DOLAR 17,2347
EURO 17,5946
ALTIN 963,573
BIST 2408,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Yalancının mumu müfettiş raporuna kadar yanarmış!

05.06.2017
A+
A-

Önceki yazılarımızda Adalar Belediyesi’nden alacaklı olan Sİmge İnşaatın Adalar Belediyesi’nde ki hacizlerini mercek altına almıştık. Nasıl almayalım, Adalar Belediyesi kuruldu kurulalı hiçbir belediye başkanının makam odasına kadar girilip haciz uygulandığı görülmüş şey değildi. Haber tamamen müfettiş raporuna göre yorumlanmıştır.

 

Belediye Başkanı Atilla Aytaç’ın makam odasını çilingir ile açtırıp başkanın TV’sine kadar haciz uygulayan, belediyenin fotokopi makinesi, klimalarına, yazıcılarına kadar pek çok mala haciz koyan firma daha sonra hızını alamamış Adalar esnafına bile dolaylı 89/1 hacizleri göndermişti. 7-8 senedir hak edilmiş alacaklarını almak için bekleyen ama belediye başkanlarının parasını bir türlü ödemediği firma, kendisiyle aynı işi yapan firmalara (ALTAŞ)düzenli paralarını ödenmesi hacizlerde alacaklı firmayı haklı kılıyor. Biri alır biri bakar kıyamet değil ama hacizler ondan kopar misali hacizlerin nedeni kısaca bu.

Atilla Aytaç göreve gelir gelmez belediyenin kangren olmuş meselesini ancak ben çözerim diye konuşup durması sonrasında firma ile protokol yapmak için görüşmelere başladığı tüm adalılarca da bilinmekte idi. Ancak firmaya da sana her ay düzenli para ödeyeceğim bize sağlam indirim yap dediğini firma avukatından öğrenmiş ve sizlere de duyurmuştuk.

Nede olsa Atilla Aytaç özel sektörden gelmiş, uğraşı konusu para olan mesleğinde tecrübeli bir başkan ya… Biliyor pazarlığı… Makamda var… Kamu gücü arkasında pazarlığın kralını yapıyor ve firmanın şuan 20 milyona çıkmış alacağını 5 milyona razı ettiriyor. Borçlarına göre yaptırdığı indirim süper. Kamu kazanıyor. Buraya kadar her şey tamam…

Protokol yapılıyor… Atilla Aytaç ıslak imzayı basıyor… Ama öyle protokol yapıyor ki, kendisi ödemezse, protokolden vazgeçerse kötü niyet tazminatı yok ama firma cayarsa firma başı 500 bin tazminat var. (Haciz koyan firmanın Simge ve Cenay isimli iki firması bulunuyor) Tabi sizce bu protokole kim uymaz..? Doğru tahmin ettiniz! Tabi belediye başkanı protokolü imzalayıncaya kadar sürdürülen görüşmeler 6 ay sürdükten sonra ıslak imzasını atmış, protokol imza sonrasında 8 ay da tek delikli kuruş parada göndermeyince en sonunda firma protokolü fesh etmiş. Firmayı bir yıldan fazla süre oyalayan başkana firmanın cevabı ise makam odasına kadar haciz uygulamak olmuş.

Peki Atilla Aytaç’ın firmaya cevabı ne mi olmuş. Çok sert olmuş. Ama bu yaptığı sert cevap sonrada kendisine dert olmuş. Alacaklı firmanın alacağını bırakın borçlu hale gelmesi için 2010-2011-2012 yılında yapıp bitirip kesin hesap ve kabullerini yaptırıp belediyeye teslim ettiği çöp toplama temizlik hizmet alım işlerini nereden buldu ise bir yeminli mali muhasebeci firmaya incelettirmiş toplam 3 yıllık ihalede 2.5 milyon kamu zararı tespit ettirmiş ve firmadan bu fazladan aldığı paraları, bugüne kadar olan faizleri belediye veznesine yatır diye yazı göndermiş.

Firma ne yapmış? 2012 de biten işinin 5 senedir parası ödemeyen ve diğer firması olan Cenay İnşaatın 2009 yılında biten işini nerede ise 9 senedir ödemeyen belediyenin bu kamu zararı yazısı ile savcılığa gidip Adalar Belediye Başkanı ile Mali Hizmetler Müdürü hakkında suç duyurusunda bulunmuş.

İddia ettiği suç ise, kamu kurumu olan Adalar Belediyesinin firmasının alacaklarını sıfırlamak için sahte evrak düzenlemesi, firmaya ve sahibine suç uydurması, suç isnat etmesi, belediye yetkililerinin görevlerini kötüye kullanarak firmaya hak edilmiş paralarının ödememeleri, resmi kurumların uygulamada zorunlu oldukları muhasebe kayıt sırası uymayıp, eski borçları dururken yeni firmalara borçlarını ödenmeleri, hasmane tavır içinde davranılması gibi yasa dışı davranmaları olmuş.

Ardından firma, ‘madem kamu zararını tespit ettiniz firmaya yazı göndererek parayı faizi ile vezneye yatır diyeceğinize neden kamu zararı iddiası ile savcılığa suç duyurusunda bulunmuyorsunuz?’ diye Adalar Belediyesine cevabi yazısında belirtince belediyenin jetonu düşmüş ve firmadan sonra kendileri de Adalar Cumhuriyet Baş Savcılığına kamu zararı var diye şikayet etmişler.

Adalar’da hiç görmediğimiz ve Adalar’ın belediye olmasından beridir örneğine rastlanmayan hacizlerin hikayesi budur işte… Bu krizi yönetemeyen, yüzüne gözüne bulaştırıp firmanın parasını senelerdir sürüncemede bırakan, geceleri müteahhitle rakı masalarında buluşup anlaşmaya çalışıyor gözüken (en son Adalar Belediyesi’nden alacaklı müteahhitte Fenerbahçe Sosyal Tesislerinde Belediye Başkanı A. Aytaç tarafından 11.000.000 TL teklif edildi) belediye başkanları eğer makamlarını kötüye kullandılarsa firma haklı çıkarsa yapılan asılsız suçlamaların kendilerine dönmeye başlayacağını umarım fark etmişlerdir.

Belediyenin 2010-2011-2012 yıllarındaki kamu zararı tespiti ile bu yıllarda görevli olarak hak edişlere, geçici ve kesin kabullere imzası olan tüm memur ve işçileri yargı karşısına çıkmalarına sebebiyet verecek bir iddia idi. Kamu Zararı iddiası ile yargılanma sonucunda ağır ceza ile sonucu çıkacak bir savcılık suç duyurusu için başkan Atilla Aytaç’ın yanında kime hizmet ettiği bilinmeyen şahısların yönlendirmeleri ile hareket etmemesi gerekirdi. Sadece firmanın alacağını sıfırlamak ve makamına yapılan çilingirli hacizlerin intikamı için bu ihalelerde görevli olan yirmiye yakın belediye personel ve işçisi ile belediye eski başkanı Dr. M. FARSAKOĞLU ve Belediye Başkan Yardımcıları ve Fen İşleri Müdürlerini Savcılığa şikayet etmenin siyasi, ahlaki, vicdani sorumlulukları olduğunu düşünmesi gerekirdi…

Firmanın geçmiş senelerde Adalar Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü olan Hacer ÖZDEMİR’in hakkında pek çok savcılığa taşınmış suç duyurularının olduğu bilinmektedir. Atilla Aytaç’ın Hacer Özdemir’i sırf firma ile aralarındaki sürtüşmeden dolayı düşmanımın düşmanı benim dostumdur diyerek müdür yaptığı ve onun sözü ile bu kamu zararı serüvenine başladıkları belediyede sıkça konuşulan iddialar arasında. İyi güzelde memurların ne suçu var bir firmanın alacağını sıfırlamak ve firmaya haddini bildirmek için yapılan bu hamlenize. Ağır cezada yargılanacak olan suçlanan memurların artık belediye başkandan korkuları, saygıları kalır mı? Bu memurlar ifadelerinde belediyedeki tüm usulsüzlükleri teker teker dökmezler mi? Durduk yere beni yakarsan bende senin tüm illegal işlerini tek tek müfettişe sıralamam mı demezler mi?

4483 S.K memurun yargılanması için ön inceleme yapan müfettiş raporunu kaymakamlığa göndermiş ve kaymakamlıkta ağır cezada yargılanacak memurlara soruşturma izni verilmemesi yönündeki kararı bildirmiş.

Bu rapor ile Atilla Aytaç’ın memurları yakmak pahasına müteahhitin alacağını sıfırlamak için hazırlanan raporun hiçbir anlamı kalmadığı sonucu çıkmıştır. Müteahhidin belgelerinde imzaları olan personel ve işçiler aklandığı gibi firmanın da yaptığı suç duyurusunun bir nevi haklılığı da ortaya çıkmıştır.
2010-2011-2012 yıllarında firmanın bırakın 2.5 milyon kamu zararı yapmış olduğu işlerde 4 milyona yakın paranın kamu menfaati olacak şekilde firmaya ödenmeyerek belediye kasasında kaldığı tespit edilmiştir.

Belediye Başkanı Atilla Aytaç’ a  Adalar Kamuoyunun aydınlanması ve değişik bakış açısı yakalamaları adına şu soruları yönelteceğiz.

Bir firmanın alacağını sıfırlamak yada ona yaptığı hacizlerin intikamını almak için yeminli muhasebecilere hazırlattığınız, yaptırdığınız rapor ile savcılıklara suç duyurusunda bulunma şeklindeki rövanş hesaplaşması sizin için doğru olmuş mudur?

Bu hesaplaşmayı yaparken Allah muhafaza suçsuz memurların yargılanıp ceza almaları durumunda vicdanen rahat olacak mıydınız?

Sizden önceki Belediye Başkanı Dr. M.FARSAKOĞLU 2014 seçimlerinden önce sizin Belediye başkanlığınıza aday olmanızın önüne geçmek için olsa gerek size ait bir yer için tutanak tutturup savcığa suç duyurusunda bulduğu için mi Dr.M.FARSAKOĞLU’nu aynı hesaplaşma mantığı içinde savcılığa şikayet ettiniz? (Farsakoğlu bu yöntemini pek çok irtibatta olduğu kişi için kendisine dahada bağlı olmaları açısından sık sık kullandığı, kişilerin elini kolunu bağlamak için yaptığı, sırası geldiğinde ise savcılığa dosyasını gönderip ipini çektiği bilinmekte olup FETÖ’den tutuklanan Hakim İbrahim UYANIK’ında bu çerçevede görevini yapıp, bu kişilere azami sınırdan mapus cezası vererek cezaevine gönderdiği tüm adalıların malumudur. Bu yönden Adalar’da, eski belediye başkanı ve İbrahim Uyanık organize hareketleri sonucunun pek çok mağdur örneği bulunmaktadır.)

Firma ile beraber hareket ettikleri iddiası ile kamu zararı yaptıklarını kadrolu müfettişiniz Naciye Kaya’ya rapor düzenlettirerek savcılığa gönderdiğiniz personelleriniz arasında olup da aynı şekilde firma belgelerinde imzaları varken, ihale yaklaşık maliyet ve komisyonlarındaki isimlerden bazı isimleri savcılığa bildirmediğiniz söyleniyor. İtina ile Belediye kadrolu müfettişi Dr. Naciye Kaya’ya ayıklama yaptırıp hazırlattığınız raporun içine koydurmadığınız şu an kritik görevlerdeki çalışan torpilli memurlarınızın ne gibi vasıfları vardı da onları bu meşhur kamu zararından ayrı tuttunuz bu kişilerin isimlerini açıklayabilir misiniz ?

Belediye başkanı olmanız istediğiniz personeli savcılığa gönderme senelerce mahkemelerde kendilerini aklama peşinde uğraş vermelerine sebebiyet vermekte iken size yakın görevleri ifa edenleri de savcılıktan kurtarma gibi bir yetki veriyor mu?

Belediye başkanlığı aynı zamanda savcılık ve hakimlik yetkilerini üzerinizde görerek işlenen suçların yargılamasını kendi başınıza karar vermeniz mi demektir ?

Kadrolu müfettişiniz ve yeminli muhasebeci firmanın hazırladığı raporunuz teknik açıdan değerlendirilmek üzere İBB Kesin Hesap Müdürlüğünce araştırıldığı, iddia ettiniz kamu zararı olduğu 2010-2011-2012 yıllarının öncesi ve sonrası olan 2009-2013-2014 yılları ihalelerinin hak ediş dosyaları, işlem dosyaları ile karşılaştırılmalı geniş kapsamlı araştırmasının yapıldığı, bu yıllardaki toplam olarak 2.5 milyon kamu zararına iddianıza karşılık olarak firmanın aynı yıllardaki fazla çalışmalarından doğan toplamda 3.982.813,25.-TL tutarın Simge İnş. Firmasına ödenmediği, bu tutarın belediye kasasında kaldığı, Adalar belediyesi görevlilerince yapılan uygulamalarda 5734-5735 sayılı Kamu İhale Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanununa ve diğer mevzuatlara aykırı işlem tesis edilmediği, 4483 sayılı kanuna göre memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanunun 6. Ve 9. Maddelerine gereğince SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEMESİNE, kararı verildiği görülmüştür.

 

Peki şimdi firmanın 2 Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açmış olduğu ihalesiz dönemlerinden sonra birde bu sonuca göre aynı şekilde belediye kasasında kalan yaklaşık 4 milyon tutar için belediyeyi mahkemeye verme durumu çıkarsa buna sebebiyet verenler olarak sizler mi bu tutarı ödeyeceksiniz? Düne kadar firmanın önceki dönemler ile ilgili bir talebinin olmadığı bilinmektedir. Şimdiden sonra göze göz dişe diş çekişmesi ile çıkarttığınız hayali kamu zararına karşılık olarak firmanın bu dönemlerdeki ihalesiz çalışmalarını da mahkemeye vermesi ve belediyeden belirsiz alacak davası şeklinde talep etmesi halinde sorumluların yani siz ve Mali Hizmetler Müdürünün bu tutardan mesul olması gerekmez mi?
Bu rapor ile artık görülmüştür ki güneş balçık ile sıvanmaz bir firmaya borcunu ödememek adına 20 memuru yakmaya çalışan bir idareye karşı İBB kesin hesap bürosunun kapsamlı araştırması sonucu ortaya çıkan rapor ile memurlara atılan iftira ortaya çıkartılmış ve her memurun bu iftira olduğu anlaşılan raporu hazırlayan/hazırlatan ita amirlerine karşı dava açma hakları doğmuştur. Ayrıca yeminli muhasebeci firmaya karşıda yaptıkları iftira raporuna karşı yüklü tazminat açma ve alma hakları da mevcuttur. Çünkü bu raporun asılsız olduğu ispatlanmasaydı ve mahkemeden yanlış bir karar çıksa idi yıllarca mahkemelerde uğraşıp stres altında kaldıktan sonra mahkumiyet kararı da alabilirlerdi.

 

Memurların hayatlarını etkileyebilecek, yuvaların yıkılmasına sebebiyet verecek, çocukların memur olan anne ve babalarından yıllarca ayrı kalmalarına sebebiyet verebilecek bir iftiradan dönüldüğü ortadadır. Organize yapıldığı anlaşılan bu olayın sorumlularına müfettişlerin verilen raporu her şeyi ortaya çıkartmıştır. Makamın mevkinin her şey demek olmadığı, İBB müfettişinin raporu ile net ortaya çıktığı ve memurlar tarafından Atilla AYTAÇ’a açılacak iftira davalarının sırada beklediği söylentileri Adalar’da konuşulmaktadır.

Atiila Aytaç’ın ADALAR BELEDİYESİNE KAYYUM haberine karşı Kamuoyuna ve Basına duyuru adı altında belediyenin RESMİ WEB sitesinden yaptığı duyuruyu ve konuyu diğer yazımızda ele alacağız. Bugüne kadar bu haber ile ilgili haber kaynaklarımızdan belgeli ile desteklenmediği için gazetemizin belgeli haber yapma ilkesi adına bu haberi uzaktan izlemiş yorum yapmamıştık.

 

Artık Türkiye’mizde temiz siyasetçiler, temiz müfettişler, temiz idareciler dışındakilerin süratle ayıklanmakta olunduğunun bilinmesi, Adalar Adliyesi’nde ve İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde FETÖ’den tutuklanan polislerin, hakim ve savcıların olduğu, belediye danışmanı olan Erkan Karaarslan’ın belediyeler imamı olarak tutuklandığı düşünülürse herkesin sorumlulukları içerisinde davranması, kimsenin makamın gücü ile başkalarının servetinin hesabı peşinde koşmamaları hele hele emri altında çalışan emir kulu memurları kullanarak firmalar ile hesaplaşma peşinde girmemeleri gerektiğini düşünüyor ve memurların aklandığı bu rapor ile gerçeklerin ortaya çıktığı ve belediyenin lokomotifi olan ve tek hataları emri altında çalıştıkları belediye başkanlarına itiraz etmeden can siper hane çalışan memurlara bu vesile ile geçmiş olsun diyoruz.

Ancak aldığımız duyuma göre de Atilla AYTAÇ, memurların aklandığı ve soruşturma izni verilmeyen bu rapora da aynen memurların yargılandığı davada memurlar lehine gelen bilirkişi raporu sonrası çıkacak beraat karına itiraz ettiği gibi itiraz edeceği söylenmektedir.

Adalar Belediyesinin kendi çalışan memurlarının beraat etmemeleri için yaptığı bu sözüm ona hukusal uygulamayı, Türkiye’nin hiçbir ilinde, ilçesinde, beldesinde olmuş, görülmüş, duyulmuş şey değildir. Belediyenin böylesi bu olay karşısında memurlarını savunması için elinden geleni yapması ve hatta belediye avukatlarını memurlarının savunmalarını yapmaları için görevlendirmesi gerekirken, memurların beraat etmelerine vesile olacak bilirkişi ve müfettiş raporlarına itiraz eden/ettiren ilk belediye olarak tarihe geçmiştir.

Şükrü Abanoz

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.