve istediğiniz şartlarda anlaşma sağlansaydı, Mahkemeye sunduğunuz bilirkişi itiraz dilekçenizin 6. Sayfasının ilk paragrafında,”31 Mayıs 2016 tarihli Bilirkişi Raporunda ayrıca yine tek cümle ile ”… edimin ifasına fesat karıştırma… eylemlerinin olmadığı… sonuç ve kanaatine varılmıştır”denilmektedir. Lakin yukarıda değindiğimiz gibi Simge İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.’nin yüklendiği işe dair çalışmalarını yaptığı dönemde gayri hukuki eylemlerde bulunduğu kuvvetle muhtemeldir. Bu safhada Bilirkişi Heyetince hala edimin ifasına fesat karıştırma eyleminin olmadığını savunmak iyi niyetten uzak bir beyandır” diyebilecek miydiniz?

  13. Yada aynı itiraz dilekçenizin 6. Sayfasının E md.’de,”Esimin İfasında usulsüzlükler yapan firma(Simge İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.’nin) iş bu davaya konu sözde ihale alacağına istinaden Adalar İcra Müdürlüğü 2012/933E. Sayısına kayıtlı İcra takibine başlatmıştır…..icra takibi nedniylemüvekkil Belediyenin pek çok menkul mali haczedilmiş, bankalardaki hesaplarına bloke uygulanmış, üçüncü firmalara gönderilen 89/1 haciz ihbarnameleriyle kendi öz varlığını dahi yönetemz hale getirilmiş,gün olmuş personelin maaşını ödeyemez duruma düşürülmüştür.(Ek-2 Adalar İcra Müdürlüğü2012-933 E sayılı ödeme emri ve cari hesap kartı) deyip firmayı adeta vatan haini gibi gösterebilecek miydiniz? (…. …. …. Geçiniz anımsıyamadım de bari )

  14. Yada aynı itiraz dilekçenizin 6. Sayfasının E md.’nin 3.paragrafında, “Bu sebeple geldiğimiz aşamada kamunun zarara uğratılmadığı savı mesnetten yoksun kalmaktadır. Yargılamaya konu 2012/25456 sayılı ihale ile kişilerin haksız menfaat sağladıkları ortadadır.peki bu ihalede kimlerin ayni/nakdi kazanç sağlamalarına yol açılmıştır? Bu kazancı elde edenler sadece bu yargılamada sanık sıfatı ile bulunanlar mıdır? Bu ihaleyi alıp, edimin ifasına gereği gibi yerine getirmeyen, bu işten para kazanan birde üstüne üstlük icra takibi başlatıp Belediyenin tüm faaliyetlerini felce uğratan Simge İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.’nin bu işte hiçmi dahili yoktur ? Talebimizin kabulü halinde yeniden yapılacak bilirkişi incelemesinde olayın bu yüzünün de incelenmesi,kamuyu zarara uğratan Simge İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.’nin de ihaledeki usulsüzlüklerinin tetkik edilmesi lazım gelmektedir” diyebilecek miydiniz? (…. …. …. 5 yanlış bir doğruyu götürmüyor Allah aşkına cevap ver ama yok işte)

  15. Bilirkişiye itiraz dilekçenizin 7. Sayfası özet sonuç kısmında “Elbette sadece işbu davada sanık olan kamu çalışanları açısından değil, dosya kapsamından dahi kolayca anlaşılabileceği gibi, bu işten menfaat sağlamış olan Simge İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti. açısından da söz konusu ihalenin irdelenmesini talep etmekteyiz. En nihayetinde gelecek yeni bilirkişi raporunda varılan netice bizim bu dilekçede izaha çalıştığımız vakıaları destekler nitelikte ise(Simge İnş. Taah. Ve San. Ltd. Şti.’nin)özellikle edimin ifası sırasındaki usulsüzlüklei) yüklenici firma hakkında ya bu işbu dava kapsamına alınarak yargılamaya dhil edilmesi yada edinilen bilgiler ışığında suç duyurusunda bulunulması meselelerini gündeme getirecektir” diye beyan yapacak mıydınız?(döt ister )

  16. 2014/97E olan davada 16/07/2014 tarihinde sadece memurları içine alan bir yargılama var iken Belediye Başkanı olarak Belediye içinde ve dışında(içkili restorantlarda) defalarca görüşme yapman, resmi yazışma trafiği içinde resmi/gayri resmi teklifler iletmen, firmanın kabul etmeyip Belediyeye mahal haczi uygulamasından, makamına,odana ve makam arabana haciz işlemi yaptıktan sonra Belediye Avukatlarına 2014/97E. Dosyasına MÜDAHİL olma dilekçesi verdirip sonrasında dava ile alakası bile bulunmayan firmayı davanın içerisine çekmeye çalışman, bilirkişileri ve Mahkemeyi firmayı da içine alacak şekilde yönlendirmeye çalışman/çalıştırman, Mahkemenin BERAAT kararı ile bu iddialarının tezgah olduğunu ortaya çıkartmıştır. Üstelik bu tezgahta iddia ettikleri edimin İfasına Fesat suçu olan TCK’nın 236. Maddesi açılımında eksik edimi Kabul edenleri suç kapsamına alırken, edimi kabul eden Kesin Kabul muayene Komisyon Başkanı ve üyelerini Belediye Müfettişi bilerek Araştırma Raporuna dahil etmemiş ve aynı raporu hiçbir araştırma yapmadan onaylayan İBB müfettişi de, işi gayet iyi biliyor olmasına rağmen, asıl edimi kabul eden Kabul Komisyon üyelerini sorumluluk sahibi memurlar olarak raporuna dahil etmemiş, Belediye avukatı davaya Müdahil olduktan sonra Bilirkişi Raporuna itirazını yaparken özellikle TCK’nın 236. Maddesine göre değerlendirme yapılmasını talep etmiş ama TCK’nın 236. Mad. gereği olmazsa olmaz olan Kesin Kabul Komisyon üyeleride suçludur onlar açısından da Bilirkişinin raporuna açıklama getirmesini istememiş varsa yoksa firma suçludur diyerek memurların gıyabında firmayı rapora dahil ettirmeye gayret sarf ettiklerini görmekteyiz. Memurlar bahane edilerek hazırlanmış iddianame sonrasında, firmanın Belediye Başkanının makamını ve makam arabasını hedef alan hacizlere başlamasıyla, anında süregelen dava hatırlanmış, memurların yargılanması bahane firmaya vurmak şahane mantığı ile açılan yapılan yargılama sonrasında gelen beraat kararı ile, olan yıllarca sinir,stres,şaibe, yıpratılan ve yolsuzluk dedikoduları içinde yargılanan memurlara olmuş oldu. EEe şimdi haklı olarak hakkında şikayette ederler davada açarlar. Emekliliğinde adrenalin tavan yapar zonk zonk hoplar durursun. Yediğin hurmalar tırmalar misali olacak. Benden söylemesi.Selef başkan CHP’li M.FARSAKOĞLU ve CHP’li Halefi Atilla AYTAÇ’ın neden Kesin Kabul komisyonu üyelerinin yargı konusu yapmadıkları, M.FARSAKOĞLU’nun Adalar Kaymakamlığına 18/02/2013-660/8 sayı ile yazmış olduğu yazıda kendi Başkan Yardımcısı Mürsel AYRANCI hakkında dahi ÖN İNCELEME yapılmasını talep ederken bile, Edimin Eksik yapılması suçlamasını yaparken, Edimi Kabul eden Kesin Kabul komisyon Başkanının Fulya ERKAN, olduğu, bu memurunda Adalar Belediyesine 17 yaşında ortaokul diploması ile memur olarak işe alındığı, gerekçesi ile yapılan yargılamada mahkumiyet cezası ile birlikte memuriyet sırasında aldığı tüm maaşları faizi ile birlikte iade etmesi kararı çıktığı, bu memurunda her ne hikmetse hem M.FARSAKOĞLU’nun, hemde Atilla AYTAÇ’ın, gözde memuru olduğu ve kayrıldığı, bugüne kadarda halen Belediyeden haksız aldığı paranın iadesi için hiçbir işlem yapılmayan sabıkalı memur olduğu ortaya çıktı. Aslında bunlardan kurtuluşun yokda işte kahretsin şu makamın mevkin varya sebelerdir benim bile sana katlanmamın tek nedeni bunuda araya sıkıştırayım AYTAÇ efendi. OHH be kurtuldum senden.
    Birde dip not koyayım. TCK m.236/2-a neymiş anlayın ki hani senin keltoş avukatın varya onun istediği madde aslında kesin kabul komisyonunun başını yer. O kim dersen senin koruduğun kamu zararlarını mahkeme kararı olmasına rağmen tahsil etmeyip uğruna suç işlediğin Fulya ERKAN. Artık aranızda ne varsa gelen giden başkanların alayı kadına kol kanat saçak geriyorlar. Aşağıda yazılanı iyi okuda yaptığını gafı, devirdiğiniz çamı bilin.
    xxxx- İhale kararında veya sözleşmede niteliği belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi (TCK m.236/2-a): İhaleyi kazanan yüklenici kişi, ihale şartnamesine ve sözleşmeye uygun bir şekilde edimini ifa etmek zorundadır. Yüklenici malı ilgili idareye teslim ettikten sonra, idare yüklenici, malı idareye teslim ettikten sonra, idare “muayene komisyonu” ve “kabul komisyonu” aracılığıyla teslim edilen malı inceler. Komisyonlar, teslim edilen malın ihale şartnamesi ve sözleşmesinde yer alan nitelik ve özelliklere sahip olup olmadığını belirler. Maddenin bu fıkrasında edimin ifasına fesat karıştırma suçu teşkil eden iki fiil vardır: Yüklenicinin, hileli hareketlerle sözleşmede özellikleri belirtilen maldan başka bir malı teslim etmesi,Komisyon görevlilerinin hileli hareketlerle sözleşmede özellikleri belirtilen maldan başka bir malı kabul etmesidir.
    Yani neymiş asıl memurlardan önce kesin kabul komisyonu suçluymuş. Farsakta sende Fulyada acayip bir koruma bir kollama bir kayırma bir hoş sedanız varya bilemedim ama araştıran bulur her şeyi. Artıkın ifşaatlar zamanı. Darılmak gücenmek yok AYTAÇ efendi bundan sonra senin zor günlerin. Ulan ne ağız kokunu çekmişim be . Atış serbest.

  17. Atillanın ipleri çakma memur şebnemin elindeydi.Şebnem her belediye başkanına MS hastasıyım diyerek sömürü yapar.Başkanlar da hasta olduğu için acır hasta sandıkları şebneme ipleri kaptırırlar. Diploması memur yapıldığı kadroya uygun olmayan şebnemin memuriyeti hakkında soruşturmaya gelen müfettişlere bile MS hastalığı sömürüsünü yapar ,gerekirse rapor alır ve yakayı kurtarır ( şimdilik).İşte bu şebnem ve eski kocası taylanı CHP adalar başkan adayı Erdem Gül’e pazarlamaya çalışan biri varmış.Farsakoğlu ve Atilla ya pazarlayan kahvehane faresi şimdi de Erdem Gül ve karısına şebnemi pazarlamanın peşine düşmüş.kahvehane faresi,şebnem hasta yazık kıza diyormuş yine herzaman ki pazarlama taktiğiyle. burdan söyleyelim de şebnemin çeşitli tuzaklarına Erdem Gül de düşerse 5 yılı heba olur,atillanın bu günkü durumuna düşer. Atilla da şebnemin Dsp nin Adayı Coşkun Özdeni destekleyeceğini zannededursun.Erdem Gülün kazanacağını anlayan şebnem ibreyi Erdem Güle çevirmiş.Atillayıda herzamanki gibi uyutuyormuş.Atilla bak bunlar yüzünden ne hallere düştün .herkesle kötü oldun.şebnem ve ekibine uyarak yaptığın yanlışlarla seni genel merkeze öyle çok şikayet ettiler ki başkanlığın uçtu gitti.Bir hafta sonra adalara ugrama yüzüne tükürmek için insanlar sıraya girmiş haberin olsun

  18. Erdem gülü sabırsızlıkla bekleyen mali hizmetler müdürü hacer özdemir var.hacer özdemir ne alaka bilinmez ama artık imarda ki mühendiz hüseyinle birlik olmuşlar imar konusunda vatandaşı birlikte katakulliye getirip soymanın peşindeler.imar nere mali hizmetler ne alaka.aynı lily ye yaptıkları gibi şu kadar bu kadar verirseniz yardımcı oluruz diyorlarmış.lily den neler istediler anlatsın size. lily den hangi avukat yirmi bin almışda belediyede dağıtacağım demiş.

  19. atilla sen memurları adliyelik yaptın.bir hafta sonra işin bitip de defolunca seni kim dinleyecek.kim kararları senin istediğine göre verecek.o davalar birer birer beraatle sonuçlanınca sana açılacak mahkemelerden kurtulamayacaksın.chp nin yüzkarasısın.gelmiş geçmiş en kötü belediye başkanısın.

  20. Atilla artık çarşıda orda burda o papuç kadar sakızını rahat rahat çignersin.hatta balon bile yapabilirsin.5 yılı patlak balon gibi geçirdin zaten.elle tutulur bir hizmetin olmadı.koca gövdenle çarşıdan geçerken ne vatandaşa ne ne esnafa bir selam vermedin.bu günler hiç gelmez mi zannettin.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*