Topkapı Şifresi kitabından

Topkapı Şifresi kitabından

 


Vali bey yan dönerek onlara doğru konuşmaya başladı.

“Demet Hanım bütün olanları anlattı. Fatihcanhan gerekli kişilerle görüştüm. Gerçekten bir oyun içindeyiz. Oyunun aslının ne olduğunu bilmiyoruz. Emniyet müdürü olan arkadaşımız bizim çok yakınımızdır. Aile dostumuzdur. Ruzi’yi kendi öz kızı gibi sever. Bütün bunların yanı sıra iyi bir emniyetçidir. Haksızlığa pirim vermez. Babası suçlu olsa hakkında gerekli işlemi yapabilecek bir düşünce yapısındadır.

Haksız yere gelişen olayların hemen kokusunu alır ve üzerine üzerine gider. Ben ve Demet gelişen olayları anlattığımızda, ‘Yok, bu kadar basit olamaz’ demişti. Bir bildiği olmalı aynı zamanda. Şimdi benim sizden isteğim bütün olanları anlatmanızdır.

Bu gece önemli… Necati Müdür’ün dediğine göre hareket edeceğiz. Ne kadar masum olsanız da maalesef kızımız da, siz de suçlularla birlikte bir macera yaşamış ve polise gitmemişsiniz. Bir yaralıya tanık olmuşsunuz, bir şeylerin ters gittiği bu kadar aşikâr iken hiçbir şey yapmadan, kimseye bir şey söylemeden sessiz kalmışsınız.

Bu maalesef ikinizi de suçlu durumuna düşürüyor.

Demet Hanım’la konuştuk haklı ve haksız taraflarından adilane bakmaya çalıştık. Biraz işimiz zor olacak. En büyük şansımız adamın ölmemiş olması…”

Fatihcanhan, “Durumu nasılmış?” diye sordu.

“Ağır.”

“Nerede?”

“Devlet koruması altında… Aslında çok da bilgi sahibi değilim. Biz de şimdi sizinle birlikte birçok şeyi öğreneceğiz.” Diyen Vali Bey konuşmasını bitirdikten sonra ön tarafa döndü.

 

Bir süre kimse konuşmadı. Fatihcanhan’ın yanında, dalgınca yan taraftan Ankara’nın caddelerine, binalara bakan güzel kıza baktı. Ne kadar farklı biriydi. Bu zamana kadar birçok kadın tanımıştı. Hiçbiri Ruzi gibi değildi. Bu kız asildi, bu o kadar belliydi ki. Farklı biriydi. Bütün bunların yanı sıra bilgiliydi. Ses tonu, konuşma şekli aslında insanı hiç sıkmıyordu. Birinin bu kadar konuşmasına tahammül edemezken, onun konuşmaları ona keyifli geliyordu. Akıllı, şakacı, bilgili… Çok ama çok güzel… Bir ilah gibiydi. Kaliteli bir ailesi vardı. Bütün artılar sanki bu güzel kızda toplanmıştı. Hoşgörüsü fazlaydı.

Bu bile müthiş bir karakterdi. Şımarık değildi. Biraz önce Vali Beyle konuşurken çok sıkılmıştı. Oysa Ruzi’yi düşünmek, ona bakmak ona çok iyi geliyordu. Bu kadar sıkışık bir durumda bile onun ne kadar iyi bir aşçı olduğunu düşünüyorsa, bu güzellikten ne kadar nasibini aldığını anlıyordu. Fatihcanhan hâlâ ona bakarken Ruzi başını çevirdi, dünyaya bedel güzellikteki gözleri ile Fatihcanhan’a baktı. Bu bakış bile genç adamın kalp atışlarının artmasına sebep olmuştu. Ruzi yavaşça uzandı onun elini tuttu. Gülümsedi.

 

Gizemli Takip

Topkapı Şifresi kitabından

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz