Zaman kayması olabilir mi?

Zaman kayması olabilir mi?

Zaman kayması olabilir mi?

İNGİLİZ ÇİFTLER KALDIKLARI MOTELDE 1907’Mİ GİTTİLER?

Bu gün yazacaklarım benim yazdığım romanlardan bir alıntı değil, film senaryolarımdan da değil. Neden böyle yazdığıma gelince fantastik bir olaydan söz edeceğim. Esrarengiz diyeceğim de çok mantıklı gelmiyor. Fantastik demek daha bir akıllıca gibi!

Fantastik denilince aklımıza ‘gariplikler, mantıksız olaylar, gerçekle alakası olmayan, hayal ürünü anlatılar geliyor. Sizlere anlatacağım olay bana fantastik gibi geliyor. Siz esrarengiz diyebilirsiniz, başkaları ‘hadi canım sende, bu tamamen uydurma’ da diyebilir. Her ne denilirse denilsin böyle bir olayın yaşandığı söyleniyormuş. Üstelik yaşayan bir kişi olsa rüya gördü yâda hayal etti denile bilinir ancak bunu dört kişi yaşamış. İki çift, iki kadın iki erkek!

Olay 1979 yılında gerçekleşmiş. İki İngiliz çift Fransa ve İspanya’da tatil yapmaya karar vermişler.

Fransa’ya gitmişler. Bir araba kiralamışlar, bölgenin kuzeyine gitmek üzere yola çıkmışlar. Bir hayli gittikten sonra gece bir motel bulup kalmaya karar vermişler. Sonunda eski görünümlü bir motel bulmuşlar. Garip giysili biri hiç boş oda olmadığını, ileride yolun güneyinde küçük bir motel olduğunu muhtemelen orada yer bulabileceklerini söylemiş.

Çiftler o motele gitmek üzere yola çıkmışlar. Yol çok darmış, hatta çok da harapmış. Bu arada birkaç sirk ilanı görmüşler ama şaşırmışlar. Sirk ilanları eski sirklere benziyormuş. Bir süre daha gitmişler, sonrasında adamın söylediği moteli görmüşler.

Olay bundan sonra daha da garipleşiyor. Motel çok eskiymiş. Bu eskilik binanın eski olmasının yanı sıra eski dönemlerden kalmış gibiymiş. Telefon, televizyon, asansör yokmuş özetle hiçbir teknolojik araç bulunmuyormuş. Yaşlı bir adam karşılamış onları, doğru dürüst hiçbir soru sormamış, kayıt yapmamış, onlar iki oda istemiş adamda onlara odalarını göstermiş. Sonra yemek yemişler. Bir çift daha varmış, onlarda yemek yiyorlarmış ama yemeklerde çok basit yiyeceklermiş. Odalar da tamamen eski zamana göre döşeliymiş. Yorgun çiftler hemen uyumuşlar. Ertesi sabah kahvaltı da yine garipliklerle doluymuş. Kahvaltıda tuvaletli bir kadın, dışarıdan gelen iki jandarma ve giysileri çok eski zamana aitmiş!

Bu gariplikler tatilde olan bir çifte eğlenceli gelmiş, birçok yerde resimler çekmişler. İspanya’ya gideceklerinden motelden ayrılmadan hesabı ödemeye gittiklerinde yine şaşırmışlar. Tüm masraflar için on dokuz Frank istemişler. Bunun az olduğunu söylemişler ama yönetici başı ile tamam işareti yapmış. Otelden ayrıldıklarında buranın neden bu kadar ucuz olduğunu konuşmuşlar sonrasında da İspanya’ya gitmek üzere arabalarına binmişler.

İspanya gezileri güzel geçmiş. Her şey oldukça normalmiş.

Dönüş yolunda bu ilginç ve ucuz yerde yine kalmak istemişler. Gittikleri yolu net hatırladıkları halde bir türlü oteli bulamıyorlarmış. Belki geçtik fark etmedik diye birkaç kez geri dönmüşler aramışlar ve bulamamışlar.

Sonunda bir başka motelde kalmışlar. Burası normal bir otelmiş. Sabah ve akşam yemekleri ve iki oda hesabı 247 Frank’a mal olmuş.

Neticede çiftler İngiltere’ye dönmüşler.

Gezi boyunca çektikleri resimleri bastırmak için stüdyoya vermişler. Resimleri aldıklarında bir başka sürprizle karşılaşmışlar. Her yerde çektikleri resimler varmış ama o otelde çektikleri tek bir kare bile yokmuş. Garip bir yer olduğu içinde orada çok resim çekmişler.

İşin yine tuhaf hali filmlerde bir tek boş kare olmamasıymış.

Çiftler, bu olayın nasıl olduğunu anlamamışlar ama bir hayli de korkmuşlar. Kimseye söz etmemeye karar vermişler.

Birkaç yıl sonra bir arkadaşları 1903 tarihinde jandarma kıyafetlerinin olduğu bir resmi gösterdiğinde şok olmuşlar. Bu kıyafetler onların motelde gördükleri jandarmaların kıyafetlerinin aynıymış.

O zaman yaşadıklarını anlatmaya başlamışlar. Bir gazeteci de haberlerini yapmış. Sonrasında bir psikiyatr onlara bu olayı hatırlatmak için hipnotize etmiş. Ancak netice alınamamış. Hiç biri hatırlayamamış.

Bir İngiliz yazar bu olayı araştırmaya başlamış.

Sonunda bu çiftlerin başına gelenin ‘BİR ZAMAN KAYMASI’ olup olmadığının üstünde durmuş.

Dediğim gibi fantastik bir hikâyeye benziyor.

Anlayamıyoruz! Gerçekten yaşandı mı?

Buna yakın bir olayda bizim başımıza gelmişti. Uzun yıllar önceydi. Fransa’daydık. İspanya’dan Paris’e gidiyorduk. Gecenin geç saatinde bir otelde kaldık. Çok eskiydi ve resepsiyon yoktu, bir yaşlı adam bir telin ucuna bağladığı bir çok anahtardan birini bize vermişti ve bir oda göstermişti. Hayatımda bu kadar büyük bir otel odası ve bu kadar büyük bir karyola görmemiştim. Banyosu da odası kadar eskiydi. Hatırlıyorum da üstümüzle yatmıştık, çok soğuk olan adada korku filmlerinde gibi korkarak sabaha kadar hiç uyumamıştık. Karanlık biraz daha ürkütücü hale getirmişti odayı, sabah o kadar korkunç olmadığını görmüştük ama yine de çok erken saatte kahvaltı etmeden hızla oradan uzaklaşmıştık.

Biz zaman kayması yaşamamıştık. Sadece eskilerden kalan halen kullanılan bir şato benzeri otelde kalmıştık.

Bizim başımıza böyle bir şey gelseydi ne yapardık bunu bilmiyorum. Bildiğim okuduğum bu haber bana bir hayli çekici geldi ve sizlerle paylaşmak istedim.

Nazan Şara Şatana

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz