Yunan mitolojisinde ilk KADIN

Yunan mitolojisinde ilk KADIN

Yunan mitolojisinde ilk KADIN

 

 İşte bayıldığım bir konu.

Kadın ve Mitoloji…

Üstelik ilk kadın!

Bu çok önemli…

 

Mitoloji ve özellikle Yunan Mitolojisi…

Masal gibi! Hikâye gibi!

Yazdıkça, okudukça hoşunuza giden tuhaf anlatıları olan, sizleri bir çeşit olduğunuz yerlerden alan başka yerlere götüren sihirli kelimeler…

 

Ben mitoloji ile yakinen ilgiliyim diyorum. Bu konuda iki kitap yazdım. İkisi de Yunan Mitolojisinden seri olarak yayınlandı ve yayınlanmaya devam edecek.

Zeus’un Aşkları – Herakles’in Kadınları…

 

Üçüncü kitabım; Amazonlar Kraliçesi… Onu da tamamlamak üzereyim. Bu böyle seri olarak gidecek.

Yazacaklarımın içinde Pandora’nın kutusu da var.

Bu gün sizlere birazda olsa ondan söz etmek istiyorum.

Diyorum ya hoşuma gidiyor; Yunan Mitolojisinden bir şeyler yazmak…

 

Efsaneye göre, Zeus kendinden ateşi çalıp insanlara veren Prometheus’un kardeşi Epimetheus’a balçıktan yapılmış tanrısal güzellik ve zekâya sahip Pandora’yı eş olarak gönderir.

 

Epimetheus kardeşinin tüm uyarılarına karşı Pandora ile evlenir.

 

Zeus, Pandora’ya evlilik hediyesi olarak topraktan yapılmış, çömlek benzeri bir kavanoz (yanlış yapılmış bir çeviri sonucu kutu olarak anılmaktadır) hediye eder

 

Bu kavanoz asla açılmamalıdır.

 

Bir süre sonra merakına yenilen Pandora, kavanozu açar ve içindeki tüm kötülükler dünyaya yayılmaya başlar…

 

Ancak son anda kutuyu kapatır bu da insanların içindeki ‘umut’tur.

Kötülüğün yayılmamış olması umudu.

 

Başka bir efsaneye göre de Pandora kutuyu açtığında dünyaya kötülük hâkim olur ve Pandora kutuyu kapatırken de kutu Pandora’yı esir alır…

 

 

Diğer bir hikâyede ise Haberci Tanrı Hermes Olimposa giderken sırtında çok uzaklara götürmesi gereken sandığı Pandora ve eşine bırakır.

 

Pandora merak eder kutuyu açar kendine ve eşinin üzerine pişmanlık, kızgınlık, kibir vs. gibi kötü özellikler, yaşadıkları mutlu ormana ve de bütün dünyaya kötü özellikler yayılır.

 

Son anda Epimetheus sandığı kapatır.

 

Sandığın içinden bir ses gelir.

Sandıktan gelen cılız ses -Lütfen beni çıkarın.

 

Dışardaki kötülüklerle ancak ben baş edebilirim- der.

 

Bu sefer Pandora ve eşi birlikte açarlar sandığı.

 

Sandığın dibinde bir kelebek vardır.

 

Sandığın içindeki kelebek tek ümittir. (alıntı)

 

Bu anlatının birde detaylı hali var ki oda oldukça güzel. Onu da yayınlamakta yarar var sanırım. Daha bir masalsı tadı var…

Baş tanrı Zeus, tanrıların ateşini Olympos Dağı’ndan çalıp, insanlara götürerek ilk devrimi gerçekleştiren Prometheus’u ve ona yardım eden suç ortaklarını cezalandırmak için bin bir kötü düşünceye dalmış.

Sonunda karar vermiş.

Kötülükleri içinde barındıran bir varlık yaratacakmış.

Buna da kadın diyecekmiş.

 

Oğlu Demirci veya sanatçı tanrısı Hephaistos’a toprakla suyu karıştırarak bir kadın yapmasını söylemiş. Oğlu babasının istediğini yapmış.

Bilgeliğin tanrıçası Athena gelmiş. Oda bir şeyler ilave etmek istemiş. El işlerini, beceriyi ve birçok şeyi öğretmiş, süslü kuşağını bu kadının beline sarmış.

Bu defada yanlarına aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit gelmiş. Kadının yüreğine arzu doldurmuş. Yüzüne zarafet serpmiş, tutku, heyecan, şehvet ve daha birçok şeyi bu kadına kendi nefsinden aktarmış.

 

Hatiplerin, tüccarların ve hırsızların tanrısı Hermes gelmiş. Şeytani duyguları, yalanı, düzenbazlığı vermiş. Zeus dört rüzgârlara esmelerini emretmiş. Rüzgârlar esince kadın canlanmış.

Daha sonra kadını, periler süslemeye başlarlar. Onu çok güzel yaparlar.

İsmini Haberci tanrı Hermes Vermiş.

Bu kadar çok tanrı onu bezediği için ona Pandora demiş yani:

Bütün Tanrıların Armağanı

 

Artık Zeus’un intikam alma zamanı gelmiştir.

Zeus Pandora’ya kapalı bir kutu vermiş.  Prometheus’un kardeşi Epimetheus’a göndermiş.

Prometheus kâhinmiş. Kardeşini de tembihlemiş.

“Zeus’tan gelecek hiçbir hediyeyi kabul etme demiş.”

Kardeşi sözünde duramamış, Pandora o kadar güzelmiş ki kabul etmiş. Ona âşık olmuş ve evlenmiş.

Burada asıl önemli ayrıntı var. O zamana kadar insanlar kötülüğü, hastalığı, yalanı, sıkıntıyı bilmiyorlarmış. Zeus bütün bunların hepsini o sandığa koymuş. Burada önemli olan o sandığın açılmaması imiş.

 

Kadın meraklı olur. Pandora kadın ve çok meraklı. Ne yapacak sonunda kutuyu açacak. Aynen o da öyle yapmış ve kutuyu açmış. Olanlar olmuş. Her tarafa kötülükler yayılmaya başlamış. Zeus’un insanlar için hazırladığı kötülükler ve çeşitleri etrafa yayıldıkça yayılmış. Pandora korkmuş. Kapatmış istemiş ama bir türlü başaramıyormuş, sonunda nerede ise en sonunda kapatmayı başarmış ama ne yazık ki içeride bir tek bir şey kalmış. Onun da adı Umut muş.(alıntıdan düzenleme)

Umutlarınız hiç bitmesin…

Kelebeklerle dolu güzel günler diliyorum…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz