DOLAR 16,7708
EURO 17,5378
ALTIN 975,687
BIST 2443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Serkan Güngör’e saldırı olayının karşı tarafı konuştu“İlk yumruğu Serkan Güngör attı”

21.06.2022
A+
A-

Önceki hafta Facebook hesabından Adalar Belediyesi hakkında haberler yapan Serkan Güngör’e bir saldırı gerçekleşmiş, yerel ve ulusal basında haber olmuştu. Saldırıda Güngör başına aldığı darbeyle yaralanmış, kaldırıldığı Dr. Lütfü Kırdar Eğitim ve Araştırma hastanesi acil bölümünde kırmızı alanda müşahede altına alınıp gerekli kontrol ve tedaviler yapıldıktan sonra taburcu edilmişti.

Olay 13.06.2022 günü Büyükada’da meydana gelmiş Güngör, Büyükada’daki kaçak bir inşaat çalışmalarını görüntülemeye çalıştığı anda saldırı yapılmıştı. Yapılan saldırıyla ilgili saldırıyı yapan inşaatta çalışanların başında bulunan Bayram Çiftçioğlu gazetemize açıklamalarda bulundu. Çiftçioğlu ilk yumruğu Serkan Güngör attı dedi.

Olaya baştan sonra şahit olduğunu belirten, Güngör’ün olay çıkartmak için planlı olarak hareket ettiğini, çalışanları tahrik ettiğini ve ilk yumruğu Serkan Güngör’ün attığını belirten Bayram Çiftçioğlu: “Ben kaldırımdaydım. Serkan geldi. Bir iki tane resim çekti. İçeri girmeye çalıştı. İçeri de girdi. Neden resim çektiğini sordum. ‘Ben gazeteciyim, ben Ada gazetesinde çalışıyorum’ dedi. Ben de dedim ki, ‘ben Ada Gazetesi’ni takip eden bir okuru olarak Ada gazetesinde çalışanları biliyorum. Sizden ricam, basın kartınızı gösterir misiniz dedim?’ Bana dedi ki; ‘ben sana basın kartımı göstermiyorum. Kralı da gelse alamaz benden kartı’ Ben de dedim ki; ‘sizin basın kartınız yoksa siz buranın resmini çekemezsiniz ve içeriye giremezsiniz. Emniyet mensupları bile bir yere giderken savcılıktan izin alarak o yeri aramaya gidiyor, giremezsiniz.’ Bana dediği şu; ‘ben burayı başınıza yıkacağım ve ağababalarınız, kralınız da gelse ben buraya gireceğim ve resim çekeceğim.’ Tabi aramızda biraz ağız dalaşı oldu. Ondan sonra Serkan çıktı yukarıya doğru gitti. Tekrar geldi. Tekrar geldiğinde annesi ve babası da geldi. Geldiğinde bu sefer beni telefonla çekmeye başladı ve beni tahrik etmeye başladı. Beni her tahrik edişinde ben kendisine sağduyulu bir şekilde cevap verdim. Babasını da tanıdığım için babasına dedim ki; ‘oğlunuz fotoğraf çekmiş. Nereye verecekse versin. Bu işin yasaları var, belediyesi var, emniyeti var, gelsin yapacaklarsa onlar yapsın. Serkan bizi tahrik ediyor’ dedim. Annesi ‘ben rahatsızın’ deyince elinden tuttum su verdim. Polis gelmeden önce ortam biraz gerilince kadın korktu. Ben kendisine ‘korkmayın, ben kavgaya müsaade etmeyeceğim’ dedim. Babası Orhan müdüre dedim ki; ‘Orhan abi, Serkan’ı da al git, fotoğrafını çekmiş ne yapıyorsa yapsın, bak eşinde rahatsızmış. Bir şey olursa vicdan azabı duyarız.’ Maalesef Orhan’da olaya müdahil oldu. Serkan’a destek verdi. Bu esnada polis geldi. Serkan polislere bizim kendisini tehdit ettiğini söyledi. Bende bunu reddettim. Serkan polislerin yanından ayrılır ayrılmaz benim yanımda çalışan Halil’in boğazına yapıştı ve yüzüne bir tane vurdu. Halil’in yeğeni de ona vurdu. Ben olaya hemen müdahale ettim.  Bana da 3 kere tekme attı, küfür etti. O küfür ettiği halde ben ona su verdim. Komşularda ona tepki gösterdiler. Hatta bir tane komşu dedi ki; ‘Oğlum çok tahrik ettin’ dedi. Kavga esnasında da eşi bana şu cümleyi söyledi, şahitler de var. Polisler de var. Orhan’a dedi ki; ‘sus, bu çocuk yarım saattir size yalvarıyor. Bu kavganın sebebi sen ve Serkansınız’ dedi. Polis arkadaşlarda şahit. Serkan diyor ki; ‘8-10 kişi bana vurdu’. Kesinlikle öyle bir şey yok. Olay orada kapandı. Ondan sonra ambulans vs. olay bitti. Çok üzgünüm. Adımızın, Adalarımızın böyle bir kavgayla anılmasını istemezdim. Onun için üzgünüm…

YORUMLAR

  1. Büyükada kulisleri dedi ki:

    Büyükadadaki kaçak inşaatları belediye meclis üyesi çiftçiçioğullarının akrabaları yapıyor. Reklamın iyisi kötüsü olmaz misali birde demeç vermiş. Organize işler bunlar.
    Kaymakam göreveeeee

  2. Berat dedi ki:

    Hem suçlu hem güçlü. Utanmasa biz yapmadık o gelip küreğe kafa attı diyecek. Sizin ne olduğunuzu herkes biliyor. Bir kişiye on kişi dalan adamlardan ne beklenirki.

  3. Kıvırma dedi ki:

    Okadar masumlarki onlarda en ufak çizik yok ama karşılarındaki adam ölümden dönmüş. Saldıran yaralayan ben yaptım demezki böyle palavra sıkar adaların bütün inşaat rantını yediniz doymadınız tekerinize çomak sokulunca adama hücum ettiniz adaları mahvettiniz

  4. money dedi ki:

    Başkan Yardımcısı, Engin Çelik’in; Belediyeye sırt çantasıyla gelip gitmesiyle ilgili türlü türlü söylentiler var. Denmesine göre, sabah Belediyeye gelirken boş sırt çantasının haliyle eve dönerken sırtından aşağıya kayacak şekilde bayağı bir ağırlaştığı anlaşılan sırt çantasının halinin aynı olmadığı dikkatle takip ediliyor ve sıklıkla kahvehanelerde çantasıyla ilgili dedikodular duyuyoruz. Bazıları iddialı şekilde, çantanın imar müsilaj kazançlarıyla dolu olduğunu, artık aldıklarının anca çuvala veya aynı Engin Çeliğin çözüm olarak bulduğu hacimli sırt çantasıyla taşınabilir olması nedeniyle sırt çantası taşıdığı dedikodular var. Yardımcı Engin Çelik öyle takip ediliyor ki çantasının ağırlaştığını içinin balya balya para dolu olduğunun askılarından anlaşıldığını ve sırtında ağır çanta varken yüzünde gülücükler eksik olmadığını, neşesinin artmış olduğuna kadar hassas gözlem yaptıkları kulağımıza kadar geliyor. Ardından meşhur bisikletine atlayıp evine gitmesinin mütevazi sosyalist duruşundan veya bir arabam bile yok mesajından olmadığını, aldığı son model sıfır aldığı Q7 Audi marka jeepini kimseye gösterememesinden kaynakladığını, mecburen bisikleti çok seviyorum ayaklarına yattığı, kışın soğukta bir taraflarının donarak evine gitmek zorunda kalmasının, yaptığı yolsuzlukların diyeti olduğu konuşuluyor