Tatar Salih, hem rolünü hem de mesleğin hakkını veriyor

Tatar Salih, hem rolünü hem de mesleğin hakkını veriyor
Share

Payitaht-Abdülhamit dizisinde “Tatar Salih” karakterine hayat veren Erdem Ergüney, aynı zamanda bünyesinde Gürkan Uygun, Görkem Sevindik, Serkan Ercan, Kaan Çakır, Görkem Yeltan, Mustafa Dinç, Gökçer Genç, Buse Arslan Akdeniz gibi oyuncuları barındıran ve kendi ismini taşıyan bir menajerlik şirketi sahibi.

Dizinin Tatar Salih’i Erdem Ergüney, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Tiyatro Bölümü’nde okudu. İngiltere’de çeşitli tiyatro oyunlarında rol alan oyuncu, yine İngiltere’de önemli bir oyunun provalarına 3 ay süreyle, gözlemci olarak katıldı. Dormen Tiyatrosu’nda oyunculuk yapan Erdem Ergüney, ünlü bir yapım şirketinde 7 yıl boyunca kast direktörlüğü yaptı. Kendi oyunculuğunun yanı sıra, oyuncu da yetiştiren Erdem Ergüney, birçok dizi ve sinema filminde rol aldı. Kurtlar Vadisi Pusu (Deli Hikmet), Beyaz Karanfil, Karanlıkta Koşanlar, Yılan Hikayesi, Tatlı Kaçıklar rol aldığı bazı diziler. “Misafir”, “O Şimdi Asker” ve ‘’Dört Köşeli Üçgen‘’ oyuncunun rol aldığı sinema filmlerinden bazıları.

DOĞRU KAST, DOĞRU EĞİTİM”

Bağdat Caddesi’nde kendi ismini taşıyan bir menajerlik şirketi bulunan Erdem Ergüney, ‘Doğru Kast, Doğru Eğitim’ mottosuyla, kendi bünyesine dahil ettiği her oyuncunun, mesleğe attığı ilk adımlarından, profesyonelliğe geçişine kadarki her aşamasına bizzat dahil olmakta ve donanımlı oyuncular yetiştirmektedir.

Ofisinde sohbet ettiğimiz Erdem Ergüney ’in yanında çok güvendiği bir oyuncusu ve yine çok güvendiği bir oyuncu adayı var ve bakın ikisi için ayrı ayrı neler söylüyor; “20 yaşındaki İrem Gökçen, oyunculuk eğitimi devam eden, idealist, ne yapması gerektiğini bilen, kendi devamlılığını, donanımlarıyla sürdürmeyi becerebileceğini düşündüğüm bir oyuncu adayı. “Beni Affet” dizisinin Murat’ı Gökberk Yıldırım ise, popüler kültürün içinde, günlük devam eden bir dizide 750 bölüm oynama tecrübesi ile geldi. İki oyuncumuzun da ortak noktası işlerine ‘Tutku’ ile bağlı olmaları. Biri deneyimleyerek, diğeri eğitimini alarak bu tutkuya sahip oldular. Beraber çalıştığımız oyuncularla ortak noktamız; Hepimizin işimize tutku ile bağlı olmamız, olmazsa olmazımız bu! ”

Erdem Ergüney, oyunculuk ve sektörle ilgili iddialı açıklamalar yapmayı da ihmal etmedi. Oyuncu menajeri olarak sorularımızı yanıtlayan dizinin Tatar Salih’i Erdem Ergüney, “oyuncu” odaklı proje döneminin sona yaklaştığını, sinema ve dizi sektörünün “konsept” odaklı projelere doğru yöneldiğini söylüyor.

Erdem Ergüney ayrıca şunları da söylüyor; “Televizyon 1990 yılında çok kanallı yayınlarına başladı, 29 yıldır devam eden serüvende, kanal sayısı yıllar içerisinde arttı ve dolayısı ile dizi sayıları her sezon artarak, yıllar içinde sezonda ortalama 80-100 adet gibi rakamlara ulaştı. Bu dönem içinde her türden dizi düşünüldü ve yapıldı. İçlerinde unutamadıklarımız da var ancak çok büyük çoğunluğunu, hatırlamıyoruz bile.”

SEKTÖRDEKİ EN ÖNEMLİ AKTÖR SEYİRCİ

“Geçen 29 yıllık süreçte Yeşilçam’dan başlayarak yabancı dizi adaptasyonları, özgün yapımlar, roman adaptasyonları gibi birçok metot denendi. Sektör kendi içinde deneyimlenerek öğrendi, öğrendikçe gelişme kat etti. Süreç devam ediyor, tüm teknolojik imkanlara sahibiz, eskiye oranla daha fazla teknik ve yaratıcı becerilere sahip çalışanlar var. Sürekli olarak sorgulanan temel şey; İzleyicinin beklentisine, beğenisine uygun işler yapabilmek. Kimi zaman yapımcılar ve üretenler, seyirciyi bir yöne, bir yeniliğe çekiyor, kimi zaman beklentiler yapımları denenmişe ve aynılığa sürüklüyor. Hal böyle olunca, benzer türden onlarca dizi, aynı anda ekranlarda yer bulabiliyor. İzleyicileri düşünelim!.. Ortalama bir Türk ailesinde televizyon sabah açılan, gece yatarken kapatılan ve sürekli farklı kanallarda farklı formatların izlendiği evlerimizin vazgeçilmezi. İşte bu noktada, 29 yıldır zamanının önemli bir kısmını televizyon ile geçiren izleyici, sektörde gelip geçen yapımcı, oyuncu, senarist ve yönetmenlerin ötesinde, en kalıcı, en deneyimli, en tecrübeli ve en çok öğrenen taraf. Yani televizyon sektörünün eğittiği insanlar var karşımızda. Buna ek olarak internet üzerinden yayın yapan kanallar, internetten ulaşabildiğimiz yabancı kanallar var. Tüm bu mecralar seyircide öğrendikçe farklılık ve başkalık oluşturuyor.”

“YAKIŞIKLI ERKEK VE GÜZEL KIZ OLMAK YETMİYOR!.. OYUNCU OLMAK ŞART!..”

“Diziler için  olmazsa olmazımız yakışıklı erkek – güzel kız ve fakat, artık sürdürülebilir olması bir dizinin içeriğini, önermesini, nasıl çekildiğini, montajını hasılı bir bütün olarak değerlendiren bir izleyici var. Eğitilmiş, devamlılık tutan bir izleyici kitlesi oluşturduk.

Başladığı yıllardan beri televizyon sektöründe denklem belliydi. “Yakışıklı erkek ve güzel kızı başrollere koyalım. Diğer ana kast ve karakter oyuncularını iyi oyunculardan seçelim” denir, seçilen senaryo, yönetmen ve teknik ekip ile yola çıkılırdı. Bugün artık, yıllar içerisinde bir dizi ile meşhur olan, daha sonra yaptıkları işlerde başrol olarak devam eden çok az oyuncu var. Unutulan, kenara itilen, tekrar tekrar denenen ancak aynı beklentiyi karşılayamayan başrol ve ana kast oyuncuları çokça var. Çünkü artık seyirci yakışıklı erkek ve güzel kızdan da oyunculuk performansı bekliyor!.. Sürdürülebilirlik için, eğitimi ile, vizyonu ile, oyunculuğu kendisine meslek edinen başrolü, farklı rollerdeki performansı ve oyunculuğu ile de görmek istiyor. Seyirci artık sadece yakışıklı veya güzel değil, iyi oyuncu istiyor.”

MENAJER, OYUNCUSUNU HER YÖNÜYLE ÇOK İYİ TANIMALI

“Yapım şirketleri bu noktada arayış içerisinde ve tek muhatapları menajerler. Bir menajer, oyuncusunu iyi tanımalı, doğru rolü oyuncusu ile buluşturmalı ve kariyerinin her aşamasında gerek oyunculuk eğitimi, gerekse diğer eğitimlerini (At binmeyi, sahne dövüşü, silah kullanma, motosiklet kullanma vb.) aldırmalı ve mesleki anlamda sürekli donanımlı ve hazır tutmalı.

Menajer olarak yapmaya çalıştığım tam da budur. Şansınız yaver giderse yakışıklı ya da güzel olduğunuz için, belki bir başrol kapabilirsiniz!.. Bir defa popüler olabilirsiniz!.. Ancak başarı sürdürülebilirlik ve çaba ister. Şu anda kast çalışmaları devam eden çok önemli uluslararası yayın yapan bir internet kanalında rol alacak İngilizce oynayabilen oyuncu bulmak için yana yakıla dile hakim oyuncu bulunmaya çalışılıyor ülkede. Yani artık sadece başrol oyuncuları değil, her oyuncu, her yaşta eğitim ve edinime devam etmeli. Buda işimizin kuralı.

Biz menajerlik şirketimizi kurarken şöyle düşündük; Televizyonda diziler var!.. Yakışıklı erkek ve güzel kız, her zaman başrolde olacak!..

Oyunculuk eğitimi alan oyunculardan çok azı, başrol için uygun kriterlerde olabiliyor. çok iyi ana kast ve karakter oyuncusu oluyorlar. Dolayısı ile sektör, eğitimsiz başrol oyuncularını seçerek; “Zamanla öğrenirler. Öğrenemeyen, kendini geliştiremeyen, piyasadan silinir” bakış açısında iken, biz bu insanları önce eğiterek, zaman içerisinde dizilere nitelikli, eğitimli, gençler sunmak için yola çıktık.

İddiamız; Bu gençlerin şöhret ya da popülarite peşinde koşmaları yerine, bir işi öğrenmeleri, meslek haline getirmek üzere yola çıkmaları, eğitimlerini almaları ve zamanla başarının hem şöhreti hem de popülerliği getireceği bilincinde olmaları, bunlar olmasa bile özgüveni olan, meslekte kalıcı bireyler yetiştirmektir.

Ben her oyuncunun her rolü, işi bu olduğu için oynayabileceğini düşünen, ancak bir oyuncunun her oynadığının aynı ölçüde olamayacağını düşünen biriyim. Televizyon için, bu yüzden kast seçimi var.

Her oyuncumuzda, daha iyi olduğu tarzı, beceriyi görüp, oyuncu ve oyuncu adaylarımıza bir kariyer planlaması yapmaya çalışıyoruz. Bu diziler için geçerli!.. Tiyatro-sahne performansında ve bağımsız sinema filminde oyuncu her türlü performansı denemelidir.

Günümüzde menajerler ve ajans sahipleri değişen beklentiye karşılık vermek ve geçmişten ders çıkararak mesleklerini yapmak durumundadır. Oyuncuyu doğru noktalara yönlendirip, eğitim ve edinimlerini sağlamalı. Bunun yanı sıra yapımcılar da tüm oyunculuk beklentilerini menajer üzerinden oluşturmalı ki, planlaması yapılmış, sürdürülebilir bir kariyer üzerinden, oyuncu ile uzun vadede çalışabilsinler.”

“OYUNCUNUN MESLEĞİ OYUNCULUK OLMALI”

Erdem Ergüney, menajerlik şirketine bağlı oyuncu skalasını oluştururken nelere dikkat ettiğini ve neleri ön planda tuttuğunu şu sözlerle dile getiriyor; “Biz şöyle bir oyuncu skalasıyla çalışmaya gayret ediyoruz; Bizim için oyuncu, tutku ile oyunculuğa bağlı, bu işi meslek olarak düşünüyor olmalı. Her oyuncumuza, kendini geliştirmesi için ne yapması gerektiğini anlatıyoruz. Kendini geliştirmek, sadece oyunculukla olmuyor!.. Vizyon sahibi olması lazım, bakış açısı olması lazım, kendini değerlendirebilmesi lazım. Çünkü yerlerinde sayarlarsa bir gün unutulacaklarını çok iyi biliyorlar. Ben 30 yıldır oyunculuk yapıyorum. Bunun arasında 8 yıl boyunca kast direktörlüğü yaptım. Sonra derken, şu an menajerlik yapıyorum. Menajerlik ofisimin olmasının sebebi şu; Oyuncunun aslında menajerden ne beklediğini biliyorum. Çünkü 30 yıldır bunu yapıyorum. Kast direktörü olarak, bir kast direktörü menajerden ne ister, ajanstan ne ister, onu da biliyorum ve şu da var ki bir oyuncu olarak, benim istediklerim karşılanamadı. Dolayısı ile şimdi menajerlik şirketi kurarak, aslında asal mevzuya hizmet etmeye çalışıyorum. Yapımcı bir oyuncu arıyordur, ama bu nitelikli olsun istiyordur. Önceden devam ederek gelen veya devam ettirilebilir bir kariyeri olsun istiyordur. Dolayısı ile ben yapımcılara bunların tamamını vermeye çalışıyorum. Çünkü ben afaki olarak kast direktörleri böyle bir şey istiyordur, yapımcı bunu istiyordur, kanal bunu istiyordur diyen biri değilim. Oralardan geldiğim için ne istediklerini bire bir biliyorum. Yani kapı kapatıldıktan sonra, neler konuşulduğunu biliyorum ve beklentiyi bildiğim için de oyuncularımı her noktada doğru yönlendirmeye çalışıyorum.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*