Ünlü bariton Sedat Öztoprak hayatını kaybetti!

Share

Ses sanatçısı ve yazar Onur Akay’dan yine acı haber geldi. Akay, ünlü bariton Sedat Öztoprak’ın vefat ettiğini duyurdu.

Magazin camiasında duyurduğu ölüm ve hastalık haberleri nedeni ile magazin camiasında ‘Felaket Tellalı’ lakabı ile ünlenen ses sanatçısı Onur Akay, bu sefer Türk operasından acı haber verdi. Akay, ünlü bariton Sedat Öztoprak’ın vefat ettiğini duyurdu. Yakalandığı hastalık nedeni ile hayata tutunamadığını açıklayan Onur Akay, “Ünlü ud virtüözü ve bestecisi Ahmet Sedat Öztoprak’ın torunu ve onun ismini taşıyordu. Türk operasına önemli katkıları olmuş sanatçımız ünlü bariton Sedat Öztoprak, yakalandığı hastalık nedeni ile hayata tutunamadı ve maalesef kaybettik. Sanatçımız, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin müdürlüğünü ve sanat yönetmenliğini de yapmıştı. Yakın dostu Hakan Aysev de ölüm haberi ile yıkıldı. Öztoprak’ın ailesine, sevenlerine, Türk operasına ve sanat camiasına başsağlığı dilerim, mekânı cennet olsun inşallah.” ifadelerini kullandı.

SEDAT ÖZTOPRAK KİMDİR?

İstanbul’da dünyaya gelen Sedat Öztoprak, konservatuvarda soprano Belkıs Aran’ın öğrencisi olarak şan eğitimine başladı. Mezuniyetinden hemen sonra İtalyan hükümetinin bursuyla İtalya’nın Siena kentindeki Chigiana Müzik Akademisi’nde master çalışmalarını Prof. Daniel Ferro ile gerçekleştirdi. Ferro’nun sanatçımızı New York ‘a davet etmesine rağmen İstanbul’da Don Giovanni operasında Don Giovanni rolünü söylemek için yurda döndü. Türk operasında önemli bir yeri olan Robert Wagner ile de çalıştı ve çok sayıda opera seslendirdi.

1990 yılında, Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan ve dünyanın en önemli şan yarışmalarından biri olan 9. Uluslararası Belvedere-Viyana Şan Yarışmasında Radyo-Televizyon Büyük Ödülü’nü aldı. Yarışmada ayrıca kendi klasmanında en iyi Verdi yorumcusu ve birincilik, yarışmanın genel klasmanında ise 640 kişi arasından, ikincilik ödülü ve kendi gurubunda birincilik alarak Türk opera tarihinde bir ilke imza attı. Yarışmanın ardından Viyana, Bolzano, Baden kentlerinde konserler verdi, birçok radyo ve televizyon programına katıldı. 1991 yılında İtalya’nın Parma şehrinde Prof. Furlotti ile verdiği resitalin ardından İtalyan basınında ”Muhteşem Öztoprak” başlıklı eleştirileriyle adından övgüyle bahsedildi.

Sedat Öztoprak uluslararası opera kariyerine ise 1993 yılında İstanbul Operasından ayrılarak Wuppertal Operasıyla yaptığı kontratla başladı. Lehar’ın Şen Dul, Gounod’nun Romeo ve Juliette, Massenet’nin Werther, Çaykovski’nin Yevgeni Onegin ve Jean d’Arc operalarında sahneye çıktı. Orkestra şefi Peter Gülke ile Schubert’in Fierrabras operasını Viyana’da yapılan dünya prömiyerinden sonra yorumladı. Bu başarıları onu daha sonra Dortmund Operası’na taşıdı.

Öztoprak’ın ününü artıran, Verdi’nin Rigoletto operasında Rigoletto rolündeki yorumu ve sahne performansı oldu. Bu roldeki başarısı üzerine Hannover Operası’nın müzik direktörü Andreas Dels’in davetiyle çeşitli temsiller yaptı. Almanya’nın Kassel Devlet Operasına geçtikten sonra 1995 yılından itibaren Puccini’nin Manon Lescaut, Mascagni’nin Cavalleria Rusticana ve Ferrara’nın Salvatore Giulliano, Verdi’nin Nabucco, Mozart’ın Don Giovanni, Verdi’nin Maskeli Balo, Wagner’in Rheingold, Bizet’nin Carmen operalarında başroller söyledi.

Bunlar gibi daha pek çok başarının ardından 2000 yılında İstanbul Devlet Operası’nın başına müdür ve genel sanat yönetmeni olarak yurda dönen Sedat Öztoprak, Uluslararası Belvedere-Viyana Şan Yarışmasını 2001 yılında ülkemize taşıdı. 2000 yıllından itibaren, Verdi’nin Rigoletto, Il Trovatore, Maskeli Balo, La Traviata, Aida operalarında ve Puccini’nin Manon Lescaut operasında eşi soprano Efsun Öztoprak’la ilk kez birlikte sahneye çıktı. Ankara Operasında La Traviata operasını seslendirdi. 2009 yılı mart ayında, Türkiye’de ilk kez Mersin Operasında seslendirilen Verdi’nin Luisa Miller operasında Miller rolünü seslendirdi.

Yurt içi ve dışında CD çalışmaları bulunan sanatçı uyguladığı masterclass programlarıyla genç opera sanatçılarına deneyimlerini aktarmış, hem Uluslararası Belvedere-Viyana Şan Yarışmasının Türkiye komitesi başkanlığı ve jüri başkanlığını hem de İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin solist sanatçılığı görevlerini sürdürüyordu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*