Yeni yıla inançla

Allaha ibadet eden üç dine de saygılıyım. Her ne kadar günümüz dünyasında dinleri alet ederek insanlar birbirlerini kırıyor, ülkeler savaşa sürüklenebiliyorsa bile gerçek dindar kişiler, Allahın yarattığı kulların aslında birbirlerine kardeş olduklarının vaazını veriyorlar. Müslüman, Hristiyan ve Museviler, eğer aralarında Allah yolundan şaşanlar yok ise, herkesin, hatta Allaha inanmayan Atelerin bile her nedense hoş karşılamadıkları “ gavur ” kelimesine layık değillerdir.

Doğarken ailelerimizi seçemediğimiz gibi, dinimizi de seçme imkânımız yoktur. Eşinizi, aşınızı seçebilirsiniz. Mutsuz musunuz? Namussuzca birlikte yalancı hayatınızı sürdürmek yerine namusluca ayrılabilir, yeni bir hayata adım atabilirsiniz ama din değiştirmek caiz midir? Allahın takdir buyurduğu dini türlü nedenlerle değiştirenlerin, yine Allahın adıyla yol almalarına rağmen iç dünyalarında bir kaos yaşadıklarını açıkça gördüm. Kiliseye düğüne gittikten sonra eve gelip namaz kılan kişinin iç dünyası karmakarışıktır, hayatı da öyle, sizi de karmakarışık eder. Düşünün bir kez, her iki dua da Allaha yapılıyor, sadece dua etme şekli değişik sanki size sunulan bir yemeği iki ayrı kişi farklı tabaklardan tadıyor.

Çoğu kez “ Ah! Şu dinler olmasaydı, insanlar daha mutlu olurdu “ diyenleri duydum. Dinler olmasa insanlar daha çok birbirlerine düşerlerdi, ruhlarında yuva kurmuş kötülükleri daha çok ve çok daha rahatça dışa dökeceklerdi çünkü vicdan denilen o en saygın, o en ulvi duygu, cehennemi düşüncelerin karanlığında yok olup tüm iyilikleri tüm güzellikleri ateşe verirdi. İnsana insanlığını hatırlatan merhamet duygusu ise yürekteki yerinden çoktan sökülüp atılmış olurdu.

Toplumların mutsuzluğunu dine bağlayanlar varsa, kolayı seçip “ Dinler olmasaydı “ diyeceklerine, işin kökenine inip, bu konuda İncili, Kuranı, Tevratı iyice tetkik etsinler, insan ruhunu bir hamur gibi ele alsınlar ve bu hamuru yoğurmak için insana ne tür duygular aşılandığını görsünler. Doğal olarak insan beyninin algılayamadığı birçok şey olabilir, o zaman da simgeleşen ve anlaşılamayan ne varsa bir bilene ama iyice bilene yorumlatsınlar.

İlk çağlardan bu yana insanlar doğaya, tanrılara inanmış, onlara tapmış, kendilerine bir yol seçmiş. İyi insan olmaya, güven duymaya, inanmaya çalışmış, korkmuş, korkutmuş, kendisini korumak istemiş ve zamanla sevgi korkunun yerini almış, insanoğlu inanca sarılmış.

Ben Deist’im yani inancım dine değil de Allaha diyen insan yine Allahtan kopmamıştır. Belki dinler arasında kalmış, belki de insan beyni ile dinlerin felsefesini çözememiştir. Dinlerin gizemine gelince, peki kardeşim ama sen dinlere ne gözle ve nasıl inceliyorsun? Matematik dersinde misin? Ahret sorusu mu çözmek istiyorsun? Çözebileceğini mi sanıyorsun?

Ben Allaha inanmıyorum diyenler çoğu kez Allaha sitem edenlerdir. Hayatlarını alt üst eden terslikler olmuştur, kimlere olmadı ki ama onlar bu şekilde tepki gösterirler veya bilimle kültürle bu konunun üstesinden gelineceğinin inancındadırlar.  Acaba kendilerini bir kademe üst seviyede görüp “ Ah bu cahil insanlar, nelere inanıyorlar!” mı diyorlar? Ben de şunu hatırlatayım bari.  “Bilim henüz ummanda bir damla su “.

Çok sevdiğim bir kişi, mutlu geçen bir evlilik sonucu dinlerin gereksiz olduğuna inanıp anne olduktan sonra Allahtan kopmuştu. Ölümüne çok yakın bir zamandı, bir gün “Üzülme, bak herkes senin için dua ediyor desem, sen boş verirsin.” Dedim ona ki sözümü kesip “Yok, yok, öyle değil, hiç değil, ben inanç yolu ile korkularımı yendim, güven edindim.” Dedi. Hayat korkusuna ışık tutan, inançtır. İnsanı insanca yaşatan, kişinin insani değerlerini koruyan, yine inançtır.

Yaşadığımız şu günlerde, Yeni Yıla, 2018 yılına Merhaba diyoruz.

31 Aralık günü geçen bir yılı sağlıkla yaşamış olmanın sevinci ile tüm dünyada kutlamalar düzenlenir. İnsan hayatına renk katan, sevdikleri ile birlikte olabilmenin, geleceğe umut bağlamanın sevincidir bu. 31 Aralık günü Hristiyan, Müslüman ve Musevi âleminde dini bir gün olmamasına rağmen, güzel bir sofranın ve eğlenmenin ardından Allaha şükür duaları yapmanın da tam vaktidir yeter ki kalp kırmamış olun, yalanlarla insan hayatını zehre çevirmemiş olun, ailenizden kimseyi yitirmemiş olun, bu güzel dünyada sahte yaşamamış olun.

Tüm Türkiye ve dünya ülkelerinin Yeni Yılı kutlu olsun. 2018 Yılı barış ve mutluluklar getirsin.

Yeni Yılınız kutlu olsun.

Sosi Cındoyan

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz