Yunan, Mısır, Firavunlar, Tibetli rahipler!

Yunan, Mısır, Firavunlar, Tibetli rahipler!

İle paylaş:


Yunan, Mısır, Firavunlar, Tibetli rahipler!

Antik Yunan, Mısır, Firavunlar, Tibetli rahipler!

Oysa onlar bile uzak tarih değil.

Yayınlanma tarihi bir türlü belli olmayan kitabım TAŞLAR-KIYAMET’ te aşağıda yazacaklarımdan çokça söz etmiştim.

Bilinmeyenleri merak etmek, bilmek, bu konuda araştırmak, okumak ve öğrenmek herhalde biz yazarların yapması gereken ilk işlerindendir.

Ben bir hayli meraklı olanlardanımdır.

Özellikle tarihten esinlenerek yazı yazarım ama yakın tarih kadar uzak tarihte benim için önemlidir. Ben onları da bilmek isterim ve bildiklerimi de yazmak sizlerle paylaşmakta en büyük isteklerimdendir.

Dünyada iki tufandan söz edilir.

Elbette Nuh Tufanından söz etmiyorum.

Ben bu iki tufanın Nuh Tufanı ile ilgisi olduğuna inanmıyorum.

Benim anlatmak istediğim bu iki tufan nerede ise aynı yerlerde oldu. Birinci tufanda, Mu kıtası sulara karıştı, ikinci tufanda Atlantis battı.

Her iki kıtadan küçük adacıklar su yüzünde kaldı.

Bazen aklın almadığı olaylar olur veya dinlenilir.

Mu kıtası ve Atlantis, dünyanın bir başka ucunda o dönemlerde dahi nasıl bilinir? Gelinde işin içinden çıkın. Taş tabletlerden söz edildiğinde şaşıracağınız o kadar çok bilinmeyen oluyor ki.

Nasıl dünyanın bir başka yerinde olanlar yine dünyanın bir başka yerinde biliniyor?

Benim aklım zaman zaman bu olaylarla karma karışık olur. Şimdi zaman kalkmış durumda. Dünya pencerelerimiz açık. Bir günde Amerika ya gittiğimiz gibi bir günde dünyanın bir başka ülkesine uçabiliyoruz. Özetle gidiyor ve görüyoruz. Ayrıca, internetle ve diğer iletişim araçları ile yakınları uzak ettiğimiz bu teknoloji çağında dünyanın her yerinden haberdar oluyoruz.

Bu şimdilerde mümkünken o zamanlar nasıl oluyordu bunu bilmek zor!

O zaman düşünülüyor.

Eski medeniyetler diyoruz. Demesine de!

Medeniyetin boyutunu biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Uçan daireleri mağara duvarlarına işleyenler neleri biliyorlardı, nelerden haberdarlardı?

Bu iki büyük kıta nasıl olmuşta batmış dediğimizde bir sürü açıklayıcı bilgileri sıralamamız da gerekmekte.

Dünya ekseninde kayma mutlaka olmuştur.

Bu kaymadan dolayı kutupların yer değiştirmesi, seller, İklim değişiklikleri,

Okyanus dibindeki gazlar ve bunun sonucu oluşan depremler.

Devasa tsunamiler.

İnsanın aklını karıştıran o kadar çok olaylar var ki derken çok haksız da sayılmam. Taş Çağı günümüzden 9.000 yıl öncesi…

Sonrasında sırasıyla gelen çağlarla birlikte Demir Çağa gelinmiş.

M.Ö.12. Yüzyıl’da Mezopotamya M.Ö. 8 Yüzyıl’da da Avrupa’da Demir Çağ başlamış. Ondan öncesi felaket… Bilinmeyenler.

Şimdi asıl soru şu;

Peki, maymunla insan arası bir hayat yaşanıldığı sanıldığı o dönemlerde nasıl olmuşta, Mu kıtası ile Atlantis bu kadar ileri teknolojilere sahiplermiş?

Yâda nasıl bu kadar uygar toplumlarmış?

Düşünün Atlantis’ten önceki en büyük uygarlık, Mu Kıtasındaymış.

Peki, nasıl oluyor bu?

Taş devri bundan 9.000 yıl önce bitiyor.

Mu ve Atlantis 70 bin yıl önce yaşamış uygarlıklar.

Mu ve Atlantis uygarlıklarının çok ileride olduklarını artık sağır sultanlar bile biliyorken!

Bizlerden kat be kat ileri bir düzeydeki uygarlık oldukları da aşikârken!

Ne oldu o zaman?

İnsanlık bu kadar ileri iken, kutup kaydı, sel oldu, kıtalar battı ondan sonra insanlar yabanileşti maymuna döndü hatta Taş Devri başladı.

Böyle bir şey olabilir mi?

Tabi burada kayda alınacak bazı ayrıntılarda var. Medeniyet Mezopotamya’dır denilirken boşuna da söylenmiyor. Düşünün orası ile Avrupa arasında uygarlıkta 400 yıl fark var. Demir Çağına Avrupa Mezopotamya’dan 400 yıl sonra girmiş.

Taşlar- Kıyamet kitabımda bu konulardan uzun uzadıya söz etmiştim. Tekrarlamakta asla sakınca yok. Mu kıtası ve Atlantis’ten gelen ya da kaçan veya daha o kıtalar batmadan oralardan ayrılan bilim rahipleri dünyanın çeşitli yerlerinde değişik uygarlıklar kurmuşlar ve o uygarlıklar yeni uygarlıkların başlangıcı, bir anlamda da beşiği olmuş.

Antik Yunan’dan, Mısır’dan ve Firavunlardan, Tibetli rahiplerden söz ediyoruz. Oysa onlar bile uzak tarih değil.

Nazan Şara Şatana


Nazan Şara Şatana hakkında 219 makale
Nazan Şara Şatana:Türk yazar Eğitim hayatından sonra Günaydın Gazetesi’nde gazeteci olarak iş hayatına başlayan Şatana,Adliye,Meclis,TRT,Magazin,Adliye,Merhaba ve Haftanın Sesi gazetelerinde ve bir çok ajansta muhabir olarak görev yaptı.1989 yılında Turizm sektörüne geçti.1989-1990 yıllarında “Ayışı tesislerinde (Kemer,Antalya)müdür yardımcısı ve kontrol amirliği görevinde bulundu.1990-1991 yıllarında “Bela Kara Elmas Hotel’de(“Side”Antalya)Genel Müdür yardımcılığı yaptı.1991-2001 yıllarında “Majesty Hotels & Resorts Clup Tuana Park’da”(Fethiye) Odalar Bölümü Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı olarak 9 yıl görevini sürdürdü.2002-2006 yılları arasında ise “Majesty Hotels & Resorts Kemer Beach Hotel’de”(Göynük/Kemer) Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 2007 yılında “Nisos Hotel Varuna”(“Belek”/Antalya) Genel Müdür olarak görev yaptı.2008 yılında “Bilem Higt Class Hotel’in (Antalya) Genel Müdürlüğünü yaptı.Ürgüp-Bodrum-Marmaris’de otel açılışlarında görevli olarak bulundu.Almanya’da sık ve uzun süreler bulundu.”Adriyatik”ve “Cote d’Azur”sahil otellerinde,Avrupa’nın bir çok ülkesinde ve Amerika’da otel ve araştırma gezilerinde bulundu.Dünya’nın bir çok ülkesinde,turizm-tarih mitoloji kitapları için araştırmalar yaptı.Turizm Bakanlığı Yöneticilerinin Yöneticisi seminer (toplu çalışma)sertifika belgesi aldı.TGRT’de yayınlanan Evlat TV Filmi ve yine bir çok kanalda yayınlanmış kısa TV filmleri yaptı. Yurt içinde ve yurt dışında bir çok gazetede köşe yazarlığı,haber,ropörtaj dallarında çalışmalarını sürdürmekte.Bir çok internet sitesinde köşe yazılarını yazmaya devam etmektedir.Yazarlığının yanında şiir de yazmakta olup 1000 nin üzerinde eseri vardır.Ayrıca profesyonel olarak yağlı boya resim çalışmaları da mevcut olup birçok turizm hizmeti veren firmaların duvarlarında eserleri yer almaktadır. 2013 Avrupa kalite yılın yazarı ödülünü aldı. KİTAPLARI: Asar Şamil ve Rus Terzi(2006) Havada Kekik Kokusu Vardı(2007) Otek I,Uzun Bir Gece(2007) Şarkın Modern Gelini Şehribahar(2008) Zeus’un Aşkları(2009) Hekim Ali Süavi Efendi(2009) Herkül-Herakles’in kadınları Otel II,Kapadokya-Beyaz Atlar Ülkesi(2009) Belkıs-Yağmur Şimdi Yağacak(2011) Esir Türk Kızları-Osmanlı Perisi(2011)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

İle bağlantı:



E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*