Yılgının amacı yıldırmaktır, kan ile beslenir

Yılgının amacı yıldırmaktır, kan ile beslenir

Yılgının amacı yıldırmaktır, kan ile beslenir

Övgün Ahmet ERCAN, Bilmen Öke (Prof. Dr.)

Hiç, kuşkun olmasın ki, bu azgınlığın arkasında; ABD, AB(Almanya, Yunanistan, Fransa,…..) vardır.

Türk, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının ortak “ulus” adıdır. “Bir bölen” çıkıp da; bu ülkede; Kürt, Boşnak, Laz, Gürcü, Arap vardır diye sayarak bugünlere destek vermiştir. Türk halkının çoğunluğu da bu söylemlerinden ötürü ona destek çıkmıştır. Türk’ü “ulus” olmaktan, çıkarıp” millet” düzeyine indirmiştir. Ulus; ırk, din, mezhep birlikteliğine karşı çıkıp ortak ekin-kültür, ortak bayrak, ortak yurt, ortak ordu, ortak dilde birleşirken, millet; ırk ile din birlikteliğine göre ayrışmayı güder. Türkiye Cumhuriyetinde Türk, köken ile dinine bakılmaksızın ulusun adıdır, milletin adı değil.

Bu bağlamda, Türk-Kürt kardeştir sözü de birleştirici değil, bölücü, ayrıca ulus olan Türk kimliğini ırk ile millet düzeyine indirmektir. Bu da ırkçılıktır, bölücülüktür. Eğitim düzeyi düşük toplumumuza, dayatılan, benimsetilen bu düşüncelerin ürünlerini şimdi canlarımızla kanımızla bedellerini ödüyoruz, daha çoğunu da ödeyeceğiz.

“Kısasa kısas” İslam ya da Hristiyanlık ilkesidir. Çözüm getirmez, kanın oluk oluk akmasına neden olur. İlkelliktir. Her koşulda demokrasiden ayrılan devletler, yılgıcı-terörist olurlar. Bugünlerimizi aramayalım.

Günümüzde, Türkiye ile Orta Doğu’da yılgı-terör geçmişin en büyük, en kanlı, en acımasız yıldırıcılığını erişmiştir. Türkiye’de batıya kaçış hızlanmış, ötesi ülkeyi terk edenler sürekli artmaya başlamıştır. Gerçek durum bu olsa bile, karşı duruş güç kullanarak değil, elerkil-demokratik direnç ile dayanışma göstermekle olabilir.

Kendini “Kürt” kimliğiyle tanıtan tüm batı ile doğudaki yurttaşlarımız, çatışma çıkarmadan yollarda yürüyüp “Kahrolsun PKK” demeleri kendilerini PKK’den sıyırmaları, yılgıcıları dışlamaya yeter. Hiç bir davranışta bulunmamak, ya da edilgen kalmak, PKK’ye arka çıkmaktır.

Bunu ancak onlar durdurabilir.

Yarın çok geç olmadan

“Şehit” ile “Leş” gazına gelmeyelim. İkisi de yalan. Giden her can bizim canımızdır. Yarın senin kapını da çalınabilir. Edilgen kalarak destek olma, yakıp yıkıp, birilerini dövmek ise PKK ile KCK’nın istediği ortamdır. Dünün polise, orduya taş atan çocukları ile pişmanlık yasasından yararlanıp kente inenler bu gün PKK’nın, ellerinde tanksavarlar, kaleşnikoflar, mayınlarla Mehmetçik kanı döken yılgıcılarıdır. PKK’nin Amerika’ca savaş eğitimi almış çekirdeği günümüzde ABD’nin İŞİD’e karşı, PYD ile birlikte savaşan kara ordusudur. İŞİD’den alınan Suriye toprakları ise ‘Büyük Kürdistan’ adıyla ABD koruması altına alınmakta, buralara Türk ordusunun girmesine izin verilmemektedir. ABD ile AB tıpkı Irak saldırısında nasıl Peşmerge’yi kullanmışsa, şimdi de Suriye ile Türkiye’de PKK ile PYD’yi kullanmakta, Türkiye yönetimi de buna sessiz kalmaktadır. Türkiye yönetiminin ülkesinin parçalanması pahasına buna neden göz yumduğu düşündürücüdür.

Duygunla değil, aklınla karşı çık.

Bir bataklığa kendi isteğimizle sürüklendik. Buradan da ancak kendi gücümüzle, istencimizle-irademizle çıkabiliriz.

Atatürk’ün yolundan sapmak uçuruma yuvarlanmaktır.

22 Eylül 2015, Büyükada

Övgün Ahmet ERCAN, Bilmen Öke (Prof. Dr.)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz